GENEL - 10 Ağustos 2016 Çarşamba 12:20

İki kız kardeş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şiir yazdı

A
A
A
İki kız kardeş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şiir yazdı

15 Temmuz darbe girişiminden etkilenerek duygularını dile getirmek isteyen Elazığlı kardeşler Sena (13) ve Zümra Kalkancı (9) yazdıkları şiiri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdi.
Elazığ’da Sezen (35) ve Metin (47) Kalkancı’nın kızları Zümra ve Sena kardeşler, hem 15 Temmuz darbe girişime tepkilerini göstermek hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sevgilerini dile getirmek için şiir yazdı. Darbe girişiminin sabahında yazmaya başlayan kız kardeşler, 15 günün ardından tamamladıkları “Reise Selam Olsun” adlı şiirlerini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdi. 17-25 Aralık sürecinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan için şiir yazdıkları fakat ulaştıramadıklarını ifade eden kardeşler, bu kez şiirlerinin ulaşacağına inandıklarını söyledi.
Darbeyle ilgili şiirde kızı Zümra’nın çok emeği olduğunu belirten baba Metin Kalkancı, “Başlığı kendisi buldu. Cumhurbaşkanımıza toplum reis diye hitap edince kızımda ‘reis baba, o bizim reisimiz’ diyor. Başlığına da ‘Reise Selam Olsun’ koydu. Hep beraber o şekilde yazdılar. Böyle bir şiir ortaya çıktı. Şuan yine zaman zaman devam ediyorlar. En son akşam meydandan dönerken birkaç mısra yazmışlar. Onu henüz tam kaleme almadık. Onu da nasip olursa şiir arşivlerine ekleyeceğiz. Diğer şiiri de ulaştırmaya çalıştık. Ama nasip olmadı. Bu defa inşallah Cumhurbaşkanımıza şiiri ulaşacağını düşünüyoruz” dedi.
Darbenin çok kötü bir şey olduğunu babasının kendilerine anlattığını ifade eden 9 yaşındaki Zümra Kalkancı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sevgilerini göstermek için şiir yazdıklarını söyledi. Şiir yazmayı sevdiğini aktaran Kalkancı, “Babam şiirlerimi görünce ’çok güzel yazıyorsun’ dedi. Arada bana yardımda ediyordu. Darbe girişimi olunca onun duygusuyla iyice şiir yazmaya başladım. Cumhurbaşkanımıza da dik durup eğilmediği için çok teşekkür ediyorum. Onu çok seviyoruz. Kardeşim Zümra ‘bizde şiir yazalım’ dedi. Bende ‘sen yaz devamını getiririm’ dedim. Bir satır iki satır derken hepsini toparladık” diye konuştu.
Şiirlerini Cumhurbaşkanının eline geçmesini çok istediklerini dile getiren Kalkancı, “Çok zamanımızı aldı. İnşallah ondanda cevap gelir. Onu canlı görmek hiç nasip olmadı. İnşallah bir gün ellerinden öperim. Umarım şiirimizi beğenir” dedi.
İki kardeşin yazdığı şiir şöyle:
"Selam olsun resi sana selam olsun
Her bucaktan köyden kentten selam olsun
Yansın yürek hep köz olsun
Her diyardan reis sana selam olsun.
Üzülme reis,
Hak bir, vatan bir, millet bir
Üzülme reis,
Bu millet her zaman her yerde seninle
Üzülme reis,
Edirne’den Hakkari’ye vermiş millet el ele
Üzülme reis,
Yedirmez bu millet seni bu vatan hainlerine
Yedirmeyiz dedik inanmadılar
Milletin üzerine tanklar ile çıktılar
Vatanın semasından bombalar attılar
Yedirmez bu millet seni Recep Tayyip Erdoğan
Dur dediler, sus dediler, susmadın
Hak yolundan biran olsun dönmedin
Göğsünde iman, elinde Kur’an ile sen millete yön verdin
Canımızla kanımızla yedirmeyiz seni Erdoğan
Müminlere ensar olmuş bu millet
Tank sesinden top sesinden korkup kaçar sandılar
Meydanlara şehadet için çıktık biz
Yedirmeyiz Recep Tayyip Erdoğan’u biz
Vatan bizim, bayrak bizim, ezan bizim
Böldürtmeyiz vatanı, indirtmeyiz bayrağı, susturtmayız ezanı
Askerde bizim, poliste bizim
Yedirtmeyiz biz onları
Vatan davamız, sevdan sevdamız
Ülkümüz bir, yurdumuz bir, dinimiz bir
Yaradandan emanetsin sen bize
Yedirtmez bu millet seni vatan hainlerine
Alevi’de benim, Sünni’de ben
Kürt’te benim, Türk’te ben
Laz’da benim, Çerkez’de ben
Çünkü ben Anadoluyum
Vatan için yalın ayak yola çıkan
Bir ecdadın torunuyuz biz
Ezanları susturtmaz, bayrakları indirtmeyiz
Selam olsun reis sana yedirtmeyiz seni biz
Unutma! aylardan Temmuz günlerce Cuma
Bak hainlere çıkmış bugün meydana
79 milyon vermiş şimdi el ele
Yedirmez bu millet seni bu hainlere
Yolun açık, ömrün uzun ola
Bu fitnelere vermez mola
Kefen giyip çıktık yola
Sen yürü Cumhurbaşkanım yollar senindir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.