SAĞLIK - 02 Nisan 2026 Perşembe 11:32

Enfeksiyon Uzmanı Kaygusuz: "Besin zehirlenmelerinde en önemli nedenlerden biri yiyeceklerin yeterince pişirilmemesidir"

A
A
A
Enfeksiyon Uzmanı Kaygusuz: "Besin zehirlenmelerinde en önemli nedenlerden biri yiyeceklerin yeterince pişirilmemesidir"

Fırat Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Türkkan Öztürk Kaygusuz, besin zehirlenmelerinde en önemli nedenlerden birinin yiyeceklerin yeterince pişirilmemesi olduğunu belirterek özellikle et, tavuk ve deniz ürünlerinin iyice pişirilerek mikroorganizmalardan arındırılması gerektiğini söyledi.


Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Türkkan Öztürk Kaygusuz, artan gıda zehirlenmeleri hakkında açıklamalarda bulundu.


Gıda zehirlenmesinin genellikle bakteri, virüs, parazitler ve onların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucunda ortaya çıktığını aktaran Dr. Türkkan Öztürk Kaygusuz, "Bu mikroorganizmaların mide ve bağırsak sisteminde çeşitli düzeylerde etkilere neden oluyor. Gıda tüketimi sonrasında bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş, ishal, baş dönmesi ve yutma güçlüğü gibi belirtiler başladığında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Sadece dışarıda hazırlanmış gıdaların değil, evde yapılan yiyeceklerin de hijyen, saklama ve pişirme şartlarına uyulmadığı takdirde zehirlenmeye yol açabilir. Kalabalık topluluklara yemek hazırlayan ve servis eden işletmeler ayrı bir öneme sahiptir. Evdeki yemekten bir kişinin zehirlenmesi dikkat çekmezken yurt, okul ve düğün gibi yerlerde yaşanan zehirlenmeler çok kişiyi etkilediği için daha önemlidir. Bu nedenle bu alanlarda yapılan denetimlerin aksatılmaması gerekiyor. Özellikle soğuk ortamda saklanması gereken mayonezli, kremalı gıdalar, süt ürünlerini içeren yiyecekler, tavuk, balık ve diğer deniz ürünlerinin tüketiminde daha dikkatli olunması gerekir. Saklama ve depolama şartları konusunda şüphe duyulduğunda restoran veya sokak satıcılarından gıda alınmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Gıda zehirlenmelerinde en sık görülen belirtileri de belirten Dr. Kaygusuz, "Bunlar, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, ateş ve titremedir. Belirtilerin zehirlenmeye neden olan yiyeceğin tüketilmesinden birkaç saat veya birkaç gün sonra başlayabilir. Bundan dolayı da sorumlu yiyeceği bulmak zaman zaman güçleşiyor. Besin zehirlenmelerinde en önemli nedenlerden biri yiyeceklerin yeterince pişirilmemesidir. Özellikle et, tavuk ve deniz ürünlerinin iyice pişirilerek mikroorganizmalardan arındırılması gerekir. Bir diğer önemli faktör, yiyeceklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesidir. Tavuk, et, kremalı ve çiğ yiyeceklerin vakit kaybetmeden buzdolabına kaldırılması lazım. Gıda hazırlayan kişilerin el hijyenine dikkat etmemesinin de zehirlenmeye yol açabilir. Pişirilmemiş yiyeceklerin doğrandığı tahta, zemin, bıçak ve kaşıkların her kullanım sonrası iyice temizlenmesi gerekiyor. Et doğradığınız zeminde salata yapılmamalıdır. Pişmiş gıdaların çiğ gıdalarla temasının da zehirlenmeye yol açabilir. Mikroorganizmaların protein, şeker ve tuz içeren gıdalarda kolaylıkla çoğalır. Et, et suları, salam, kremalı yiyecekler, mayonezli salatalar ile yumurtalı salataların riskli gıdalar arasında yer alıyor. Pirinç pilavının da oda sıcaklığında uzun süre bekletildiğinde zehirlenmeye yol açabileceğini, ayrıca süt tozu, puding, vanilya sosu ve kurutulmuş sebzelerdeki bazı bakterilerin toksinleri nedeniyle zehirlenme gelişebilir. Ev yapımı konservelerde bilinen en güçlü toksinlerden birinin oluşabilir. Özellikle sebze konservelerinin ölümcül risk taşıyor. Konserve zehirlenmelerinde görme bozukluğu, ışığa hassasiyet, yutkunma güçlüğü, halsizlik, bulantı, kusma ve konuşma bozukluğu gibi belirtilerin görülebilir. Bu veriler genellikle 18-36 saat sonra başlar, ancak günler hatta haftalar sonra da ortaya çıkabilir. Hastalarda ilerleyen süreçte güç kaybı ve felç yaşanabilir. Besin zehirlenmeleri hastanın bağışıklık durumuna ve tüketilen etkenin miktarına bağlı olarak ölümcül olabilir. Korunma için yiyeceklerin iyi pişirilmesi, ısıtma işleminin 60-70 derece üzerinde yapılması, önceden pişirilmiş yemeklerin düşük derecede tekrar ısıtılması ve uzun süre bekletilmesi zehirlenmeyi kolaylaştırıyor. Bu nedenle yemekler soğuduktan hemen sonra buzdolabına kaldırılması ve yalnızca bir kez ısıtılması lazımdır. Ayrıca sebzelerin bol suyla iyice yıkanmasına özen gösterilmesi ve kirli olduğundan şüphe edilen suların kesinlikle içilmemesi gerekiyor" cümlelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Çam ormanlarında ’Kese kurdu’ alarmı Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi’nde çam ağaçlarında hızla yayılan kese kurduna karşı biyolojik ve mekanik mücadele başlatıldı. Vatandaşların kese kurtlarına bilinçsiz şekilde müdahale etmemeleri gerektiği, temasın ciddi kaşıntılara yol açabileceği uyarısı yapıldı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi’nde çam ağaçlarında son dönemde artış gösteren çam kese böceğine karşı Orman İşletme ekipleri tarafından kapsamlı mücadele başlatıldı. Çam ağaçlarında görülen kese kurdu yoğunluğunun artması üzerine bölgede biyolojik ve mekanik yöntemlerin birlikte uygulandığı bildirildi. Yetkililer, vatandaşların kese kurtlarını bilinçsiz şekilde toplamaya çalışmamaları gerektiğini belirterek, bu canlılarla temas edilmesi durumunda ciddi kaşıntı ve sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Sarıgöl İlçe Orman Şefi Emin Şıvka, yürütülen çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada çam kese böceğiyle mücadelede etkili yöntemlerin devreye alındığını belirtti. Şıvka, "Çam ağaçlarındaki kese kurduyla etkin mücadele başlatıldı. Bu kapsamda doğaya özel böcekler salındı. Halk arasında ‘profesör böcek’ olarak bilinen bu faydalı böcekler, kese kurdu larvalarını yiyerek popülasyonu azaltıyor. Mücadele tüm çamlık alanlarda uygulanmaya başlandı ve oldukça etkili bir yöntemdir" dedi. Şıvka ayrıca biyolojik mücadelenin yanı sıra mekanik yöntemlerin de uygulandığını belirterek, bazı bölgelerde tel kafes yöntemiyle de mücadele yürütüldüğünü ifade etti. Orman ekipleri, çamlık alanlarda hem biyolojik hem de mekanik mücadele çalışmalarının belirlenen program çerçevesinde devam edeceğini bildirdi.
Afyon Erol özel misafirlerini ağırladı Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, otizmli bireyler toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Doğru yaklaşımlar, eğitim ve toplumsal destekle hayatın her alanında var olabilmekte, yetenekleri ve güçlü yönleriyle topluma önemli katkılar sunabilmektedir" dedi. Erol, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla kentteki otizmli bireyler ve ailelerini kabul etti. Gerçekleşen ziyarette misafirleri ile yakından ilgilenen Erol, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, "Otizmli bireyler toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru yaklaşımlar, eğitim ve toplumsal destekle hayatın her alanında var olabilmekte, yetenekleri ve güçlü yönleriyle topluma önemli katkılar sunabilmektedir. Onların yaşamlarını kolaylaştırmak, fırsat eşitliği sağlamak ve toplumsal farkındalığı artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü olarak; Otizmli bireylerin ve fedakâr ailelerinin yanında olduğumuzu ifade ediyor, onların toplumsal yaşamda daha görünür, daha güçlü ve daha mutlu bireyler olarak yer almaları için farkındalığın artırılmasının önemine inanıyoruz. Toplumumuzun her kesimini; anlayışla, sabırla ve sevgiyle hareket etmeye, farklılıkların aslında bizi zenginleştiren birer değer olduğunu hatırlamaya davet ediyoruz. Farklılıklarımızla güçlüyüz, birlikte daha anlamlıyız" ifadelerine yer verildi.
Samsun Canik’te YKS başvuru desteği hesaplarda Samsun’un Canik ilçesinde belediye, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilerin başvuru ücretlerini bu yıl da karşılayarak ödemeleri hesaplara yatırdı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, eğitim alanındaki desteklerinin kesintisiz sürdüğünü söyledi. Eğitimde vizyon projelerle farkındalık oluşturmaya devam ettiklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, Türkiye’de ilk ve örnek olan uygulamalarla eğitim hayatları boyunca öğrencilerin yanında olmaya devam ettiklerini kaydetti. Üniversite öğrencilerine burs desteği, ücretsiz yapay zekâ, yazılım, siber güvenlik eğitimleri, ilkokul birinci sınıfa başlayan öğrencilerin tamamına çanta ve kırtasiye seti desteği ve akademiye hazırlık kursları gibi birçok eğitim desteğini ve projesini sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, bu yıl da ilçeden YKS’ye girecek olan tüm öğrencilerin sınav başvuru ücretlerini karşıladıklarını belirtti. Canik’te YKS’ye girecek olan öğrencilerin tamamının herhangi bir özel koşul ve sınav oturumu ayrımı olmaksızın başvuru ücretini karşıladıklarının altını çizen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’te geleneği sürdürerek bu yıl da YKS’ye girecek olan tüm öğrencilerimizin sınav başvuru ücretlerini karşıladık" dedi. Eğitim seferberliği Canik’ten YKS’ye girecek olan öğrencilerin başvuru ücret desteklerini hesaplara yatırdıklarını söyleyen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde eğitim seferberliğimizi sürdürüyor, öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılamaya devam ediyoruz. Bu yıl da ilçemizden YKS’ye girecek olan tüm öğrencilerimizin başvuru ücretini karşılıyoruz. 2026 yılı YKS başvuru ücret desteği ödemelerini öğrencilerimizin hesaplarına yatırdık. YKS ücret desteğimiz çerçevesinde her yıl olduğu gibi, bu yıl da herhangi bir özel koşul ve sınav oturumu ayrımı olmadan tüm gençlerimizin başvuru ücretlerini karşıladık. Eğitim dostu belediye ünvanımızla eğitimde örnek olan projeleri uygulamaya alıyor, ailelerimizin ve öğrencilerimizin eğitim harcamalarına destek olmayı sürdürüyoruz" diye konuştu.