EKONOMİ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:27

Elazığ ile Gana arasında ekonomik iş birliği için ilk adımlar atıldı

A
A
A
Elazığ ile Gana arasında ekonomik iş birliği için ilk adımlar atıldı

Gana Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ ile bir araya gelerek, Elazığ-Gana arasında yapılabilecek ticari anlaşmalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu.


Gana Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Hajj Abdul Nasıru-Denn bir dizi ziyaret için Elazığ’a geldi. Temasları kapsamında Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ’ı makamında ziyaret eden Nasıru-Denn, Gana ile Elazığ arasında ekonomik ilişkiler kurmak için fikir alışverişinde bulundu. Toplantıda, Elazığlı iş adamlarının Gana’ya yatırım yapması planlanırken, Gana’nın da Afrika’daki ekonomik açıdan en istikrarlı ülke olduğu anlatıldı.


Uzun yıllardır tarım ve hayvancılık sektörü içerisinde olduklarını aktaran Mehmet Ali Dumandağ, "Biz bu işte ilimiz ve bölgemiz için her zaman bu tür projeleri sevmiş ve dile getirmişiz. Sizin kanalınızla ve buradaki yatırımcılarımızla Gana’yı ziyaret ederek Elazığ ve Gana arasındaki iş köprüsü kurup buradaki yatırımcılarımızı oraya taşımak isteriz. Hem de sizin oradan Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen iş adamlarınız varsa onları da buraya davet etmek isteriz. Elazığ’dan dışarı gidecek çok güzel ürünlerimiz var. Tarım ve hayvancılıkla geçmişte Elazığlı olarak tüm Orta Doğu’ya et ve canlı hayvan ihracatımız vardı. Son zamanlarda biraz azaldı ama biz Elazığ Borsası ve arkadaşlarımız olarak Elazığ’ı yine eski günlerine getirmek için çaba gösteriyoruz. Elazığ Türkiye’de köprü görevi yapıyor. Doğu ve Güney Doğu’yu birbirine bağlayan bir ilimizdir. Buradaki hemşehrilerimiz de yatırım da ve üretimde helal ve haramı biliyor. Hem Gana’da hem de Ankara’da sizleri ziyaret edeceğiz. İnşallah beraber iş birliği yapacağız" dedi.



Elazığ’a ekonomik ilişkileri daha iyi kurmaya ve o temelleri atmak için geldiklerini belirten Büyükelçisi Hajj Abdul Nasıru-Denn, "Bundan sonra meyveler değil de ağaçların kendisini Gana’ya gitmek üzere, balık almaya değil de tutmayı öğreneceğiz. Hedefimizde inşallah Elazığ’da hümaniter çalışmalarla daha evvel destek veriyordu. Bütün Elazığlı iş adamlarının dikkatini Gana’ya ve Afrika’ya çekmek istiyoruz. Gana stratejik olarak Afrika’da çok mühim bir konumda. Şu anda siyasi, ekonomik ve dini olarak en istikrarlı olan ülkelerden birisidir. Zaten ilk bağımsız ülkelerden birisidir. Diğer siyahi Afrika ülkelerinin de bağımsız olması için çok çaba gösteren bir ülkedir. Dolayısıyla her konuda, rol model olan bir ülke. Kendi içinden veya dışından hiç kimseyle savaşmayan bir ülkedir. Yatırım için çok önemlidir. Ekonomisi o kadar güçlü ki benim yaşımdan dahi uzun ömürlü bir demokrasisi var. Üstelik yönetimden yönetime, hükümetten hükümete ve partiden partiye tek bir yapı yok. Yatırım açısından, Gana çok çok istikrarlı ve iyi bir yer. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Batı Afrika ve Afrika’da yatırımı güçlendirmek için bir araya getiriyorlar ve serbest ticaret bölge ilan ediyorlar. 54 ülke bu anlaşmayı imzaladı. O paket çerçevesinde belirlenen ülkelerden yatırım yaptığın zaman bütün diğer ülkelerde senin ürettiğin ürünleri gümrüksüz olarak gönderebiliyor" ifadelerini kullandı.



Elazığ ile Gana arasında ekonomik iş birliği için ilk adımlar atıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Bursa’da sıfır atık, çevre ve israfı engelleme konularında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, hayata geçirdiği çalışmalarla Türkiye’ye örnek oluyor. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. Sürdürülebilir atık yönetimi Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmalarımız sürecek Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Antalya Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı. "Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti. Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi. Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı. Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.