ÇEVRE - 06 Mart 2023 Pazartesi 11:17

Pisa Kulesi’nden daha eğik olan 870 yıllık tarihi Eğri Minare, 3 büyük depremde de ayakta kaldı

A
A
A
Pisa Kulesi’nden daha eğik olan 870 yıllık tarihi Eğri Minare, 3 büyük depremde de ayakta kaldı

Pisa Kulesi’nden daha eğik olduğu tescillenen 870 yıllık tarihi Eğri Minare, 3 büyük depremde de ayakta kalmayı başardı.

Pisa Kulesi’nden daha eğik olduğu tescillenen 870 yıllık tarihi Eğri Minare, 3 büyük depremde de ayakta kalmayı başardı. Minarede kullanılan Horasan harcının ve esneme katsayısının yıkılmaları engellediğini belirten Prof. Dr. İsmail Aytaç, aynı zamanda Harput’un doğal kütle üzerinde olmasından dolayı yapının tek başına değil bir bütün olarak hareket ettiğini söyledi.


Elazığ’ın 5 yıllık tarihi Harput Mahallesi’nde bulunan Ulu Cami ve minaresi, yaklaşık 1156 yıllarında Harput Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yaptırıldı. Zamanla eğilen minare Harput’un simgesi haline geldi. 3,5 ile 7 dereceye yakında bir açı farklı ile Pisa Kulesi’nden daha eğri olduğu tescillenen 870 yıllık Eğri Minare, bilinmeyenlerin yanı sıra 2020’de Elazığ merkezli 6,8 ve Kahramanmaraş merkezli 7,7 ile 7,6 büyüklüklerindeki depremlerde ayakta kalmayı başardı. Tek taşın bile düşmediği minare adeta görenleri şaşırtıyor. Minarenin bu kadar dirençli olmasını 3 unsura bağlayan Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Güzel Sanatlar Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, minarede kullanılan Horasan harcının ve esneme katsayısının yıkılmaları engellediğini, aynı zamanda Harput’un doğal kütle üzerinde olmasından dolayı yapının tek başına değil bir bütün olarak hareket ettiğini söyledi. Sağlam zemin, malzeme, en boy orantısı ve esneme olduğunda yapıların yıkılmadığını vurgulayan Aytaç, "Bunlar zamanında nitelikli yapılmasaydı tarihi eserlerde günümüze gelmezdi" dedi.



"3 büyük depremi atlattı"


Harput Ulu Cami’nin miladi olarak bin 156 yıllarında Fahreddin Karaaslan tarafından yaptırıldığı dile getiren Prof. Dr. İsmail Aytaç, "Yaklaşık 870 yıllı bir yapı. Şimdiye kadar küçük onarımla geçirdi. Minaresinde 3,5 ile 7 derece bir açı farklı oluşmuş. Ülkemiz bir deprem bölgesi ve Elazığ fay hatlarına çok yakın. Son yüzyılda bile 6 üzerinde 10’dan fazla depreme maruz kaldık. 2020 yılında 6,8 büyüklüğündeki depremde bu minare yıkılmadı. Son bir ay içerisindeki iki büyük deprem ve artçılarıyla da yine yıkılma söz konusu olmadı. Birkaç yıl önce Vakıflar Bölge Müdürlüğü minarede estetik restorasyonlar yaptı. Statiğiyle ilgili bir onarım yapılmamıştı. Ama biliyoruz ki aynı kurum, 5-6 yıl önce burada rüzgar ve eğilim, zaman içerisindeki açılmaları gözlemlemek için 2 yıl boyunca inceleme yapmıştı. Orada da herhangi bir açılmanın olmadığı gözlemlenmişti" şeklinde konuştu.



"Hafif rüzgarda dahi bir esnemesini hissedebiliyoruz"


Son depremlerle birlikte bakıldığında bu kadar dirençli olmasını birkaç unsura bağladıklarını dile getiren Aytaç, "Harput’un doğal kütle üzerinde olmasından dolayı yapı tek başına değil de komple kayalar ve zeminle hareket ediyor. Horasan harcının kullanılmış olması ve üçüncüsü yapıda esneme katsayısının varlığıdır. İçerisine merdivenlerle çıktığımızda hafif rüzgarda dahi bir esnemesini hissedebiliyoruz. Bu esnemelerle beraber kırılmayı önlemeyi düşünüyoruz. Sonuç olarak sağlam zemin, malzeme, en boy orantısı ve esneme olduğunda yapıların yıkılmadığı gerçeği ile karşılaşıyoruz. Bunlar zamanında nitelikli yapılmasaydı tarihi eserlerde günümüze gelmezdi" diye konuştu.



"3,5 ile 7 arası bir acı değişime rağmen halen ayakta oluşu biraz şaşırtıcıdır"


Aytaç, "Türkiye’de birçok minare, kapladığı alan yükseltisi bakımından çok fazla üzerinde duruluyor. Bunlardan en önemlilerinden birisi, Dünya Kültü Mirası Listesi’nde olan Edirne Selimiye Camii ve minareleridir. Harput Ulu Cami gibi Selçuklu Dönemi’nde yapılmış eğri ve açısı değişmiş birkaç minaremiz daha vardır. Bu açının zamanla birçok sebeple oluştuğunu tahmin ediyoruz. Pisa Kulesi’nin ortalama 3,5 derece eğriliği dikkate alındığında orada bir zemin çökmesi söz konusu olmuş. Minarenin en az 3,5 ile 7 arası bir acı değişime rağmen halen ayakta oluşu biraz şaşırtıcıdır. Bunu malzeme sağlamlığına ve zeminin yapıyla birlikte hareket etmesine bağlıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Horasan harcı, zamanla daha da sertleşiyor, tuz miktarını emiyor, salınımı önlüyor"


Horasan harcı hakkında da bilgi de veren Aytaç, "Yanmış kirecin içerisine kum ve çakılın dışında kiremit tozu yada tuğla tozunun katılmasıyla elde ediliyor. Kum ve çakılın içerisinde tuz miktarını emdiği için salınımı önlüyor, birlikte hareket etmesini sağlıyor. Diğer bir özelliği ise zamanla daha sertleşmesidir. Zaman içerisinde tuzu emmesinde dolayı daha da sağlam hale geliyor. Günümüze gelen tarihi eserlerin büyük bir kısmının ham maddesi tuğla veya taş olabilir. Harcının Horasan harcından yapılmış olmasıdır. Mimar Sinan’ın yapmış olduğu bazı yapılardaki harçlar analiz edildiğinde Horasan harcına ek olarak soğan kabuğu ve süt katıldığı ortaya çıktı. Bu da o harcın özelliğini daha güçlendiriyor" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Etiyopya’dan Torbalı’ya özel ilgi Etiyopya Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud ve heyeti, Torbalı’daki gıda imalatçısı firmalarla bir araya geldi. Büyükelçi Mahmud, "Torbalı’nın üretim gücü ve ihracat potansiyeli, Etiyopya için güçlü ve stratejik bir iş birliği fırsatı sunuyor" dedi. Torbalı Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen programda, Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud, ilçedeki gıda imalatçılarıyla bir araya gelerek karşılıklı ticaret ve yatırım imkanlarını değerlendirdi. Torbalı Kaymakamı Adem Çelik, Ege Hububat Bakliyat İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Fahri Konsolosu İlhami Yıldırım, Meclis Başkanı Bekir Söyler ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun’un da katıldığı programda, gıda imalatı sektöründe faaliyet gösteren 50 firma hazır bulundu. Program kapsamında firma temsilcileri, Etiyopya heyetiyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek ürünler, ticaret süreçleri ve muhtemel iş birlikleri hakkında karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Torbalı Ticaret Odası (TTO), Afrika pazarına yönelik çalışmalarını sürdürülebilir ve planlı bir yaklaşımla yürütmeye devam ediyor. Bu kapsamda odanın ev sahipliğinde geçtiğimiz yıl "Hedef Afrika: Uluslararası İş Konferansı & B2B Görüşmeleri" düzenlenmiş; Benin, Kamerun, Senegal ve Nijer’den gelen 25 kişilik Afrika heyeti ile tarım, gıda, makine, enerji ve su arıtma alanlarında birebir iş görüşmeleri gerçekleştirilmişti. Önceki gün gerçekleştirilen program, bu temasların devamı niteliğinde değerlendirilerek Afrika ile ticari ilişkilerin derinleştirilmesine katkı sundu. Etiyopya, stratejik bir pazar Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, "Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda istikrarlı bir şekilde gelişiyor. Amacımız, bu güçlü ilişkiyi daha da ileri taşıyarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak. Etiyopya, tarımsal üretim gücü ve genç nüfusuyla Türk firmaları için önemli fırsatlar sunuyor" dedi. Mahmud, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi alanlarına dikkat çekerek, "Gıda işleme, tarımsal ürün tedariki, paketleme ve lojistik başta olmak üzere birçok alanda Türk firmalarıyla güçlü iş birlikleri kurmak istiyoruz. Torbalı’nın üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve organize sanayi yapısı bizim için çok kıymetli. Torbalı’ya özel bir ilgi duyuyoruz ve bu bölgeden Etiyopya’ya yönelik yatırımları memnuniyetle karşılıyoruz. Türk firmalarını Etiyopya pazarında yatırım ve ticaret yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Afrika, firmalarımız için fırsat Torbalı’nın ihracatta elde ettiği başarının kararlı ve planlı çalışmaların sonucu olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, "Torbalı bugün 2,1 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda. Bu gücü, Afrika pazarları gibi yeni ve stratejik alanlara taşıyarak firmalarımız için kalıcı ticari ilişkiler oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Sözlerine devam eden Olgun, "Afrika pazarı, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi açısından firmalarımıza önemli fırsatlar sunuyor. Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Hedef Afrika programında bunun somut karşılıklarını gördük. Bugün, Etiyopya heyetiyle gerçekleştirdiğimiz bu buluşma da firmalarımızın yeni pazarlara açılması açısından çok kıymetli. Torbalı Ticaret Odası olarak, firmalarımızın uluslararası pazarlara erişimini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Başkan Toptaş:" Karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" Kahramanmaraş’ın Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş,"141 mahallemizin tamamında karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" dedi. Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, ilçede etkili olan kar yağışı sonrası yürütülen karla mücadele çalışmalarının koordine edildiği merkezi ziyaret ederek, ekiplerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Başkan Toptaş akabinde, Hürriyet Mahallesi’ne geçerek mahalle muhtarı ve vatandaşlarla bir araya geldi, ekiplere kolaylıklar diledi. Başkan Toptaş, görev yapan belediye ekiplerine kolaylıklar dileyerek yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. Saha incelemeleri sırasında açıklamalarda bulunan Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, kar yağışının başladığı ilk andan itibaren tüm ekiplerin teyakkuz hâlinde olduğunu vurguladı. Başkan Toptaş, "Onikişubat Belediyesi olarak 60 aracımız ve 150 personelimizle birlikte gece saat 12’den itibaren sahadayız. İnşallah bu iki günlük süreç içerisinde ekiplerimiz yoğun bir şekilde çalışmalarına devam edecek. 141 mahallemizin tamamında, özellikle kırsal mahallelerimizde ve merkez mahallelerimizde karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor"diye konuştu. Meteorolojiden alınan veriler doğrultusunda hazırlıkların önceden yapıldığına dikkat çeken Toptaş, "Gece saatlerinde başlayan kar yağışı ilimizin büyük bölümünde etkili bir şekilde devam ediyor. Bizler de ekiplerimizle birlikte sahadayız. Şu anda Hürriyet Mahallemizdeyiz hem çalışmaları yerinde inceliyor hem de hemşehrilerimizle istişare ediyoruz. Çok şükür şu an için ciddi bir olumsuzluk söz konusu değil. Kar her şeyden önce bizim için rahmet ve bereket demektir. Özellikle son yıllarda yaşanan kuraklıklar, suyun ne kadar kıymetli olduğunu hepimize gösterdi. Elhamdülillah 2026 yılı bereketiyle birlikte geliyor. Kar yağışı yer yer ara verse de önümüzdeki 1-2 gün boyunca devam edecek. Sonrasında oluşabilecek buzlanmalara karşı da ekiplerimizle gerekli önlemleri alıyoruz. Kaldırımlar başta olmak üzere tuzlama ve solüsyon çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nin kokusal peyzaj alanındaki projesi desteklenecek Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünü yapacağı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’in yürütücülüğünü yaptığı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Türkiye’nin birçok kentinde açık ve yeşil alan sistemlerinde yaygın olarak kullanılan gümüşi ıhlamur (Tilia Tomentosa) bitkisinin kokusal özelliğinin, kullanıcıların mekansal algısı, duyusal deneyimi ve psikososyal tepkileri üzerindeki etkilerini kokusal peyzaj yaklaşımı çerçevesinde ele alıyor. Çalışmada, kokunun mekanla kurulan ilişki üzerindeki rolü hem gerçek mekan deneyimleri hem de sanal gerçeklik ortamları üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilecek. Araştırma kapsamında, ıhlamur türünün yaya aksları ile park, oturma ve dinlenme alanları çevresindeki kullanımının kokusal peyzaj potansiyeli, koku ile bellek, yere bağlılık ve algısal şema arasındaki ilişkiler ile kokunun gündüz ve gece şartlarında algılanma düzeyindeki değişimler incelenecek. Ayrıca, koku özelliği gösteren bitkiler için peyzaj tasarımına yönelik ölçütlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje iki aşamalı olarak yürütülecek. İlk aşamada, belirlenen kentsel alanlarda gerçekleştirilecek duyusal yürüyüşler aracılığıyla katılımcıların algıları gerçek mekân deneyimi üzerinden değerlendirilecek. İkinci aşamada ise aynı alanlar sanal gerçeklik ortamında modellenerek, kontrollü şartlar altında ıhlamur kokusunun sanal gerçeklik deneyimine entegrasyonu sağlanacak ve katılımcı algıları yeniden ölçülecek. Elde edilen veriler karşılaştırılarak, sanal gerçeklik ortamlarının kokusal peyzaj değerlendirmelerinde gerçek mekanı temsil etme düzeyi analiz edilecek. Toplam 100 bin TL bütçeye sahip olan projede, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan danışman olarak görev alırken, projede bir yüksek lisans öğrencisi dört ay süreyle bursiyer olarak yer alacak. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Sanal gerçeklik tabanlı yöntemlerle kokusal peyzaj konusunu ele alan bu özgün çalışmanın desteklenmeye hak kazanmasından memnuniyet duyuyoruz. Disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çeken projenin, mekân-insan etkileşimi ve peyzaj araştırmalarına bilimsel katkılar sunacağına inanıyorum. Projenin yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’i, danışmanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan’ı ve projede görev alan tüm araştırmacıları tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Kırklareli Yargıtay’dan kamulaştırma davasında emsal karar Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde enerji nakil hattı sebebiyle yapılan kamulaştırma işlemine açılan dava, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı. Kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına itiraz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin esas alınması gerektiğine hükmetti. Kamulaştırma davaları açısından Türkiye genelinde etkili olacak önemli bir karar Yargıtay’dan çıktı. İstanbul Barosu avukatlarından Av. İbrahim Çınar’ın takip ettiği dosyada, kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına ilişkin yerleşik uygulama değiştirildi. Süreç, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi’nin, Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kamulaştırma bedeline sadece yasal faiz işletilmesini öngören kararını kesin nitelikte kabul edilmesiyle başladı. Bunun üzerine müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirten Av. İbrahim Çınar, dosyayı temyiz ederek Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay yaptığı incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kesin nitelikteki kararını kaldırdı. Yerel mahkeme kararını düzelterek onayan Yargıtay, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğine hükmetti. Kararın, kamulaştırma sürecinde yaşanan gecikmeler sebebiyle vatandaşların uğradığı maddi kayıpların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, benzer davalar için de emsal oluşturacağı ifade edildi. Av. İbrahim Çınar, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, "Bu karar yalnızca müvekkilimiz açısından değil, Türkiye genelinde kamulaştırma süreci yaşayan tüm vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yalnızca yasal faize hükmedilen kararı kesinleştirmesi halinde ciddi bir hak kaybı yaşanacaktı. Yargıtay, kamulaştırma bedellerine her zaman itiraz edilebileceğini ve bu bedellere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, idarenin gecikmesinden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi açısından son derece önemlidir" dedi. Av. Çınar ayrıca, kamulaştırmanın bir idari işlem olduğunu ancak bu süreçte vatandaşın mülkiyet hakkının korunmasının esas olduğunu vurgulayarak, "Vatandaşın hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Söz konusu davanın, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde vatandaşlara ait tarım arazilerinden geçirilen enerji nakil hattı sebebiyle yapılan irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olduğu bildirildi.