ASAYİŞ - 17 Şubat 2026 Salı 11:01

Babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk mahkemede tüm detayları anlattı:

A
A
A
Babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk mahkemede tüm detayları anlattı:

Elazığ’da geçtiğimiz yıl, silahla babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk, mahkemede tüm detayları anlattı.



Olay, 1 Haziran 2025 yılında Palu ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki K.K. güvenlik korucusu babası Gençosman K.’ya ait silahı alarak ateş etmeye başladı. Olayda baba Gençosman K. olay yerinde hayatını kaybederken, anne G.K. ise yaralandı. K.K. ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, anne Gülhan K., avukatlar ve yakınları hazır bulunurken tutuklu sanık K.K. ise, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle, davaya katıldı.



"Ateş ettikten sonra elim silahta kilitli kalmış"


Olayı anlatan K.K., "Olay günü saat 4.30 gibi kuzenimle sohbet ediyordum. Kız kardeşim beni aradı ’abi çabuk buraya gel’ dedi. Evin kapısının önüne vardığımda evin içerisinden çığlık sesleri geliyordu. Kardeşim ’bırak annemi’ diye bağırıyordu. Eve girince misafir odasının kapısı kapalıydı. Kapıyı açınca babamın annemin boğazını sıktığını gördüm. Kardeşimde ’annem öldü’ diyerek çığlık atıyordu. Dolabın içerisinden silahı aldım. Odanın kapısını açtım duvara doğru ateş ettim. Bir anda gözlerim kararmaya başladı. Hedef gözetmeksizin duvarı hedef alarak ateş ettim. Olayı tam olarak hatırlamıyorum. Bir el ateş ettikten sonra elim silahta kilitli kalmış. Gerisini hatırlamıyorum. Amacım silah sesiyle babamı korkutmaktı vurmak değildi. Böyle olmasını bende istemezdim. Babam yıllarca anneme şiddet uyguluyordu" dedi.



Babasının silahtan korkan biri olmadığını aktaran K.K., "Silah sesinden korkar diye ateş ettim. MTS tip 2 rahatsızlığım var. İçinde kaç tane mermi var diye şarjörü açıp bakmadım. Sonrasında hastalığım sebebiyle gözüm karardı. Bu aşamadan sonra kaç el veya nereye doğru ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Kedime geldiğimde annem yerde yatıyordu. Babam da yerde yatıyordu. Annem boynunu tutarak bana doğru geliyordu. İlk atış değdi mi bilmiyorum. Ateş ederken aramızda 3 veya 5 metre kadar mesafe vardı. Silahı bırakarak annemin yarasına bastırdım ve 112’yi aradım. Annem ve babam için ambulans istedim. Dışarı çıktığımda ambulans gelmemişti. Annem yengem ve ben hastaneye gittik. Babam o sırada içeride yatıyordu. Sonrasında polisler gelip müdahale etti" diye konuştu.



"Annem boşanmak istiyordu fakat babam kabul etmiyordu"


K.K. ifadesinin devamında, "Babam uzun zamandır anneme şiddet uygulardı. Silahı sıktıktan sonra babam annemin boğazını bıraktı mı bırakmadı mı bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Olay günü kullandığım ilacı almıştım. Ağır bir ilaç olduğundan dolayı kendime hakim olamıyorum. Çok pişmanım böyle bir şey olmasını istemezdim. Babamı öldürmek istemezdim. Babam kuvvetli bir adamdı onu ayırmak isteseydim de ayıramazdım. Babamla aram çok iyiydi. Annemle babamı ayırmaya çalıştığım zamanlarda beni de vuruyordu. Ben asla ’annemin boğazını sıkıyordu bende kafasına sıktım’ demedim. Olaydan bir iki ay önce annem boşanmak istiyordu fakat babam kabul etmiyordu. Olaydan sonra silahı temizlemedim" dedi.



"Eşim bir gece oğlumu boğmaya çalışmıştı onu kurtardım"


Şiddetli geçimsizlikleri olduklarını aktaran anne G.K. ise "O gün banyoda temizlik yaparken eşim bana beddua etmeye başladı, bizde tartıştık. Bana ’Allah belanı versin ölmeni istiyorum. Annen veya baban ölsün’ dedi. Bende ezan okunuyor Allah sorar dedim. Mutfakta tartışma devam etti. Sandalyeyle bana vurmaya çalıştı kızım araya girdi. Beni misafir odasına iteledi, kızıma ’telefonu ver polisi arayacağım’ dedim. Ben öyle deyince daha çok sinirlendi boğazıma yapıştı. O esnada silah sesi duydum boynumda bir acı hissettim ne olduğunu anlayamadım. Eşim yere düştü o sırada kapıda oğlumu gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi koridora attım. Oğlum bana müdahale etti. O an vurulduğum için şoka girmiştim. Eşime ondan dolayı müdahale edemedim. Silah her zaman dolabın içindeydi. Şarjörü he zaman doluydu. Eşim bir gece oğlumu boğmaya çalışmıştı onu kurtardım. Bu olay bir ay öncesinde olmuştu. Ben oğlumdan şikayetçi değilim. Ben eşimden boşanmak istiyordum fakat kendisi kabul etmiyordu" ifadelerini kullandı.


İfadelerin ardından mahkeme, eksik hususların giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.




Babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk mahkemede tüm detayları anlattı:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Yüksel Yıldırım: "Bizi eleyecekler gibi gözüküyor" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 3-1 yenildikleri Rayo Vallecano maçının ardından, "Bizi eleyecekler gibi gözüküyor. İnsan umudunu kaybetmek istemiyor ama gerçekçi olmak lazım" dedi. Rayo Vallecano’yu taş gibi bir takım olarak nitelendiren Yıldırım, "Büyük umutlarla maça hazırlandık ve çıktık ama gördük ki karşımızda taş gibi bir takım var. Bu gece La Liga ile Süper Lig arasındaki farkı, bir Anadolu takımı olarak denemiş olduk. Takım çok hızlı oynuyordu. Biz kendimizi hızlı biliyorduk, onlar bizden daha hızlıymış. Daha iyi hazırlanmışlar ama yediğimiz ikinci ve üçüncü gol Samsunpor’a hiç yakışmadı. Tamamen bizim hatalarımızı rakip takım değerlendirdi ve golleri buldu" diye konuştu. İkinci karşılaşmada takımın elinden geleni yapması gerektiğini söyleyen Yüksel Yıldırım, "Takımda geçen pazar Fenerbahçe maçının yorgunluğunun olduğu kesinlikle gözüküyor. Çok tempolu bir maç oynamıştık ve hoca aynı kadroyu çıkardı. Ondan sonra da zaten 2-1 gerideyken hocamız gerekli değişiklikleri yaptı. Sakatlıktan dönen Emre ile Coulibaly girdi. Oyuna bir canlılık kattı. Tam böyle hani acaba 2-2’yi yakalar mıyız derken yine Ntcham’ın bir hatası ve golü buldular. Yani dediğim gibi sanki umutlarımız tükeniyor ama bir sonraki maç var ve biz Madrid’de bu takım elinden geleni yapması lazım" şeklinde konuştu. Gerçekçi olmak gerektiğini söyleyerek Rayo Vallecano’ya elenebileceklerini söyleyen Yıldırım, "Bizim yapmak istediğimiz ilk 16’ya kalmaktı onu yaptık. Şimdi hedef çeyrek final dedik ama karşımıza güçlü bir takım çıktı. Zannediyorum bu takım çeyrek final, yarı finalde oynar bizi elerseler ki eleyecekler gibi gözüküyor yani. İnsan umudunu kaybetmek istemiyor ama gerçekçi olmak lazım" ifadelerini kullandı. Kadroda yenilemeler olacağını söyleyen Yıldırım, "Biz iyi bir takım olma yolundayız. Bu takımı ben 8 sene önce 2. Lig’de aldım. Yapılandırdık, adım adım geldik. Yani 2’inci senemizde Süper Lig’de Avrupa’ya gittik. Bu benim için büyük başarı. Ama önemli olan bundan sonra sürdürülebilir yapmak. Bunu yapmak için de seneye şimdiden hazırlıklara başladık. Hocamız yeni. Kadroda yenilenmeler olacak. Biz geçen hafta Fenerbahçe’ye kök söktürmüştük. Türkiye’nin yani en iyi takımlarından bir tanesi ve bugün karşımızdaki rakip İspanya’da 15’inci sırada ama adamlar oynuyor. Demek ki yani biz Türkiye’de futbol oynuyoruz deriz ama ligimiz çok zayıf" sözlerine yer verdi. Yıldırım Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın maç için Samsun’a gelmesi ile ilgili ise şunları söyledi: "Montella bile dedi ben böyle bir şey görmedim başkan dedi. Yani hakem de buna göz yumuyor falan. Sonuçta ama hocamla güzel şeyler konuştuk. Türkiye’nin geleceğiyle, milli takımın geleceğiyle ilgili. Ben de ona başarılar diledim. İnşallah Romanya’yı sonra da çıkacak rakibi geçip Dünya Kupası’na gitmek istiyoruz dedim. O da istiyor, güzeldi yani. Hocama da teşekkür ediyorum. İstanbul’dan kalkıp Samsun’a gelip bize destek vermesi, maçı seyretmesi güzel, sevinçli bir şey. Demek ki Samsunspor doğru yolda gidiyor ki yani milli takım hocası bile gelip destek veriyor." Yüksel Yıldırım sosyal medyada bazı hesaplara da "troller" diyerek şu ifadeleri kullandı: "Gerçek Samsunspor taraftarlarına teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz sosyal medyada klavye delikanlılığı yapan kim olduğunu bilmediğimiz troller sallıyor bizlere ama sonra maç oluyor, biletleri indir diyor. Biletleri indiriyorsun yine gelmiyor. Yani artık bu işin bilet fiyatlarıyla ilgili olmadığını biz gördük. Sosyal medyadan yazmaya dönmesin onlar. Onlar gerçek Samsunspor taraftarı değil. Sırf içimizdeki o İrlandalılar, karıştırmak istiyorlar. Ama biz doğru yolda gidiyoruz."