EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:06:30 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42 Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43 Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz"
21 Nisan 2026 Salı - 16:02 Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz" Erzurum Ticaret Borsası, şehrin ticari geleceğini şekillendirecek önemli bir yatırım için ilk resmi adımı attı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi Projesi kapsamında kurulan Sınırlı Sorumlu Borsa Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin ana sözleşmesi imzalanarak süreç resmen başlatıldı. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Meclis Başkanı Yavuz Güney, Proje Geliştirme ve İnceleme Komisyonu Başkanı Cemal Aras ile yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen imza töreni, kent ekonomisi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayda geçti. Başkan Hakan Oral, projenin yalnızca yeni bir hizmet binası yatırımı olmadığını, Erzurum’da birliktelik, kümelenme, kooperatifçilik ve ortak ticaret kültürünü güçlendirecek stratejik bir adım niteliği taşıdığını belirtti. Oral, "Bu proje sadece bir yapı yatırımı değildir. Bu adım, üyelerimizin aynı çatı altında güç birliği oluşturmasını sağlayacak, ticarette dayanışmayı artıracak ve ortak hareket kültürünü güçlendirecek bir kalkınma modelidir. Erzurum ticaretini daha güçlü, daha organize ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için çalışıyoruz" dedi. İş dünyasındaki dağınık yapıyı daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon modeline dönüştürmeyi hedeflediklerini vurgulayan Oral, kümelenme ve kooperatif anlayışının projenin temelini oluşturduğunu ifade etti. Oral, "Birlik ve beraberlik içinde hareket eden ticaret yapıları her zaman daha güçlü olur. Bu projeyle yalnızca bugünü değil, Erzurum’un gelecekteki ticaret altyapısını da inşa ediyoruz. Üyelerimize yeni fırsatlar sunacak, şehrimizin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak önemli bir yatırımın ilk adımını atıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi’nin; ticaretin geliştiği, ortak iş birliklerinin kurulduğu ve üyelerin aynı ekosistem içinde güç kazandığı bir merkez olarak planlandığı bildirildi. Erzurum Ticaret Borsası’nın son dönemde kooperatifleşme, ortak akıl, birliktelik ve kümelenme ekseninde geliştirdiği projeler dikkat çekerken, bu yatırım da söz konusu vizyonun en somut ve en güçlü adımlarından biri olarak öne çıktı. Önümüzdeki dönemde temel atma sürecine geçilmesi planlanan proje, Erzurum’da ticari birlikteliği güçlendirecek ve kent ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak önemli yatırımlar arasında yer alıyor.
Manisa TSO’da TKDK destekleri anlatıldı
21 Nisan 2026 Salı - 15:18 Manisa TSO’da TKDK destekleri anlatıldı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından sağlanan destekler üreticilere anlatıldı. 2026 yılı destek çağrıları öncesinde gerçekleştirilen toplantının, yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimcilere yol gösterici olduğu belirtildi. Toplantı, TKDK İl Müdürü Murat Akın koordinasyonunda yapılırken, açılış konuşmasını Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay gerçekleştirdi. Şenay konuşmasında, tarım sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, Manisa’nın sanayi gücünün yanı sıra yüksek tarımsal üretim kapasitesiyle de öne çıktığını ifade etti. Tarım ve sanayinin entegre gelişiminin sürdürülebilir kalkınma açısından kritik olduğunu vurgulayan Şenay, TKDK desteklerinin üreticilerin rekabet gücünü artırdığını ve kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. Desteklerin özellikle tarımsal işletmelerin modernizasyonu, işleme ve pazarlama kapasitesinin artırılması, altyapı yatırımları ve iş çeşitliliğinin geliştirilmesi alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Şenay, Manisa TSO olarak üyelerin bu imkanlardan en etkin şekilde yararlanması için bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Toplantıda ayrıca 2026 yılı içerisinde açılması planlanan destek çağrılarına ilişkin başvuru süreçleri, uygunluk kriterleri ve hibe oranları detaylı şekilde anlatıldı. "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar (M1)", "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması (M3)", "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları (M6)" ve "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (M7)" başlıkları toplantının ana gündemini oluşturdu. Toplantının, Manisa’da yatırım yapmak isteyen girişimciler için önemli fırsatlar sunduğu ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak projelerin önünü açacağı ifade edildi.
Yerel kalkınma hamlesi teşvik programı Erzurum’da tanıtıldı: Hedef yüksek katma değerli yatırım
21 Nisan 2026 Salı - 14:27 Yerel kalkınma hamlesi teşvik programı Erzurum’da tanıtıldı: Hedef yüksek katma değerli yatırım Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Erzurum’da düzenlenen bilgilendirme toplantısında, ilin öncelikli yatırım alanları ve yatırımcılara sunulan destekler kapsamlı şekilde ele alındı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ile kamu kurumu ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın yalnızca bir destek mekanizması olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı yönlendiren stratejik bir araç niteliği taşıdığını vurguladı. Güven, 2026 yılı için Erzurum’da desteklenecek öncelikli yatırım alanlarını; en az 500 baş kapasiteli entegre büyükbaş hayvancılık, en az 100 yatak kapasiteli özel hastane yatırımları, derinin işlenmesi ve madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi olarak sıraladı. Erzurum’un tarihsel olarak ticaret, sağlık ve eğitim alanlarında bölgesel bir merkez konumunda bulunduğunu belirten Güven, ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve sektörlerin ekosistem yaklaşımıyla geliştirilmesinin il ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ise konuşmasında kentin tarihsel önemine dikkat çekerek, Erzurum’un geçmişte Avrupa’nın bazı önemli şehirleriyle benzer nüfus büyüklüğüne sahip olduğunu hatırlattı. Ancak savaşlar ve yıkımların etkisiyle 20. yüzyılın başlarına kadar ciddi bir nüfus kaybı yaşandığını belirten Öz, bu sürece paralel olarak şehirde biriken sermayenin de büyük ölçüde il dışına ve yurt dışına yöneldiğini ifade etti. Bu tarihsel kırılmanın etkilerinin günümüzde de hissedildiğini dile getiren Öz, vatandaşların kamu desteklerinden yararlanma konusunda zaman zaman çekimser davranabildiğini söyledi. Bu noktada, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı gibi mekanizmaların etkin tanıtımının ve başarılı uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erzurum Valisi Aydın Baruş da konuşmasında, Erzurum’un tarih boyunca yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda önemli bir ticaret ve üretim merkezi olduğunu ifade etti. Şehrin sahip olduğu tarihî birikimin ekonomik potansiyelle bütünleştirilerek yeniden bölgesel bir cazibe merkezi hâline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Baruş, doğru planlama ve stratejik yatırımlarla Erzurum’un geçmişteki güçlü ticaret konumuna yeniden ulaşabileceğini dile getirdi. Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği günümüzde yerel kalkınma hamlelerinin millî gücün temel unsurlarından biri hâline geldiğine dikkat çeken Baruş, Erzurum’un sahip olduğu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesiyle istihdam, üretim ve refah düzeyinde önemli artışlar sağlanabileceğini kaydetti. Toplantının devamında KUDAKA Erzurum Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Serkan Timur tarafından programın kapsamı, başvuru şartları ve sağlanan destek unsurlarına ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Katılımcılara teşvik mekanizmaları ve başvuru süreçleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Adlıhan Dere: "Şimdi birlik zamanı"
21 Nisan 2026 Salı - 14:14 Adlıhan Dere: "Şimdi birlik zamanı" TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, ilçe ziyaretlerine Gazipaşa ve Alanya’da devam etti. Program boyunca birlik, istikrar ve güçlü teşkilat vurgusu yapan Dere, "Şehrimiz ve esnafımız kazansın diye ‘Şimdi birlik zamanı’ çağrısında bulunuyor, ‘Gücümüz birlikten’ diyerek omuz omuza yol yürüyoruz" dedi. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde (AESOB) oda başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile sürdürülen istişare ve temaslar devam ediyor. İlçe ziyaretleri kapsamında beşinci günün durağı Gazipaşa ve Alanya oldu. Bu kapsamda Gazipaşa Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Gazipaşa Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası, Alanya Metal İşleri Demirciler Oto Elektrikçiler Kaportacılar Oto Tamirciler Esnaf Odası, Alanya Mobilyacılar Hızarcılar ve Doğramacılar Esnaf Odası, Alanya Elektrikçiler Elektronikçiler ve Sıhhi Tesisatçılar Esnaf Odası, Alanya Minibüsçüler Otobüsçüler ve Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası, Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Alanya Otelciler Pansiyoncular Lokantacılar Kafeteryacılar ve Turistik Eşya Satıcıları Esnaf Odası, Alanya Bakkallar ve Bayiiler Esnaf Odası, Alanya Seyyar ve Sabit Pazarcılar Manavlar Esnaf Odası, Alanya Şoförler Nakliyeciler Otomobilciler Esnaf Odası ziyaret edilerek istişarelerde bulunuldu. "Gücümüz birlikten" Başkan Adlıhan Dere, AESOB’un Antalya esnaf ve sanatkarının ortak aklını, gücünü ve iradesini temsil eden en büyük çatı kuruluş olduğunu belirterek, "Bizim yolumuz ayrışmanın değil, kaynaşmanın yoludur. Bizim anlayışımızda söylemler değil kalıcı hizmet vardır. AESOB, yılların tecrübesiyle teşkilatına yön veren, esnaf ve sanatkarımızın hak ve menfaatlerini her zeminde koruyan köklü bir yapıdır. Göreve geldiğimiz günden bu yana AESOB’un kurumsal yapısı ve vizyonu hem Antalya’da hem Ankara’da esnaf ve sanatkarını güçlü şekilde temsil etmiştir. AESOB şehrin birleştirici gücü, huzuru ve bereketidir. Teşkilatımızın en büyük gücü, birliğini muhafaza eden, tecrübesine sahip çıkan ve geleceğe birlikte yürüyen iradesidir. Bugün de aynı bilinçle, aynı sorumlulukla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Milletvekili Çopuroğlu: "Elektrikli araç kullanıcısı korunmalı"
21 Nisan 2026 Salı - 13:44 Milletvekili Çopuroğlu: "Elektrikli araç kullanıcısı korunmalı" AK Parti Kayseri Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Şaban Çopuroğlu yaptığı basın açıklamasında, elektrikli araç şarj istasyonlarında yaşanan fiyat farklılıklarına dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araç kullanımının hızla arttığını ve bu dönüşümün Türkiye’nin enerji vizyonu açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Çopuroğlu, sahadan gelen geri bildirimlerin ise ciddi bir soruna işaret ettiğini belirtti. Farklı marka ve işletmelere ait şarj istasyonlarında uygulanan fiyatların aynı şehirde, hatta aynı güzergâh üzerinde dahi büyük değişkenlik gösterdiğini vurgulayan Çopuroğlu, bu durumun vatandaş açısından belirsizlik oluşturduğunu ve tüketici güvenini zedelediğini ifade etti. Çopuroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Nasıl ki akaryakıt sektöründe belirli bir fiyat disiplini ve denetim mekanizması varsa, elektrikli araç şarj hizmetlerinde de benzer bir düzenleme kaçınılmazdır. Bugün gelinen noktada, piyasanın tamamen serbest şekilde fiyatlanması, vatandaşımızın aleyhine sonuçlar doğurabilmektedir." Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çopuroğlu, kontrolsüz fiyatlandırmanın bu sürece zarar verebileceğini dile getirdi. Bu kapsamda ilgili kurumlara çağrıda bulunan Çopuroğlu, elektrikli araç şarj hizmetlerinde; aşırı fiyat farklılıklarının önüne geçilmesi, vatandaşın öngörülebilir ve adil fiyatlarla hizmet alabilmesi, piyasada dengeli ve sağlıklı rekabet ortamının korunması amacıyla üst fiyat sınırı veya referans fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacağına inandığını belirten Çopuroğlu; elektrikli araç dönüşümünün sağlıklı ilerleyebilmesi için vatandaş memnuniyetinin esas alınmasının şart olduğunu vurguladı.
(Düzeltme) 2 bin 600 dolara ‘eski’ deyip 44 buçuk yerine 40 TL’den bozmaya çalıştılar
21 Nisan 2026 Salı - 13:43 (Düzeltme) 2 bin 600 dolara ‘eski’ deyip 44 buçuk yerine 40 TL’den bozmaya çalıştılar Eskişehir’de motosiklet satışı karşılığında aldığı 2 bin 600 Amerikan dolarını Türk lirasına dönüştürmek için bir döviz bürosuna giden esnaf, paranın eski olması nedeniyle 44 buçuk lira yerine 40 TL’den bozulacağını öğrenince şaşkınlık yaşadı. Dolarları güncel kurun altında bozdurması nedeniyle yaklaşık 12 bin TL zararı olan esnaf, kalan tutarı müşteriden tahsil etti. Tepebaşı ilçesi Şarhöyük Mahallesi Gaziyakupsatar Caddesi üzerinde motosiklet satışı yapan Fevzi Oral’ın dükkanına ilçeden bir müşteri geldi. 3 tekerlekli kasalı motosiklet almak isteyen müşteri, ödemeyi 26 adet 100 Amerikan doları ile yapmak istedi. Döviz karşılığında motosikleti satan Oral, doları bozdurmak için bir döviz bürosuna gitti. Burada dolarları veren esnaf farklı ilginç bir cevap aldı. Dolarların eski olduğunu söyleyen döviz bürosu çalışanı 44,5 TL yerine 40 TL’den bozdurdu. 11 bin 700 TL zararı olan esnaf durum karşısında şaşkınlık yaşadı. Eksik kalan parayı müşterinden talep eden ve durumu anlatan esnaf eksik kısmı tahsil etti. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan esnaf şaşkınlık yaşadı. "44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular" Konuyla alakalı konuşan Fevzi Oral, "Müşterimiz şehir merkezine uzak bir ilçeden gelip üç tekerlekli motosiklet almak istedi. Bize ’dolarla ödeme yapmak istiyorum’ dedi. Anlaşıp dolarları aldık. Tabii bunlar eski dolar, yeni dolar olduğu için biz bilmiyorduk. Döviz bürosuna gittik. Döviz bürosunda eski dolar olduğunu söylediler. Orada 44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular. Yani o dolarlar 2 bin 600 dolarda 11 bin 700 TL zararım oldu. Biz tabii ki dövizciden yine dolarları geri aldık. Durumu anlatıp müşterimize parayı geri verdik. Müşterimiz normal hak ettiğimiz parayı verdi. Yani ben anlamlandıramıyorum. Şaşırdım kaldım yani böyle bir şey mağdur oldum yani müşteriye de mahçup olduk. Türk lirası ile çalışmak gerekiyor. Biz Türkiye’de yaşıyoruz. Başıma hiç böyle bir şey gelmedi bu yaşıma kadar. İlk defa böyle bir eski dolar muhabbeti oldu, zarar etme durumu oldu. Döviz yatırımcısı çok fazla olduğu için bence Türk parası daha önemli. Türk parasında eski yeni yok. Türk parasıyla alışveriş edilmesi daha iyi olur. Biz Amerika’da yaşamıyoruz, Türkiye’de yaşıyoruz. Türk parası bizim en büyük paramızdır, en iyi paramızdır" dedi.
Fiba CP’ye Hermes Creative Awards’tan 4 platin ödül
21 Nisan 2026 Salı - 13:40 Fiba CP’ye Hermes Creative Awards’tan 4 platin ödül İnegöl AVM, yerel kültürel mirası yaşatarak toplumsal etki oluşturan "Gelenekten Geleceğe" projesiyle Hermes Creative Awards’ta 4 ayrı kategoride Platin ödülün sahibi oldu. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, "Gelenekten Geleceğe" projesiyle uluslararası iletişim ve pazarlama dünyasının en saygın ödül platformlarından Hermes Creative Awards’ta dört ayrı kategoride en yüksek seviye olan Platin ödül kazandı. AVM’nin kültürel mirası geleceğe taşıma vizyonuyla hayata geçirdiği proje; Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı, Özel Etkinlik İletişimi, İletişim Kampanyası ve Kültürel Sürdürülebilirlik/ Topluluk Katılımı kategorilerinde bu ödüle layık görüldü. Gelenekten Geleceğe projesi; yerel değerleri koruyan, toplumsal fayda yaratan ve kültürel sürdürülebilirliği destekleyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Proje kapsamında hayata geçirilen çalışmalar, yalnızca bir AVM iletişimi olmanın ötesine geçerek bölgesel kalkınmaya ve kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Hermes Creative Awards tarafından verilen bu dört ayrı ödül ile de İnegöl AVM’nin iletişimdeki bütüncül yaklaşımı ve uluslararası standartlardaki başarısı bir kez daha tescillemiş oldu. "Yerel kültüre saygı ve toplumsal sorumluluk vizyonumuzun uluslararası başarıyla taçlanmasından büyük gurur duyuyoruz" Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu başarıyı yalnızca tek bir projenin çıktısı olarak görmüyoruz; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz saygının, topluma karşı sorumluluk anlayışımızın ve sürdürülebilirlik odaklı bakış açımızın güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. İnegöl AVM olarak, bulunduğumuz bölgeyle derin bir bağ kurmayı ve bir alışveriş merkezinin ötesinde, sosyal hayatın aktif bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe’ projesiyle amacımız; geçmişten gelen değerleri bugüne taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirası yaşatmak ve gelecek nesillere ilham verecek şekilde aktarmak. El sanatlarından atölye çalışmalarına, eğitimlerden etkileşimli etkinliklere uzanan bu bütüncül yaklaşımın Hermes Creative Awards’ta dört ayrı kategoride en üst seviye olan Platin ödülle taçlandırılması bizim için son derece kıymetli. Bu ödül, Fiba CP’nin vizyonunun, projeye katkı sunan tüm paydaşlarımızın, İnegöl halkının desteğinin ve özveriyle çalışan AVM ekibimizin ortak emeğinin bir sonucudur."
Yemeksepeti, 25 yıllık inovasyon yolculuğunu yeni reklam filmiyle kutluyor
21 Nisan 2026 Salı - 13:31 Yemeksepeti, 25 yıllık inovasyon yolculuğunu yeni reklam filmiyle kutluyor Yemeksepeti, yayımladığı yeni reklam filmiyle çeyrek asırlık inovasyon yolculuğunu kutluyor. 2001 yılında Türkiye’yi internetten yemek siparişi verme kolaylığıyla tanıştıran marka, o günden bugüne her anı teknolojiyle kolaylaştıran kimliğini, gelecek vizyonuyla birleştiriyor. Online Yemek Siparişi Markası Yemeksepeti, 25’inci kuruluş yıl dönümü için hazırladığı reklam kampanyasıyla izleyicileri zamanda bir yolculuğa çıkarıyor. 2001 yılında bir ekran başında başlayan bu serüven, aradan geçen 25 yılda kullanıcılarının öğrencilik yıllarından iş hayatına, ilk ev heyecanından en büyük aile kutlamalarına kadar her dönüm noktasına eşlik eden bir başarı hikâyesine dönüştü. 2003 yılında Türkiye’ye ilk Eurovision birinciliğini getiren "Everyway That I Can" şarkısının reklam için özel olarak yeniden yorumlanan versiyonu eşliğinde ekrana gelen film, nostaljik bir bilgisayar monitöründe açılan ilk sipariş ekranıyla başlıyor. Yıllar önce bir masaüstü bilgisayarın başında başlayan serüven, bugün mobil uygulamayla hayatın her anına saniyeler içinde dâhil oluyor. Düğünden tekneye, derbiden mahalleye Filmde, platform kuryeleri alışıldık ev ve ofis sahnelerinin dışına çıkarak bir düğünde pasta kesilirken, evde maç izlenirken, açık denizdeki bir tekneye teslimat yaparken görülüyor. 2022 yazında jet ski ile teslimat uygulamasını hayata geçiren ilk marka olan Yemeksepeti, bu sahnede sektördeki öncü ve inovatif kimliğine atıfta bulunuyor. Platformun 20’nci yıl reklam filminde yer alan çiftin, 25’inci yıl kutlamalarında bu kez düğünlerine tanıklık edilmesi, markanın kullanıcılarıyla birlikte büyüdüğünü simgeleyen nostaljik bir devamlılık sürprizi olarak öne çıkıyor. Platformun yemek siparişinin ötesine geçen hizmet ağını, marketlerle genişleyen yapısını görünür kılan filmde, her detay titizlikle işlendi. Reklamda yer alan kedi görseli ise platformun ofis kedisi ‘Yemek’in yapay zekâ teknolojisiyle çalışan özel bir modellemesi olarak hikâyeye samimi bir dijital dokunuş katıyor. "Keyfin Yerine Gelsin" 25’inci yılda da merkezde Markanın sevilen sloganı "Keyfin Yerine Gelsin", 25’inci yıl filminde de dikkat çekiyor. Film, platformun 2001’deki mütevazı başlangıcından bugün 81 ilde milyonlarca kullanıcıya ulaşan hızlı ticaret platformuna dönüşümünü bir kuşak hikâyesi olarak aktarıyor. Türkiye’nin kolektif hafızasındaki en keyifli anlardan biri olan 2003 Eurovision zaferinin melodisi, platformun 25 yıllık yolculuğundaki keyif katma misyonuyla duygusal bir köprü kuruyor. Çeyrek asırlık tecrübe gerçek bir "Everyday App" vizyonuyla buluşuyor Delivery Hero’nun global stratejisiyle paralel olarak, önümüzdeki süreçte Yemeksepeti’ni bir sipariş platformunun ötesine taşıyarak gerçek bir "Everyday App"e dönüştürmeyi hedefleyen marka, 25 yıldır süregelen kullanıcı odaklı yaklaşımını yeni nesil hızlı ticaret anlayışıyla güçlendiriyor.
Türkiye lojistikte yeni oyun kuruyor: Mersin-Filyos-Rotterdam hattı
21 Nisan 2026 Salı - 13:30 Türkiye lojistikte yeni oyun kuruyor: Mersin-Filyos-Rotterdam hattı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO), uluslararası lojistik iş birliklerini geliştirme hedefi doğrultusunda Almanya’nın önde gelen liman işletmelerinden Duisport ile gerçekleştirdiği görüşmeler, Türkiye ile Avrupa arasında yeni bir lojistik koridorun oluşturulmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Gerçekleştirilen toplantıda, Mersin - Filyos hattı üzerinden Duisport Limanı’na alternatif taşımacılık modeli geliştirilmesi konusu ele alındı. Görüşmelerde özellikle Avrupa’daki entegre lojistik sistemlerinin Türkiye ile daha etkin biçimde bağlanması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı’nın stratejik konumuna dikkat çekerek, Doğu Akdeniz’den Avrupa’nın iç bölgelerine uzanan sürdürülebilir ve maliyet avantajı sağlayan bir taşıma koridorunun mümkün olabileceğini ifade etti. Duisport temsilcileri ise Avrupa’daki alternatif taşıma ağlarının etkin kullanımıyla daha çevreci ve rekabetçi lojistik çözümler sunulabileceğini belirtti. Maliyet düşecek, karbon emisyonu azalacak Görüşmeler kapsamında üzerinde çalışılan model; Mersin’den çıkacak yüklerin alternatif koridorlar üzerinden Rotterdam’a ulaştırılmasını, ardından Avrupa’nın iç kesimlerine nehir taşımacılığıyla dağıtılmasını öngörüyor. Söz konusu sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleniyor. "Mersin’i lojistik zincirin güçlü halkası yapacağız" Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’i yalnızca bir liman kenti değil, uluslararası lojistik zincirlerinin güçlü bir halkası haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Çakır, Duisport ile gerçekleştirilen görüşmelerin bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Projenin fizibilite çalışmalarının önümüzdeki süreçte derinleştirileceğini belirten Çakır, ilgili paydaşlarla iş birliği içinde somut adımlar atılmasının planlandığını ifade ederek, girişimin Türkiye’nin Avrupa ile ticaretinde yeni bir lojistik koridor oluşturma potansiyeli taşıdığını kaydetti. Duisport’ta teknik inceleme Ziyaret kapsamında MTSO heyeti, Duisport’ta teknik incelemelerde bulundu. Heyete Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri ile Bükreş Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri de eşlik etti. Program çerçevesinde limanın operasyonel kapasitesi, intermodal taşımacılık altyapısı ve sürdürülebilir lojistik uygulamaları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Görüşmelerde ayrıca Mersin ve Zonguldak’ın lojistik kapasitesi ile Mersin ve Filyos limanlarının stratejik konumları değerlendirilerek muhtemel iş birliği alanları ele alındı.
Denizli OSB’de devlet destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi
21 Nisan 2026 Salı - 13:28 Denizli OSB’de devlet destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü koordinasyonunda; Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, KOSGEB Denizli Müdürlüğü ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğiyle düzenlenen "Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı", Denizli OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya; Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı’nın yanı sıra çok sayıda sanayici ve firma yetkilisi katılım sağladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansmana erişimini kolaylaştırmak, üretim kapasitelerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantıda; güncel destek programları, başvuru süreçleri, destek unsurları ve sağlanan avantajlar kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında; Denizli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nden Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Müfit Manaz tarafından "Sanayi Sicil Bilgilendirme Sunumu" gerçekleştirilirken, Sınai Mülkiyet Danışmanı Av. Nuran Yıldırım tarafından "Marka Başvuru ve Tescil Süreçleri" hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. KOSGEB Denizli Müdürlüğü KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı tarafından İstihdamı Koruma Destek Programı, KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı, Re-Finansman Kefalet Programı ile KOSGEB desteklerine ilişkin güncel uygulamalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansı Uzmanı İrfan Sezgin tarafından "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Yılı Çağrı Duyurusuna ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Bölgedeki işletmelerin mevcut desteklerden en etkin şekilde yararlanmasını sağlamak ve doğru programlara yönlendirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Vodafone Busıness Tech Connect İstanbul’da iş dünyasının dijital geleceği konuşuldu
21 Nisan 2026 Salı - 13:22 Vodafone Busıness Tech Connect İstanbul’da iş dünyasının dijital geleceği konuşuldu Vodafone Business, iş dünyasının liderlerini ve teknoloji ekosistemini Tech Connect İstanbul etkinliğinde bir araya getirdi. 21 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, 5G başta olmak üzere yapay zekâ, bulut, IoT ve siber güvenlik teknolojilerinin iş dünyasına etkisi çok boyutlu olarak ele alındı. 14 Ocak’ta Ankara’da kamu ve özel sektör temsilcilerini 5G odağında bir araya getiren Tech Connect buluşmasının ardından, İstanbul etkinliği de Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri, teknoloji liderleri ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. İş dünyasının liderlerini Tech Connect İstanbul’da buluşturan Vodafone Business, 5G ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu dönüşüm fırsatlarını gündeme taşıdı. Etkinlikte dijital dayanıklılık ve güçlü altyapı, yapay zekâ ve veri güvenliği, bulut, IoT ve 5G teknolojilerinin dönüşüme olan etkisi ve uygulama alanları tartışıldı. Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "5G ile birlikte daha yüksek hız, daha düşük gecikme ve daha güçlü bir bağlantı dönemi başladı. Biz de iş ortaklarımızın teknolojik dayanıklılığını artırmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Teknolojiyi sadece sunmuyor, müşterilerimize nasıl kullanacakları konusunda da rehberlik ediyoruz" dedi. "Dijital dayanıklılık iş sürekliliğinin temel şartı oldu" Engin Aksoy, "Bugünün iş dünyasında hayat dijital bir nabızla atıyor; bağlantı ile hızlanan, gözle görülmeyen algoritmalarla yönetilen sistemlerimiz beklentiyi yeniden tanımlıyor. Operatör olarak, bu yolculukta en başından beri merkezi bir rol oynamış ve oynamaya devam eden bir kurumuz. Bugün Avrupa ve Afrika’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biriyiz; 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Teknoloji kabiliyetlerimiz ve değerlere dayalı iş yapış biçimimizle yapay zekâ ve hiper bağlantılı sistemlerin hayatımızın giderek daha büyük bir parçası hale geldiği, ‘veri egemenliği’ ve ‘veri özerkliği’ kavramlarının daha fazla önem kazandığı ‘dijital dayanıklılık’ çağına da en hazır kurumlardan biriyiz" dedi. "İş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz" Dijital dayanıklığın önemine vurgu yapan Aksoy, "Dijital dayanıklılık artık kurumların iş sürekliliğinin temel şartı, bizim için de ‘teknik bir başlık’ değil; iş modelimizin merkezindeki stratejik bir alan. İşletmelerin dijital dayanıklılığını artırmak için risk, iş sürekliliği, teknoloji dayanıklılığı, kriz yönetimi ve iç kontrol fonksiyonlarını entegre bir şekilde yönetiyoruz. İş ortaklarımıza sadece teknoloji sunmuyor; hangi teknolojiyi nasıl kullanacakları, iş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz. Vodafone Business olarak; iş ortaklarımızla birlikte düşünen, birlikte tasarlayan, birlikte uygulayan ve birlikte büyüyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu güçlü ekosistemi daha da büyüterek, Türkiye’nin dijital dönüşümünde birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Dijital rönesans iş dünyasını yeniden tanımlayacak" Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "Yapay zekâ, veri ve bağlantının kesişiminde yeni bir ‘dijital rönesans’ dönemine giriyoruz. Bu dönemde şirketler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi iş modelinin merkezine alan yapılara dönüşüyor. 2045’e doğru ilerlerken, iş dünyası sadece dönüşmeyecek, ‘dijital rönesans’ ile yeniden tanımlanacak. Çünkü bu dönem; teknolojinin iş modellerini dönüştürdüğü değil, işin kendisini yeniden yazdığı bir dönem olacak. Bugün dayanıklılık artık sadece ayakta kalabilmek değil; belirsizlik içinde yön bulabilmek ve bu belirsizliği avantaja çevirebilmek anlamına geliyor. Dayanıklılığı da güçlü bir dijital çekirdek, güvenliğin yeniden tasarlanması, değer üreten yapay zekâ ve adaptif insan kaynağı ile sağlayabiliriz. Tech Connect İstanbul da bu dönüşümü anlamak, gerçek iş senaryolarını deneyimlemek ve liderlere yeni bir perspektif sunmak açısından önemli bir buluşma noktası" dedi. Deneyim alanları ve vizyon oturumları öne çıktı Tech Connect İstanbul; ana sahne oturumlarının yanı sıra, siber güvenlik odağında gerçekleştirilen özel oturumlar ve deneyim alanları ile kapsamlı bir içerik sundu. Tech Connect İstanbul kapsamında; akıllı üretimden otonom sistemlere, bağlantılı cihazlardan veri odaklı perakende senaryolarına kadar geniş bir teknoloji ekosistemi katılımcılarla buluştu. Bu sayede gerçek iş senaryolarındaki uygulamaları interaktif olarak sergilenerek katılımcılara birebir deneyim fırsatı sunuldu. Bu alanlar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren yapısıyla etkinliğin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Etkinlikte iş dünyası liderleri, teknoloji sağlayıcıları ve sektör uzmanları; dijital dönüşüm, yeni nesil iş modelleri ve teknoloji yatırımlarının geleceği üzerine görüşlerini paylaşırken, katılımcılar Vodafone Business çözümlerini birebir deneyimleme fırsatı buldu.