SAĞLIK - 09 Şubat 2019 Cumartesi 13:08

Elazığ’da, ‘Kolorektal Aciller”semineri

A
A
A
Elazığ’da, ‘Kolorektal Aciller”semineri

Elazığ’da,20 hekimin konuşmacı olarak katıldığı ‘Kolorektal Aciller” seminer düzenlendi.

Elazığ’da,20 hekimin konuşmacı olarak katıldığı ‘Kolorektal Aciller” seminer düzenlendi.


Elazığ’da, Cerrahi Günleri Derneği ve Fethi Sekin Şehir Hastanesi Başhekimliği işbirliğiyle, ‘Kolorektal Aciller’ semineri düzenlendi. Başhekimlik konferans salonunda yapılan seminer, Elazığ ve çevre illerden gelen yaklaşık 20 hekimin konuşmacı olarak katılımı ile gerçekleşti. Hastanenin Genel Cerrah Kliniği öğretim üyeleri Prof. Dr. Abdullah Böyük ve Doç. Dr. Burhan Kanat tarafından organize edilen seminerde, genel cerrahi ve acil cerrahi hastalıklar için önemli olan, ‘kolon’ ve ‘rektum’ hastalıklarının acil durumları hakkında yeni gelişmeler ve güncel tedavi yaklaşımları ele alındı.


3 oturum ve 16 konu başlığı halinde yapılan seminerle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Abdullah Böyük, “Bugün, Kolorektal Aciller konulu toplantı düzenledik. Bu toplantıyı, yeni açılan hastanemizi hem çevre illere tanıtmak hem de bilimsel bir etkinlik oluşturmak amaçlı yaptık. Yaklaşık 20 tane konuşmacımız var. Kolorektal aciller, karın bölgesindeki ameliyatların en sık sebebi akut batınlarıdır. Akut batınlarını da oluşturan en sık sebep ise kolorektal yaralanmalardır. Biz de bu konuyu işlemek istedik. Hem eğitim hem de insanların tecrübesini aktarma maksatlı hastanemizde böyle bir toplantı yaptık. Bu amaçla çevre illerden özellikle üniversitelerden çok sayıda hocalarımız katıldı. Bu vesile ile Fethi Sekin Şehir Hastanesini tanıtmış olduk"dedi.


Hastane Başhekimi Doç. Dr. Savaş Öztürk ise,yoğun çalışma temposu içinde hocaların davetlerini kabul edip, soğuk kış şartlarında Elazığ’a gelerek büyük bir özveride bulunduğunu aktardı.


Seminere, Hastane Başhekimi Doç. Dr. Savaş Öztürk, Hastanenin Genel Cerrah Kliniği öğretim üyeleri Prof. Dr. Abdullah Böyük ve Doç. Dr. Burhan Kanat, Fırat Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Kayaalp’ın yanı sıra Malatya İnönü, Diyarbakır Dicle, Van Yüzüncüyıl, Erzurum Atatürk üniversitelerinden akademisyenler, Diyarbakır ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanelerinden doktorlar, Bingöl ve Muş’tan da akademisyen ile doktorların katıldığı belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Tapu memurunun dikkati milyonluk vurgunu engelledi Düzce’de sahte kimlikle arazi satmaya çalışan 5 kişilik dolandırıcılık şebekesi, Düzce Tapu Müdürlüğü’nde bir memurunun dikkati sonrası yakalandı. Sahte kimlikle arazi satmaya çalışan şüphelilerin, hesaplarına yatan paraları maske ve kapüşonlu kıyafetler giyerek çektikleri anlaşıldı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçları" kapsamda yürütülen soruşturma kapsamında sahte kimlikle arazi satmaya çalışan 5 kişilik dolandırıcılık şebekesi 4 ayrı ilde yapılan operasyonlarla yakalandı. Olay şöyle gelişti Düzce’de M.B.U.G. isimli vatandaş, merkeze bağlı Aziziye Mahallesi’ndeki 3 dönümlük araziyi satın almak istedi. M.B.U.G. ile irtibata geçen ve 13 ayrı dolandırıcılık suç kaydı bulunan H.Ç., arazi sahibinin sahte kimliğini çıkararak satış için 42 milyon liraya anlaştı. Taraflar satış işlemleri için Düzce Tapu Müdürlüğü’ne gitti. İşlemler sırasında H.Ç., gerçek arazi sahibi adına açılmış gibi gösterilen bir IBAN numarası vererek hesaba 14 milyon 200 bin lira yatırılmasını sağladı. Ancak bu sırada Tapu Müdürlüğü’nde görevli memur durumdan şüphelenerek işlemleri durdurdu. Yapılan incelemede, hesaba yatırılan 14 milyon 200 bin liranın Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki bir döviz bürosundan dövize çevrildiği tespit edildi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin takibi sonucu; araziyi sahte kimlikle satmaya çalışan H.Ç. ile parayı çekip Denizli’ye kaçan 6 suç kayıtlı T.K. yakalandı. Ayrıca T.K. ile birlikte döviz bürosuna giden, kimliğini gizlemek için kapüşonlu kıyafet giyip maske takan 22 suç kayıtlı L.G. de Sakarya’da gözaltına alındı. Soruşturmayı derinleştiren polis, L.G. ile ortak hareket eden B.G.’yi Sakarya’da; dolandırıcılık organizasyonunu yönetenlerden biri olduğu belirlenen ve 22 ayrı suç kaydı bulunan G.K.’yi ise İstanbul’da yakaladı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Düzce Adliyesi’ne sevk edildi.
Diyarbakır Diyarbakır’da viyadük inşaatında 4 işçinin ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı: Aşırı yüklenme ve yetersiz iskele bağlantısı ayrıntısı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde viyadük inşaatında iskelenin çökmesi ile 4 işçinin hayatını kaybetmesi, 1 işçinin de ağır yaralanmasına ilişkin soruşturmada bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda aşırı yüklenme ve iskele bağlantısının yetersiz olduğu görüşüne yer verildi. Kulp ilçesinde 11 Kasım 2025’te Şeyhmus Anuştekin, Tahsin Dere, Salih Lale ve Mehmet Şirin Yalçıner’in yaşamını yitirdiği, 1 işçinin de ağır yaralandığı kazaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca "taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor. İskele ekip şefi F.L.’nin tutuklandığı toplam 10 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında makine ve inşaat mühendisi ile iş güvenliği uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından inşaatta yapılan incelemelerin ardından 19 sayfalık rapor hazırlandı. Soruşturma dosyasına eklenen bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve saha keşfine göre kazanın beton dökümü esnasında aşırı yüklenme ve yetersiz iskele bağlantısı nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Raporda, "İskele sistemine ait statik hesap ve proje onay dosyaları bulunmamaktadır. Kalıp iskelesi elemanlarının montajında eksiklikler ve uygunsuz malzeme kullanımı görülmüştür. Beton dökümü mikser tarafından yapılmış, yük dağılımı kontrol edilmemiştir. İskele kontrolü için günlük ve haftalık kontrol çizelgeleri tutulmamıştır. Çalışanların yüksekte çalışma eğitimi ve yetki belgesi bulunmamaktadır. Olay anında gözetim ve denetim sorumlularının sahada olmadığı belirlenmiştir. Denetim yapacak şirketin sözleşmede belirtildiği ve denetimleri yapmadığı görülmektedir. İskele sisteminin de yetersiz mühendislik hesabı ve uygunluk onayının bulunmaması, yük testi yapılmadan beton dökümüne başlanması, beton döküm planının hazırlanmayışı ve aşırı yükleme, denetim eksikliği ve sorumluların sahada bulunmaması, eğitim, kontrol ve kişisel koruyucu donanım eksikliklerinin olduğu değerlendirilmiştir" ifadelerine yer verildi. Sorumluluk ve kusur değerlendirmesi yapılan raporda, taşeron firma sahibi ve iskele ekip şefi F.L.’nin bağlantı elemanlarını hatalı monte ettiği, iskeleyi projeye aykırı şekilde kurduğu için asli kusurlu olduğu belirtildi. Raporda, kusur değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı: "İnşaat mühendisi K.K. ve şantiye şefi, projeye uygun iskele kurulumunu sağlamadığı, kontrol ve denetim mekanizmasını işletmediği, beton döküm planı hazırlamadığı için tali kusurlu, iş güvenliği uzmanının risk değerlendirmesi ve acil durum eylem planı hazırladığı, gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini tamamladığı, çalışanlara kişisel koruyucu ekipman teslim tutanakları imzaladığı, öngörüde riskleri tespit öneri defterine yazdığı, eğitimlerinin ve risk analizinin güncel olduğu, saha kontrollerini kayıt altına aldığı için bir kusuru bulunmamıştır. Çalışanların iskele kurulumu yaptıkları montaj kısmında gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, çalışma platformunda emniyet kemeri kullanmadığı görülmüştür. Bu durum neticesinde kazada hayatını kaybeden Anuştekin, Dere, Lale ve Yalçıner’in asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünce işe atanan görevli personelin sunduğu evraklarda denetimlerini yaptığı görülmekte olup, kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır." Heyet tarafından kaza mahallinin detaylıca incelendiği ifade edilen raporda, kazanın gerçekleştiği köprü ayağında oluşan kalıp göçmesinin son elevasyon ayağının başlık kirişinin beton dökümü esnasında kalıpta oluşan göçmeden kaynaklandığı ve bu göçme neticesinden iş kazasının oluştuğunun gözlemlendiği belirtildi. Raporda, "Heyetimizce yerinde yapılan incelemelerde yapılan imalatlarda teknik olarak, ilk kısımlarının tamamen kendi temeli üzerinde konumlu olduğu ve bu haliyle de kalıba sadece beton dökümü esnasında oluşan basıncın iletildiği ve asıl ağırlık kısmının bir altındaki betona iletildiği kalıp kısmına bu aşamalarda herhangi bir moment iletilmediği ve bu haliyle de kalıbın yapılan imalatı taşımasında bu yönlü bir durum oluşmamıştır. Son elevasyon kısmındaki başlık kirişinde imalatın mevcut köprü ayağının dışına taşması ve bu yönüyle başlık kirişinin dış kısımlarının gerçek anlamıyla kalıp tarafından hem basınç etkisinin dengelenmesi hem de ortalama betonarme ağırlığı 2,60 ton/metrekare olan ağırlığı taşıması gereken durum oluşmuştur. Kazanın beton döküm esnasında oluştuğu, yine betonun yapılan dökümün ilerlemesiyle yükün arttığı ve betonun bir müddet dinlendirildiği ve bu haliyle oluşan ağırlığın etkisinin dışında basınç miktarının minimize edilmesinin amaçlandığı ve bu süre zarfında herhangi bir sorun oluşmamıştır. Daha sonraki safhada çalışmaya devam eden personelin işe başlamasıyla birlikte dökülen betonun içindeki hava boşluklarının giderilmesi amacıyla vibrasyon işlemine başlaması ile beraber oluşan hareketlilikten sonra beton kalıbında oluşan göçme ile birlikte kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Olayın bir önceki beton döküm esnasında yapılan ankraj (çeşitli malzemeleri birbirine bağlama veya beton, duvar gibi yapı elemanlarını sabitleme işlemi) yeri seçiminden kaynaklandığı, kazanın önlenebilir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır’’ denildi.
Manisa Sarıgöl’de minik güreşçiler tatilde de minderde Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde öğrenciler, ara tatilde de spordan kopmuyor. Sarıgöl Mustafa Metin İmam Hatip Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni ve güreş antrenörü Salih Gürsoy tarafından düzenlenen güreş kursu, tatil dönemine rağmen aralıksız devam ediyor. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, okulda devam eden güreş antrenmanlarını yerinde izledi. Yıldırak, tatil döneminde de öğrencilerin okulun yeni güreş salonunda antrenman yapma ve müsabakalara hazırlanma imkânı bulduğunu belirterek, sporun çocukların bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimindeki önemine dikkat çekti. Yıldırak, "Tatil döneminde dahi öğrencilerimiz antrenman yaparak disiplinli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar, öğrencilerimizi teknoloji bağımlılığından uzak tutarak sağlıklı, özgüvenli ve disiplinli bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktadır" dedi. Yıldırak ayrıca okul müdürü Veysel Çetin ile güreş antrenörü öğretmen Salih Gürsoy’a emek ve katkılarından dolayı teşekkür ederek, öğrencilere başarılar diledi. Sarıgöl Mustafa Metin İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Veysel Çetin ise, "Okulların ara tatil olmasına rağmen güreş çalışmalarımız gönüllülük esasına göre devam etmektedir. Kursumuza 12 öğrencimiz düzenli olarak katılım sağlıyor. Öğretmenimiz Salih Gürsoy’u ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Diyarbakır Narin Güran cinayet davasında 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk yeniden hakim karşısında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin "suçluyu kayırma" suçundan 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası veren yerel mahkemenin hükmünü hukuka aykırı bulmasının ardından tutuksuz 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğun yeniden yargılanmasına başlandı. Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesindeki kapalı duruşmada, 2 sanık ile suça sürüklenen 1 çocuk ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada, 7. Ceza Dairesinin "doğrudan suçtan zarar gören" sıfatı bulunmadığı ve kanun tarafından da "doğrudan katılma hakkı" tanınmadığı kararı anımsatılarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin avukatlarının duruşmaya katılmayacakları kararlaştırıldı. Mahkeme, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar’a "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi ve Bahtiyar’ın 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanması kararına atıfta bulunarak, 8. Ağır Ceza Mahkemesinden birleştirme taleplerine ilişkin muvafakat verilip verilmediğinin sorulmasına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ertelendi.