EĞİTİM - 13 Ekim 2025 Pazartesi 13:34

Elazığ’da "7. Uluslararası Dirençlilik Kongresi" başladı

A
A
A
Elazığ’da "7. Uluslararası Dirençlilik Kongresi" başladı

Fırat Üniversitesi (FÜ) ev sahipliğinde 3 gün sürecek olan 7. Uluslararası Dirençlilik Kongresi, bugün düzenlenen programla başladı.


FÜ ev sahipliğinde "Geçmişten Ders Alarak Yeniden Yapılanma" mottosuyla düzenlenen 7. Uluslararası Dirençlilik Kongresi başladı. 3 gün sürecek olan kongrede afet yönetimi, toplumsal dayanıklılık, şehir planlaması ve sürdürülebilir kalkınma gibi konular ele alınacak. Kongreye, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Başkan Vekili ve Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurul Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı Türkiye Ofisi Başkanı Daisuke Watanabe, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Yapı ve Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü Kazım Gökhan Elgin, ELFED Genel Başkanı Kazım Gökhan Elgin, Türkiye Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Taha Çakmak, FÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, FÜ Öğretim Üyesi Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kürşat Esat Alyamaç, yurt içinden akademisyen, uzman ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte, afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde medyanın, yerel yönetimlerin ve toplumun rolü de tartışıldı. Öte yandan, kongre boyunca düzenlenecek olan paneller, sunumlar ve çalıştaylarla farklı disiplinlerden bilim insanları bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.


Gerçekleştirilen kongrenin önemine değinen Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, " Afetlere hazırlık, dirençlilik kavramı her geçen gün çok daha büyük bir önem taşıyor. Öncelikle afetten artık dece depremleri anlamıyoruz, heyelanları anlamıyoruz. Şehirleşen dünya içerisinde şehirlerde ortaya çıkan yepyeni felaketler de görüyoruz. Şehirsel diye bir kavram artık gündemimize girmeye başladı. Dolayısıyla da hazır olmak, dirençli olmak ve her şeyden önce bu yapı storunu tekniğe, bilime ve fenne uygun yapmak büyük bir önem taşıyor" dedi.


Ortak gayelerinin dirençli şehirler oluşturmak olduğunu vurgulayan Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, "Nice değerleri bağrında yaşatan bu şehir aynı zamanda büyük depremlerle sınanmış bir şehirdir. Bugün burada ilmin, bilimin ışığında bu gerçeklerle nasıl yaşayacağımızı ve neler yapmamız gerektiğini konuşmak için bir aradayız. Bu buluşma hepimizin ortak sorumluluğu olan afetlere karşı dirençli şehirler oluşturma hedefi açısından son derece kıymetli bir adımdır. Zira ortak gayemiz daha güçlü, dirençli ve afetlere daha dayanıklı şehirler inşa etmektir" şeklinde konuştu.


Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ise " Bizler için önemli olan, bu yaşadığımız tecrübeleri avantaja dönüştürebilmek. Bu anlamda Elazığ’da bu kongrenin düzenleniyor olmasını çok önemli buluyorum. Çünkü, Elazığ kadar hem yakın tarihte bu tehlikeleri yaşayan hem hazırlığını yapmış ve tekrar yeniden dönüşümü, dirençli şehri oluşturmak anlamında adımlar atmış bir şehir olmasını çok önemli buluyorum. Burada 3 gün boyunca afetten konuşacağız. Afet dediğimiz zaman aslında bir tehlike kavramı var, afet tehlikesi. Özellikle, Türkiye’nin bulunduğu iklim koşullarına ve coğrafyaya baktığımız zaman çoklu tehlikelerle karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Bu bizim değiştiremeyeceğimiz faktör. Ama zarar görme riski dediğimiz zaman aslında tehlikenin yanına iki tane daha kavram geliyor. Bunlardan bir tanesi maruziyet, bir tanesi de dirençlilik kavramı. Eğer dirençliliğimizi arttırabilirsek, eğer maruziyetimizi azaltabilirsek ne kadar tehlike, afet tehlikesi olursa olsun zarar görme riskini azaltmamız son derece mümkün olacak" diye konuştu.


AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin de " Bizim için de çok kıymetli bir faaliyet oldu, 7. kez yapılıyor olması çok özel. Dirençlik bizim için şu an müdahaleden çok daha kıymetli bir hadise. Risk azaltma ile ilgili hususlar afetin yönetiminde en büyük önceliğimiz olduğu için biz kendimizi hep müdahale olarak ikinci planda tutmayı hatta bize hiç iş düşmemesini arzu eden bir ekibiz. İnşallah, risk azaltma ile ilgili ve dirençlik ile ilgili hem kongreler hem çalışmaları hem akademik faaliyetleri hem de il risk azaltma planlarıyla illerimizdeki riskleri azaltmaya yönelik çalışmaları öncelersek müdahale ile ilgili işleri ikinci plana o zaman bırakmış oluruz diyoruz. Burada gerek Elazığ için gerekse ülkemiz için çok kıymetli çalışmaları hocalarımızdan, konuşmacılarımızdan dinleme fırsatı bulacağız" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’En Quality’ ödülleri sahiplerini buldu Quality of Magazine’in 17. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen "17. Quality Ödül Töreni", İstanbul Cahide Palazzo’da görkemli bir geceyle gerçekleştirildi. İş, sanat ve cemiyet dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren gecede, yılın "En Quality" ödülleri sahiplerini buldu. Cemiyet, iş dünyası ve magazinin nabzını tutan köklü yayınlardan Quality of Magazine, 17. yılını Cahide Palazzo’da düzenlenen özel bir organizasyonla kutladı. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Salih Keçeci’nin ev sahipliğinde gerçekleşen geceye; iş adamı Ali Ağaoğlu, iş adamı Bülent Kaya, koreograf Uğurkan Erez ve çok sayıda ünlü isim katıldı. Merit Royal, Sabri Özel ve MPR Lojistik’in sponsorluğunda düzenlenen organizasyon, kırmızı halı seremonisiyle başladı. Yılın ‘En Quality’leri ödüllerini aldı Sanat, medya ve iş dünyası kategorilerinde toplam 26 ödülün sahiplerini bulduğu gecede adeta yıldızlar geçidi yaşandı. Sunuculuğunu Başak Koç’un üstlendiği, kırmızı halı röportajlarını ise Şeniz Ulusoy’un gerçekleştirdiği törende, ödül alan isimler sahnede büyük alkış aldı. Gecede ayrıca "EN Quality Haber Merkezi: Show TV Haber Merkezi" ödülü iş adamı Bülent Kaya tarafından takdim edildi. Cahide Show ekibinin dans gösterileri ve sahne performanslarıyla renklenen gece, ödül töreninin ardından kesilen 17. yıl pastası ve özel şovlarla devam etti. "17 yıldır aynı heyecanla yolumuza devam ediyoruz" Quality of Magazine Genel Yayın Yönetmeni Salih Keçeci, açılış konuşmasında 17 yıllık yayın hayatlarının gururunu yaşadıklarını belirterek, "Bu noktaya büyük bir emek ve özveriyle geldik. Aynı heyecanla yolumuza devam ediyoruz" dedi. "Bu geceler iş dünyasını bir araya getiriyor" Gecede konuşan iş adamı Bülent Kaya ise organizasyonların iş dünyası açısından önemine dikkat çekerek, "Biz bu gecelerin destekçisiyiz çünkü hem etkinlik olarak hem iş adamları olarak hep bir araya geliyoruz. Görüşemediğimiz zamanlar var. Onların acısını gideriyoruz diyelim, kapatıyoruz açığını. Hem de böyle geceler önemli. Hem iş dünyası açısından hem de birlikte olmak için çok faydalı görüyoruz. İnşallah daha fazla etkinlik olur. Biz yatırımcı olarak ödül alıyoruz, iş insanı olarak alıyoruz. Avrupa’daki yatırımlardan dolayı ödül alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Başkurdistan Cumhuriyeti ile yatırım ve ticaret masaya yatırıldı Gebze Ticaret Odası, üyelerinin dış ticaret kapasitesini artırmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak amacıyla Başkurdistan Cumhuriyeti heyetini ağırladı. Görüşmelerde yatırım fırsatları, ticaret potansiyeli ve B2B iş birlikleri ele alındı. Gebze Ticaret Odası (GTO), üyelerine yeni dış pazarlar kazandırmak, ikili iş görüşmelerini artırmak, uluslararası iş birliklerini geliştirmek, ihracatı artırmak ve ihracata henüz başlamamış üyelerini dış ticarete kazandırmak amacıyla önemli ziyarete ev sahipliği yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş; yönetim kurulu üyeleri, 24. Meslek Komite üyeleri ve genel sekreter ile birlikte Rusya Federasyonu Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti Türkiye Ticari Temsilcisi Marat Tansykkuzhin ve beraberindeki heyeti GTO’da ağırladı. Yatırım ve ticaret fırsatları ele alındı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumda; Başkurdistan Cumhuriyeti’nde yatırımcılara sunulan devlet teşvikleri, bölgenin yatırım ve ticaret potansiyeli ile Rusya’da ticaret ve iş fırsatlarına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Marat Tansykkuzhin, Gebze’nin sanayi gücü ve stratejik konumuyla önemli ticaret ortağı olduğunu belirterek, ziyaretin somut iş birliklerinin geliştirilmesine zemin oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Gebze’nin stratejik gücü vurgulandı GTO Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, yaptığı değerlendirmede; Gebze’nin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu, birçok sektörde yüksek kalite standartlarında üretim gerçekleştirildiğini vurguladı. Aslantaş, karşılıklı temasların artırılmasının ve doğrudan ticari ilişkilerin geliştirilmesinin bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. Karşılıklı iş birliği ve B2B hedefi Ziyaret kapsamında ayrıca; Gebze’nin lojistik ve stratejik konumu ile geniş üretim yelpazesi ele alınırken, yatırım yapılabilecek sektörlere ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmelerde, iki bölge arasında sürdürülebilir ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve GTO üyeleri ile Başkurdistan-Rusya heyeti arasında B2B iş görüşmelerinin hayata geçirilmesi hedefi öne çıktı.
Sivas Uzmanı uyardı: "Astımda erken tanı önemli" Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı. 5 Mayıs ‘Dünya Astım Günü’ olarak biliniyor. Dünya genelinde hastalığa dikkat çekmek amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları yapılıyor. Astım ise hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık olarak bilinirken, yalnızca genetik değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu bir klinik tablo olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, özellikle çocukluk çağında tanı koymanın her zaman kolay olmadığı belirterek, ergenlik döneminde hormonların etkisiyle vakaların önemli bir kısmının normale dönebildiği ifade etti. Şahin, astımın erken yaşlarda tanısının her zaman kolay olmadığını söyleyerek, "Bahar ayları başta olmak üzere mevsim geçişlerinde polenler, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri astımı tetikleyebiliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve gözlerde yaşarma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Alerjik astımı olan çocuklarda ise hava yollarında daralma sonucu ataklar görülebiliyor" ifadelerini kullandı. "Nedensel olarak değişebiliyor" Özlem Naciye Şahin, astımın dönemsel olarak seyrinin değişebileceğini ve deri testi tekrarının birkaç yıl içinde tekrarlanabileceğini söyleyerek, "Astım, özellikle hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık. Tamamen genetik değil. Çevresel özelliklerin de hakim olduğu, sebeplerine dayandığı bir klinik durum. Bu tablonun özellikle biz belli bir yaştan önce tanı koyamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla astım tanısını özellikle çok da kolay koymak istemiyoruz. Üstelik ergenlikle birlikte, ergenlik hormonlarının etkisiyle bu olguların da yüzde 80’i eski normallerine dönüyor. Yani tamamen geçiyor. Astım kendi klinik seyrini dönem dönem değiştirebiliyor. Astım belirtileri klinik prezentasyonu ve astıma sebep olan alerjenler de nedensel olarak değişebiliyor. Çocuklarımızda gıda alerjilerinde, alerjik enterokolitlerde yani bebeğin doğumdan itibaren anne sütü içerisindeki birtakım proteinlere alerji nedeniyle ortaya çıkan bu klinik tabloda, yeni doğanla başlayan bu semptomlar için özellikle 6. aydan itibaren deri prick testleri öneriyoruz" dedi. "Alerji testlerini yapmak son derece önemli" Şahin, astımı mevsim geçişlerinin de etkilediğini belirterek, "Keza bebeklikteki gıda alerjileri ileriki dönemde hava yolu alerjilerine dönüşüyor. Özellikle 3 yaş, yani oyun çocuğu döneminden itibaren, kreşe gittiği dönemlerde bunun önceki gıda alerjisi tablosunun hava yolu alerjisi ve hava yolu reaktivitesine dönmesini bekliyoruz. Dolayısıyla erken dönem gıda alerjilerini anlamak, ileride hava yolu ve alerjen maruziyetleri açısından çocuk tanısının konulabilmesi için son derece önemli. Annelerimizin alerji hikâyelerini de çok önemsiyoruz. Özellikle bahar dönemleri, yani polen mevsimi sonbahar ve ilkbahar gibi mevsimsel alerjenlerin yoğun olduğu dönemler ya da yıl boyu süren alerjiler, örneğin ev tozu akarları veya kedi-köpek tüyü alerjisi, bu tabloyu tetikleyebiliyor. Mevsim geçişleri, okulların açılması gibi dönemlerde bu durumlar daha belirgin hâle geliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırık, öksürük ve gözlerde yaşarma, alerjik astım varsa hava yolu reaktivitesi, yani hava yollarının düz kaslarının kasılması, ödemlenmesi ve sekresyonların lümende birikmesiyle astmatik ataklar ortaya çıkabiliyor. Alerjenler bilinmiyorsa alerji testleri yapmak son derece önemlidir" diye konuştu.