EKONOMİ
MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 60 bin TL’lik promosyon müjdesi 14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:34:35 Manisa Büyükşehir Belediyesi iştirakleri MANULAŞ ve SPİLAŞ bünyesinde görev yapan çalışanları kapsayan banka promosyon anlaşması sonuçlandı. Halkbank ile yapılan protokol kapsamında 409 personele toplam 60 bin TL promosyon ödemesi yapılacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 55 bin TL nakit maaş promosyonu ile 5 bin TL bonus olmak üzere toplam 60 bin TL ödeme yapılacak. 31 ayı kapsayan promosyon protokolünün çalışanlara önemli bir ekonomik katkı sağlaması bekleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesinde düzenlenen imza törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Başkan Danışmanı Ferhat Fırat, Belediye-İş Sendikası Manisa Şubesi temsilcileri ve banka yetkilileri katıldı. İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışanların emeğinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Şehrimiz için canla başla çalışan mesai arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını en iyi şekilde almalarını sağlamak önceliğimizdir. Belediye-İş Sendikası ve Halkbank ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde MANULAŞ ve SPİLAŞ şirketlerimizde görevli 409 personelimizi kapsayan 31 aylık promosyon protokolünü imzaladık. Toplamda 60 bin TL olarak belirlenen bu kazanımın tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Dutlulu, süreçte katkı sunan belediye yöneticilerine, sendika temsilcilerine ve banka yetkililerine teşekkür ederek, çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:26 Bursa’da su faturalarına indirim 1 Haziran’dan itibaren geçerli olacak BUSKİ Genel Kurulu’nda hem su tarifesinde vatandaşın faturasında indirim sağlayacak kademe değişikliği, hem bakım bedellerinin kaldırılması hem de evsel katı atık toplama ve bertaraf bedellerinin de su faturalarından çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu’na, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri ve BUSKİ yöneticileri katıldı. Gündem maddelerinin görüşüldüğü genel kurulda, su tarifesi kademe değişikliği ile evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleriyle ilgili önerge de görüşüldü. Doğrudan görüşülen önergeler, verilen arada Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Aranın ardından önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Alınan karara göre, eskiden 0-12 metreküp olan birinci kademe 0-15 metreküpe, 13-20 metreküp olan ikinci kademe 16-20 metreküpe çıkartılırken, 21 metreküp ve üzeri olan üçüncü kademe aynı kaldı. Ayrıca fatura kalemleri içerisinde yer alan bakım bedeli de kaldırılmış oldu. Öte yandan 1 Ocak 2026 tarihinde su faturalarına dâhil edilen ve BUSKİ tarafından tahsil edilerek ilçe belediyelerine aktarılan evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleri de faturalardan çıkarıldı. Alınan kararlar, 1 Haziran 2026 itibarıyla yapılacak endeks okumalarında geçerli olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 15 metreküpe kadar su kullanan kişi sayısının nüfusun 87’sine denk geldiğini açıkladı. Bunun da neredeyse Bursa’nın tamamına yakını olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "15 metreküp kullanan bir kişiye, yapılan düzenleme ile yüzde 28 indirim sağlandı. Evinde daha az kişi olan, daha az tüketim yapanlara da yüzde 35 indirim sağlandı. Çok abartılı şekilde su kullananlar, 25 metreküp üzerinde tüketim yapanlara da yüzde 13 indirim yapıldı. Her 1 lira indirimin, 1,5 milyon abonesi olan kuruma 1,5 milyon lira maliyeti vardır. Tüm Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Bu, meclisin başarısıdır" dedi. Başkan Vekili Şahin Biba, su faturalarıyla ilgili her gün yüzlerce telefon aldığını söyledi. Vatandaşların bu konuda serzenişlerini de haklı bulduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Bir çalışma yaparak bununla ilgili bir düzenleme yaptık. Bundan sonra vatandaşlarımızın da tasarruf konusunda elini taşın altına koyması gerekir. Su, yalnızca günlük yaşamımızın bir parçası değildir. Aynı zamanda geleceğimizin en stratejik ve en hayati kaynağıdır. Dünyada ve ülkemizde yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve artan nüfus suyun ne kadar kıymetli olduğunu bizlere güçlü şekilde göstermektedir. Artık suyu sınırsız bir kaynak gibi görme dönemi sona ermiştir" diye konuştu. Musluktan akan her damlanın arkasında büyük bir emeğin, maliyetin ve doğal kaynağın bulunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, su tasarrufunun sadece bireysel tercih olmadığını, toplumsal bir sorumluluk da olduğunu dile getirdi. Belediyelerin de altyapı kayıplarını azaltma, kaçak ve israfın önüne geçme, park ve bahçelerde verimli sulama sistemlerini yaygınlaştırma, vatandaşlarda su bilinci oluşturma görevleri bulunduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "Özellikle çocuklarımıza küçük yaşta suyun değeri anlatılmalı, eğitim ve farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Bugün alınacak tedbirler, yarın yaşanabilecek büyük su krizlerinin önüne geçecektir. Su meselesi yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir. Unutmayalım ki suyu korumak hayatı korumaktır" dedi. Tasarruf edilen her damla suyun, geleceğe bırakılmış en değerli miras olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan her çalışmanın ana merkezinde su olması gerektiğini söyleyen Başkan Vekili Biba, "Bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyettir. Cenab-ı Allah’a hamdolsun. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır. Büyükşehir Belediyesi’nin gayretiyle oluşturulan düzenleme haricinde vatandaşlarımızın da tasarruf konusunu dikkate alması gerekir. Yaptığımız düzenleme vatandaşımızın cebine yansıyacak. Bir nebze rahatlatacak. Düzenleme, BUSKİ’nin sürdürülebilirliğini de dikkate alan bir düzenlemedir" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:35 Bursa’da su fiyatlarında ciddi indirim Bursa Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu’nda su fiyatlarında yüzde 28 ile yüzde 35 oranında indirim sağlandı. Başkan Bozbey’in tutuklanıp görevden el çektirilmesi ve Büyükşehir Belediyesi yönetiminin Cumhur İttifakına geçmesinin ardından önemli bir karar alındı. Bugünkü Buski genel kurulunda su fiyatları yüzde 13 ile yüzde 35 arasında indirim oy birliği ile kabul edildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba konuyla ilgili şunları söyledi; "Bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlememiz gerekiyor. Yaptığımız her çalışmanın ana merkezinde su olmalıdır. Evet, bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyette. Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Bizim yaptığımız düzenleme hem vatandaşın cebine yansıyacak, bir derece rahatlatacak hem de BUSKİ’nin, idarenin sürdürülebilirliğini dikkate alan bir düzenlemedir. Bursalıların yüzde 87’si 15 metreküp kadar su kullanıyor. 15 metreküp kadar su kullanan kişilerin sayısı, yani yüzde 87 oranında bir kullanım var. Bu da ne demektir? Neredeyse Bursa’nın tamamına tekabül ediyor. Yaptığımız düzenlemeyle ilgili kişiye gelecek olan indirim faturasına yansıyacak rakam yüzde 28’dir. Yüzde 50’si ise emeklilerimiz veya evinde daha az kişi sayısında olan insanlar. Bakın onların indirim oranı ise yüzde 35’tir. Çok abartı bir şekilde su kullananlar bile, 25 metreküpten bahsediyorum. Onların bile yüzde 13 indirim var arkadaşlar. Her bir liranın bir buçuk milyon abonesinde bir buçuk milyon maliyeti vardır. Benim söylediklerimin varını hesabını siz yapın." Ayrıca katı atık su ve bakım bedelleri de oybirliğiyle kaldırıldı.
Güvensiz 3 ürün grubunun hızlı kargo yoluyla ülkeye girişi kısıtlandı
21 Ekim 2025 Salı - 10:23 Güvensiz 3 ürün grubunun hızlı kargo yoluyla ülkeye girişi kısıtlandı Ticaret Bakanlığı, yüksek risk taşıdığı belirlenen ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin, posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ’basitleştirilmiş gümrük beyannamesi’ kapsamında ülkeye getirilmesinin kısıtlandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı konuya ilişkin açıklamasında, Ürün Güvenliği ve Denetimi ile Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi’ genel müdürlüklerince, bazı e-ticaret platformlarında satılan çeşitli ürün gruplarına yönelik denetim ve laboratuvar analizleri yapıldığını belirtti. İncelenen 182 üründen 148’inin ürün güvenliği kriterlerini karşılamadığı ve mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiği, bu gruplarda uygunsuz ürün oranının yüzde 81 olarak belirlendiği bilgisi verilen açıklamada, incelemelerde, ayakkabılar, oyuncaklar ve saraciye ürünlerinde (gerçek ve suni deriden yapılmış çanta ve bavullar) yasal sınırların çok üzerinde fitalat, kurşun, kadmiyum ve PAHs gibi toksik maddelere rastlandığı ifade edildi. Açıklamada, bu doğrultuda insan ve kamu sağlığının korunması, tüketicilerin güvenli ürünlere ulaşımının temini için söz konusu ürün gruplarına yönelik yeni bir düzenlemenin Bakanlıkça yapıldığı belirtilerek, "Yüksek risk taşıdığı belirlenen ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin, posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ’basitleştirilmiş gümrük beyannamesi’ kapsamında ülkemize getirilmesi kısıtlanmıştır. Söz konusu düzenleme, 20 Ekim 2025 tarihli ve 2025/11 sayılı Genelge ile yürürlüğe girmiştir. Tüketici sağlığını korumaya, piyasa gözetimi ve denetim faaliyetleriyle vatandaşlarımızın güvenli ürünlere ulaşmasını temin etmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
LC Waikiki’nin Chief Brand Officer’ı İsmail Seyis oldu
21 Ekim 2025 Salı - 10:20 LC Waikiki’nin Chief Brand Officer’ı İsmail Seyis oldu Moda perakendeciliğinde 25 yılı aşkın global deneyime sahip İsmail Seyis, LC Waikiki’ye Chief Brand Officer olarak katıldı. Seyis, yeni rolünde marka kimliğinin, vizyonunun ve stratejisinin şekillendirilmesine liderlik ederken müşteri deneyimini daha da güçlendirecek yenilikçi girişimlerin hayata geçirilmesinden sorumlu olacak. LC Waikiki, üst düzey yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Moda perakendeciliğinde 25 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip İsmail Seyis, LC Waikiki Chief Brand Officer (CBO) olarak göreve başladı. Yapılan açıklamaya göre, stratejik büyüme, marka yönetimi, e-ticaret ve çok kanallı perakende operasyonlarında derin bir uzmanlığa sahip olan İsmail Seyis, bugüne dek GAP Inc., OVS, Gloria Jeans ve Alshaya Group gibi küresel markalarda CEO, Genel Müdür ve Başkan düzeyinde liderlik rollerini üstlendi. Seyis, Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Amerika’da 70’i aşkın ülkede yürütülen operasyonlara liderlik ederken hem fiziksel hem dijital kanallarda müşteri odaklı büyüme stratejileri geliştirerek bu pazarlarda markaların konumlarını güçlendirdi. İngiltere’de doğan ve eğitimini de İngiltere’de tamamlayan İsmail Seyis, CBO rolü kapsamında müşteri deneyimini iyileştiren ve LC Waikiki’nin lider konumunu güçlendiren marka girişimlerinin stratejik olarak geliştirilmesi ve hayata geçirilmesine öncülük edecek. Seyis, aynı zamanda marka kimliğini, vizyonunu ve stratejisini şekillendirmenin yanı sıra tüketici etkileşimi, görsel pazarlama ve mağaza konsepti uygulamalarını da yönlendirerek LC Waikiki’nin hedef kitlesiyle kurduğu bağı daha da derinleştirecek.
ATP GreenX, ihracatçı şirketlere yönelik VCC çözümünü Türkiye’ye taşıyor
21 Ekim 2025 Salı - 10:08 ATP GreenX, ihracatçı şirketlere yönelik VCC çözümünü Türkiye’ye taşıyor ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş.’nin karbon ticaret platformu markası ATP GreenX, Londra merkezli karbon piyasaları danışmanlık şirketi Redshaw Advisors ile iş birliği gerçekleştirdi. Bu kapsamda, ihracatçı şirketlere Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) getireceği finansal riskleri yönetme ve rekabet güçlerini koruma imkânı sunacak yenilikçi çözümler devreye alınacak. Redshaw Advisors tarafından geliştirilen VCC (Virtual CBAM Certificate) çözümü, ihracatçı firmalara 2026 yılında zorunlu hale gelecek CBAM sertifikalarının maliyetlerini bugünden sabitleme olanağı sunuyor. Bu sayede şirketler, karbon sertifikası fiyatlarında yaşanabilecek dalgalanmalara karşı korunarak bütçelerini daha öngörülebilir kılabilecek ve uzun vadeli finansal güvence elde edebilecek. VCC, işlevselliği itibarıyla bir tür hedging (korunma) aracı olarak öne çıkıyor. Tıpkı döviz kurunu veya emtia fiyatını bugünden sabitlemek gibi, VCC de şirketlere karbon maliyetlerinde tam bir bütçe öngörülebilirliği sağlıyor. Yapılan açıklamaya göre platform, söz konusu çözümü Türkiye ve bölge piyasalarına taşıyarak ihracatçı şirketlerin karbon yönetim süreçlerini dijital, entegre ve uluslararası standartlara uygun biçimde yürütmesine katkı sağlayacak. İş birliği aynı zamanda platformun uluslararası ortaklık ağını genişletmesi ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı, "Redshaw Advisors ile olan iş birliğimiz, ihracatçıların CBAM uyumluluğunu sağlamasına destek olmakla kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli finansal öngörülebilirlik kazanmalarını da sağlıyor. Bu adım, ATP GreenX’in küresel ölçekte sürdürülebilirlik vizyonunu daha da güçlendirecektir" dedi. Redshaw Advisors Yenilenebilir Enerji ve Yeni İş Geliştirme Birim Başkanı Anıl Akalın şunları ekledi: "Sanal CBAM Sertifikası (VCC) ile CBAM sertifikalarının bilinmeyen maliyeti kâr marjınızı tehdit etmek zorunda kalmaz. VCC, CBAM maliyetlerini bugünden sabitleyerek şirketinizi korumanızı sağlar." ATP GreenX ve Redshaw Advisors arasındaki iş birliğinin, ilerleyen dönemde farklı ürünler ve yeni pazarlara yönelik çözümlerle genişlemesi hedefleniyor.
Ordu’da maviyemiş ve aronya üretim alanı 180 dekara ulaşıyor
21 Ekim 2025 Salı - 10:05 Ordu’da maviyemiş ve aronya üretim alanı 180 dekara ulaşıyor Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, ‘Ordu’da Aromatik Bitki Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında verilecek olan destekler ile ildeki aronya ve maviyemiş üretim alanının 180 dekara ulaşacağını söyledi. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) iş birliğiyle, 2025 yılı kırsal kalkınma destekleri kapsamında, Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Ordu’da Aromatik Bitki Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi’ için üreticilerle sözleşmeler imzalandı. Proje ile kırsalda alternatif üretim modellerinin yaygınlaştırılması, üretici gelirlerinin artırılması ve tüketicilerin sağlıklı, katma değeri yüksek ürünlerle buluşturulması hedefleniyor. Toplam 3,2 milyon TL bütçeye sahip proje kapsamında maviyemiş üretimi için 9 üreticiyle 14 dekar, aronya üretimi için ise 17 üreticiyle 22 dekar alanda sözleşme imzalandı. Üreticilere fidan, sulama sistemi ve teknik destek sağlanarak, Ordu’da aromatik bitki üretiminin yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Katma değerli üretimi destekliyoruz" Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, projenin kırsal kalkınma açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu proje ile hem kırsal alanda yeni üretim alanları oluşturuyor, hem de yüksek katma değerli, ihracat potansiyeli olan aromatik bitkilerin üretimini destekliyoruz. Maviyemiş ve aronya, hem sağlık açısından, hem de pazar değeri bakımından oldukça kıymetli ürünlerdir. Bu bitkilerin üretimini teşvik ederek, ilimizde alternatif tarım ürünlerinin yaygınlaşmasını ve üreticilerimizin gelir çeşitliliğini artırmayı hedefliyoruz" dedi. "180 dekarlık üretim alanına ulaşıyoruz" İl Müdürü Ay, hayata geçirilecek olan proje ile maviyemiş ve aronya üretimi yapılacak olan alanın 180 dekara ulaşacağına dikkat çekerek, "Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak, üretmek isteyen, yenilik arayan ve tarımda dönüşüme katkı sunmak isteyen tüm üreticilerimizin yanındayız. Bu projeyle birlikte Ordu’da aronya ve maviyemiş alanımız toplam 180 dekara ulaşacak ve aromatik bitki üretimi yeni bir ivme kazanacak. Elde edilecek ürünlerle hem iç pazara hem de ihracata yönelik önemli adımlar atmayı planlıyoruz" diye konuştu.
Katırlı Dağları’ndan İsviçre sofralarına
21 Ekim 2025 Salı - 10:00 Katırlı Dağları’ndan İsviçre sofralarına BURSA (İHA) – Bursa’nın Gemlik ilçesinde faaliyet gösteren Katırlı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, 44 yıllık geçmişiyle İsviçre’ye siyah zeytin ihracatı gerçekleştiriyor. Kooperatif Başkanı Hulusi Bayrak, 1981 yılında kurulan kooperatifin kuruluşundan bu yana başkanlığını sürdürüyor. Bayrak, 1998 yılına kadar birçok firmanın kooperatiften zeytin alıp işlediğini belirterek, "Bizden alıyorlar ürünü ve güzel kazanıyorlar. Çünkü bizim ürünlerimiz adeta yok satıyor. Biz de kendimiz işleyelim, zeytinimizden kendimiz kazanalım istedik ve yola koyulduk," dedi. Dalından sofraya kooperatif üretimi Katırlı Mahallesi’nde 150 hane ve 200 ortak bulunduğunu ifade eden Bayrak, ürünleri öncelikle kendi ortaklarından, ihtiyaç halinde ise çevre mahallelerdeki güvenilir üreticilerden temin ettiklerini söyledi. Zeytinlerin güneye bakan yamaçlarda yetiştiğini vurgulayan Bayrak, "İyi bir lezzet ve aroma yakaladık. Bu lezzeti sürdürmemiz gerekiyor. Kuru tarım yapıyoruz, doğanın verdiği suyla üretiyoruz. Genelde şarküteriler alıyor bizden. Ambalajlamayı ve satışı da kendimiz yapıyoruz," dedi. Bayrak, iyi bir zeytinin yetiştiği yer kadar işlenme aşamasının yani mutfağının da önemli olduğuna dikkati çekerek "Ben kendim ambalajlıyorum ve kendim satıyorum. Dalından sofraya tüm aşamalar kooperatifimizden geçiyor." dedi. Yılda 5 bin ton üretim, 50 ton ihracat Katırlı’da yılda yaklaşık 5 bin ton zeytin üretildiğini belirten Bayrak, bu ürünlerin neredeyse tamamının kooperatif tarafından işlendiğini söyledi. Yurt dışından yoğun talep aldıklarını ancak yalnızca İsviçre’ye ihracat yaptıklarını belirten Bayrak, "Yılda 50 ton gönderiyoruz. Almanya, Fransa gibi ülkeler de istiyor ama biz iç piyasayı da ihracatı da dengeli tutmaya çalışıyoruz. Şimdilik İsviçre yeterli," dedi. "Almanya’ya evet desek iç piyasaya ürün kalmaz" Almanya’dan gelen taleplere olumlu yanıt vermeleri halinde iç piyasaya ürün kalmayacağını ifade eden Bayrak, "Benim vatandaşım kıymetli. Ürün yetiştirememem iç piyasa bir tane yiyemez. Bu toprakların eşsiz lezzeti ve aromasını neden yabancılar yesin," dedi. Zeytinleri doğal yöntemlerle işlediklerini vurgulayan Bayrak, "Aromasının sırrı belki burada gizli. Yabancı madde, kimyasal yok içinde. Koruyucu kullansak bu aromayı alamayız. Zeytin bir yıl sonra ekonomiye kazandırılabiliyor. 8 ay bekliyor, sonra imalata alıyorsunuz, ardından pazara sunuyorsunuz," diye konuştu.
Mersin’deki fidan destekleri meyvesini veriyor
21 Ekim 2025 Salı - 09:54 Mersin’deki fidan destekleri meyvesini veriyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin tarıma yönelik fidan destekleri kırsalda kalkınmaya katkı sağlamaya devam ediyor. Silifke’nin İmambekirli Mahallesi’nde 2020 yılında dikilen zeytin fidanları ürün vermeye başlarken, üreticiler el birliğiyle ilk hasadı gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinin 2020-2024 yılları arasında yürüttüğü destek programı kapsamında 13 ilçede 5 bin 242 üreticiye toplam 200 bin 419 adet ’Gemlik ve Sarı Ulak’ türlerinde zeytin fidanı dağıtıldı. Bu desteklerle yaklaşık 6 bin 680 dekar alan zeytin üretimine kazandırıldı. Büyükşehir Belediyesi, kırsalda kalkınmayı ve sürdürülebilir tarımı güçlendirmek amacıyla küçük ve orta ölçekli üreticilere yönelik desteklerini sürdürecek. Büyükşehir Belediyesinin fidan desteği sayesinde Silifke’nin İmambekirli Mahallesi’nde üreticiler ilk hasadın mutluluğunu yaşadı. Zeytin fidanlarının ürün vermeye başlamasıyla birlikte hem üreticiler ekonomik kazanç elde etti hem de bölgedeki tarımsal üretim potansiyeli arttı. "Üreticilerimiz zeytin hasadını gerçekleştirdi" Tarımsal Hizmetler Dairesinde görev yapan Ziraat Mühendisi Pembegül Şeker, 2020-2024 yılları arasında yapılan destekler hakkında bilgi vererek, "13 ilçede 5 bin 242 üreticiye toplam 200 bin 419 adet ’Gemlik ve Sarı Ulak’ zeytin fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. Bugün de destek verilen Silifke İmambekirli Mahallesi’nde üreticilerimiz zeytin hasadını gerçekleştirdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak küçük ve orta ölçekli üreticilerimize desteklerimiz devam edecek" dedi. "Başkanımız daima üreticinin yanında" İmambekirli Mahalle Muhtarı Mustafa Öztürk, Büyükşehir Belediyesinin tarıma verdiği desteğin köylerinde büyük fark oluşturduğunu belirterek, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e tarımsal desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Fidan desteğinin yanı sıra ceviz soyma, hamur yoğurma makinesi ve sulama borusu desteğinden de yararlandık. Köyümüzde zeytinimiz birinci kalite. Büyükşehir Belediyesinden çok memnunuz. Başkanımız daima üreticinin yanında, kendisini çok seviyor ve destekliyoruz" diye konuştu. Üreticiler destekten memnun Üreticilerden Müzeyyen Kılınç, Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle dikilen fidanların artık ürün verdiğini belirterek, "Zeytinle uğraşıyoruz, hasatlarımızı satıp geçimimizi sağlıyoruz. Fidanlarımızı Büyükşehir Belediyesinden aldık, büyüttük, şimdi de hasadımızı yapıyoruz. Belediyeden çok memnunuz, üreticiyi destekliyor" ifadelerini kullandı.
Doğan: "Çiftçimizin yükü hafifletilirse üretim artar, ülkemiz kazanır"
21 Ekim 2025 Salı - 09:54 Doğan: "Çiftçimizin yükü hafifletilirse üretim artar, ülkemiz kazanır" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım arazilerinin vasıf değişikliği işlemlerinde 2024 yılı itibarıyla getirilen yeni ücretlendirmelerin çiftçiyi mağdur ettiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım arazilerindeki tarla, bahçe, sera gibi vasıf değişikliği konusunda açıklamalarda bulundu. Doğan, "Çiftçilerimiz, tarım arazilerini daha verimli hale getirmek amacıyla vasıf değişikliğine gitmek istediklerinde, Tapu Müdürlüklerine başvurmadan önce Tarım İlçe Müdürlüklerinden görüş almak zorundalar. 2024 yılı öncesine kadar ücretsiz olan bu işlem için artık 10 dönüme kadar 4 bin 970 TL, 10 dönümden sonraki her 10 dönüm için ise 9 bin 400 TL gibi yüksek meblağlar talep edilmektedir. Örneğin, 100 dönüm arazisini bahçe vasfına dönüştürmek isteyen bir çiftçi tam 89 bin 570 TL ödeme yapmak zorunda kalıyor" dedi. Başkan Doğan, pandemi süreci ve artan üretim maliyetleri sebebiyle zaten zor günler geçiren çiftçilerin, bu yeni uygulama ile mağduriyetlerinin daha da arttığına dikkat çekti. Doğan"2025 yılında birçok ürün grubunda çiftçimiz kar edememiş, hatta kira ve girdi maliyetlerini dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Zaten iflasın eşiğinde olan üreticilerimizin bu tür bir ek maliyetle karşı karşıya bırakılmasının gerekçesi anlaşılamamaktadır. Üretimden uzaklaşan her çiftçi, gıda arz güvenliği açısından ülkemiz için büyük bir risktir" şeklinde konuştu. Başkan Doğan, üretmek isteyen çitçilerimizin önüne bürokratik ve mali engeller çıkarılmaması gerektiğini vurgulayarak, "2024 yılı öncesindeki ücretsiz uygulamaya geri dönülmeli, çiftçilerden bu ücretlerin alınmamalı, üreticiyi mağdur eden bu uygulama bir an önce sonlandırılmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretimi kolaylaştıracak adımları atacağına inanıyoruz. Çiftçimizin yükü hafifletilirse üretim artar, ülkemiz kazanır"ifadelerini kullandı.
Güneşin en son battığı yere 10 bin kişilik plaj yapıldı
21 Ekim 2025 Salı - 09:54 Güneşin en son battığı yere 10 bin kişilik plaj yapıldı Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, güneşin en son battığı Gökçeada’nın Uğurlu mevkisinde 10 bin kişinin yararlanabileceği plaj yaptıklarını söyledi. Atalay, dünyanın ilk ve tek sakin adası olan Gökçeada’nın, Osmanlı dönemi mimari eserleri, peynir kayalıkları, Tuz Gölü gibi birçok zenginliğe sahip olduğunu belirtti. Adanın zeytinyağı, küçükbaş hayvanları ve turizmiyle öne çıktığını ifade eden Atalay, "Gökçeada’nın turizmden daha fazla pay alabilmesi için çalışmalar yürütüyor, projeler geliştiriyoruz" dedi. Rüzgar sörfünde Türkiye’nin önemli merkezleri arasında yer aldıklarını anlatan Atalay, bu konuda görülen ilgiden memnun olduklarını kaydetti. Göreve geldiklerinden bu yana Gökçeada’nın gelişmesi için önemli adımlar attıklarını dile getiren Atalay, yaptıkları önemli çalışmalardan birinin Gizli Liman olarak bilinen adanın en batısındaki alanın turizme kazandırılması olduğunu söyledi. Atalay, Gizli Liman denilen kıyıda 1840 metre uzunluğundaki plajı düzenlediklerini kaydederek, "Peyzaj çalışmalarımız sürüyor. Plajımız hazır. Tesislerimiz yavaş yavaş kuruluyor. Yaza hazır hale gelecek. Ağaçlar dikelecek ve diğer çalışmalarla Gizli Liman turistlerin vazgeçemeyeceği bir yer olacak" diye konuştu. Plajın aynı anda 10 bin kişiye hizmet verecek bir tesis halinde düzenlendiğini aktaran Atalay, "Önemli kısmı halka açık olacak. Türkiye’nin en batısında en güzel plaj. Deniz, kum ve güneş için, günün sonunda da büyüleyici gün batımı için burası Türkiye’nin gözde mekanlarından olacak. Burası güneşin battığı en son yer." ifadesini kullandı.
Hisarcık vergi dairesi hizmete açıldı
21 Ekim 2025 Salı - 09:43 Hisarcık vergi dairesi hizmete açıldı Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde Mal Müdürlüğü olarak hizmet veren kurumun kapatılarak, bağımsız vergi dairesi olarak hizmete açıldığı bildirildi. Kütahya Defterdarı Hatice İşcen Ercoşman, vergi dairesinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, ilçede kuruluşundan bu yana mükelleflerine hizmet vermekte olan Mal Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı makamı onaylarıyla kapatılarak bundan sonra bağımsız vergi dairesi olarak hizmet vereceğini söyledi. Ercoşma," Yeni vergi dairemizin ilçemize, dolayısıyla halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Vergi dairesiyle mükelleflerimize daha hızlı, daha verimli, hizmet götürmek, mükellef odaklı bir hizmet anlayışıyla uyum içerisinde hizmet götürmeyi hedefliyoruz. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Açılan vergi dairesinin hayırlı uğurlu olmasını ifade eden Emet Kaymakamı ve Hisarcık Kaymakam Vekili Mehmet Alperen Başkapan, "Kamu hizmetleri toplumun, çağın gereklerine göre, ihtiyaçlara göre, sürekli dönüşüm içerisinde hizmetlerdir. Esas olan Türkiye Cumhuriyeti’nin taşrada yürüttüğü merkezi kamu hizmetlerinin sağlıklı şekilde yürümesidir. Bizler de bu sürecin yürümesi konusunda gerekli takibatı ve koordineyi sağlayacağız inşallah" dedi. İlçe Müftüsü Hüseyin Demirci’nin yaptığı dua ve gerçekleştirilen açılışın ardından Kaymakam Mehmet Alperen Başkapan, Belediye Başkanı Mustafa Demirtaş ve protokol üyeleri vergi dairesi binasını gezerek personelden bilgi aldı.
Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu
21 Ekim 2025 Salı - 09:38 Bir balkonun bereketi, ülkenin umudu oldu Trabzonlu organik tarım gönüllüsü Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda hobi olarak başladığı ata tohumu yetiştiriciliğini bugün Türkiye genelinde bir farkındalık hareketine dönüştürdü. Çolak, tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Trabzon’da yaşayan Fatih Çolak, yıllar önce balkonunda sebze yetiştirirken hibrit tohumların verim vermediğini fark ederek, Türkiye’nin çeşitli illerinden ata tohumları toplamaya başladı. Bu tohumları çoğaltarak sürdürülebilir hale getiren Çolak, dört yıl önce geçirdiği rahatsızlığın ardından doğal ve sağlıklı üretime daha fazla yöneldi. Türkiye’nin pek çok noktasındaki çiftçiye ulaştırdığı tohumlarla pilot ekimler yapılmasını sağlayan Çolak, kimyasal kullanılmadan da yüksek verim elde edilebileceğini gösterdi. Trabzon’daki arazisinin bir bölümünde üretim yapan Çolak, ürünlerini komşularıyla paylaşarak tohum döngüsünü sürdürdü. Okullara ve çocuk esirgeme kurumlarına da ücretsiz ata tohumları gönderen Çolak, tamamen kendi imkanlarıyla yürüttüğü çalışmalarla, ülkenin dört bir yanına 150 binden fazla ata tohumunu ücretsiz olarak gönderdi. Hikayesinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumu toplayarak başladığını belirten Fatih Çolak, "Ata tohumu yetiştiriciliğine bundan yıllar önce balkonumda başladım. Mahsul ettiğim ürünleri bir dahaki dönem için tohumlarını ayırarak sakladım. Onları da ektiğimde ürünün vermediğini veya kötü olduğunu fark ettim. Hibrit tohum ile o zaman tanıştım ve mantığıma uymadı. Araştırmaya başladım ve ata tohumu ile bu işin yürütülebileceğini anladım. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ata tohumları toplamaya başladım. Bu ata tohumlarını üretip sürdürülebilirliğini sağladım. Yaklaşık 4 yıl önce bir rahatsızlık geçirdim. Bu geçirdiğim rahatsızlık sonucunda da bana uzmanların tavsiyeleri ’Sağlıklı besleneceksin, doğal yetişmiş ürünlerle besleneceksin’ şeklindeydi. Bu bir yerde benim için aslında bir tetikleyici bir unsur oldu. Bunu ben yapabiliyorsam sağlıklı beslenebiliyorsam ’Başkaları içinde bir şeyler yapmak gerekiyor’ dedim. Herkese belki ben ata tohumları yetiştiremem ya da ata tohumlarından üretilmiş mahsulleri yetiştirip herkesle paylaşamayabilirim ama oluşturduğum bir farkındalıkla ata tohumlarını çoğaltmak için yola çıktım. İnsanlara tarım zehri ve kimyasallar kullanılmadan tarım yapıp oldukça verimli sonuçlar alabileceğini göstermek istedim" dedi. "Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum" "Türkiye’nin her tarafına 150 binden fazla ata tohumu ulaştırdım" diyen Çolak, "Türkiye’nin bence her mahallesini ulaşmıştır. Bunların haricinde toplumsal projeler de yürütüyorum. Çocuk esirgeme kurumları ve okullara tüm maliyetlerini kargo dahil kendim karşılayarak ata tohumları ulaştırıyorum. Benim 10 dönüm bir arazim var ama 2 dönümünü verimli ekiyorum. Komşularıma bile burada karpuz, kabak olsun veriyorum. Alın yiyin çekirdeklerini bana getirin diyorum. Ata tohumlarını ve toprak verimli. Bundan sonra benim en büyük dileğim ata tohumlarının tüm ülkeye yayılması. Türkiye’nin dört bir yanında Şanlıurfa’sından, Konya’sından, Çukurova’ya kadar çiftçilerimize tohumları gönderiyorum. Sağ olsun onlarda pilot bölgelerde bunların ekimini yapıyor. Bunların sonuçlarını görüp kendilerinden karar vermelerini bekliyoruz. Çiftlerimiz tarım kimyasalı kullanmadan daha az maliyetle verimi görünce ekim yaptığı alanları büyütüyor" ifadelerini kullandı.