EKONOMİ
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:57 Almatı’dan Gazipaşa-Alanya Havalimanına ilk uçak seferi "su takı" seremonisiyle karşılandı Kazakistan’ın Almatı şehrinden Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na yönelik ilk doğrudan seferini gerçekleştirildi. Almatı’dan havalanan FS7111 sefer sayılı Airbus A320 tipi uçak, saat 15.00’te Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na teker koydu. Bölge turizmi açısından önem taşıyan bu ilk seferde uçakta 152 yolcu yer aldı. Havalimanında karşılanan uçağın dönüş seferi ise FS7112 sefer sayısıyla saat 16.06’da gerçekleşti. GZP’den Almatı’ya yapılan bu ilk dönüş uçuşunda ise 12 yolcu seyahat etti. Sezon boyunca 96 sefer planlanıyor FlyArystan şirketinin Almatı-Gazipaşa hattındaki operasyonları, turizm sezonu boyunca artarak devam edecek. Havayolu şirketinin planlamasına göre, sezon sonuna kadar karşılıklı olarak toplam 96 ATM (iniş-kalkış) uçuş yapılması hedefleniyor. Almatı’dan 152 yolcu ve 6 kişilik mürettebatıyla havalanan uçak için Gazipaşa-Alanya Havalimanı apronunda karşılama töreni düzenlendi. Geleneksel "su takı" seremonisiyle karşılanan uçaktan inen turistler, havalimanı yetkilileri ve turizm sektörü temsilcileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Yeni hattın açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan turizm sektörü temsilcileri, Kazakistan pazarının Akdeniz çanağı için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte devreye giren bu uçuşların, Alanya ve Gazipaşa destinasyonlarına olan ilgiyi artırması ve bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlaması bekleniyor. Yetkililer, Almatı ile Gazipaşa arasında kurulan bu yeni hava köprüsünün sadece turist sayısını artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağları da güçlendireceğini ifade etti. Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nın uluslararası trafiğinin her geçen gün arttığına dikkat çeken sektör temsilcileri, "Direkt uçuşlar, turistlerin seyahat planlarını yaparken en çok dikkat ettikleri unsurların başında geliyor. Kazak misafirlerimizin bölgeye olan ilgisi zaten biliniyordu; bu uçuşlarla birlikte erişilebilirliğin artması, otel doluluk oranlarımıza doğrudan olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandılar. Öte yandan FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa seferlerinin yaz sezonu boyunca düzenli olarak devam edeceği öğrenildi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:35 Bakan Şimşek: "Nisan’da dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açık artacak. Uyguladığımız programla sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Mart’taki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis’te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi’nin finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:00 Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı Sinop’un Gerze ilçesinde, nesli tükenme tehlikesi altında olan 2 bin adet mersin balığı, "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında düzenlenen törenle Karadeniz’in sularına salındı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar çerçevesinde, Karadeniz’in biyoçeşitliliğini korumak adına önemli bir adım atıldı. Amasya Yedikır Su Ürünleri Üretim Tesisi’nde yetiştirilen 2 bin adet mersin balığı, Sinop’un Gerze ilçesinde düzenlenen programla denizle buluşturuldu. Suların biyolojik zenginliğini korumanın önemine değinen Sinop Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Haci Yusuf Parlak yaptığı açıklamada; "Ülkemiz sahip olduğu su kaynaklarının çeşitliliğiyle oldukça zengin bir potansiyele sahip. Bu zenginliğin korunması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve koruma altında olan mersin balıklarını doğal su kaynaklarımıza stok takviyesi yaparak gelecek nesillere aktarmayı hedeflemekteyiz" dedi. Yapılan açıklamaların ardından, mersin balıkları protokol üyeleri tarafından sembolik olarak ellerle denize bırakıldı. Programın devamında ise geriye kalan balıklar, canlı nakil sistemi ve boru düzeneği aracılığıyla güvenli bir şekilde Karadeniz’in serin sularına salındı. Programa; Gerze Kaymakamı Yıldız Büyüker, Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (MERKODER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serap Ustaoğlu Tırıl, ilçe protokolü, şube müdürleri, balıkçılar ve teknik personel katılım sağladı.
Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:31 Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, Türkiye’de pamuk fiyatlarının yaklaşık 4 yıldır yerinde saydığını belirterek, "Pamuk üreticisi desteklenmez ise pamuk, üretilemez hale gelir" dedi. 2025 yılı itibariyle pamuğun üretim maliyetinin kilogramda 35 TL şu anda 26-27 TL’ye alındığını kaydeden Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, "Üretici emeğinin karşılığını alamadığı için her geçen gün pamuk ekim alanları daralıyor" dedi. Son günlerde Aydın ve çevresinde etkili olan yağışların pamuğa olan zararı ile ilgili bir soru üzerine açıklama yapan Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, her ne kadar pamukta basit bir zarar neden olsa da genel itibariyle gerçekleşen yağışların çiftçi için sevinç kaynağı olduğunu belirtti. Yağışlardan dolayı pamuğun kalitesindeki düşünün yaklaşık 1 TL gibi fiyat düşüşüne neden olabileceğini ancak zeytin ve kestaneye çok faydası olduğunu belirten Kendirlioğlu, "Pamuk yukardan suyu yani yağmuru sevmez. Rutubet yağmurdan etkilenir. Kalite düşer, piyasa göre 1 lira gibi fiyat düşüşü olur ama herhangi bir sıkıntı olmaz. Daha önceki yıllarda Ekim ayı sonuna hatta Kasım ayı ortalarına kadar yağış olmazdı. Bu sene yağışlar Ekimde başladı. Esas bizim ana sıkıntımız fiyatlar. Şu anda pamuğun kilogram fiyatı 26-27 TL civarında. Bu 4-5 yıldır böyle . Bunun yanında pamuğun kilogramda 35 lira maliyeti var. Şu andaki fiyatlarla sürdürülebilir bir durum değil" dedi. Pamuk üretiminde yaşanan sıkıntı konusunda yetkililerin devreye girmesini beklediklerini kaydeden Başkan Kendirlioğlu, "Primle ilgili çalışmalar sürüyor. Yeni çıkan destekleme sisteminde primin verilip verilmeyeceği bile belli değil. Ancak çiftçi bu fiyatlarla para kazanmayı bırakın kredi borçlarını bile ödeyebilmesi mümkün değil. Şu anda 10 TL prim beklentisi var. Bu afaki görünebilir. Ancak eskiden prim sistemi ilk çıktığın 20 cent prim verilirdi. Bu da şu anki kur üzerinde hesaplandığında 16 TL’ye tekabül ediyor. Pamuk üreticisi ciddi sıkıntılara gebe. Bu nedenle acil çözüm bekliyoruz" dedi. "Pamuk üretim alanı 1 milyon dönümden 450 bin dönüme düştü" Pamuk fiyatlarındaki sıkıntılar yüzünden pamuk ekim alanlarının ve üretim miktarının her geçen gün daraldığını kaydeden Kendirlioğlu, "Daha önceki yıllarda 1 milyon dönüm alanda pamuk üretimi yapılırdı. Bu yıl 450 bin dönüm alan düştük. Önümüzdeki yıl da bu rakam 150-200 bin dönümlere düşer. Eskiden Karpuzlu, Çine, Bozdoğan ilçeleri pamuk üretim merkezi idi. Şu anda Söke, Germencik ve Efeler’de pamuk üretimi kaldı. Diğer ilçelerde üretim kalkıyor. 2 milyon ton işlenmiş pamuğa ihtiyacı olan ülkemizin önümüzdeki yıl bu ihtiyacı karşılama oranı yüzde yüzde 30-25’lere düşer. Çiftçimize verilmeyen prim başka ülkelerin çiftçisine gider" ifadelerine yer verdi.
Kırıkkale’de vatandaş odaklı milyonluk projelerle köylere hizmet sağlanıyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:26 Kırıkkale’de vatandaş odaklı milyonluk projelerle köylere hizmet sağlanıyor Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içinde İl Özel İdaresi tarafından 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke yol, 70 bin metre bordür çalışmasının tamamlandığını ve 41 yeni hizmet aracının filoya kazandırıldığını açıkladı. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içerisinde İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, "önce insan" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Vali Makas, hizmetlerin odağında vatandaşın olduğunu söyledi. Vali Makas açıklamasında, "’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. 2025 yılı içinde Kırıkkale’mizde 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke, 70 bin metre bordür çalışması tamamlandı. Ayrıca 41 yeni hizmet aracını da bünyemize katarak İl Özel İdaremizin hizmet gücünü artırdık. Bu çalışmalar, hem şehir merkezimizde hem de kırsal bölgelerimizde vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunma hedefimizin bir göstergesidir" diye konuştu. Yapılan çalışmaların sadece altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda vatandaş memnuniyetine dayalı bir hizmet anlayışını temsil ettiğini vurgulayan Makas, "Kırıkkale’nin her köşesine hizmet götürmeyi, vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmayı asli görevimiz olarak görüyoruz. Devletimizin tüm imkanlarını halkımız için seferber ediyoruz. Her bir hizmet, hemşehrilerimizin refahı ve geleceği içindir" ifadelerini kullandı. Vali Makas, "Kırıkkale’ye hizmet etmek bizim için bir görev değil, bir şereftir. Bu anlayışla, şehrimizin kalkınması ve halkımızın huzuru için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor
21 Ekim 2025 Salı - 16:08 Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifi Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında imzalanan Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü ile bölgede hayvancılık desteklenecek. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürü Osman Tomruk ve Bölge Müdür Yardımcısı Zafer Mısır tarafından imzalanan protokol ile çiftçilerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ilk etapta Tonya ilçesine 20 adet gebe düve, Maçka ilçesinde 36 çiftçiye 5’er adet olmak üzere toplam 180 adet yerli Karayaka koyunu verilmesi planlanıyor. Diğer ilçelerde hayvancılığı desteklemeye yönelik çalışmalar da devam ediyor. İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Çiftçilerimiz şehrimizin en önemli paydaşlarından biridir. Üreticimizi ve çiftçimizi her zaman destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Bu kapsamda Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğümüz ile önemli bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Amacımız bölgemizin kalkınmasında çok önemli gördüğümüz hayvancılığı sürdürülebilir kılmak. Ayrıca, hayata geçireceğimiz proje ile köyden şehre göçü engellemek ve gençleri hem üretimin hem de çiftçilik mesleğinin içerisinde tutmak istiyoruz. Hayvancılığın bitmesine müsaade etmemeliyiz. Bu nedenle el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların çiftçimize olumlu yansıyacağına inancım tamdır" dedi. Başvuruda bulunacak vatandaşlar, örnek başvuru dilekçesi ile birlikte müracaatlarını yapabilecekler. Yerli Karayaka koyunu için başvurular Büyükşehir Belediyesi veya Maçka İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne, gebe düve için ise Büyükşehir Belediyesi veya Tonya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılabilecek. Destek kapsamında, gebe düve alımı için başvuru sahiplerinin üzerinde 4 ila 6 adet büyükbaş sağmal süt ineği bulunması gerekiyor. Destekten yararlanacaklar; öncelikle kadın yetiştiriciler ile 40 yaş ve altı erkek üreticilerden oluşacak. Yetiştiricilere temin edilecek olan gebe düveler yüzde 90 hibe olarak verilecek. Projeye başvuran vatandaşların değerlendirmesi, Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yapılacak.
Artvin’de üstün lezzet ödüllü Butko zeytininin hasadı başladı
21 Ekim 2025 Salı - 16:00 Artvin’de üstün lezzet ödüllü Butko zeytininin hasadı başladı Artvin’in Yusufeli ilçesinde yetiştirilen ve uluslararası alanda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini’nin 2025-2026 hasat sezonu başladı. İlk hasada Artvin Valisi Dr. Turan Ergün de katılırken, Demirkent köyünde düzenlenen hasat etkinliğinde katılımcılar bölgeye özgü toplama yöntemiyle merdiven yardımıyla zeytin ağacına çıkarak zeytinleri dalından tek tek topladılar. 2006 yılında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Zeytinyağı Fuarı’nda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini, Çoruh Vadisi’nin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden yoğun talep görüyor. Yaklaşık 880 dekarlık alanda 25 bin zeytin ağacının bulunduğu bölgede, ağaçların boyları 8 ila 12 metre arasında değişiyor. Yüksek ağaçlardan zeytin toplamak için üreticiler merdiven kullanırken, toplanan zeytinler daha sonra sofralık ve yağlık olarak ayrılıyor. "Karadeniz’de alışılmadık bir ürün ama Artvin’in iklimi zeytine uygun" Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Yusufeli’nin zeytin üretiminde örnek bir bölge haline geldiğini söyledi. Vali Ergün "Yusufeli ilçemize bağlı Demirkent köyündeyiz. Bu bahçede nasıl bir emek var, görüyorsunuz. Her zeytin ağacının altı neredeyse bir ev temeli gibi taşlarla örülerek toprak çekilerek düzeltilmiş ve zeytin üretiliyor. Zeytin Karadeniz’de çok alışılmış bir ürün değil ama Artvin’in kendine özgü klimatik iklim özelliği taşıyan Çoruh Vadisi’nde bizim kendimize özgü Butko zeytini türümüz yer alıyor. Nusret Yazıcı’nın bahçesinden 2025-2026 yılı zeytin hasadını hep beraber başlatmış olduk. Türkiye’nin yaklaşık 9 milyon dekardan fazla bir alanda zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye, zeytin üretiminde dünyada da sayılı ülkelerden biri. Geçen yıl verim artışıyla birlikte 3 milyon 750 bin ton zeytin üretildi. Artvin’de 880 dönümlük alanda zeytin üretimi yapılıyor. Yaklaşık yüz dönümü burada, Demirkent’te gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 25 bin civarında zeytin ağacımız var. 550 ton civarında zeytin üretimi ve 66 ton yağ üretimi geçen yıl gerçekleşti. Bu yıl biraz daha rekolte düşük, yine 450-500 ton arasında bir üretim bekleniyor" dedi. "Butko Zeytini, Artvin’de altın değerindedir" Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise zeytinin bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak "Bir yıllık üretimi yaklaşık 500 tona yaklaşan zeytinimizi burada yerinde görme, zahmetini ve emeğini yerinde inceleme, geleceğe ve ekonomiye kazandırma adına sayın Valimizle birlikte burada hasat yaptık. Artvin’de, Yusufeli’nde zeytin altın değerindedir, çok kıymetlidir. Artvin Ticaret Borsası olarak bir hafta önce Artvin zeytininin fiyatlarını belirledik. Ayrıca Butko Zeytini ile ilgili bir ay önce coğrafi tescil çalışması başlattık. Artvin’de Butko Zeytini’nin en kısa sürede coğrafi tescilini almayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı"
21 Ekim 2025 Salı - 16:00 Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, artan sıcaklıklar ve azalan yağışların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasının ülke ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Akıncı, suyun sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda üretimin, istihdamın ve gıda güvenliğinin temelini oluşturduğunu söyledi. Türkiye genelinde ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan kuraklığın artık dönemsel bir sorun olarak değil, kalıcı bir gerçeklik olarak ele alınması gerektiğini belirten Akıncı, "İklim değişikliği artık kapımızda değil, evimizin içinde. Yağış rejimleri değişti, sıcaklıklar yükseldi, su kaynakları giderek azalıyor. Bu tablo, artık ‘doğal bir döngü’ değil, yapısal bir dönüşümün göstergesi. Bu nedenle suyun etkin yönetimi, üretim dengemizin korunması açısından hayati önem taşıyor" dedi. Gaziantep’in hem tarımsal üretim hem de sanayi açısından suya bağımlı olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Fırat Havzası’ndaki her damla su, sadece tarımı değil; sanayiyi, ihracatı ve istihdamı da besliyor. Ancak barajlardaki düşen su seviyesi ve yeraltı sularının aşırı kullanımı tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Suyun planlı ve verimli kullanılmasının artık bir zorunluluk olduğunu kaydeden Akıncı, modern sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Damla ve yağmurlama sulama yöntemleriyle su kayıplarının azaltılabileceğini aktaran Akıncı, "Suyun her damlası, üretim ve gelecek için hayati bir değer. Bu nedenle suyu planlı ve verimli kullanmak artık bir seçenek değil, zorunluluk. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Su Yılı Raporu’na göre, Türkiye genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 26, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 29 altında gerçekleşti. Bu veriler, ülkemizin son 52 yılın en kurak dönemini yaşadığını ortaya koyuyor" dedi. Suyun stratejik bir değer olduğuna işaret eden Akıncı, devlet kurumları, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve çiftçilerin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Akıncı, "Suyu sadece tüketilecek bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir değer olarak görmek zorundayız. Çünkü her damla, üretimin, emeğin ve geleceğin teminatıdır" diye konuştu.
50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı
21 Ekim 2025 Salı - 15:37 50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında yatırımcılara sağlayacağı 50 milyon euroluk destek programı, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında anlatıldı. TKDK Gaziantep Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen ve programın tüm detaylarıyla ele alındığı toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, "tarımın bir ülkenin sadece ekonomisinin değil, bağımsızlığının, güvenliğinin ve geleceğinin de teminatıdır" diyerek IPARD 3 Programının çok önemli fırsatlar sunduğunu ve pek çok sektörde yatırım yapan girişimcilere destek sağladığını belirtti. Yıldırım, "Bu program, hem üreticimiz hem sanayicimiz için yeni bir hareket alanı açılıyor. Program kırsal bölgelerimizde yeni işletmeler kurulmasını, istihdamı, üretimin daha modern ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyecek" dedi. Gaziantep çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiriyor "Gaziantep yalnızca kendi üretimiyle değil, çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiren bir merkezdir" Diyen Başkan Yıldırım, tarımsal sanayinin gelişmesinin sadece Gaziantep’in bölgenin de refahını artıracağını ifade etti. Yıldırım, "Tarım; sanayinin hammaddesidir, ticaretin itici gücüdür, istihdamın kaynağıdır. Kısacası, toprağa değer vermek, ülkenin yarınlarına yatırım yapmaktır. Gaziantep, üretim kültürünü topraktan sofraya taşıyan bir şehirdir. Biz, köklü üretim kültürümüzü ve girişimcilik ruhumuzu, tarımsal sanayi, hayvansal üretim, gıda sanayisi ve gastronomiyle birleştirerek benzersiz bir değer zinciri oluşturuyoruz. Türkiye’nin en güçlü hububat, bakliyat ve unlu mamuller sanayisine sahip şehriyiz. İhracatımızın en büyük payı bu sektörden geliyor. Bulgurdan bakliyata, undan makarnaya, yemden gıdaya uzanan bu üretim zinciri, hem ülkemizi besliyor hem de dünyanın dört bir yanına Gaziantep markasını taşıyor. Bugün tanıtımını yaptığımız IPARD 3 Programı’nın 10. Başvuru Çağrı Dönemi, bu zinciri daha da güçlendirmek için çok önemli bir fırsat sunuyor" şeklinde konuştu. TKDK Bölge Koordinatörü Harun Reşit Genç ise, "Geçtiğimiz yıl da yine bu destek programı için burada bir araya gelmiştik. O zamanlarda destek verdiğimiz herhangi bir proje yoktu fakat bugüne baktığımızda Gaziantep’te 5 projeyi desteklediğimizi görüyoruz. Yaklaşık 42 milyon TL’lik destek sağladık. Bugünkü toplantının asıl amacı da işleme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza sağlayacağımız destekleri anlatmak. Amacımız aklınızda herhangi bir soru işareti kalmaması. Başvuru sürecinde bilinmesi gereken her şeyi sizlerle paylaşmak ve olabildiğince işletmemize katkı sağlamak" ifadelerini kullandı. Toplantının devamında TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy, IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında sağlanacak destekler hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
"Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı"
21 Ekim 2025 Salı - 15:20 "Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı" İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması, bu yıl madenciliğin geleceği ve çevreyle uyumlu üretim modellerine odaklandı. Altın sponsorluğunu Yeniköy Kemerköy Enerji’nin üstlendiği ‘Sorumlu ve Sürdürülebilir Madencilik’ temalı etkinlik, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yetkililerini, akademisyenleri, öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması’nda sorumlu madencilik konuşuldu. İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen etkinliğe; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin, İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ve Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık katıldı. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen buluşma, madencilikte sürdürülebilirlik, yeşil enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik standartları ve çevresel rehabilitasyon konularına odaklandı. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ‘sorumlu ve sürdürülebilir madencilik’ anlayışını bilimsel ve uygulamalı örneklerle tartıştı. Madenciliğin geleceği gençlerle şekilleniyor Etkinliğe ev sahipliği yapan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, "Madenler olmadan hayat olmaz. Ancak bu kaynakları çıkarırken toprağın üstünü de korumamız gerekiyor. Bugün burada öğrencilerimizle birlikte sürdürülebilir madenciliğin geleceğini tartışıyor olmak bizler için çok değerli. Bugün burada hem sektörün hem akademinin hem de öğrencilerin buluşması, madenciliğin geleceğini daha bilinçli ve sürdürülebilir bir temele taşıyacak" değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik boyunca öğrenciler, sektör temsilcileriyle birebir görüşerek staj ve kariyer fırsatları hakkında bilgi aldı. "Doğru bilgiyi paylaşmadan sürdürülebilir madencilik mümkün olamaz" Etkinlikte konuşma yapan Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Raporu’na değindi. Rapora göre, ‘dezenformasyon’ ve ‘yanlış bilgi’nin önümüzdeki dönemin en ciddi küresel riski olduğunu söyleyen Işık, "Zeytin taşıma faaliyetleri ile ilgili kamuoyunda çok ciddi bir dezenformasyon söz konusu. Zeytin taşınabilen bir ağaçtır. Sadece Türkiye değil, zeytin üretiminde önde gelen tüm ülkelerde zeytin taşıma sıklıkla başvurulan yöntemler arasında bulunuyor. Türkiye’de son 15 yılda zeytin ağacı varlığı yaklaşık iki katına çıktı. Böyle bir tabloda zeytin yok ediliyor demek gerçeği yansıtmamaktadır" dedi. Zeytin taşıma sürecini bilimsel yöntemlerle gerçekleştirdiklerini ve sürecin tüm akademik raporlarıyla kamuya açık ve şeffaf olduğunu belirten Işık, "Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmada, maden sahasındaki 151 zeytin ağacını bilimsel yöntemlerle taşıdık ve aynı bölgeye 300 yeni fidan diktik. Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın denetiminde yürütülen süreç, şu ana kadar sıfır fireyle ilerledi. Ayrıca Türkiye Tabiatını Koruma Derneği de tüm paydaşlar adına süreci şeffaf bir şekilde izleyip raporlayacak" diye konuştu. "Köyler yok olacak söylemi büyük bir dezenformasyon örneğidir" ‘Maden ruhsat alanı’ sınırı ve ‘kazı alanı’ kavramlarının farkına dikkat çeken Işık, "Milas’ta köyler ve insanlar yerlerinden edilecek şeklinde asılsız söylemler var. Bizim kazı alanımız, ruhsatlı maden sahamızın sadece yüzde 3,7 sini oluşturuyor. Köy merkezlerini etkileyecek, bölge halkını yaşadıkları yerlerden edecek bir maden kazı çalışması söz konusu değildir." "Gerçekleri anlatmak da sorumlu madenciliğin bir parçası" Sürdürülebilir madenciliğin maden açılmadan başlayıp maden kapatıldıktan sonra da devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Işık, maden fakültesi öğrencilerine de önemli mesajlar verdi: "Bugün burada paylaşılan her bilimsel veri, dezenformasyona verilmiş bir cevaptır. Madencilik, bilim rehber edindiğinde tüm ekosistemle barışık olabilir. Mesleki kariyerinizde bilimin ışığından, şeffaf ve hesap verebilir olmaktan şaşmayın."
Bolu’da tiftik keçisine 3 milyon liralık destek
21 Ekim 2025 Salı - 15:09 Bolu’da tiftik keçisine 3 milyon liralık destek Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Ankara (Tiftik) keçisini koruma ve ıslah çalışmaları kapsamında Bolu’nun Seben ilçesinde 500 baş keçi üretilecek. Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü "Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Ülkesel Projesi" kapsamında, 2005’ten beri Kırıkkale ve Siirt’te sürdürülen tiftik keçisi koruma çalışmaları, 2023’te Bolu’nun Seben ilçesinde de başlatıldı. Seben’de 5 üreticiye ait 500 tiftik keçisi koruma altına alınırken, düzenli destek ve ıslah çalışmaları da yürütülüyor. 3 milyon 130 bin 496 lira destek 2025 yılı itibarıyla, Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında gen kaynaklarının korunmasına yönelik projeyle hayvan başına 600 lira destek verilecek. Ayrıca üreticilere, ürettikleri tiftiğe kilogram başına ödeme yapılacak. Bu kapsamda, Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Yıl içinde doğacak oğlaklar için ise üreticilere 300 ila 600 lira arasında değişen miktarlarda ek destek verilecek. Yetkililer, tiftik keçisinin tarihi ve ekonomik açıdan önemli bir gen kaynağı olduğunu, projeyle hem hayvan varlığının korunmasının hem de üreticinin desteklenmesinin amaçlandığını belirtti.
Selden zarar gören Ortaca’lı üreticiye büyükşehir desteği
21 Ekim 2025 Salı - 14:06 Selden zarar gören Ortaca’lı üreticiye büyükşehir desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, Ortaca’da geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun yağışların ardından seraları zarar gören üreticilere destek oldu. Karaburun ve Dereköy mahallelerinde selden etkilenen 34 üreticiye, yaklaşık 110 dekarlık alanda kullanılmak üzere 550 litre aminoasit ve organik madde içeren gübre desteği sağlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yağışların hemen ardından bölgede hasar tespit çalışması yaparak üreticilerin ihtiyaçlarını belirledi. Özellikle seralarında ürün kaybı yaşayan çiftçilere gübre desteği verilerek bitkilerin yeniden toparlanması ve üretimin kısa sürede devam etmesi hedeflendi. Ekşiliyurt Mahalle Muhtarı Meral Uysal, sağlanan desteğin üreticiler için moral kaynağı olduğunu vurgulayarak: "Yağışlar sırasında belediyemiz anında müdahale etti, suların tahliyesine destek verdi. Bugün verilen gübre desteği üreticimiz için adeta bir can suyu oldu. Ahmet Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Karagöz: "Sel felaketi sonrası yaklaşık 110 dekarlık alanın zarar gördüğünü tespit ettik" Muğla Büyükşehir Belediyesinde görevli Ziraat Mühendisi Turgut Karagöz, Ortaca’da bir sel felaketi yaşandığını Başkan Aras’ın talimatı ile ilk günden itibaren zarar tespit çalışmalarını başlattıklarını belirtti. Turgut Karagöz; "Sel felaketi sonrası üreticilerimizin yanında olmak için çalışmaları başlattık. Yaklaşık 110 dekarlık alanın selden zarar gördüğünü tespit ettik. Bitkinin stres ve hastalık faktörü var. Bunları ortadan kaldırmak için elimizde bitki besleme ürünü vardı. Bunların dağıtımını yapmak ve vatandaşlarımızı bilgilendirmek için buradayız. Buradaki amacımız bitkinin stres faktörünü ortadan kaldırmak, hastalık dayanımlarını arttırmak üçüncüsü de vatandaşın da hemen üzerindeki meyveyi almasını sağlamak" Başkan Aras: "Üreticimizi yalnız bırakmadık, dayanışmayla yaralarımızı sarıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, afet sonrası tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için hızla harekete geçtiklerini belirterek, "Ortaca’da yaşanan sel felaketinin ardından üreticilerimizin yanında olduk. İlk andan itibaren ekiplerimizi sahaya yönlendirip zarar tespiti yaptık. Şimdi de bitkilerin yeniden güçlenmesi ve üretimin devamı için gübre desteği sağlıyoruz. Bizim için tarımsal üretim yalnızca ekonomik değil, toplumsal dayanışmanın da temeli. Muğla’nın bereketli topraklarında üreticimizin emeğini korumak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.