Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01:47
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01
Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor
İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36
GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25
Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu
Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
3
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:38
Rus turistler aylar sonra kruvaziyer ile Samsun’da
Türkiye ile Rusya arasındaki deniz turizmi yeniden hareketlenirken, Rus turistleri taşıyan Astoria Grande aylar sonra Samsun’a demirledi. 856’sı yolcu olmak üzere toplam bin 300 kişilik kafile, kente turizm açısından canlılık getirdi. Sochi Limanı’ndan hareket eden kruvaziyer; İzmir, İstanbul ve Bartın duraklarının ardından sabah saatlerinde Samsun Limanı’na ulaştı. Liman işlemlerinin tamamlanmasının ardından gemiden inen turistler, vakit kaybetmeden kenti keşfetmeye başladı. Ziyaretçiler en çok Atakum sahili, Amisos Tepesi ve Bandırma Vapuru Müzesi’ne ilgi gösterirken, şehir merkezindeki alışveriş noktalarında da yoğunluk oluşturdu. Turistlerin bir kısmı ise düzenlenen turlarla Samsun’un ilçelerindeki turistik alanları gezdi. Günün ilerleyen saatlerinde Samsun’dan ayrılması planlanan kruvaziyer, rotasını Trabzon’a çevirecek. Buradaki ziyaretin ardından gemi, yeniden Rusya’ya dönerek Türkiye turunu tamamlayacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:37
Büyükşehir ipek böceği yetiştiriciliğini yaygınlaştırıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi hem geleneksel ipek böceği yetiştiriciliğini yaşatmak hem de kırsaldaki üreticilere yeni bir gelir kapısı oluşturmak amacıyla çalışmalarına hız verdi. Korkuteli ilçesinde ilk defa denenecek olan ipek böcekçiliği için talepte bulunan üreticilere dut fidanı dağıtımı ve dikimi gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınma hedefi doğrultusunda tarımsal üretimin artmasına yönelik desteklerini sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Koza Birlik Kooperatifi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere dut fidanı dağıtımları yapılıyor. Son olarak Korkuteli ilçesinde ipek böcekçiliği yapmak için talepte bulunan üreticilere dut fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. "Hedef ipek böcekçiliğini Antalya geneline yaymak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Fatma Güler Urkun, Korkuteli’nin ilk kez ipek böcekçiliği ile tanışacağını belirterek, "Unutulan kozacılığın, ipek böceği yetiştiriciliğinin bütün Antalya genelinde yeniden canlanıp yaygınlaşmasını hedefliyoruz. 2019 yılından itibaren talep eden üreticilere dut fidanı ve besleme kasası dağıtıyoruz. Alanya ve Gazipaşa’nın ardından artık batı ilçelerimize yöneldik ve ilk kez Korkuteli ilçesi ipek böcekçiliği ile tanışacak. Çomaklı Mahallesi’ndeki üreticilerimiz Mihriban ve Hasan Özkan ipek böceği üretiminin başlangıcı olan dut bahçesi tesisi ile üretimin ilk adımını attı" diye konuştu. Dut fidanı dikimi yapıldı İpek böcekçiliği için ilk dikimi yapan Mihriban Özkan ise "Eşim emekli olduktan sonra şehirde yaşayıp evde boş vakit geçirmek istemedik. Köyümüzdeki bahçemizi değerlendirmek istedik. Tarlamıza hangi ürünü ekelim nasıl değerlendirelim diye düşünürken, Antalya Büyükşehir Belediyesinin ipek böceği yetiştiriciliği projesini öğrendik. Eşimle birlikte biz de bunu yapabiliriz diye harekete geçtik ve Büyükşehir Belediyesine başvurduk. Yetkililer hemen bize destek oldu, ipek böceği ve yetiştiriciliği hakkında bilgilendirdiler ve dut fidanı sağladılar, bugün de Ziraat Mühendisleri bahçemize gelip bizimle fidan dikimi yaptık. İnşallah dikimlerimiz tutar ipek böceği yetiştiriciliğine başlarız. Hem hobi hem de küçük bir gelir kapısı olabilir. Belki hem kendi köyümüzdekilere hem de çevre köylerde yaşayan üreticilere bir ilham veririz. Korkuteli’de de ilk kez bizim başlatmamız heyecan veriyor" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:36
Akbank, dijital teminat mektubu hizmetini genişletti
Akbank, Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunduğu dijital teminat mektubu hizmetini genişleterek Elektronik Teminat Mektubu Platformu’na üye özel muhataplar ve belirli kamu kuruluşlarını da kapsama aldı. Yeni uygulamayla şirketler, teminat mektuplarını dijital kanallar üzerinden oluşturabilecek. Akbank, dijital kanallar üzerinden Kamu İhale Kanunu kapsamındaki işlemler, Eximbank ve Gümrük Müdürlükleri için sunduğu teminat mektubu hizmetinin kapsamını genişletti. Banka, Elektronik Teminat Mektubu Platformu (ETMP) üyelerine özel muhataplara ve belirli kamu kuruluşlarına yönelik teminat mektuplarını da Kurumsal İnternet Şube (KİŞ) üzerinden erişilebilir hâle getirdi. Böylece işletmeler, daha fazla muhatap için dijital ortamda çok daha hızlı teminat mektubuna erişme imkânına kavuştu. Yeni düzenlemeyle birlikte Akbanklı tüzel müşteriler, ihtiyaç duydukları teminat mektuplarını dijital kanallar üzerinden oluşturabilecek. Sürecin dijitalleşmesi, firmaların operasyonel yükünü ve zaman maliyetini azaltacak. Hedeflerinin ticari işletmelerin çevik ve kesintisiz bir iş akışı oluşturmalarını desteklemek olduğunu belirten Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, "Ticari bankacılıkta müşterilerimizin beklentisi artık yalnızca finansmana erişimle sınırlı değil; süreçlerini daha hızlı yönetmelerini ve işlerini kesintisiz sürdürebilmelerini destekleyen çözümlere ihtiyaç duyuyorlar. Biz de dijitalleşmeyi tam bu noktada müşterilerimiz için somut değer üreten stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunduğumuz dijital teminat mektubu hizmetinin kapsamını genişleterek müşterilerimize daha fazla hız, kolaylık ve esneklik sağlıyoruz" dedi. Banka, teminat mektupları başta olmak üzere ticari bankacılık ürünlerinde dijitalleşmeyi derinleştirerek işletmelere hız, güven ve kullanım kolaylığı sağlamayı sürdürecek.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:26
Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı
Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup çatısı altında düzenlenecek programa 15 Mayıs’a kadar başvuru yapılabilecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı çatısı altında, Invexen partnerliğinde yürütülecek Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı. Oyun girişimlerini ve oyunlaştırılmış (gamified) uygulamaları desteklemek üzere yola çıkan program, bu alandaki startup’ların ve oyun stüdyolarının ticarileşme süreçlerini hızlandırmayı ve yerel başarı hikayelerini globale taşımayı hedefliyor. Program, yeni dönem kurgusunda Workup Gaming ekosisteminin büyümesine ve yeni unicorn adaylarının keşfedilmesine odaklanıyor. Yapılan açıklamaya göre girişimciler, program boyunca alanında uzman isimler ile görüşme, çeşitli eğitimler ve teknik çalıştaylar ile projelerini ölçeklendirme fırsatı bulacak. Oluşturulan topluluk gücü sayesinde girişimler yeni yeteneklere erişim ve görünürlük avantajı elde edecek. 6 aylık programda çok yönlü destek mekanizması Oyun dikeyinde faaliyet gösteren stüdyoların ve oyunlaştırılmış uygulama geliştiren ekiplerin ölçeklenmesine katkı sağlayacak program 6 ay sürecek. Program kapsamında katılımcılara, alanında uzman isimlerin mentorluğu, teknik altyapı ve uygulama destekleri ile İş Bankası grubu ve iştirakleri üzerinden geniş bir ağ sunuluyor. Program, yalnızca bir hızlandırma süreci olmayı değil, aynı zamanda oyun dünyasının en yetenekli ekiplerini bir araya getirerek yerel ve global ölçekte rekabet gücü yüksek bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam ediyor Oyun dünyasında yerini almak veya oyunlaştırma tabanlı projesini global ölçeğe taşımak isteyen tüm girişimciler programa 15 Mayıs’a kadar başvurabiliyor. Programın sunduğu imkanlar, mentorluk ağı ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgiye workup.ist/workup-gaming üzerinden ulaşılabiliyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:16
Espressolab yaz menüsünü ve Avrupa’daki yeni mağazasını duyurdu
Türkiye’nin önde gelen kahve zincirlerinden Espressolab, 2026 yaz sezonuna iki önemli duyuruyla adım attı. Şirket 18 Nisan itibarıyla yaz menüsüne geçerken Hollanda’da yeni bir mağaza açacağını da duyurdu. Bu gelişmeyle birlikte Espressolab’in faaliyet gösterdiği ülke sayısı 22’ye yükselecek. Espressolab, 2026 yaz sezonuna iki duyuruyla adım attı. Şirket, Espressolab Roastery’de düzenlenen tadım lansmanıyla 18 Nisan’da uygulamaya aldığı yaz menüsünü duyurdu. Bu sezon menüde hem içecek hem yiyecek kategorisinde yeni tatlar öne çıkıyor. Kremamsı dokulu soğuk içecekler ve alışılmadık lezzet kombinasyonlarının yanı sıra mevsimlik malzemelerle hazırlanan tatlı seçenekleri de menüye eklendi. Menü yeniliğinin yanı sıra uluslararası büyümesini de sürdüren şirket, Hollanda’da yeni bir mağaza açacağını da duyurdu. 2014’te Türkiye’de kurulan ve bugün 3 kıtada 400’ü aşkın mağazaya ulaşan şirket, bu açılışla faaliyet gösterdiği ülke sayısını 22’ye taşıyor. Espressolab, yaz sezonuna hem menü yenilikleri hem de yeni bir ülke açılışıyla girerek mağaza sayısını ve sunduğu deneyimi eş zamanlı olarak geliştirme hedefinde. Yeni duyurulara ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO’su Ersin Kefeli, "Yaza hem yenilenmiş bir menü hem de yeni bir ülke duyurusu ile giriyoruz. Bu sezonki menümüzü mevsime özgü malzemeler ve beklenmedik lezzet kombinasyonlarıyla oluşturduk. Misafirlerimizi yeni tatlarla buluşturarak gastronomi deneyimini geliştirmeye devam ediyoruz. Globalde 1000 mağaza hedefimize de kararlılıkla ilerliyoruz. Hollanda bu yolculuğun Avrupa’daki yeni durağı olacak" dedi. Espressolab’in yeni durağı Hollanda Globaldeki varlığını güçlendirmeye devam eden Espressolab, Hollanda’da da yeni bir mağaza açacağını duyurdu. Şirket, bu yılın başında Endonezya, Irak, Libya ve Kazakistan’daki açılışlarıyla üç kıtada büyümesini sürdürmüştü. Hollanda, bu genişleme hattının Kuzey Avrupa’daki yeni halkası oldu. Yeni mağazanın Rotterdam’da konumlanacağı ve açılışa yönelik hazırlıkların sürdüğü kaydedildi. Espressolab bu açılışla faaliyet gösterdiği ülke sayısını 22’ye taşımış olacak. 2014’te Türkiye’de kurulan şirket, bugün üç kıtada 400’ü aşkın mağazayla faaliyetlerini sürdürüyor. Hollanda açılışı ile birlikte şirketin, Avrupa’daki varlığını dengeli bir şekilde genişletmesi ve Kuzey Avrupa pazarındaki operasyonlarını güçlendirmesi hedefleniyor. Yaz menüsünde yeni tatlar Espressolab, 21 Nisan’da Espressolab Roastery’de düzenlenen tadım lansmanıyla yaz menüsünü de tanıttı. Bu sezon içecek kategorisinde kremamsı dokulu soğuk içecekler ve alışılmadık lezzet kombinasyonları öne çıkıyor. Misafirler, tahinin karamel ve espressoyla buluştuğu Creme Brulee Tahini Latte, tropikal notalarıyla dikkat çeken Passion Fizz ve Brazilian Lemonade gibi yeni tatlarla buluşacak. Tatlı menüsünde de bu sezon çeşitli yenilikler yer alıyor. Mevsimlik malzemeler ve özgün kombinasyonlarla hazırlanan Key Lime Cheesecake, Frambuaz & Fıstıklı Cheesecake ve Çilek & Fıstıklı Crumble, menüye eklenen yeni seçenekler arasında. Ferah ve dengeli lezzet profilleriyle öne çıkan bu tatlar, yaz döneminde menüye hafif ve taze alternatifler kazandırıyor. Tüm yeni ürünler 18 Nisan itibarıyla Espressolab mağazalarında misafirlerin beğenisine sunuldu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:14
Bakan Ersoy: "Turizm geliri 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolar oldu"
Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde büyümesini sürdürdüğünü belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türkiye istikrar adası olmaya devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde turizm geliri yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye sektörde güçlü duruşunu korudu" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizmde 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verileri ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Küresel gelişmelerin sektöre etkilerine değinen Bakan Ersoy, Türkiye’nin zorlu uluslararası koşullara rağmen turizmde güçlü bir başlangıç yaptığını belirtti. Yılın ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde artı yönlü bir seyir izlediğini vurgularken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "istikrar adası" tanımını yineleyerek ülkemizin bulunduğu coğrafyada güven ve istikrarın merkezi konumunu koruduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde büyümesini sürdürdüğünü belirten Ersoy, "Türkiye istikrar adası olmaya devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde turizm geliri yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye sektörde güçlü duruşunu korudu" dedi. "Küresel dalgalanmalara rağmen turizm yıla artışla başladı" Küresel gelişmelerin turizm üzerindeki etkilerine dikkat çeken Ersoy, "İçinde bulunulan dönem yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Dünyanın önde gelen turizm destinasyonları da benzer dalgalanmalarla karşı karşıya kalıyor. Bölgesel gerilimler, jeopolitik gelişmeler ve uluslararası seyahat hareketliliğinde yaşanan dalgalanmalar sektörü doğrudan etkiledi. Türkiye bu sürecin dışında değil. Elde edilen verilere göre tüm küresel zorluklara rağmen turizm yıla artı yönlü başladı. Bu tablo tesadüf değil. Süreç planlı, koordineli ve sahada aktif şekilde yürütüldü. Ziyaretçi sayıları yılın ilk üç ayında dalgalı bir seyir izledi. Ocak 2025’te ziyaretçi sayısı 2 milyon 950 bin iken Ocak 2026’da 3 milyon 131 bine yükseldi ve yüzde 6,1 artış kaydedildi. Şubat ayında Ramazan ayının etkisiyle 2 milyon 899 binden 2 milyon 848 bine gerileyerek yüzde 1,7 düşüş yaşandı. Mart ayında ise savaş etkisine rağmen 2 milyon 995 binden 3 milyon 240 bine çıkarak yüzde 8,2 artış gerçekleşti. Böylece ilk üç ay toplamında ziyaretçi sayısı 8 milyon 844 binden 9 milyon 219 bine yükselirken yüzde 4,2’lik artış kaydedildi. Ayrıca, aynı dönemde ziyaretçi sayılarındaki değişimde Ramazan ayının 10 gün öne gelmesi Şubat ayına olumsuz, Mart ayına olumlu etkide bulundu. İran-İsrail-ABD savaşı kaynaklı gelişmeler ise özellikle Mart ayında bölge pazarlarını etkiledi" şeklinde konuştu. "Turizm gelirleri ilk çeyrekte arttı" Turizm gelirlerinin ilk çeyrekte artış gösterdiğini ifade eden Bakan Ersoy, "2025 yılının ilk çeyreğinde 9 milyar 494 milyon dolar olan gelir, 2026’nın aynı döneminde 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Böylece yüzde 4,2’lik artış kaydedildi. Kişi başı gecelik harcama verilerindeki artış da dikkat çekici. Yabancı ziyaretçilerin 2026 yılı ilk çeyreğindeki gecelik harcaması 116 dolardan 119 dolara yükselirken yüzde 2,2 artış gerçekleşti. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada krizler her zaman olabilir. Bu tür dönemlerde belirleyici unsurun sürecin nasıl yönetildiğidir. Geçtiğimiz yıl da benzer küresel gelişmelerle geçti. Türkiye, 2025 yılını 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapattı. Bu verilerin Türkiye’nin turizmde yalnızca güçlü bir destinasyon olmadığını, aynı zamanda kriz yönetimi konusunda yüksek bir kapasiteye sahip olduğunu ortaya koydu. Yani biz süreci uzaktan izleyen değil sahada, sektörle birlikte yöneten bir anlayışla hareket ediyoruz" dedi. "Formula 1 Türkiye Grand Prix’si küresel gündemin zirvesine oturdu" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği "İstikrar Adası" vurgusuna konuşmasında dikkat çeken Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek ateş çemberi içindeki bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha tespit ve tescil etmiştir. Türkiye, uluslararası etkinliklerle küresel görünürlüğünü arttırdı. Antalya Diplomasi Forumu, NATO Zirvesi, Uluslararası Uzay Kongresi ve COP31 gibi organizasyonların yanı sıra Formula 1, UEFA Avrupa Ligi Finali ve Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Pet Shop Boys gibi dünya yıldızlarının konserleri ülkenin tanıtımına katkı sundu. Formula 1 duyurusunun ardından ilk dört gün içerisinde 50’den fazla ülkede 2 bini aşkın haberle yaklaşık 650 milyon erişim sağlandı. Sosyal medyada ise ilk dört günde 200 milyona yakın etkileşim elde edildi. 177’den fazla ülkeden paylaşımlar yapıldı ve 44’ten fazla dilde içerik üretildi. Formula 1 Türkiye Grand Prix’si yalnızca spor dünyasında değil, ana akım uluslararası iletişim kanallarında da birinci sınıf bir gündem başlığı haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "İkinci çeyrekte küresel gelişmeler ve savaşın oluşturduğu olumsuzluklar yoğun hissedilebilir" Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Ersoy, "İkinci çeyrekte küresel gelişmeler ve savaşın oluşturduğu olumsuzluklar yoğun hissedilebilir. O nedenle önümüzdeki dönem daha zorlu geçebilir. Çatışma sürecindeki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomiye yansımalar turizm hareketliliğini etkileyebilir. Kalıcı ateşkes sağlanana kadar rezervasyonların yoğunlaşacağı bir dönem bekleniyor. Ateşkes sağlanması durumunda hızlı bir toparlanma öngörüyoruz. Küresel gelişmeleri anlık olarak takip ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:10
Bilecik’in ihracatı azaldı, ithalatı arttı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 Mart ayı dış ticaret istatistikleri verilerine göre Mart ayında genel ticaret sistemine göre Bilecik’in ihracatı azaldı, ithalatı arttı. TÜİK verilerine göre; Bilecik’te 2026 Mart ayında, 2025 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 31,5 azalarak 7 milyon 494 bin dolar, ithalat yüzde 87,9 artarak 2026 Mart ayında 11 milyon 325 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’de ise, Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 6,4 azaldı, ithalat yüzde 8,2 arttı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:09
Av sezonu bitse de tezgahlar balıksız kalmıyor
15 Nisan itibariyle başlayan av yasağına rağmen, küçük tekneler ile avlanan balıklar Bilecik’teki tezgahtaki yerlerini almaya devam ediyor. Av yasağının gelmesiyle birlikte balık tezgahlardaki doluluk oranı azalsa da, küçük tekneler ile avlanan balıklar hala daha tezgahlarda alıcısını bekliyor. Tezgahlarda istavrit, hamsi, mezgit, tekir, çinekop, çupra, levrek, olta levrek, sardalya, kefal, ispari, kaya levrek gibi birçok tür balığın olduğunu belirten Balıkçı Hüseyin Acar, "15 Nisan’da av yasağımız başladı. Fakat küçük kayıklara serbest olduğu için, müşterilerimizin taleple, arzuları doğrultusunda ayın sonuna kadar daha devam edeceğiz. Bu sezon Bilecikli olarak hamsiyi çok sevdik. Hamsiye bu yıl yüzde 90 tercih edilirken, öbür balıklara yüzde 10 gibi kaldı" dedi. "Bu sene palamutçuluk olma" Balıkçı Hüseyin Acar, bu sene palamut olmadığını anlatarak, "Palamut bu sezon olsaydı Bilecik’te yüzde 50 oranında hamsiyle yarışırdı. Maalesef bu sene palamut olmadığı için hamsi çok tercvih edildi. Allah nasıl kısmet ederse, Eylül’de sezonunu açacağız" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:04
ASO Başkanı Ardıç: "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen Kariyer Günleri’nde üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Ardıç, "Günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan, yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değildir. Bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz. Gençlerimizi iş arayan bireyler olarak değil, üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Kariyer Planlaması, Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kariyer Günleri" programında öğrencilerle bir araya geldi. Üniversite bünyesindeki Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen etkinliğe Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Tutar, Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çağrı Doğan ve çok sayıda öğrenci katıldı. "Ülkeleri güçlü kılan nitelikli insan kaynağıdır" ASO Başkanı Seyit Ardıç, etkinliğin yalnızca bir kariyer buluşması olmadığını, aynı zamanda ülkenin üretim kapasitesi ve gelecek vizyonunun değerlendirildiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ardıç, "Bugün kariyer artık sadece bireysel bir gelecek planı değildir. Kariyer, bir ülkenin kalkınmasının, rekabet gücünün ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Çünkü günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan şey; yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değil; bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz" dedi. "Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti" Dünyanın çok hızlı bir değişim içinde olduğunu ve üretim anlayışının da değiştiğini dile getiren Ardıç, "Yeni dünya düzeninde ülkelerin gücünü belirleyen asıl unsur; teknoloji üretebilme kapasitesi, nitelikli insan kaynağı, yenilikçilik kabiliyeti ve değişime uyum hızı olacaktır. Bugün rekabet artık sadece ucuz üretimle kazanılmıyor. Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti. Bugün üretim, yapay zekâdır, yazılımdır, robotik teknolojilerdir, veridir, yeşil üretimdir, enerji verimliliğidir, tasarımdır, markalaşmadır ve yüksek katma değerdir. Daha da önemlisi, üretim artık sadece ne ürettiğinizle değil; nasıl ürettiğinizle, hangi teknolojiyle ürettiğinizle ve hangi insan kaynağıyla ürettiğinizle ölçülmektedir" ifadelerini kullandı. "İhtiyacımız bilgiyi yüksek katma değere dönüştürmek" Eskiden sanayinin temel sorusunun "Ne kadar üretiyoruz?" olduğunu, bugün ise bu sorunun değiştiğini anlatan Ardıç, şunları kaydetti: "Ne kadar nitelikli üretiyoruz? Ne kadar teknolojik üretiyoruz? Ne kadar sürdürülebilir üretiyoruz? Dünya ile ne kadar rekabet edebiliyoruz? Bu soruların cevabı da doğrudan siz gençlerde, üniversitelerimizde, araştırma merkezlerimizde ve sanayi kuruluşlarımızdadır. İşte bu noktada üniversite-sanayi iş birliğinin rolü son derece kritiktir. Üniversite bilginin üretildiği yerdir. Sanayi ise o bilginin ürüne, teknolojiye, ihracata ve istihdama dönüştüğü alandır. Üniversite ile sanayi birbirinden uzak kalırsa bilgi raflarda bekler; sanayi ise ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bulmakta zorlanır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey, bilginin üretime; üretimin teknolojiye; teknolojinin de yüksek katma değere dönüşmesidir." "Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız" Üniversite eğitiminin, diplomanın çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ardıç, "Bugün iş dünyası size yalnızca ‘Hangi bölümden mezun oldun?’ diye sormuyor. Hangi problemi çözebiliyorsun? Hangi teknolojiye hâkimsin? Hangi beceriyi üretime dönüştürebiliyorsun? Hangi değeri ortaya koyabiliyorsun?’ sorularını soruyor. Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız. Yabancı dil, dijital yetkinlik, analitik düşünme, problem çözme, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretim disiplini koymak zorundayız. Şunu asla unutmayalım; diploma bir sonuç değildir, bir başlangıçtır" değerlendirmesinde bulundu. "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası olarak gençleri yalnızca iş arayan bireyler olarak değil, üretimin, teknolojinin, girişimciliğin ve dönüşümün asli aktörleri olarak gördüklerini dile getiren Ardıç, "Bu nedenle staj imkânlarının güçlendirilmesi, mesleki deneyimin artırılması, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması, gençlerimizin firmalarımızla doğrudan temas kurması ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu becerilerin eğitim süreçlerine daha fazla yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Fikir cesaretle birleşirse girişim olur" Girişimcilik ve start-up ekosisteminin de yeni dönemin en kritik başlıklarından olduğunu vurgulayan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü artık büyük dönüşümler yalnızca büyük fabrikalardan çıkmıyor. Bazen küçük bir fikir, doğru destekle büyük bir teknoloji şirketine dönüşebiliyor. Bazen bir öğrencinin geliştirdiği yazılım, bir sanayi işletmesinin verimliliğini artırabiliyor. Bazen bir girişim, bir sektörün çalışma biçimini değiştirebiliyor. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini sadece proje olarak değil; ürüne, hizmete, markaya, ihracata ve istihdama dönüşebilecek bir değer olarak görmesi gerekiyor. Fikir cesaretle birleşirse girişim olur. Girişim emekle birleşirse üretim olur. Üretim teknolojiyle birleşirse kalkınma olur." "Kendinize yatırım yapın, umudunuzu kaybetmeyin" Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Hayatta sizi öne çıkaracak olan şey yalnızca ne bildiğiniz değildir; nasıl düşündüğünüz, nasıl davrandığınız ve ne kadar kararlı olduğunuzdur. Kendinize yatırım yapın ama bunu sadece maddi bir konu olarak görmeyin. Bilginize, becerilerinize, teknolojiyi anlama kapasitenize, iletişiminize ve karakterinize yatırım yapın. Çünkü iş hayatında zeki insan çoktur, çalışkan insan da çoktur ama güvenilir insan azdır. En kıymetli sermaye güvendir. İnsanların ’Bu kişi sözünün eri mi?’ sorusuna vereceği cevap sizin gerçek değerinizdir. İş hayatı tek başına yürütülen bir yolculuk değildir. Doğru insanlarla bir araya gelmek, doğru ortaklıklar kurmak sizi büyütür. Hata yapmaktan korkarsanız ilerleyemezsiniz. Dünyayı takip edin. Teknoloji nereye gidiyor, üretim nasıl değişiyor, iş yapma biçimleri nasıl dönüşüyor. Bunları yakından takip etmek zorundasınız. Çünkü artık rekabet yalnızca yanınızdaki kişiyle değil, dünyanın farklı coğrafyalarındaki akranlarınızla. Bütün bunların ötesinde en önemli şey şudur; umudunuzu kaybetmeyin. Bazen zorlanacaksınız, bazen yorulacaksınız, bazen karşılığını hemen alamayacaksınız. Ama sabırla, kararlılıkla ve inançla yolunuza devam ederseniz mutlaka karşılığını alırsınız." Ardıç, Rektör Prof. Dr. Köseoğlu ile birlikte stantları gezerek, öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:00
Türkiye’nin Patent Raporu’na Uludağ Üniversitesi imzası
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 Yılı Türkiye’nin Patent Raporu çalışmasında yer alan birçok kategoride en iyiler arasında gösterildi. Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini daha bütüncül bir perspektifle ortaya koymak ve patent ekosistemimizin gelişimini çok boyutlu olarak görünür kılmak amacıyla, Patent Effect firması tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde "Türkiye’nin Patent Raporu 2025 Analizi" yayınlandı. Çeşitli kategorilerin yer aldığı raporda BUÜ’nün verileri de değerlendirildi. Açıklanan raporda bu yıl ilk defa Üniversitelerin yüksek bedelli (100.000 TL+) patent ticarileştirme performansları incelendi. Üniversitelerin değer odaklı ticarileştirme kapasitesini daha net ortaya koyan bu segmentte Bursa Uludağ Üniversitesi, yüksek bedelli ticarileşen patent sayısına göre yapılan genel sıralamada; ticarileşen 10 patenti ile diğer yükseköğretim kurumlarını geride bırakarak en iyi Üniversite olma başarısına ulaştı ve 1.lik koltuğuna oturdu. BUÜ, 2025 Yılı Yüksek Bedelli Patent Ticarileştirme kategorisinde ise en iyi 4 üniversiteden biri olarak gösterildi. Ayrıca bir diğer kategoride, 2025 yılı sonu itibarıyla üniversitelerin patent ticarileştirme performansları hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan veya devir edilen patent sayısı (kümülatif) açısından birlikte değerlendirildiğinde; BUÜ 18 ticarileştirme ile 8. sırada yer almayı başardı. Tekstil teknolojilerinde bir numara Tekstil Teknolojileri kategorisindeki istatistikler kısmında ise en fazla patente sahip üniversiteler arasında Türkiye’nin en iyisi bir kez daha BUÜ oldu. Tekstil Teknolojileri kategorisindeki bu başarısını uzun süredir elinde tutan BUÜ; ilk defa Otonom Teknolojileri kategorisinde de en iyi 4 üniversite arasında gösterildi. Kuruluşunun 51. Yılını kutlayan BUÜ, Batarya Teknolojileri Kategorisinde, bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, ilk 5 arasında; Gıda ve İçecek Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 6 üniversite arasında; Robotik Teknolojiler Kategorisinde bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, en iyi 7 üniversite arasında; Otomotiv Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 8 üniversite arasında yer aldı. Havacılık ve Savunma Teknolojileri ile Üretim ve Yapı İşleri Teknolojileri Kategorisinde ise 9. sırada bulunan BUÜ, Eklemeli İmalat Teknolojileri Kategorisinde ve İleri Malzeme Teknolojileri Kategorisinde de 10. sıraya yerleşti. Uluslararası patent başvurularında Türkiye 2.cisi Raporda ilk olarak üniversitelerin uluslararası patent başvurularına yer verildi. Bu alanda yaklaşık 10 yıldır en iyiler arasında yer alan BUÜ, 2025 yılında yayınlanan Uluslararası Patent Başvuruları (PCT) sıralamasında, bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkarak, sıralamada 2. olarak yer aldı. Üniversitelerin portföylerinde bulunan toplam patent başvurularının sıralandığı listede ise yine bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkan BUÜ, 10. oldu. Tamamen 2025 yılı verilerinin tamamının esas alındığı Türkiye’nin Patent Raporu’nda ULUTEK Teknopark da her zamanki gibi en iyiler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye’de teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları patent/faydalı model başvuruları analiz edildi. ULUTEK Teknopark, Genel Bakış-İstatikler kısmında adrese dayalı olarak tespit edilen patent/faydalı model rakamlarına göre oluşturulan ‘En İyi 20 Teknopark’ listesinde ilk 6 arasında gösterildi. "Araştırma üniversitesi kimliğini gururlandıran başarı" Alınan sonuçları değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Araştırma Üniversitesi" kimliğini gururla taçlandıran bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak birçok stratejik alanda zirvede yer alarak bilimsel ve teknolojik yetkinliklerini bir kez daha kanıtladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Bu başarı, sadece bir istatistik değil; laboratuvarlarımızda üretilen bilginin, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüşen katma değerli bir güce evrildiğinin en somut göstergesidir. Özellikle otomotiv, gıda, tekstil ve sağlık gibi lokomotif sektörlerdeki patent üstünlüğümüz, Bursa’nın üretim gücüyle akademik birikimimizi ne denli güçlü birleştirdiğimizi ortaya koymaktadır. Üniversitemiz; patent tescilleri, ticarileşme faaliyetleri ve üniversite-sanayi iş birliği modelleriyle Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu gurur tablosunda emeği geçen, gece gündüz demeden çalışan tüm akademisyenlerimizi, araştırmacılarımızı ve Teknoloji Transfer Ofisimizin çalışanlarını yürekten kutluyorum. Geleceği birlikte tasarlamaya ve "Bilimin Rehberliğinde, Başarıya Doğru" yürümeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:53
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türkiye’nin girişimci kadınlarıyla buluştu
"Türkiye’nin Girişimci Kadınları Buluşuyor" toplantılarının ilki Ankara’da gerçekleştirildi. 2026 boyunca devam edecek buluşmalarla girişimci kadınlar ve kadın kooperatifleriyle doğrudan temas kuruluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada iş birliğinde yürütülen "Türkiye’nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında düzenlenen buluşmaların ilk durağı Ankara oldu. Yıl boyunca farklı şehirlerde devam edecek toplantılarla, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin e-ticarete erişiminin kolaylaştırılması ve mevcut işlerini büyütmelerine katkı sağlanması amacıyla eğitimler düzenleniyor. Toplantılarda, e-ticarete yeni adım atmak isteyen girişimcilere yol gösterilirken, hali hazırda e-ticaret yapan kadın girişimcilerle de büyüme, operasyon ve pazarlama süreçlerine dair deneyim paylaşımı yapılıyor. Aynı zamanda bu buluşmalar, girişimci kadınlar ve kadın kooperatifleriyle birebir iletişim kurulan; ihtiyaçların doğrudan dinlendiği ve karşılıklı etkileşimin güçlendiği bir zemin oluşturuyor. E-ticarette büyümeyi destekleyen uygulamalı eğitimler Ankara’da ilki düzenlenen "Türkiye’nin Girişimci Kadınları Buluşuyor" etkinliğinde katılım sağlayan girişimci kadınlara; e-ticaretin temel dinamiklerinden satış artırma stratejilerine, HepsiAd ile reklam çözümlerinden lojistik süreçlere kadar geniş bir yelpazede eğitimler verildi. Yapay zekâ destekli içerik üretimi gibi güncel konular da programın önemli başlıkları arasında yer aldı. Eğitim içerikleri; ürün listeleme, içerik üretimi, görünürlük artırma ve sipariş süreçlerinin yönetimi gibi doğrudan uygulanabilir başlıklara odaklandı. Bu sayede girişimci kadınların dijital ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olması ve operasyonel süreçlerini daha verimli yönetmesi hedefleniyor. Yapılan açıklamaya göre; program kapsamında ayrıca girişimci kadınlara sunulan destekler de paylaşıldı. 1 milyon TL ciroya kadar yüzde 50 komisyon indirimi, hediye HepsiAd reklam bakiyesi ve ücretsiz ürün fotoğraf çekimi gibi avantajların yanı sıra kadın kooperatiflerine süresiz sabit yüzde 1 komisyon ve süresiz ücretsiz kargo gibi destekler sunuluyor. "Girişimci kadınlarımızın emeğini dijital dünya ile birleştirerek yerelden küresele bir başarı köprüsü kuruyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Kadın girişimcilerin ekonomik kalkınma, istihdam ve dijital dönüşüm süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini biliyor, kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi için çeşitli destek programlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ‘Yükselen Kadınlar Programı’, ‘Hobin İşin Olsun Projesi’, ‘Kadınlar için Enerji Okulu’ ve ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ kapsamında binlerce kadına eğitim, mentörlük ve istihdam desteği sağladık. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık ve 1.366 yeni kooperatifin kurulmasına destek verdik. Bugün, protokolümüz kapsamında başlattığımız yeni eğitim serisiyle de kadın girişimcilere e-ticaret, satış artırma yöntemleri ve yapay zekâ destekli içerik üretimi alanlarında uygulamalı eğitimler sunacağız. Bugüne kadar 10 bini aşkın kadın girişimcinin e-ticaret yoluyla satış yapmaya başlamasına katkı sağladık. Kadınların dijital ekonomide daha güçlü aktörler haline gelmesini hedefliyoruz. Ankara’da gerçekleştirdiğimiz ve bu yıl boyunca devam edecek buluşmalarla, girişimcilik deneyimi olmayan kadınlarla aktif satış yapan girişimcileri aynı çatı altında buluşturarak bilgi paylaşımı ve dayanışma açısından önemli bir fırsat sunmayı amaçlıyoruz." "Girişimci kadınların dijital yolculuğunda yanlarındayız" Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "‘Türkiye’nin Girişimci Kadınları’ protokolü kapsamında başlattığımız bu buluşmalarla, sağladığımız destekleri dijitalin ötesine taşıyoruz. Girişimci kadınlarla bir araya gelmek, ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve çözüm üretmek bizim için önemli. Bu buluşmalar, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin sorularına yanıt bulduğu, deneyimlerini paylaştığı ve birbirleriyle bağ kurduğu bir etkileşim ortamı sundu. Bu süreçte, kadın girişimciliğinin Türkiye genelinde daha yaygın hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor, Hepsiburada olarak 2030 yılına kadar 120 bin kadını e-ticaretle buluşturmayı hedefliyoruz."
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:48
Başkan Yalçın: "Kayseri’nin ilk 3 aylık ihracatı 924 milyon dolar oldu"
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. 2026 yılı Mart ayı rakamlarını değerlendiren Başkan Mehmet Yalçın, Türkiye’nin 2026 yılı Mart ayındaki ihracatının, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalatının ise yüzde 8,2 artarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Kayseri’nin dış ticaretteki Mart ayı projeksiyonunu değerlendiren Başkan Yalçın, "Şehrimizin 2026 yılının Mart ayı ihracatı 314 milyon 106 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Kayseri’nin Mart ayı ithalat rakamı ise 154 milyon 959 bin dolar seviyesinde olmuştur. Kayseri’nin ihracatında yüzde 1,38’lik düşüş gerçekleşirken, Mart ayı ithalatımızda ise yüzde 6,22’lik bir artış yaşanmıştır" dedi. Kayseri’nin ihracatında 2026 yılında daralma yaşanabilmesinin muhtemel olduğunun altını çizen Başkan Yalçın, "Kayseri olarak bu yılının ilk 3 aylık döneminde 924 milyon 429 bin dolarlık bir ihracata ulaşmış durumdayız. Bu ilk 3 aylık dönemde ithalat rakamımız ise 430 milyon dolar seviyesindedir. Kayseri’nin 2026 yılında tüm zorluklara rağmen 4 milyar dolar civarına ihracat yapabilecek gücü ve kapasitesi bulunmaktadır. Sanayicilerimiz tüm zorluklara göğüs germekte ve hedeflere ulaşabilmek için durmaksızın çalışmaktadır" şeklinde konuştu. Başkan Yalçın, "Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, ekonomideki belirsizliği her geçen gün derinleştirmektedir. ABD-İsrail İran savaşı dolayısıyla petrole ve enerjiye dayalı maliyet artışları sanayicilerimizi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Piyasalarda yaşanan durumun öngörülemez hale gelmesi sanayicilerimizi endişelendirmektedir. Yaşanan maliyet artışları üretim çarklarının dönmesinde yavaşlamaya neden olmakta, işçilik giderlerinin dünyadaki rakip ülkelerden daha yüksek olması üretimi doğrudan etkilemektedir. Uygun maliyetli finansa ulaşmada yaşanan zorluklar da sürdürülebilirlik noktasında sanayicilerimizin önünde set oluşturmaktadır" dedi. Yalçın, "Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, geçtiğimiz günlerde yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında yaşananların iyi analiz edildiğine ve sanayicilerimizin beklentilerine göre yeni gelişmeler olacağına olan inancımızı korumaktayız. Yakında TBMM gündemine sunulacağı kamuoyu ile paylaşılan; doğrudan yatırım teşvikleri ve üretim yapan ihracatçıların desteklenmesini de içeren geniş kapsamlı düzenleme olumlu bir adımdır. Atılacak yeni adımlarla; üretimde, istihdamda ve ihracatta öncü rol oynayan sanayicilerimize yeni yol haritalara çizilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kartların yeniden dağıtıldığı bir dünya düzeni oluşması sürecinin içinden geçtiğimiz artık apaçık bellidir. Böylesine önemli günlerde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki ekonomi yönetiminin, başta sanayicilerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerini koruyacak kapsayıcı nitelikte önlemler alacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Başkan Yalçın açıklamasını, ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür ederek noktaladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder