EĞİTİM - 17 Mart 2025 Pazartesi 15:02

Elazığ’da ‘Afet Eğitim İşbirliği’ protokolü imzalandı

A
A
A
Elazığ’da ‘Afet Eğitim İşbirliği’ protokolü imzalandı

Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu öncülüğünde ‘Afet Eğitim İşbirliği’ protokolü imzalandı.


Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ve AFAD İl Müdür Yardımcısı Birkan Baş’ın katılımı ile Afet Eğitim İşbirliği protokolü gerçekleştirildi. Protokol, Vali Hatipoğlu ve Rektör Göktaş tarafından imzalandı. Protokol çerçevesinde afet bilinci oluşturmak için üniversitede sosyal seçmeli ders havuzuna 2 ders koyulacağı bildirildi.



Ülkenin bir deprem kuşağı üzerinde olduğunu dile getiren Vali Numan Hatipoğlu, "Dolayısıyla doğal afetler bizim her zaman için karşılaşabileceğimiz sorunlar. Bu çerçevede biz üniversite öğrencilerimizin çok daha hazırlıklı ve bilinçli olmalarını istiyoruz. Gerek arama kurtarma birliklerinde gerekse deprem sonrası görev alabilecek konuma getirilmesi ve bilinçlendirilmesi noktasında Fırat Üniversitemizle AFAD işbirliği içerisinde seçmeli ders haline getirmesi, depremlere hazırlık, afet bilinciyle ilgili derslerin konulması hususunu görüştük. Rektörlüğümüzde bu konuya çok sıcak yaklaştı. Bugün protokolümüzü imzalayacağız. İlimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Fırat Üniversitesi’nde yaklaşık 40 bin öğrenci okuyor. 40 bin öğrencinin alacağı afet bilinciyle ilgili dersler, öğrencilerimizin gelecek hayatlarında hem STK’larda veya afetle ilgili birimlerde yapacakları görevlerde büyük bir farkındalık oluşturacaktır" dedi.



Rektör Fahrettin Göktaş, "Ülkemiz maalesef bir deprem kuşağında. Karşımıza yarın ne çıkacağını kestirmemiz çok zor. O yüzden her vatandaşımızın bu konuda bilinçli hale gelmesi gerekiyor. Özellikle üniversitelerde genç ve dinamik bir kitle var. Herhangi bir afet durumunda, afete müdahale edilecek kişilerin şimdiden hazır olması büyük bir önem arz etmektedir. Valimizin talimatları doğrultusunda bizde sosyal seçmeli ders havuzumuza 2 ders koyacağız. Öğrencilerimiz gönüllülük esasına dayanmak suretiyle bu dersleri alan öğrenciler herhangi bir afet olması durumunda müdahale ekipleri içerisinde yer alacaklar. Böylece bu zengin potansiyelimizi ülkemizin yararına kullanmak istiyoruz" diye konuştu.



Elazığ’da ‘Afet Eğitim İşbirliği’ protokolü imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bayram öncesi Tatvan’da yoğun güvenlik uygulaması Bitlis Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Tatvan genelinde geniş kapsamlı "Şok Aranan Şahıslar Uygulaması" gerçekleştirildi. İlçede meydana gelebilecek asayişe müessir olayların önlenmesi, aranan şahısların tespiti ve yakalanması amacıyla ilçe genelinde farklı noktalarda yoğun denetimler yapıldı. Saat 20.00 ile 22.00 arasında gerçekleştirilen uygulamalarda ekipler, hem trafik hem de asayiş yönünden kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Uygulamalar; ilçe genelindeki ana cadde ve sokaklar, bazı uygulama noktaları ile umuma açık alanlar ve sahil bandında bulunan işletmelerde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Toplam 13 ekip ve 82 personelin görev aldığı uygulamalarda 195 araç ve 1228 şahıs kontrol edildi. Yapılan denetimlerde 8 yoklama kaçağı şahsa gerekli tebligatlar yapılırken, trafik yönünden yapılan kontrollerde 20 araca toplam 315 bin 226 lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca 1 şahıs hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (bıçak bulundurma) suçundan işlem yapıldığı öğrenildi. Yetkililer, uygulama süresince bunların dışında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını bildirdi. Kurban Bayramı dolayısıyla ilçede trafik ve insan yoğunluğunun arttığını belirten Yiğit Yaşar Demir, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirebilmesi adına emniyet güçlerinin sahada yoğun mesai yürüttüğünü söyledi. Kaymakam Demir, "9 günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte ilçemizde hem şehir içi hem de transit araç yoğunluğu artmış durumda. Bayram süresince yaşanabilecek trafik kazalarının ve asayiş olaylarının önüne geçebilmek amacıyla emniyet güçlerimiz farklı noktalarda denetim ve rehberlik faaliyetlerini sürdürüyor. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği bizim önceliğimizdir. Tatvan’ın huzuru ve güvenliği için arkadaşlarımız büyük bir özveriyle görev yapmaktadır" dedi. Yetkililer, Kurban Bayramı boyunca vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nde madde bağımlılığına karşı panel Kastamonu Üniversitesi, gençliği tehdit eden madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversitenin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Madde Bağımlılığı ile Mücadele Paneli", öğrenci ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Teknokent Ilgaz Salonu’nda düzenlenen panel, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Programın oturum başkanlığını, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Anabilim Dalı Başkanı ve geçmişte Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan Doç. Dr. Evren Atış üstlendi. Panelde, bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir tehdit olduğuna dikkat çekildi. Alanında uzman isimlerden Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ömer Erdoğan, madde bağımlılığının fiziksel, psikolojik ve sosyal etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda özellikle üniversite gençliğinin bilinçlendirilmesi, aile-üniversite işbirliği ve erken farkındalığın hayati önemi vurgulandı. Etkinliğe ayrıca, akademik danışmanlığını Doç. Dr. Evren Atış’ın yürüttüğü Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Topluluğu da destek verdi. Topluluğun çalışmaları ve sosyal sorumluluk yaklaşımı, gençlerin sağlıklı yaşam bilinci kazanmasına yönelik örnek bir dayanışma modeli olarak değerlendirildi. Yoğun katılım ve güçlü mesajlarla tamamlanan panel, madde bağımlılığıyla mücadelenin yalnızca güvenlik veya sağlık boyutuyla değil; eğitim, bilinçlendirme ve toplumsal dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversite yönetimi ve akademisyenler, benzer farkındalık çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.