EKONOMİ - 03 Kasım 2025 Pazartesi 11:47

E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"

A
A
A
E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"

E-ticaret göründüğü kadar kolay olmadığını ve birçok bilinmeyen noktaları olduğunu belirten E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım" dedi.


E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç son zamanlarda E-ticarette yaşanan kar ve zararlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 yıldır E-ticaret alanında hizmet verdiğini aktaran Olgay Sanaç, "İnsanların E-ticarete girmesini çok doğal karşılıyorum. Yeni bir pazar. Dünya gelişiyor, teknoloji büyüyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte E-ticaret bambaşka bir yer aldı. İnsanlar hem markalarını taşımak istiyorlar hem de ek gelir olsun diye evden bu işi yapmak istiyor. Ama E-ticaret göründüğü kadar kolay bir şey değil. Birçok bilinmeyen noktaları var. İnsanları en çok kandıran şey, buy box mantığı oluyor. E-ticaretten satış yapmak istiyorum diyen herkes karşısında buy box’a girdim bir günde 100 bin dolar para kazandım gel sana da eğitim satayım tarzında videolar görüyorlar. Bu videolar insanları hem yanlış yönlendiriyor hem de öyle bir kazanç yok. Burada insanların E-ticaretten soğumasını sağlıyorlar. İlk dikkat etmemiz gereken şey, burası hayal satılacak bir dünya değil. Ürünlerimiz varsa o ürünleri satmamız gerekiyor. Ürünümüz yoksa ise kendimize en uygun ürünü bulmamız gerekiyor" diye konuştu.


İkinci en büyük hatanın, fiyatlandırma ve hesap hatası olduğunun da altını çizen Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım. Bir ürün belirlediğimizde o ürünü satışa açtığımızda önce fiyatlandırmayı düzgün yapmak gerekiyor. Üçüncü en büyük adımlardan birisi, plansızlık ve sabırsızlıktır. Bir ürünü açtığımız önce liste oluşturuyoruz. Bu listeyi oluştururken ürünün analizini yapmak lazım. Odaklanmamızı dağıttığımız sürece hiçbir yere varamayız. Önemli olan büyük bir planlama yaptıktan sonra sabırla ürünün satılmasını beklemek gerekir. Dördüncü olarak buy box rekabetidir. İki kişi aynı ürünü satıyorsa pazar yeri özellikle bizi aynı sitede birleştiriyor. Kim daha az fiyat verirse onun sepete ekle butonunu almasını sağlıyor. Bu durumda ben ürünü 100 liraya satıyorum sen 90’a satıyorsun, 90 liraya satan kişinin günlük kargosu 300’ü buluyor çok güzel satış yaptığını düşünüyorsun ama 30 gün sonra paran yattığında zarar ettiğini görüyorsun. Aynı zamanda sadece kendisi değil beni de zarar ettiriyor. Böyle bir yaklaşım olmaması için de buy box rekabetine girmememiz gerekiyor. Kendine ait bir reklam belirlemen gerekiyor. Marka oluşturduktan sonra onun üzerinden devam etmek gerekir. Son olarak da her şeyi ben yaparım bir bilgisayarla mantığı yanlıştır. E-ticaret tek bir alan değil. Operasyon ayrı, planlanması farklı ve ürün geliştirmesi farklı bir alandır. Bunun için de uzman bir ekiple çalışmak lazım. En büyük faydaları tüm dünyaya açılmak olacaktır. Elazığ’da sattığın bir ürünü satışla yurtdışına Japonya’ya kadar sattığımız ürünler oldu. Bunu başka türlü yapamazsın o yüzden internet satışı önemlidir" cümlelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu "Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.