KÜLTÜR SANAT - 03 Mayıs 2026 Pazar 10:04

Elazığ’ın 5 asırlık mirası Nihat Bey Konağı bahar renklerine büründü

A
A
A
Elazığ’ın 5 asırlık mirası Nihat Bey Konağı bahar renklerine büründü

Elazığ’ın Hüseynik Mahallesi’nde yer alan yaklaşık 5 asırlık tarihi Nihat Bey Konağı, bahar mevsimiyle birlikte havadan görüntülendi.


Elazığ’ın tarihi Hüseynik Mahallesi’nde yer alan ve yaklaşık 5 asırlık geçmişe sahip Nihat Bey Konağı, baharın gelişiyle havadan görüntülendi. Yarım milenyuma yaklaşan yaşıyla şehrin en eski sivil mimari örneklerinden biri olan tarihi yapı, mimari dokusuyla dikkat çekiyor. Şu an kullanılmayan ve boş durumda bulunan konağın bazı bölümlerinde, zamana ve dış etkenlere bağlı olarak fiziksel deformasyonlar oluştuğu gözlendi. Mülkiyeti şahsa ait olan tarihi yapının genel durumu, mahalle sakinleri ve aile fertleri tarafından belirli aralıklarla kontrol ediliyor. Beş asra yakın geçmişiyle bölgenin hafızasını taşıyan konak, Hüseynik’in tarihi siluetindeki yerini korumaya devam ediyor.


Mimari dokusu ve tarihsel derinliğiyle bilinen konağın özel olduğuna değinen mahalle sakinlerin Ali Haydar Vural, " Ben 1996 yılından beri bu mahallede yaşıyorum. Bu evi sorduğumda ise, Nihat Bey’in evi dediler. Buranın zenginlerindenmiş, ağaymış. Evin içindeki haramlık, selamlık kısmı dikkatimi çekmişti. Gittiğimde ise, iki farklı merdiven olduğunu gördüm. Evlerin iki tarihi gibi duruyor. Bu tarihi esere sahip çıkmak lazım" dedi.


(RY-CK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya İlkbahar ortasında kış, çiçek açan ağaçlar kar altında Kütahya’da bahar mevsiminin ortasında etkili olan kar yağışı, kentte hem şaşkınlık oluşturdu hem de tarımsal üretim açısından endişeleri beraberinde getirdi. Mayıs ayında nadir görülen yağış, özellikle yüksek kesimlerde etkisini artırırken, doğa adeta yeniden kışa döndü. Kent genelinde hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle birlikte başlayan kar yağışı, başta Radar bölgesi olmak üzere yüksek rakımlı alanlarda yoğun şekilde görüldü. Kısa sürede etkisini artıran yağışla birlikte bölgedeki yollar beyaza bürünürken, sürücüler için de zaman zaman ulaşımda zorluklar yaşandı. Karla kaplanan doğa, görsel olarak kartpostallık manzaralar oluştururken, özellikle çiçek açmış ağaçların kar altında kalması dikkat çekti. Elma, erik ve badem ağaçlarının çiçeklenme döneminde karla kaplanması, üreticiler açısından riskli bir tablo ortaya koydu. Aynı şekilde ekili tarım arazileri ve tarlalar da beyaz örtü altında kalırken, zirai don ihtimali gündeme geldi. Uzmanlara göre, bu dönemde yaşanacak ani sıcaklık düşüşleri ve gece saatlerinde sıfırın altına inen değerler, çiçeklerin yanmasına ve dolayısıyla ürün kaybına neden olabiliyor. Bölgede üretim yapan çiftçiler ise gelişmeleri tedirginlikle takip ediyor. Kütahyalı üretici Mehmet Akıncı, yaşanan kar yağışının alışılmışın dışında olduğunu belirterek, umutlu ancak temkinli olduklarını ifade etti. Mehmet Akıncı, "İnşallah meyvelerimize herhangi bir zarar gelmez. Rabbim hayırlısını versin. Şu anda ağaçlarımız çiçek aşamasında, aslında tomurcuk döneminde olması gerekiyordu. Bu durum bizi düşündürüyor. Eğer hava sıcaklıkları eksi 4-5 derecelere düşmezse büyük bir zarar olmayacağını umut ediyoruz. Geçtiğimiz yıl su sıkıntısı yaşamıştık, bu yıl da benzer bir durumla karşılaşmayız inşallah" dedi.
İzmir Sultan Burcu Saklı, 4. kişisel resim sergisini Çeşme Kalesi’nde açtı İzmir’in Çeşme ilçesinde sanatseverleri buluşturan yeni bir sergi kapılarını açtı. Çeşme Ulusoy Denizcilik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı ve Resim Öğretmeni Sultan Burcu Saklı’nın dördüncü kişisel resim sergisi, Çeşme Kalesi içindeki Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerin ziyaretine sunuldu. Sergi, 16 Mayıs’a kadar gezilebilecek. Serginin açılış kurdelesini Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı ve eşi Arzu Güleryüz Maraşlı ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker birlikte kestiler. Sultan Burcu Saklı, Mehmet Maraşlı himayesinde ve Arzu Güleryüz Maraşlı koordinatörlüğünde 2023’ten bu yana düzenlenen "Hayatın Anlamı Kitap" etkinliklerinde yaklaşık 30 canlı resim performansına imza atmış ve bu süreçte ürettiği eserleri de son iki yıldır açtığı sergilerle sanatseverlerle buluşturmuştu. "Kök, dönüşüm ve kadın temaları ön planda" Eserlerinde kök, dönüşüm, kadın ve dişil enerji temalarını işlediğini belirten Saklı, çalışmalarında kadim kolektif hafızaya gönderme yaptığını ifade etti. Sanatçı, Şahmeran figürü ile ağaç ve kök imgelerinin öne çıktığı eserlerinde, düşüncelerini doğrudan değil, tasarımın estetik diliyle aktarmayı tercih ettiğini dile getirdi. Saklı, tabloların zaman içinde izleyiciyle bağ kurduğunu ve her bir eserin farklı anlarda farklı anlamlar kazandığını vurguladı. Atık malzemelerle üç boyutlu dokunuş Eserlerinde farklı teknikler kullandığını da anlatan Saklı, özellikle meslek lisesinde görev yapmaya başladıktan sonra silikonla tanıştığını ve bu sayede çalışmalarına üç boyutlu detaylar eklediğini söyledi. Sanatçı, doğal yollarla elde edilen materyallerin yanı sıra atık malzemeleri de değerlendirerek eserlerine dahil ettiğini, bu yaklaşımın çalışmalarına zenginlik kattığını ifade etti. "Sanatla dönüşüm" anlayışı Büyük boyutlu çalışmalar yapmayı sevdiğini belirten Saklı, son dönemde eser boyutlarını küçültse de üretim sürecinde aynı yoğunluğu koruduğunu dile getirdi. Her şeyi dönüştürme çabasıyla hareket ettiğini belirten sanatçı, sanatın hem bireysel hem de toplumsal bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekti. Saklı, sergiye destek veren Çeşme Müze Müdürlüğü’ne teşekkür ederken, gönderdiği çiçek dolayısıyla Lal Denizli’ye ve Eğitim-İş 1 No’lu Şubesi’ne de teşekkürlerini iletti.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar’dan kentsel dönüşümde anahtar teslimi ve dev park müjdesi Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Erkilet bölgesindeki Ertuğrulgazi Kentsel Dönüşüm Alanı’nda incelemelerde bulunarak müjdeyi verdi. Kentsel dönüşüm sürecinde sadece bina değil, eş zamanlı olarak modern bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, bu yıl itibarıyla yeni konutların hak sahiplerine teslim edileceğini ve devasa bir park yapacaklarının müjdesini verdi. İnşaat çalışmalarının hızla devam ettiği Erkilet Ertuğrulgazi bölgesinde hak sahipleri için geri sayım başladığına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, hemşehrilerinin en kısa sürede sıcak yuvalarına kavuşacağını ifade etti. Kentsel dönüşüm çalışmalarının eş zamanlı olarak sosyal yaşam alanlarıyla birlikte yürütüldüğünün altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, "Ertuğrulgazi Kentsel Dönüşüm Alanındayız. Erkilet bölgesindeki kentsel dönüşüm alanımızda artık sonlara doğru yaklaşıyoruz. Bir yandan inşaatlar yapılırken, yeni evler, yeni yuvalar inşa edilirken bir yandan da bölgenin sosyal hayatı için gerekli olan parklar, yeşil alanlar ve sosyal donatılar eş zamanlı olarak inşa edilmeye devam ediyor. İnşallah bu yıl itibarıyla yeni konutların teslimlerini de bu bölgede yaşayan hemşehrilerimize, hak sahiplerine yapmış olacağız. Ama en önemlisi, buradaki insanların oturmaya başlamasıyla birlikte arkamda görmüş olduğunuz boş alandaki parkın da inşaatına başlamış oluyoruz. Bu yaz itibarıyla iş programımız içerisinde yapacağımız parklardan bir tanesi de burada görmüş olduğunuz yeşil alan olacak. Oyun alanlarıyla, sosyal donatılarıyla, spor alanlarıyla ve yeşil dokusuyla inşallah bu kentsel dönüşüm bölgesine yakışır bir parkı da kazandırmış olacağız. Güzel günlerde oturmak, güzel günlerde spor yapmak, yaşamak ve bu alanda huzurlu, mutlu bir şekilde yaşamak nasip olsun dileğiyle herkese hayırlı günler diliyorum" ifadelerine yer verdi. Dev projenin oyun alanları, spor sahaları ve yeşil dokusuyla kentsel dönüşüm bölgesine değer katacağını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, Ertuğrulgazi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yaşam kalitesinin yükseleceğini hem de modern şehir dokusuna kavuşacağını sözlerine ekledi.
Çorum Ceviz ağaçları zirai dondan etkilenen ziraat mühendisi çözümü incirde buldu Çorum’un Oğuzlar ilçesinde yaşayan emekli ziraat mühendisi, ceviz ağaçlarının her yıl zirai dondan etkilenmesi sebebiyle yaklaşık baba yadigarı bahçelerine incir fidanları dikti. Ürettiği çözümde başarılı olan emekli ziraat mühendisi bu yıl ilk incirlerini hasat edecek. Çorum’un Oğuzlar ilçesinde yaşayan Necmi Kızılarslan, ziraat mühendisliğinden emekli olduktan sonra baba yadigarı bahçelerde ceviz üreticiliği yapmaya başladı. Son yıllarda zirai don sebebiyle ceviz rekoltesinde yaşanan düşüş sebebiyle yeni arayışlar içerisine giren Kızılarslan, çözümü incirde buldu. Ziraat mühendisliği döneminde Çorum’un farklı bölgelerinde yabani incir ağaçlarının olduğunu gören Kızılarslan, yaklaşık 3 yıl önce 3 dönümlük tarlasına incir fidanları dikmeye karar verdi. Daha sonra ceviz ağaçlarının bulunduğu tarlalardaki boş alanlara da fidanlar diken Kızılarslan, yaklaşık 7 dönüm alanda 5 farklı türde ceviz yetiştiriyor. Bu yıl deneme hasadı yapacak olan Kızılarslan, kendisinin başarılı olduğunu, incirin bölgedeki çiftçiler tarafından rahatlıkla üretilebileceğini dile getirdi. "Çorum ilk defa incir üretimini kazanmış oldu" Şehirdeki ilk incir bahçesini kurduğunu belirten Kızılarslan, "Ben Çorum’da Tarım İl Müdürlüğü’nde çalışırken her yeri gezdim. Kentimizin farklı yerlerinde bir kaç tane incir ağacı vardı. Ama şehirdeki ilk incir bahçesini ben kurdum. Şehirde başka da incir bahçesi yok. Çorum ilk defa incir üretimini kazanmış oldu. Bu sene deneme amaçlı ürün alacağız. Merak eden herkes gelip görebilir. Örnek alabilir. 5-6 çeşit incir kullandım. Hepsi de güzel bir şekilde yetişiyor. İkili dediğimiz incir yılda 2-3 defa ürün veriyor" dedi. "Orada yetişiyorsa burada da çok rahat yetişir" Fidanları diktikten sonraki süreçte herhangi bir sorunla karşılaşmadığını dile getiren Kızılarslan, "Uyum konusunda bir sorun çıkacağını düşünmüyorum. Çünkü bölgede yabancı incir ağaçları yetişmiş. Manisa’nın Turgutlu ilçesi de deniz kenarı değil. Orada yetişiyorsa burada da çok rahat yetişir. Aydın, Bursa, Turgutlu, Karadeniz Bölgesi’nde dikilen incir ve Maraş incirini diktim" diye konuştu. "Kısa sürede ürün vermeye başladı" İncirin bölgedeki çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olabileceğini söyleyen Kızılarslan, "Cevizleri soğuk vurduğunda, boş alanlara, özellikle yol kenarları da olsa incir diktik. Burası 3 dönümlük bir alan. Bu incir kısa sürede ürün vermeye başladı. Cevizin 5 yıl, 10 yıl ürün vermesi için bekliyorsun. Bunda öyle bir şey de yok. İncirlerin fiyatları da iyi. Dolayısıyla incir çok karlı bir iş. Bunun ceviz gibi soğuktan etkilenme derdi yok" şeklinde konuştu. "Yurtdışının talep ettiği incirleri üretmeye çalışıyorum" Şehrin farklı bölgesinde çiftçilerin incir yetiştirebileceğini kaydeden Kızılarslan, "Özellikle Oğuzlar, Dodurga Irmak vadisi, İskilip ilçesinin aşağı bölgesi, Kargı, Osmancık’da incire yönelmek lazım. Çünkü bu bölgelerde incir yetişiyor. Nerede ne yetişiyorsa onun verimli olanı daha iyi yetişir. Özellikle yurtdışının talep ettiği incirleri üretmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
Kocaeli 51 yıllık bıçak bileyicisi Kurban Bayramı mesaisine başladı Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkanında kaybolmaya yüz tutan bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, mesleği devredecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tezgahının başında yoğun mesai harcayan Kaya, "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" diyerek endişesini dile getirdi. Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren, son 26 yıldır ise 12 metrekarelik dükkanında vatandaşlara hizmet veren Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgahının başından ayrılmıyor. Doğal yöntemlerle yaptığı üç aşamalı bileme işlemiyle terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan iş yüküne hazırlanıyor. "Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor" Bugün itibarıyla 27 Mayıs’taki Kurban Bayramı’na çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Kaya, vatandaşların hazırlıklarını erkenden yapması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinin kendisi için çok ağır geçtiğini belirten Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. ’Erken gelin, erken gelin’ diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de ’güle güle’ diyorum. Sabah 07.30’da dükkana geliyorum, gece 23.00’te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi. "Üç aşamalı doğal bileme yapıyorum" İşin sırrının yetenek ve emekte saklı olduğunu dile getiren yarım asırlık usta, hızlı bileme yapan makineleri tercih etmediğini söyledi. Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra’dan, Dilovası’ndan, Gölcük’ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu. "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" Kaybolmaya yüz tutan mesleğini devredecek kimse bulamadığı için bıçakçılığın geleceğinden endişe eden Kaya, şöyle konuştu: "Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, ’gel şurada iki saat ders ver’ dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum." "Bu zanaat beceri isteyen bir iş" Kaya, meslekte yarım asrı geride bıraktığını da hatırlatarak, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.