EKONOMİ
Körfez turizminde dev atak 12 Mayıs 2026 Salı - 16:21:49 Almanya’dan Koca Seyit Havalimanı’na uçuşların artmasıyla birlikte, bölge turizmini canlandırmak için dev bir operasyon başlatıldı. Alman ve Rus acente temsilcilerini Edremit Körfezi’nde ağırlayan Edremit Ticaret Odası ve TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Temsilciliği, bölgeyi Antalya ve Alanya’ya alternatif "yeni destinasyon" olarak dünyaya tanıtmayı hedefliyor. Balıkesir’in Edremit Körfezi, Avrupa pazarında hak ettiği payı almak için kapılarını yabancı seyahat acentelerine açtı. TURSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanlığı, Edremit Ticaret Odası ve COOP TRR (Turizm Acenteleri Birliği) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon kapsamında; Almanya, Rusya ve Avrupa’nın çeşitli noktalarından gelen acente temsilcileri bölgenin tarihi, doğası ve tesislerini incelemek üzere 1 haftalık tura başladı. "Uçuşlar sadece yolcu değil, turist taşımalı" TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Başkanı ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ergün, Almanya uçuşlarındaki artışın turizm hareketliliğine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, "Acentelerimizi 1 hafta boyunca bölgemizde ağırlayacağız. Tesislerimizi, tarihimizi ve kültürümüzü yerinde göstereceğiz. İlerleyen aşamada kendilerine hazır tur paketleri sunacağız. Amacımız, bu uçuşların sadece bir ulaşım aracı olarak kalmaması, bölgedeki turist sayısını ve beklentisini artırmaktır" dedi. "Edremit kabuğundan çıkıyor" COOP TRR Genel Başkan Yardımcısı Halil Yalçın ise Edremit Körfezi’nin Türkiye’nin ilk destinasyon alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, "Maalesef yıllar içinde bölge kabuğuna çekilmiş ve dışarıyla teması kesmiş. Biz Türkiye’nin ilk turizm alanı olan bu körfezi yeniden canlandırmak istiyoruz. Alman, Rus ve Türk acentelerle birlikte buradayız. Tanıtım için taşın altına elini koyan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu güzellikleri yeniden dünyaya tanıtacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret değil" COOP TRR Almanya Müdürü Tatjana Kabadayı, özellikle Almanca ve Rusça konuşan acenteleri bölgeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kabadayı, "Türkiye’nin farklı bir yüzünü; termal otellerini, Kaz Dağları’nı ve denizini göstermek istiyoruz. Sağlık turizmi ve kültür turları için buradayız. Avrupalı turiste Türkiye’nin sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret olmadığını, buraların zengin kültürünü kanıtlamak amacındayız" diye konuştu. Heyet, 1 hafta sürecek program kapsamında Kaz Dağları’ndan termal tesislere, antik kentlerden kıyı bölgelerine kadar geniş bir rotada incelemelerde bulunacak.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:17 Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi Yeni chopper modeli BÖRÜ, özel organizasyonla gün yüzüne çıktı. Etkinlikte BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı ilk şase Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. TT Custom tarafından geliştirilen yeni chopper modeli BÖRÜ, düzenlenen özel organizasyonla tanıtıldı. BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı şase de Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. Buluşmada kullanıcılar Tarhan Telli ile bir araya gelerek kendi şase numaralarını belirledi. Yoğun ilgi nedeniyle 2027 yılının ikinci 6 ayına kadar olan tüm BÖRÜ modellerinin sahiplenildiği açıklandı. Üretim ve teslimat süreçleri, seçilen şase numarası sıralamasına göre ilerleyecek. Normal satış bedeli 1 milyon 599 bin TL olan özel üretim model, lansmana özel olarak ilk 21 adet için 888 bin TL fiyat ayrıcalığıyla satışa sunuldu ve 10 dakika içinde motosikletler sahiplerini buldu. Etkinlikte konuşan Tarhan Telli, "BÖRÜ sadece bir motosiklet değil, yılların emeği ve custom kültürünün gerçeğe dönüşmüş halidir. 2027 yılının ilk altı ayına kadar planlanan tüm TT Custom BÖRÜ üretimleri sahiplenildi ve üretim haklarının tamamen satıldı. Bu bizim için büyük bir gurur. Türkiye’nin markası olmak ve bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmek bizleri çok mutlu etti. Türk insanı tarih boyunca sadece savaş meydanlarında değil; üretimde, sanatta, ticarette ve hayallerinin peşinden giderken de gücünü tüm dünyaya göstermiştir. BÖRÜ de tam olarak bu ruhun yansımasıdır. Bir motosikletten fazlası Bir duruş, bir karakter, bir kimliktir’’ dedi. Berk Oktay ise 023 numaralı TT Custom BÖRÜ şasesini tercih ettiğini, bu sayının uğurlu rakam olduğunu ve basketbol oynadığı dönemlerde Michael Jordan’ın formasından etkilenerek bu numaraya özel bir bağ kurduğunu ifade etti. Eti Bisküvileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Tarhan Telli ile olan uzun yıllara dayanan çocukluk arkadaşlığının ardından, 013 numaralı özel TT Custom BÖRÜ siparişini kendisine ayırttığını açıkladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:12 Bakan Işıkhan: "Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sene 10’uncusu düzenlenen Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği’ temasıyla gerçekleştirilen programda iş kazaları oranlarının en aza indirilmesi ve gerekli önlemlerin en üst seviyede alınması hedefledi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacı olduğunu fakat modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği anlayışının Sanayi Devrimi’yle birlikte çok daha görünür hale geldiğinin altının çizdi. Işıkhan, zaman içerisinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının ‘iş kazası olduktan sonra müdahale eden’ klasik yaklaşımdan, ‘risk oluşmadan önce önlem alan’ koruyucu ve önleyici yaklaşıma evrildiğini aktardı. Gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünün altını çizen Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de; bu dönüşümü yakından takip eden değil; bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" Işıkhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklü olduğunu belirterek, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Işıkhan, "Bu Kanun ile birlikte; kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mensuplarıyız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformları hayata geçirdiklerini vurgulayan Işıkhan, Çalışanların sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördüklerini ifade etti. "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz" Işıkhan, gelinen noktada, artık iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca işyerlerinde ortaya çıkabilecek klasik risklerin konuşulmadığını söyleyerek, "İş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı da çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelliyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge; "sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite" ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında; önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Özellikle çocukların güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsediklerini dikkati çeken Işıkhan, güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inandıklarını söyledi. "Konferansın küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum" Işıkhan, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli rol üstlenen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası konferanslarımız, teknik iş birliklerimiz, Avrupa Birliği projelerimiz, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarımız ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz ortak programlarımız bu anlayışın en somut göstergesidir. Bu konferansın da ülkeler arasında bilgi paylaşımını artıracağına, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkı sunacağına ve küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Elbette önümüzde bizleri bekleyen hâlâ önemli sorumluluklar bulunmaktadır. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını daha da azaltmak zorundayız. Özellikle çok tehlikeli sektörlerde, daha güçlü tedbirler almak zorundayız. KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmak zorundayız. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorundayız. Ama şunu çok açık ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Konuşmasında emeklilerin Kurban Bayramı ikramiyelerinin yatırılacağı tarihleri de paylaşan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Tüm emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyorum. Şimdiden mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Buna göre gelir aylıklarının ödeme günü ayın 17, 18, 19, 20, 21 ve 22’si olanların mevcut gününde; gelir aylıklarının ödeme günü ayın 23’ü ile 24’ü olanlar ayın 21 Mayıs’ta ve gelir aylıklarının ödeme günü ayın 25’i ve 26’ı olanlar ise 22 Mayıs’ta bayram ikramiyeleri ve aylıklarını alacak. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geleceği: Sürdürülebilir İnsan Odaklı Yaklaşımlar’ oturumuyla devam etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:10 Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası işçileri greve çıkacak Çankırı’da bulunan Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında yaklaşık 5 aydır süren toplu iş sözleşmesinde anlaşmaya varılmaması sebebiyle grev kararı alındı. Türkiye’nin en büyük lastik üretim tesislerinden biri olan Çankırı’daki Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmesinde taraflar arasında anlaşma sağlanmaması sebebiyle grev kararı alındı. 7 Mayıs’ta alınan karar kapsamında anlaşmaya varılamazsa fabrika işçileri 2 Haziran’da iş bırakacak. Alınan kararla ilgili açıklamalarda bulunan Petrol-İş Sendikası Çankırı Şube Başkanı Halil İbrahim Topçu, ocak ayından beri devam eden görüşmelerde netice alamadıkları için grev kararını aldıklarını ifade etti. "Anlaşma olmazsa grev hakkımızı kullanacağız" 2024 yılında da işçilerin haklarını 43 süren grevle aldığını dile getiren Topçu, "Petrol-İş Sendikası ile Sumitomo arasında devam eden toplu iş sözleşmesi sürecimiz ocak ayında başladı. Ancak geçen süreçte ne yazık ki herhangi bir sonuç elde edemedik. 7 Mayıs tarihinde grev kararımızı aldık, işverene tebliğ ettik, ilan panolarına astık ve kamuoyuyla paylaştık. Grevimizi uygulayacağımız tarih ise 2 Haziran’dır. Bu tarihe kadar görüşmelerimiz devam edecek. Müzakereyle sonuç alınırsa masada anlaşacağız, aksi halde grev hakkımızı kullanacağız. 2024 yılında da aynı süreci yaşadık. Son ana kadar taleplerimize yanaşmadılar ve biz greve çıktık. 43 gün süren grevin sonunda da haklı taleplerimizi elde ettik" dedi. "İşverenin çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi" Taleplerinin firma tarafından karşılanmadığını söyleyen Topçu, "Yaşanan enflasyon ve kayıplarımızın telafisi için bir taslak oluşturduk. 14 Nisan’da arabulucu toplantımızı gerçekleştirdik. Ancak işveren, 6 aylık enflasyon oranının üzerine çıkmadı. İlk olarak yüzde 13-19 arasında teklif sundular, sonrasında yüzde 13’te kaldılar. Biz ise taslağımızdaki yüzde 33’lük talebi yüzde 25’e kadar esnetmemize rağmen işveren bunu da kabul etmedi. Bizim için grev bir amaç değil, araçtır. Ancak mecbur kalındığında kullanmaktan da çekinmeyiz. İşverenin gece gündüz emek veren çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi. Anadolu’da da grev yapılabileceğini biz gösterdik. 43 gün boyunca aslanlar gibi mücadele ettik. Biz masada anlaşmak istiyoruz ancak işveren mevcut kazanımlarımızı geriye götürmek istiyor. Üç ay boyunca ciddi bir teklif sunulmadı ve enflasyonun altında teklifler verildi. Bu anlayış devam ederse, 2 Haziran’da yeniden greve çıkacağız" dedi.
Mesir Ticaret Fuarı kapılarını 32’nci kez açtı
21 Nisan 2026 Salı - 19:08 Mesir Ticaret Fuarı kapılarını 32’nci kez açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. "Manisa Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor" Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, ortak akıl ve işbirliğine vurgu yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, "Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin geleceğini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür" diye konuştu. "Yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor" 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, "Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum" dedi. Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, "Mesir demek, Manisa demek" dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.
KUTSO Heyeti, Kanton Fuarı’nda küresel iş birliği fırsatlarını değerlendirdi
21 Nisan 2026 Salı - 18:13 KUTSO Heyeti, Kanton Fuarı’nda küresel iş birliği fırsatlarını değerlendirdi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Çin’in Guangzhou kentinde düzenlenen Kanton Fuarı kapsamında önemli temaslarda bulundu. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat başkanlığında 13-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen iş ziyareti programına, yönetim kurulu üyeleri ile oda üyesi firma temsilcileri katıldı. Heyet, program süresince uluslararası ticaret ağlarını yerinde inceleyerek yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Dünya ticaretinin en önemli organizasyonları arasında yer alan Kanton Fuarı’nın açılış programına katılan heyet, farklı ülkelerden iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelerek küresel ticaret dinamiklerini yakından gözlemledi. Fuar kapsamında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler yapılırken, özellikle ihracat odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik temaslar ön plana çıktı. Program kapsamında KUTSO heyeti, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal ve Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel ile de bir araya geldi. Görüşmelerde Çin pazarı, ihracat imkanları ve Türk firmalarının küresel rekabet gücünün artırılmasına yönelik değerlendirmeler ele alındı. Ticaret Ataşeliği tarafından yapılan bilgilendirmelerde; Çin pazarına giriş süreçleri, bölgesel ticaret planlaması, doğru iş ortaklarının seçimi ve güvenilir platformların kullanımı gibi konular öne çıktı. Ayrıca ticari ilişkilerde resmi ve güçlü sözleşmelerin önemine dikkat çekilerek, dijital kanallar üzerinden yürütülen gayriresmî süreçlerin risklerine vurgu yapıldı. Toplantılarda, uluslararası fuar katılımlarının stratejik şekilde planlanması gerektiği ifade edilirken, büyük organizasyonlar sonrasında yapılacak hedef odaklı iş görüşmelerinin firmalar açısından daha verimli sonuçlar doğuracağı belirtildi. Kütahya özelinde ise ihracatın sürdürülebilirliği, firmaların uluslararası pazarlarda kalıcılığı ve kurumsal yapıların güçlendirilmesi konuları gündeme geldi. Programın sonunda KUTSO heyeti, Guangzhou’nun tarihi ve kültürel noktalarını da ziyaret ederek temaslarını tamamladı.
Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor
21 Nisan 2026 Salı - 17:10 Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek"
21 Nisan 2026 Salı - 16:41 Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek" Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan "Bursa’da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, dünya nüfusundaki artışa dikkati çekerek, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi" başladı. BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Bursa’da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılış konuşmalarını, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUÜ Zirat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Tarım ve Orman Bakanlığı BÜGEM İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel ile Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan yaptı. Vali Yardımcısı Doğan, tarımda uluslararası rekabet olduğunu vurgulayarak, artık diğer ülkelerle hem ekonomik hem de gıda güvenliği olarak mücadele edildiğini anlattı. Dünya nüfusundaki artışa dikkati çeken Doğan, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bu yüzden babadan kalma yöntemler yerine daha bilimsel yüksek verim hedefli üretim yapılmasına gerektiğini belirten Doğan, "Gençlerin üretimde olması önemli. Kongreye katılıma baktığımızda orta yaş ve üzeri kişiler var genellikle. Gençlerin daha çok katılımının sağlanması gerekir. Salonda gençlerin olması gerekir" ifadesini kullandı. Hatunoğlu ise pandemi, küresel krizler ve savaşların tarımsal üretimi ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Gıda güvenliğinin bağımsızlık kadar önemli hale geldiğine dikkati çeken Hatunoğlu, "Tarımın geleceği gençlerdedir. Tarıma olan ilgilerinin azaldığını görüyoruz. Gençler tarımda kazanabildiklerini görmeli. Sektöre adım atabilmeli, bilgi ve eğitimlerini katma değerli üretime dönüştürebilmelidirler. Bu yüzden gençlerin teşvik edilmesi çok önemli. Özel finans modelleri ve uygulamalı eğitimler gibi somut adımların hayata geçirilmesini önemsiyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından "Tarımsal Üretim" başlıklı panele geçildi. Oturum başkanlığını Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy’un yaptığı panelde; Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan "Bursa Tarım Eğitiminde 135. Yıl", Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkan Yardımcısı Prof .Dr. Ayzin Küden "Tarım Eğitiminde Akreditasyon", Tarım ve Gıda Etiği Derneği Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ "Tarımsal Üretim ve Etik", BUÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu "Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi", BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban ise "AB Yeşil Anlaşması ve Tarım Sektörü" konulu konuşma yaptı. Kongrenin öğleden sonraki programı "Tarımda Sürdürülebilirlik" başlıklı panel ve kongre çalıştay raporlarının sunumuyla devam etti. Yarınki oturumlarda ise, güncel üretim yapısı ve sektörel sorunlar, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği, tarım–sanayi entegrasyonu, AB Mevzuatı ve regülasyonlar, ihracat ve markalaşma, dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve gelecek vizyonu gibi konular, akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler, üreticiler ve sektör paydaşlarının katılımıyla çok yönlü ele alınacak.
Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı
21 Nisan 2026 Salı - 16:31 Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı
21 Nisan 2026 Salı - 16:29 Diyarbakır’da "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı" açıldı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen "17. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk, Süt Endüstrisi ve Veterinerlik Fuarı", yaklaşık 125 firmanın katılımıyla başladı. Fuar ve Kongre Merkezindeki açılışa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, belediye başkanları, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, firma temsilcileri ve çiftçiler katıldı. Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı burada yaptığı konuşmada, fuarın, potansiyelin ortaya konulduğu, bölge üreticisinin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi. Valilik olarak, kalkınma önce toprakla başladığını bildiklerini belirten Gölbaşı, "Tarımı güçlü olan bir bölgenin ekonomisi de sosyal hayatı, geleceğe güvenle bakışı da güçlü olur. Bu anlayışla kamu kuruluşlarımız, üniversitemiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz bir araya gelerek bu fuarı bir gelenek haline getirmiştir. Bu fuarın en kıymetli yanı sadece makine ve ekipman sergilenmesi değil, çiftçimizde üreticinin, alıcıyla satıcının bilgi ile tecrübenin buluştuğu eko sistemdir. Bu yıl ki fuarda yurt dışından özelikle komşularımızdan gelen yoğun ilgi bizi ayrıca memnun etmiştir" dedi. "Dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor" İl Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, kentin yaklaşık 6,5 milyon tarım arazisine sahip olup bunun 4 milyon 220 bin dekarı ekonomik olarak sulanabilir durumda olduğunu ifade etti. Bugün itibariyle 1 milyon 587 bin dekarı sulanıyor olup bunun da 1 milyon 23 bin dekarı DSİ tarafından, geriye kalan 564 bin dekarı da çiftçiler tarafından sulanmakta olduğunu aktaran Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapımı devam eden Silvan Barajıyla birlikte 2 milyon 350 bin dekarlık alınımız daha sulanmaya açılmış olacak ve bu da Türkiye’de ikinci bir Çukurova olacak. Bundan sonraki süreçte dünyanın en iyi üç ovasından biri olan Çukurova’ya rakip olarak Mezopotamya Ovası geliyor. Biz, tarımsal üretimde çok ciddi bir üretim potansiyeline sahibiz. Ancak katma değeri düşük ürünlerimiz var. Bu fuarında ürünlerimizin katma değerini artıracağına, ona vesile olacağına canı gönülden inanıyorum." Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise başta valilik, büyükşehir belediyesi olmak üzere bize destek veren, bu fuara güç veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ettiğini söyledi. Fuarın 5 gün süreceğini belirten Kaya, "Diğer fuara göre daha katılımcının arttığı bir fuar düzenliyoruz. Geçen yıl yaklaşık 126 bin kişinin ziyaret ettiği fuarımıza bu yıl 300 marka burada sergilenecek. Yaklaşık 125 firmamızın çatısı altında 300 marka fuarda çiftçilerimizle buluşacak. Tarım, bu bölgenin vazgeçilmezi" diye konuştu. Silvan Barajının yapılmasıyla birlikte sulanabilir alan 4 milyon dönüm olacağını kaydeden Kaya, "Nerdeyse Hollanda’nın yarısı kadar sulanabilir bir alanımız var. Hollanda’nın ihracatına baktığımız zaman tarım ihracatı 120 milyar avro civarında. Bizde güneş, toprak, beşeri kaynağımız, suyumuz da var. Burada bir yanlış yapıyoruz. Aslında tarımın temel unsurları olan suyu, toprağı, güneşi ve insan kaynağını doğru değerlendirdiğimiz takdirde Türkiye’nin değil ithal etmek, tek başına Diyarbakır bile Türkiye’nin tarım ihtiyacını karşılayacak potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Bu fuarlar tam da bunlar için önemli. Çiftçimizi sıradan üretimlerden çıkarıp modern, ekonomik katma değeri fazla nasıl ürünlere yönlendirebiliriz, bunu yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Mart ayında 2,6 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
21 Nisan 2026 Salı - 16:21 Mart ayında 2,6 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2,6 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Mart ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, Mart ayında 2,6 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 büyüme ile 791,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Mart ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 146,2 milyon, banka kartı sayısı 214,7 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 97,9 milyon adet oldu. 2025 yılının Mart ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 11’lik, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 13’lük düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 458,8 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösterdi Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 2.608,3 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.218,8 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 380,9 milyar TL’sinde banka kartları, 8,6 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 60 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -76 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mart ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.021,3 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 697,6 milyon adedinde banka kartları, 34,7 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 26 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -73 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 artarak 791,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 257,2 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1.153,2 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 849,8 milyar TL oldu. Mart ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz"
21 Nisan 2026 Salı - 16:02 Başkan Oral: "Birliktelik ve kümelenme ile Erzurum ticaretine yeni bir ufuk açıyoruz" Erzurum Ticaret Borsası, şehrin ticari geleceğini şekillendirecek önemli bir yatırım için ilk resmi adımı attı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi Projesi kapsamında kurulan Sınırlı Sorumlu Borsa Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin ana sözleşmesi imzalanarak süreç resmen başlatıldı. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Meclis Başkanı Yavuz Güney, Proje Geliştirme ve İnceleme Komisyonu Başkanı Cemal Aras ile yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen imza töreni, kent ekonomisi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayda geçti. Başkan Hakan Oral, projenin yalnızca yeni bir hizmet binası yatırımı olmadığını, Erzurum’da birliktelik, kümelenme, kooperatifçilik ve ortak ticaret kültürünü güçlendirecek stratejik bir adım niteliği taşıdığını belirtti. Oral, "Bu proje sadece bir yapı yatırımı değildir. Bu adım, üyelerimizin aynı çatı altında güç birliği oluşturmasını sağlayacak, ticarette dayanışmayı artıracak ve ortak hareket kültürünü güçlendirecek bir kalkınma modelidir. Erzurum ticaretini daha güçlü, daha organize ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için çalışıyoruz" dedi. İş dünyasındaki dağınık yapıyı daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon modeline dönüştürmeyi hedeflediklerini vurgulayan Oral, kümelenme ve kooperatif anlayışının projenin temelini oluşturduğunu ifade etti. Oral, "Birlik ve beraberlik içinde hareket eden ticaret yapıları her zaman daha güçlü olur. Bu projeyle yalnızca bugünü değil, Erzurum’un gelecekteki ticaret altyapısını da inşa ediyoruz. Üyelerimize yeni fırsatlar sunacak, şehrimizin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak önemli bir yatırımın ilk adımını atıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi’nin; ticaretin geliştiği, ortak iş birliklerinin kurulduğu ve üyelerin aynı ekosistem içinde güç kazandığı bir merkez olarak planlandığı bildirildi. Erzurum Ticaret Borsası’nın son dönemde kooperatifleşme, ortak akıl, birliktelik ve kümelenme ekseninde geliştirdiği projeler dikkat çekerken, bu yatırım da söz konusu vizyonun en somut ve en güçlü adımlarından biri olarak öne çıktı. Önümüzdeki dönemde temel atma sürecine geçilmesi planlanan proje, Erzurum’da ticari birlikteliği güçlendirecek ve kent ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak önemli yatırımlar arasında yer alıyor.
Manisa TSO’da TKDK destekleri anlatıldı
21 Nisan 2026 Salı - 15:18 Manisa TSO’da TKDK destekleri anlatıldı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından sağlanan destekler üreticilere anlatıldı. 2026 yılı destek çağrıları öncesinde gerçekleştirilen toplantının, yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimcilere yol gösterici olduğu belirtildi. Toplantı, TKDK İl Müdürü Murat Akın koordinasyonunda yapılırken, açılış konuşmasını Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay gerçekleştirdi. Şenay konuşmasında, tarım sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, Manisa’nın sanayi gücünün yanı sıra yüksek tarımsal üretim kapasitesiyle de öne çıktığını ifade etti. Tarım ve sanayinin entegre gelişiminin sürdürülebilir kalkınma açısından kritik olduğunu vurgulayan Şenay, TKDK desteklerinin üreticilerin rekabet gücünü artırdığını ve kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. Desteklerin özellikle tarımsal işletmelerin modernizasyonu, işleme ve pazarlama kapasitesinin artırılması, altyapı yatırımları ve iş çeşitliliğinin geliştirilmesi alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Şenay, Manisa TSO olarak üyelerin bu imkanlardan en etkin şekilde yararlanması için bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Toplantıda ayrıca 2026 yılı içerisinde açılması planlanan destek çağrılarına ilişkin başvuru süreçleri, uygunluk kriterleri ve hibe oranları detaylı şekilde anlatıldı. "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar (M1)", "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması (M3)", "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları (M6)" ve "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (M7)" başlıkları toplantının ana gündemini oluşturdu. Toplantının, Manisa’da yatırım yapmak isteyen girişimciler için önemli fırsatlar sunduğu ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak projelerin önünü açacağı ifade edildi.