EKONOMİ - 07 Nisan 2025 Pazartesi 17:12

Başkan İdris Alan, Elazığspor’a destek için fitili ateşledi

A
A
A
Başkan İdris Alan, Elazığspor’a destek için fitili ateşledi

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) Başkanı İdris Alan, Elazığspor’a destek için kampanya başlatacağını duyurdu.


TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Elazığspor, 68 Aksaray ve Serik Belediye Spor’u 3-1 yenerek şampiyonluk yolunda büyük ivme kaydetti. Ligin bitimine son 4 hafta kala Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, Elazığspor’a destek için kampanya başlatyığını duyurdu. Elazığ valisi, milletvekilleri ve iş dünyası başta olmak üzere tüm oda başkanlarına, STK’lara ve taraftara seslenen Başkan Alan, Elazığspor’a sahip çıkmanın tam zamanı olduğunu ifade etti.



"Bugün Elazığspor’a sahip çıkmanın tam zamanıdır"


Pazar günkü galibiyetten dolayı Elazığspor’a teşekkür eden Başkan İdris Alan, "Son 2 haftada bize 2 bayramı birlikte yaşattılar. Önce Aksaray ve ardından Serik’i güzel bir futbol ile yenerek Türkiye’nin 2. Ligdeki gündemine oturdular. Pazar günkü maçta ortalama 16 bin seyirci vardı. 16 bin seyircimize bu mutluluğu yaşattıklarından dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum. Elazığlılar olarak ne yapsak azdır. Elazığ TSO başkanı olarak bize bu mutluluğu yaşatan Elazığspor’un yanında olabilmek için elimizden ne gelirse birlik beraberlik içerisinde, valimizin koordinesine bir organizasyon yapıp sahip çıkmak istiyoruz. Çünkü Elazığspor çok zorlu bir dönemeçten geçiyor. En zorlu maçlarını aldı. Önündeki fikstürde 4 maç var. Bugün Elazığspor’a sahip çıkmanın tam zamanıdır" dedi.



"Tüm Elazığ’ı bu kampanyaya davet ediyorum"


Elazığspor’un avantaj yakaladığını vurgulayan Başkan Alan, "Ben iş dünyasının bir temsilcisi olarak valimize sesleniyorum. Valimizin öncülüğünde kıymetli milletvekillerimize sesleniyorum. OSB, borsa, STK, şoförler cemiyeti, esnaf zanaatkarlar odası, bakkallar, kuaförler, lokantacılar odaları olmak üzere tüm başkanlarımızı bir çatı altında toplanmaya davet ediyorum. O bugündür, gün birlik olma günüdür. Gün Elazığ’a sahip çıkmak günüdür. Belediye başkanımız elinden gelen her şeyi Elazığspor’a fazlasıyla yapıyor. Bu sadece Belediye Başkanımız Şahin Şerifoğulları’yla olacak bir iş değil. Valimizin öncülüğün ve açacağı bir hesapla biz Elazığspor’a bir kampanya yapmayı düşünüyoruz. Yüksek istişare kurulu üyelerim, genç ve kadın girişimciler, meclis ile yönetim kurulu üyelerimle birlikte biz bu kampanyaya ciddi bir şekilde destek olacağız. Bu kampanyanın Elazığ’a yayılmasını istiyoruz. Tüm Elazığ’ı bu kampanyaya davet ediyorum" diye konuştu.



"Kampanyayı Avrupa’ya, yurt dışındaki tüm hemşerilerimize de yaymayı düşünüyoruz"


Elazığspor’u dış sahada oynadığı maçlarda destekleyen birbirinden değerli STK’ların olduğunu aktaran Alan, "Bu STK’larımızla, il dışındaki hemşerilerimizle istişare yapacağız. Bu kampanyayı yayacağız. Hatta bunu Avrupa’ya, yurt dışındaki tüm hemşerilerimize de yaymayı düşünüyoruz. Elazığ’a ve Elazığspor’a sahip çıkma zamanımız. Bugün birlik beraberlik olma günümüz. 15 bin tane seyircimiz katılıyor. Biz böyle bir kampanya başlatsak bin TL yardım etseler 15 milyon para eder. Ben bunun daha fazlasını toplayacağıma inanıyorum. Şahsım olarak Elazığ TSO’ya kayıtlı olan tüm üyelerimi arayacağımı ifade ediyorum. Tanıdığımım, eşim, dostum, arkadaşım kim varsa arayacağım. Elazığ’a bu mutluluğu yaşatmamız lazım. Elazığspor’u 1. lige çıkarmamız gerekiyor. En kötü 2. Olarak play-of’a kalmamız lazım. O zaman da biz 1. Lige çıkarız. Yoksa diğer senaryoları düşünemiyorum. Bir daha bu atmosferi de yakalayamayabiliriz. O yüzden gün bu gün. Elazığspor ve yönetimine sahip çıkmamız gerekiyor. Valimiz sağ olsun geldiği günden itibaren Elazığspor’un tüm maçlarını izliyor. Sporu ve teknik konuları da biliyor. Elazığ’a faydalı olan ve işi bilen, hatip birisi. Valimizin koordinesinde böyle bir organizasyon yaparsak iş dünyası ve oda olarak valimizle beraber oluruz. Bu işin içerisinde kıymetli milletvekillerimin de olmasını istiyorum. Sonuçta seçilmişler ve Elazığ’ın mutluluğu için mücadele veriyorlar. Mücadele ettiklerine de ben şahidim. Şuan Elazığspor’un en büyük lüksü hafta sonu kentte oynanan maçtır. Seyirci de bunu hak ediyor. Bize ne düşerse yapmamız gerekiyor diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



Başkan İdris Alan, Elazığspor’a destek için fitili ateşledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Gediz OSB’de başkanlık görevi Dr. Yunus Altıngemi’ye geçti Kütahya’nın Gediz ilçesinde faaliyet gösteren Gediz Organize Sanayi Bölgesi’nin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, OSB toplantı salonunda gerçekleştirildi. Divan Başkanlığına Yusuf Kaptan’ın seçildiği kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gediz Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Gökhan Değirmenci tarafından okunan faaliyet raporu oy birliğiyle ibra edildi. Genel kurulda, Gediz OSB’de 38 firmanın faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağlandığı bilgisi paylaşıldı. Toplantıda konuşan Gediz Kaymakamı Emrah Uzun ile Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, organize sanayi bölgesinin ilçenin ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan adayları Yusuf Naci Cebecioğlu ile Dr. Yunus Altıngemi de yaptıkları konuşmalarda, göreve seçilmeleri halinde hayata geçirmeyi planladıkları projeleri anlattı. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimde 36 üye oy kullandı. Yapılan oylamada iki aday eşit oy alınca, Divan Başkanlığı tarafından kura çekimine gidildi. Çekilen kura sonucunda Dr. Yunus Altıngemi, Gediz Organize Sanayi Bölgesi’nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Seçim sonrası teşekkür konuşması yapan Altıngemi, birlik ve beraberlik mesajı vererek şunları söyledi: "İnşallah birlik beraberlik içinde organize sanayi bölgemizi en güzel yerlere taşıyacağız. Yönetim kurulu üyelerimizle birlikte hiçbir sanayicimizi ayrıştırmadan, ticaretimizi artırmak ve ihtiyaç duyan sanayicilerimizin yanında olmak için çalışacağız. OSB’mizi çok daha güzel noktalara taşıyacağımıza inanıyorum." Dr. Yunus Altıngemi başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Tolgahan Türk, Beyhan Koyuncu, Süleyman Serol Alpar, Onur Güngör, Soykan Bayrak, Cengiz Önündür, Süleyman Akgün ve Recep Bilir yer aldı.
Gaziantep Kurban Bayramı için sağlıklı beslenme uyarısı: "Güne kavurmayla başlamayın" Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, Kurban Bayramı’nda kontrolsüz et tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşlara dengeli beslenme, bol su tüketimi ve dinlendirilmiş et uyarısında bulunarak, "Güne kavurmayla başlamayın" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, özellikle bayramın ilk gününde yapılan yanlış beslenme alışkanlıklarının mide ve bağırsak problemlerine neden olabileceğini söyledi. Sobacı, ağır ve yağlı et tüketiminin sindirim sistemini zorladığını belirterek, etin ortalama 1 gün dinlendirilerek tüketilmesinin doğru olduğunu söyleyerek vatandaşların daha dikkatli davranması gerektiğini ifade etti. "Güne ağır ve yağlı et yemekleriyle başlamak büyük hata" Kurban Bayramı’nda yapılan en büyük hatalardan birinin sabah saatlerinde ağır ve yağlı et yemekleri tüketmek olduğunu ifade eden Diyetisyen Zişan Sobacı, "Kurban Bayramı’nda yapılan en büyük hatalardan bir tanesi, güne ağır yemeklerle başlamak. Sabahın erken saatlerinde et tüketmektir. İlk kalktığımız zamanlarda, normal hafif bir kahvaltıyla güne başlayıp et tüketimini günün devamında tercih edebiliriz" dedi. "Dinlendirilmiş et daha sağlıklı oluyor" Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sobacı, uzmanların etin en az bir gün dinlendirilmesini önerdiğini söyledi. Yeni kesilmiş etin sindiriminin daha zor olduğuna dikkat çeken Sobacı, "Kurban kesildikten sonra etin bir gün dinlendirilmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü yeni kesilmiş etin sindirimi çok daha zordur. Bu yüzden gün içerisinde biraz beklettikten sonra et tüketimini öneriyoruz. Et yeni kesildiği zaman içerisindeki enzim aktiviteleri devam ettiği için insan vücudu bunu daha zor sindirir. Ancak et dinlendirildiğinde, insan tüketimine daha uygun hale gelir ve sindirimi bizim için çok daha kolay olur" ifadelerini kullandı. "Et tüketirken sebzeye de yer verilmelidir" Bayram sofralarında yalnızca ete ağırlık verilmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Sobacı, sebze tüketiminin mutlaka artırılması gerektiğini belirterek, "Özellikle ağır etlerin yanında pilav, börek, pasta gibi şeker ve karbonhidrat tüketimi çok fazla olduğu zaman, etin sindirimini de oldukça zorlaştırdığı için bunu tavsiye etmiyoruz. Bunun yerine bol yeşil salata ve sebze tüketimini öneriyoruz" ifadelerine yer verdi. Su tüketimi tavsiyesi Su tüketiminin önemine de değinen Sobacı, protein ağırlıklı beslenmenin vücudun su ihtiyacını artırdığını söyledi. Bayram süresince günlük tüketimin üzerine ek olarak yarım litre ile bir litre arasında fazladan su içilmesinin faydalı olacağını belirten Sobacı, yeterli su tüketilmemesi halinde halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemlerinin görülebileceğini kaydetti. "Bayramda acil başvuruları genelde yanlış beslenme nedeniyle gerçekleşiyor" Özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Sobacı, "Kurban Bayramı’nda özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin fazla olduğu yörelerde, sabahın erken saatlerinde kavurma gibi yağlı etlerle güne başlandığı için günün devamında ishal, kusma, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetler görebiliyoruz. Hastalar acil servislere en çok bu nedenle başvuruyor ve bu durum tamamen yağlı et tüketimine bağlı oluyor" diye konuştu. Kurban Bayramı’nda, Ramazan Bayramı’na oranla daha fazla protein tüketimi olduğu için sağlıklı beslenmenin büyük önem taşıdığını ifade eden Sobacı, vatandaşlara kontrollü et tüketimi, yeterli su alımı ve düzenli öğün çağrısında bulundu.
Erzurum Oltu’da mezuniyet coşkusu yaşandı Atatürk Üniversitesi Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen törende öğrenciler mezuniyet sevinci yaşarken, aileler de gurur dolu anlara tanıklık etti. Fakülte yerleşkesinde düzenlenen törene akademik personel, öğrenciler, aileleri ve protokol üyeleri katıldı. Programda konuşan okul birincisi Merve Yakupoğlu, okul birincisi olarak konuşma yapmanın kendisi için büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu belirterek, başarısında emeği bulunan ailesine, akademisyenlere ve arkadaşlarına teşekkür etti. Yakupoğlu, "Bugün burada olmak, emek verdiğimiz her şeyin karşılığını almak demektir" dedi. Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt ise bu yıl Finans, Bankacılık ve Sosyal Hizmetler bölümlerinden mezun verdiklerini belirterek, tüm öğrencileri tebrik etti. Mezuniyet günlerinin eğitim camiası için hem mutluluk hem de hüzün barındırdığını ifade eden Yeşilyurt, "Öğrencilerimizi yetiştirdik, onlara uçmayı öğrettik. Bundan sonra hayatın içerisinde kendilerine yer edinecekler. İlim ve irfanla yollarını açtık" diye konuştu. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi de konuşmasında mezun olan öğrencilerin yeni bir hayat heyecanı yaşayacağını ifade ederek, belediye olarak gençlerin her zaman yanında olduklarını söyledi. Çelebi, öğrencilerin bugünlere gelmesinde ailelerin, öğretmenlerin ve devletin büyük emeği bulunduğunu belirterek, "Bu devleti gelecekte yönetecek insanlar sizlerin arasından çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından mezun öğrenciler tören geçişi yaptı. Okul birincisi Merve Yakupoğlu diplomasını Başkan Çelebi’nin elinden aldı. Bölüm birincilerine diplomaları Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt tarafından verilirken, diğer mezun öğrencilere diplomaları protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından takdim edildi. Bölüm birincileri tarafından yaş kütüğüne isim plakaları çakılırken, öğrenciler mezuniyet yemini etti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği program, öğrencilerin topluca kep atmasıyla sona erdi.
Kütahya Kütahya’da bayramın dini ve kültürel boyutları masaya yatırıldı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. Sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesle aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi.