EKONOMİ
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:01 Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:53 TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.
Ticaret Bakanlığı: "Türkiye-Malezya, STA kapsamında menşe kontrollerinde güçlendirilmiş dönem başladı"
10 Ekim 2025 Cuma - 11:45 Ticaret Bakanlığı: "Türkiye-Malezya, STA kapsamında menşe kontrollerinde güçlendirilmiş dönem başladı" Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamında menşe belgelerinin doğrulanmasına ilişkin kararlar düzenlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan 8 Ekim 2025 tarihli ve 33041 sayılı kararla birlikte Türkiye-Malezya serbest ticaret anlaşması kapsamında menşe kontrollerine ilişkin Ticaret Serbest Ticaret Anlaşması’nın şeffaf, adil ve güvenilir şekilde uygulanması kararı yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kararla birlikte, STA kapsamında ibraz edilen menşe ispat belgelerine ilişkin kontrollerde, ihracatçı ülke makamlarının yanı sıra ithalatçılardan da bilgi ve belge talep edilmesi mümkün hale geldi. Açıklamada, yapılan düzenleme ile menşe belgelerinin doğrulanma süreçlerinde hem ihracatçı hem de ithalatçı tarafın sorumlulukları güçlendirilmiş, böylece Serbest Ticaret Anlaşması’nın şeffaf, adil ve güvenilir şekilde uygulanmasının sağlandığı belirtildi. Menşe kontrollerinde yeni dönem başlıyor Ticaret Bakanlığı, yapılan düzenlemelerle birlikte gümrük idareleri; tercihli rejimden yararlanmak üzere ibraz edilen menşe belgesine ilişkin şüphe bulunması halinde, anılan belgeyi ihracatçı ülke yetkili makamına doğrulama için gönderebilecek veya ithalatçıdan doğrudan bilgi talep edilebileceğini açıkladı. Aynı zamanda açıklamada, ithalatçıdan bilgi talep edilmesi durumunda, yönetmelik Ek-5’te yer alan formun eksiksiz doldurulması ve destekleyici belgelerle birlikte 3 ay içinde ilgili gümrük idaresine sunulması zorunlu hale getirildiği ifade edildi ve ithalatçılar, beyan ettikleri menşe bilgilerinin doğruluğunu kanıtlayabilecek ek belgeleri sunmakla da yükümlü olduğu bildirildi. Ticaret Bakanlığı’nca yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Gümrük Kanunu’nun 11’inci maddesi uyarınca, gümrük işlemlerine taraf olan kişiler zaten gümrük idarelerinin talep ettiği bilgi ve belgeleri belirlenen sürelerde sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle yapılan değişiklik, ilave bir yükümlülük getirmemekte, sadece mevcut STA yükümlülüklerimizin etkin şekilde uygulanmasına hizmet etmektedir. Kural temelli uluslararası ticaret sisteminin güçlü savunucularından biri olan Türkiye, birçok ülke ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları aracılığıyla adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir ticaret ilişkilerinin geliştirilmesini hedeflemektedir. Bu anlaşmalar; taraf ülkeler arasında ticaret ve yatırımın artırılmasının yanı sıra, yeni tedarik zincirlerinin oluşmasına ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlenmesine de katkı sağlamaktadır." "Kurallarının doğru ve titiz uygulanması, STA’lardan etkin faydalanmanın temel unsurlarından biridir" Bakanlık yaptığı açıklamada, yeni düzenlenmeyle Türkiye-Malezya arasındaki ticari avantajlardan taraf firmaların adil ve kurallara uygun biçimde yararlanmasının hedeflendiğini belirtilerek, "Küresel ticarette tedarik zincirlerinin giderek karmaşıklaştığı günümüzde, menşe kurallarının doğru ve titiz uygulanması, STA’lardan etkin faydalanmanın temel unsurlarından biridir. Bu çerçevede, ülkemiz uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını etkin biçimde kullanarak, STA ortaklarıyla idari iş birliği mekanizmalarını güçlendirmeye devam etmektedir. Türkiye-Malezya STA çerçevesinde yürütülen bu değişiklik süreci, Malezya makamlarıyla yakın diyalog ve teknik iş birliği içerisinde hayata geçirilmiştir. Yeni uygulama ile hedef; 2 ülke arasında menşe kontrollerinin daha etkin hale getirilmesi, STA’nın sağladığı ticari avantajlardan taraf firmaların adil ve kurallara uygun biçimde yararlanmaya devam etmesidir. Menşe kontrollerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar, Malezya başta olmak üzere diğer STA ortaklarımızla da karşılıklı güven, koordinasyon ve etkin iş birliği içerisinde sürdürülecektir" ifadeleri yer aldı.
Tek Enerji, sürdürülebilir gelecek için küresel ortaklıklarını güçlendiriyor
10 Ekim 2025 Cuma - 11:23 Tek Enerji, sürdürülebilir gelecek için küresel ortaklıklarını güçlendiriyor Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden TEK Enerji, Avrupa’daki büyüme stratejisi kapsamında yeni iş birliklerine imza attı. Şirket, İtalya’nın Verona kentinde düzenlenen Solar & Storage Exhibition İtaly 2025 fuarı süresince, enerji sektörünün önde gelen temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda çeşitli stratejik ön mutabakat anlaşmalarını hayata geçirdi. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Şahintaş ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ata Ceylan, Avrupa enerji pazarının önde gelen firmalarıyla bir araya gelerek yenilenebilir enerji ve enerji depolama teknolojilerindeki gelişmeleri değerlendirdi. TEK Enerji, bu temaslar sayesinde Avrupa genelindeki sürdürülebilir enerji yatırımlarını güçlendirmeye ve yeni ortaklıklarla küresel ağını genişletmeye hazırlanıyor. "Avrupa’da yenilenebilir enerji dönüşümüne katkı sunuyoruz" TEK Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Şahintaş, Avrupa’da enerji dönüşümünün giderek hız kazandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Yenilenebilir enerji yatırımları artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik büyümenin ve teknolojik ilerlemenin temel unsuru haline geldi. TEK Enerji olarak, Avrupa’da yürüttüğümüz projelerle sürdürülebilir büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Solar & Storage Exhibition İtalya 2025, Avrupa’nın enerji dönüşüm vizyonunu yakından görmemiz açısından son derece verimli bir etkinlik oldu. Yeni iş birlikleriyle hem ülkemizin temiz enerji vizyonuna hem de Avrupa’nın yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz." Güçlü iş birlikleri, yenilikçi teknolojiler Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ata Ceylan ise etkinlik kapsamında yaptığı değerlendirmede enerji sektörünün küresel dönüşüm sürecine dikkat çekti. Ceylan, "Dünyanın sıfır karbon hedeflerine ulaşması, enerji sektörünün ortak bir çabayı ortaya koymasını gerektiriyor. Bu hedefe ancak yenilikçi teknolojiler, güçlü iş birlikleri ve uzun vadeli stratejilerle ulaşabiliriz. Biz de TEK Enerji olarak, bu dönüşümün parçası olmayı ve bilgi paylaşımını sürdürmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yozgat’ta milyonlarca metreküp mermer işletmecisini bekliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 11:08 Yozgat’ta milyonlarca metreküp mermer işletmecisini bekliyor Türkiye’nin önemli mermer rezervleri arasında gösterilen Yozgat’ın Çayıralan ilçesi Akdağ bölgesindeki mermer ocakları, uzun süredir işletmecisini bekliyor. 1969 yılında Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından bölgede yapılan etüt çalışmaları sonucunda hazırlanan rapora göre Akdağ bölgesinin milyonlarca metreküp mermer rezervine sahip olduğu belirlendi. Raporda özellikle pembe renkli kristalen dolomitler, gri-beyaz ve siyah renkli kristalen kalkerlerin teknik ve ekonomik açıdan mermer olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğu kaydedildi. MTA raporunda şu ifadeler yer aldı: "Etüt sahasının yüksek kesimlerinde bulunan pembe renkli kristalen dolomitik mermerler, sık dokulu ve küçük kristalleri ile yüksek kaliteli olarak değerlendirilmektedir. Gri-beyaz renkli mermerler ise makrokristalin kalker özelliği taşımakta olup, kristallerinin büyüklüğü kalite üzerinde doğrudan etkilidir. Bu tür mermerlerin iç ve dış mekan kaplamalarında kullanımı, gerekli teknik analizler sonrasında netleşebilir." "2 bin 800 hektar mermer yatakları Türkiye’nin ortalama zenginlik açısından en büyük sahası" Çayıralan’da yaşayan iş adamı Süleyman Kandemir, söz konusu mermer sahasının işletmeye açılması halinde bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. 2 bin 800 hektarlık alanda yer alan mermer rezervinin önemine dikkat çeken Kandemir, "İçinde bulunduğumuz saha Akdağ mevkii Çayıralan. 2 bin 800 hektar mermer yatakları Türkiye’nin ortalama zenginlik açısından en büyük sahası. Etibank’ta şu anda ve kapalı bu saha. Bugüne kadar işletmeci henüz gelmedi. Neden gelmedi? Türkiye’deki maden işletmeciliğinin maliyetleri çok yüksek. Özellikle mermerde görmüş olduğumuz yüzeylerde uzun yıllarda sarı mermer çatlaklar oluşuyor. Neden oluşuyor? Depremlerden oluşuyor. Dolayısıyla da yerin altına girebilecek teknolojide henüz Türkiye’de işletmecilik anlayışı da çok zayıf. İtalya’da ve diğer dünya ülkelerinde bu iş dağın altına girerek, çatlakları arındırılmış bölgeden sabun kalıpları gibi çıkartılıyor ve ticari manada, verimlilik manasında, karlılık manasında yüksek mermerler üretiliyor" dedi. "Bulunduğumuz bölge gül rengi" Bölgede çıkarılan mermerin ‘rose’ yani gül rengi olduğunu belirten Kandemir, bu rengin Türkiye’de nadir bulunduğunu da vurguladı. "Şu anda bulunduğumuz bölgenin rengi roze, yani gül rengi. Şu anda Türkiye’de ender bulunan mermerlerden birisi bu bölgede. Yani çok büyük bir zenginliğimiz var. Eğer bu zenginliğimizi, bizi duyup da buraya gelmek isteyen yatırımcılar olursa hem Yozgat kazanır, hem Türkiye kazanır hem de sanayicimiz büyük paralara erişmiş olur" diye konuştu.
Yatırım Danışma Komitesi uluslararası şirket yöneticilerini siyasi yetkililerle bir araya getirecek
10 Ekim 2025 Cuma - 10:47 Yatırım Danışma Komitesi uluslararası şirket yöneticilerini siyasi yetkililerle bir araya getirecek Yatırım Danışma Komitesi, yarın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde toplanacak. Uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticilerinin ülkenin en üst düzey politika yapıcıları ile bir araya geleceği toplantının ana gündem maddesi "küresel tedarik zincirleri ve dijital yatırımlar" olacak. Yatırım Danışma Komitesi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yarın Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde toplanıyor. Toplantıda 11 ülkeden 30’dan fazla uluslararası şirketin üst düzey yöneticileri ve iş dünyası temsilcileri, ‘Küresel Tedarik Zincirleri’ ve ‘Dijital Yatırımlar’ başlıklarında görüş ve önerilerini paylaşacak. Toplantıya Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu’nun yanı sıra iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarını temsilen TOBB Başkan Yardımcısı Şekip Avdagiç, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, TÜSİAD Başkan Yardımcısı Ozan Diren, YASED Başkanı Tolga Demirözü, MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir ve DEİK Başkanı Nail Olpak katılacak. Türkiye’nin iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine küresel bir vizyon kazandırmak amacıyla uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin en üst düzey politika yapıcılarıyla bir araya getirecek olan toplantıda, pandemi sonrası dönem, iklim krizi ve jeopolitik kırılmaların küresel tedarik zincirlerinde ortaya çıkardığı etkiler, güvenilir üretim ve lojistik ortaklarının önemi ele alınacak. Öte yandan Türkiye’nin hızla büyüyen teknoloji girişimciliği ekosistemi, özellikle yapay zeka, büyük veri, 5G ve siber güvenlik, ekonomik büyümenin ve toplumsal dönüşümün ilgili alt başlıkları da komitenin gündeminde bulunuyor. Bu yıl toplantının ana gündemi "küresel tedarik zincirleri ve dijital yatırımlar" olacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayacak toplantında, Bakan Şimşek ile Bakan Kacır birer sunum yapacak. Program, ilgili uluslararası şirket temsilcilerinin katılımıyla sırasıyla ‘Küresel Tedarik Zincirleri’ ve ‘Dijital Yatırımlar’ başlıklı iki oturumla sürecek. Yatırım Danışma Komitesi, uluslararası şirketlerden alınan önerilerin politika tasarımına yansıtılmasına yönelik istişare platformu niteliği taşıyor. Geçen yıl paylaşılan öneriler doğrultusunda teşvik sisteminin güncellenmesi, İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesi, Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıkları ve 5G altyapısına ilişkin ihale çalışmalarının ilerletilmesi gibi adımlar atılmıştı.
Segway, stratejik pazarlara yatırımlarını artırmaya hazırlanıyor
10 Ekim 2025 Cuma - 10:43 Segway, stratejik pazarlara yatırımlarını artırmaya hazırlanıyor Mikromobilite, motor sporları ve tüketici robotiği alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Segway, Çin’deki akıllı fabrikasında düzenlediği zirvede, küresel iş ortaklarıyla bir araya geldi. Mikromobilite şirketi Segway, 18-19 Eylül tarihlerinde "Yolculuğa Öncülük Et, Geleceği Şekillendir" temasıyla düzenlediği küresel iş ortakları konferansında, dünyanın dört bir yanından iş ortaklarını Çin’in Changzhou kentindeki akıllı fabrikasında ağırladı. Segway, hızla gelişen mikromobilite sektöründe uzun vadeli işbirliklerini ve ortak büyümeye olan bağlılığını vurguladığı etkinlikte, küresel iş ortaklarıyla güven tazeledi ve kilit pazarlara yatırımlarını artırarak sürdürme taahhüdünü yineledi. İki gün süren zirve kapsamında akıllı fabrikasının kapılarını iş ortaklarına açan şirket, teknolojik gücünü ve üretim kabiliyetlerini sergiledi. Konuklar, Segway’in akıllı fabrikasını, Ar-Ge laboratuvarlarını ve deneyim mağazalarını gezme şansı bulurken, aynı zamanda şirketin en yeni elektrikli kick-scooter, e-bisiklet, SSV ve UTV modellerini bizzat inceledi. Konferans, iş ortaklarına şirketin araştırma, üretim ve kalite kontrol kabiliyetleri hakkında ilk elden detaylı bilgiler sağladı. Segway’in inovasyon felsefesinin merkezinde kullanıcı olduğunu vurgulayan Segway-Ninebot Başkanı Vincent Chen, "Kullanıcı ihtiyaçlarını her zaman inovasyonun merkezine koyuyoruz. Hedefimiz, sürekli teknolojik gelişmelerle daha güvenli, daha akıllı ve daha konforlu ürünler sunmak" dedi. Chen, yüksek performanslı GT ve zorlu arazilere uygun ZT serilerinden günlük şehir içi ulaşım için tasarlanmış F ve E serilerine kadar uzanan ve her ihtiyaca yanıt veren geniş ürün yelpazesinin, kullanıcı odaklı yaklaşımlarının somut bir sonucu olduğunun altını çizdi. Segway’in iş ortaklarına olan bağlılığını ve gelecek taahhütlerini dile getiren Segway Mikro Mobilite CMO’su Johnny Zhang ise "Bayilerimizi ve bölgesel büyümeyi desteklemek, tüm ekosistemimiz için bir kazan-kazan modeli oluşturmak konusunda kararlıyız. Genç, güvenilir, profesyonel ve yenilikçi markamızın temel değerlerini daha güçlü bir şekilde anlatmak için kilit bölgelerdeki pazarlama yatırımlarımızı artıracağız" dedi.
Yozgat’ta milyonlarca metreküp mermer işletmecisini bekliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 10:35 Yozgat’ta milyonlarca metreküp mermer işletmecisini bekliyor Yozgat’ın Çayıralan ilçesi Akdağ bölgesinde yer alan ve geçmişte işletilen mermer ocakları, uzun süredir işletmeci bekliyor. Türkiye’nin önemli mermer rezervleri arasında gösterilen bölge, işletmeci bulunamaması nedeniyle yıllardır atıl durumda. 1969 yılında Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından bölgede yapılan etüt çalışmaları sonucunda hazırlanan raporda, Akdağ bölgesinin milyonlarca metreküp mermer rezervine ev sahipliği yaptığı belirtildi. Raporda, özellikle pembe renkli kristalen dolomitler, gri-beyaz ve siyah renkli kristalen kalkerlerin teknik ve ekonomik açıdan mermer olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğu kaydedildi. MTA raporunda şu ifadeler yer aldı: "Etüt sahasının yüksek kesimlerinde bulunan pembe renkli kristalen dolomitik mermerler, sık dokulu ve küçük kristalleri ile yüksek kaliteli olarak değerlendirilmektedir. Gri-beyaz renkli mermerler ise makrokristalin kalker özelliği taşımakta olup, kristallerinin büyüklüğü kalite üzerinde doğrudan etkilidir. Bu tür mermerlerin iç ve dış mekan kaplamalarında kullanımı, gerekli teknik analizler sonrasında netleşebilir." "2 bin 800 hektar mermer yatakları Türkiye’nin ortalama zenginlik açısından en büyük sahası" Çayıralan’da yaşayan iş insanı Süleyman Kandemir ise söz konusu mermer sahasının işletmeye açılması halinde bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacağını söyledi. 2 bin 800 hektarlık alanda yer alan mermer rezervinin önemine dikkat çeken Kandemir, şunları kaydetti: "İçinde bulunduğumuz saha Akdağ mevki Çayıralan. 2 bin 800 hektar mermer yatakları Türkiye’nin ortalama zenginlik açısından en büyük sahası. Etibank’ta şu anda ve kapalı bu saha. Bugüne kadar işletmeci henüz gelmedi. Neden gelmedi? Türkiye’deki maden işletmeciliğinin maliyetleri çok yüksek. Özellikle mermerde görmüş olduğumuz yüzeylerde uzun yıllara sarı mermer çatlaklar oluşuyor. Neden oluşuyor? Depremlerden oluşuyor. Dolayısıyla da yerin altına girebilecek teknolojide henüz Türkiye’de işletmecilik anlayışı da çok zayıf. İtalya’da ve diğer dünya ülkelerinde bu iş dağın altına girerek çatlakları arındırılmış bölgeden sabun kalıpları gibi çıkartılıyor ve ticari manada verimlilik manasında karlılık manasında yüksek mermerler üretiliyor." "Bulunduğumuz bölge ‘rose’ gül rengi" Bölgede çıkarılan mermerin ‘rose’ yani gül rengi olduğunu belirten Kandemir, bu rengin Türkiye’de nadir bulunduğunu da vurguladı. "Şu anda bulunduğumuz bölgenin rengi roze yani gül rengi. Şu anda Türkiye’de ender bulunan mermerlerden birisi bu bölgede. Yani çok büyük bir zenginliğimiz var. Eğer bu zenginliğimizi bizi duyup da buraya gelmek isteyen yatırımcılar olursa hem Yozgat kazanır, hem Türkiye kazanır, hem de sanayicimiz büyük paralara erişmiş olur."
Samsun’da bu yıl 17 bin 961 kişi işe yerleştirildi
10 Ekim 2025 Cuma - 10:32 Samsun’da bu yıl 17 bin 961 kişi işe yerleştirildi Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlerle hem iş arayanlara hem de işverenlere katkılar sundu. Kurumun yıl boyunca gerçekleştirdiği çalışmalarla 17 bin 961 kişi istihdam edildi. Samsun İŞKUR tarafından 2025 yılı içinde 490 İşbaşı Eğitim Programı düzenlenirken, bu programlardan bin 418 kişi yararlandı. Ayrıca 36 farklı meslek edindirme kursu aracılığıyla 677 katılımcıya meslek kazandırıldı. İşbaşı Eğitim Programlarında sektörel dağılımda ise 215 farklı programla imalat sektörü ilk sırada yer alırken, 114 programla toptan ve perakende ticaret sektörü ikinci sırada geldi. 24 binden fazla açık iş ilanı yayınlandı Yıl içerisinde Samsun İŞKUR tarafından toplam 24 bin 785 açık iş ilanı yayınlandı. Bu ilanların 24 bin 705’i özel sektör, 80’i ise kamu kurum ve kuruluşları tarafından verildi. Açık iş ilanları, iş ve meslek danışmanlarının gerçekleştirdiği işyeri ziyaretleri ve firma görüşmeleri sonucunda toplanarak İŞKUR’un internet sitesi üzerinden yayımlandı. Uygun adaylar firmalarla iş görüşmesine yönlendirildi. İstihdamda öne çıkan sektör: Hizmet 2025 yılında işe yerleştirilen 17 bin 961 kişinin 17 bin 884’ü özel sektörde, 77’si ise kamu kurumlarında istihdam edildi. İşe yerleştirilenlerin 7 bin 683’ü kadın, 10 bin 278’i ise erkek oldu. Sektörel dağılıma bakıldığında ise 8 bin 834 kişi hizmet sektöründe, 6 bin 295 kişi sanayi sektöründe istihdam edildi. 52 binden fazla bireysel görüşme İş ve meslek danışmanları tarafından kuruma başvuran vatandaşlarla 52 bin 717 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 24 bin 123 işyeri ziyareti yapılırken, 2 bin 63 eğitim ve öğretim kurumu ziyaret edilerek meslek danışmanlığı hizmeti sunuldu. İş kulübü liderleri tarafından dezavantajlı gruplara yönelik olarak bin 392 kişiye iş arama becerileri, özgeçmiş hazırlama ve mülakat teknikleri gibi konularda eğitimler verildi. Kayıtlı işgücü 156 bini aştı 2025 yılı verilerine göre Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nde kayıtlı işsiz sayısı 43 bin 344, toplam kayıtlı işgücü sayısı ise 156 bin 684 kişi olarak açıklandı.
İş Bankası’ndan Bismil Diyarbakır’da  Tarım İhtisas Şubesi
10 Ekim 2025 Cuma - 10:32 İş Bankası’ndan Bismil Diyarbakır’da Tarım İhtisas Şubesi Tarım, finans ve teknolojiyi bir araya getirerek çiftçileri yenilikçi çözümlerle buluşturan Türkiye İş Bankası, Tarım İhtisas Şubeleri ağını genişleterek sürdürülebilir üretimi desteklemeye devam ediyor. Banka, Diyarbakır’ın en önemli tarımsal üretim merkezlerinden olan Bismil’de 1981 yılından bu yana hizmet veren şubesini yeni konsept ve tasarımıyla Tarım İhtisas Şubesi olarak çiftçilerle buluşturdu. Türkiye İş Bankası’nın tarım bankacılığı stratejisinin bir parçası olan, uzmanlaşmış şube yapılanması çerçevesinde Bismil’de hizmete açtığı şube ile Türkiye’nin ve bölgenin ekonomisine, tarımsal gelişimine katkı sağlanması; tarımda modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bismil Diyarbakır Tarım İhtisas Şubesi’nin açılışı, İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit, banka ve kamu kesimi yöneticilerinin yanı sıra çiftçilerin katılımıyla gerçekleşti. "Her mevsimde umudunu tazeleyen üreticilerimize katkıda bulunmak çok kıymetli" İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit, şubenin açılışında yaptığı konuşmada Dicle nehrinin suladığı, toprağın suyla ve emekle buluştuğu Bismil’in tarih boyunca tarım kültürünün ve bereketli Mezopotamya’nın simgelerinden biri olduğunu belirterek; ilçede pamuk, mısır, buğday, arpa, mercimek gibi çok çeşitli tarımsal ürünler yetiştiğini söyledi. Geçen ay Diyarbakır’da pamuk üreticileriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Umut Yiğit, "Burada yetişen pamuğun yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada yüksek kalitesiyle bilinmesi, talep görmesi, üreticilerin emeklerinin karşılığını alabilmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Sabah erkenden traktörünün başına geçen, her yağmurun ardından toprağını kontrol eden, her yeni mevsimde umudunu tazeleyen üreticilerimizin emeğine katkıda bulunmak bizim için çok kıymetli" dedi. Bilginin, teknolojinin, finansmanın ve emeğin merkezi Tarımsal üretime bilgi, finansman ve teknoloji desteği sağlamak amacıyla ülke genelinde açılan Tarım İhtisas Şubelerinin sayısının 56’ya ulaştığını vurgulayan Yiğit, "Çiftçimizin bilgiye daha kolay ulaşacağı, üreticimizin emeğini görünür kılacağı, gençlerimizin ve çocuklarımızın tarıma ilgisinin artacağı, ihtiyaçlarına yönelik çözümler bulacağı bir merkez olması için Bismil’deki şubemizi de Tarım İhtisas Şubesi olarak hizmete sunduk" dedi. İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine de değinen Umut Yiğit, bütüncül bir yaklaşımla toprağı koruyan, suyu verimli kullanan, teknolojiyi üretimin içine entegre eden bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Basınçlı sulama sistemleri, kuraklığa dayanıklı tohumlar, anıza ekim gibi sürdürülebilir teknikler, doğru gübreleme ve hassas tarım uygulamalarının bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Yiğit, Bismil Tarım İhtisas Şubesi’nin bu dönüşüm sürecinde zirai okuryazarlık eğitimlerinin düzenlendiği, çiftçilerle bilgi paylaşımı ve yol arkadaşlığı yapılan bir merkez görevi üstleneceğini söyledi. Bismil Tarım İhtisas Şubesi açılışında İş Bankası’nın Meraklı Tohum Projesi çerçevesinde 6-10 yaş arası çocuklara tarım konulu drama atölyesi düzenlendi. Açılış töreninin ardından, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçilerle bir araya gelerek Türkiye’nin tarımsal üretimdeki potansiyeline, tarım alanında karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ilişkin bir sohbet gerçekleştirdi.
Tarım Bakanlığı: "Kuraklık nedeniyle şeker pancarı üretimini kısıtlamayacağız"
10 Ekim 2025 Cuma - 10:09 Tarım Bakanlığı: "Kuraklık nedeniyle şeker pancarı üretimini kısıtlamayacağız" Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan, pancarda kuraklığa bağlı üretim kısıtlamasının olmayacağını belirterek, "Birkaç yıl içinde pancarla ilgili bir kısıtlama, üretiminin azaltılması gibi bir politika gündemimizde yok. İklime bağlı kısıtlamamın, pancar üretiminin azaltılması söz konusu değil." dedi. Sinan, katıldığı bir programda, şeker ithalatı yapılmadığını ve yurt içi ihtiyacın tamamının şeker pancarı üretimiyle karşılandığını kaydetti. Türkiye’nin yıllık 22,5 milyon tonla pancar üretiminde Avrupa’da dördüncü sırada olduğunu dile getiren Sinan, yıllık 3 milyon ton şeker üretildiğini ve bunun 2 milyon 700 bin tonunun iç piyasa kullanıldığını geriye kalan kısmının ihracatta değerlendirildiğini anlattı. Bu yıl iklim şartları nedeniyle üretimde bir miktar azalma beklendiğini vurgulayan Sinan, "Geçen yıldan 560 bin ton şekerimiz var. Bu stok ve gelecek üretimle önümüzdeki yıl piyasada arz sıkıntısı ya da bir dalgalanma beklemiyoruz" diye konuştu. Sinan, şeker pancarı üretiminin sözleşmeli yapıldığını belirterek, üretimde bütün ürün verilerinin dikkate alınarak hareket edildiğini aktardı. Tarımda suyun önemine işaret ederek "su olmazsa olmaz" diyen Sinan, "Şeker pancarı çok su isteyen bir ürün. Bu nedenle de münavebe yapılarak üretim yapılan ürün." ifadesini kullandı. Sinan, Tarım ve Orman Bakanlığınca başlatılan üretim planlaması içinde pancarın da ayrı ve önemli bir yer tuttuğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "Bu birinci öncelik olmakla birlikte suya ihtiyaç duyulmayan alanlarda üretim çalışması içindeyiz. Doğu bölgesindeki pancar üreticisine üretim yapabilmeli için ayrıcalıklı öneriler getiriliyor. Su birinci öncelik olmak üzere yeni alınan karar gereği 4 yılda bir münavebe yapılma planları var. Halihazırda 3 yılda bir münavebe yapılıyor. Su birinci derecede önemli olduğu için bu yapılıyor." Ülkenin farklı noktalarında üretimin yapılmasına ilişkin çalışmaların olduğunu belirten Sinan, "Birkaç yıl içinde pancarla ilgili bir kısıtlama, üretiminin azaltılması gibi bir politika gündemimizde yok. İç piyasadaki tüketimin tamamını iç üretimle karşılamak zorundayız. İklime bağlı kısıtlamamın, pancar üretiminin azaltılması söz konusu değil." dedi. Sinan, kamış üretiminin Türkiye’de denendiğini ancak verimli sonuç alınmadığı için yapılmadığını hatırlatarak, bundan sonra da yapılacağını sanmadığını sözlerine ekledi.