ASAYİŞ - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 12:31

Isırdığını iddia ettiği köpeği silahla vurdu, sahipleri şikayetçi oldu

A
A
A
Isırdığını iddia ettiği köpeği silahla vurdu, sahipleri şikayetçi oldu

Elazığ’ın Ağın ilçesinde bir kişi, kendisini ısırdığını iddia ettiği köpeği silahla vurarak öldürdü. Hayvanı doğumundan itibaren alıp besleyen aile, köpeklerinin hiç kimseyi ısırmayacağını bildiklerini savunarak şahıstan şikayetçi oldu.


Olay, önceki gün Ağın ilçesi Dibekli köyünde yaşandı. Edinilen bilgilere göre Kılıç ailesinin doğumundan itibaren sahiplendikleri ve Oskar ismini verdikleri 3 yaşındaki köpeklerinden bir gün boyunca haber alamadı. Bir süre sonra köpeklerini kanlar içinde bulan aile, ulaşım sorunu nedeni ile bir süre bekledikten sonra Oskar’ı Fırat Üniversitesi Hayvan Hastanesine getirdi. Burada yapılan muayenede köpeğe 70’ten fazla saçmanın isabet ettiği tespit edildi. Talihsiz köpek, bir süre sonra öldü.



Köpeğinin durumunu gözyaşları içerisinde anlattı


Hayvan sahibi Baki Kılıç, köpeğini canice öldürdüklerini söyledi. Kılıç, ’’3 sene önce yavruyken aldım ve besledim. Kafasına sıkmışlar direkt. O bölgesinden 70 tane saçma tespit edildi. Elazığ’da Hayvan Hastanesine götürdüm. Veterinerler de ellerinden geleni yaptıklarını ve birkaç gün yaşayabileceğini belirttiler. Yetkililer saçmaların sadece İstanbul’da toplanabileceğini belirttiler onda bile birçok saçmanın vücudunda kalabileceğini ifade ettiler. Oradaki hemşireler, köpeği görür görmez ağladılar. Dediler kj insan bunu yapmaz. Gözünü çıkarmış, hayvanımın dişini kırmışlar. Biz sorduk neyle vurdunuz o da silahı gösterdi bununla dedi. Köpeği kendisini ısırdı diye vurduğunu belirtiyor, ısırmaz kendisi inşaat yapıyor ya inşaattan düştü ya da bacağına çivi battı’’ dedi.



’’Torunlarımla beraber yatıp kalkıyordu’’


Elmas Kılıç ise ’’O köpeği biz yavru aldık eğittik. O kadar güzel eğittik ki anlatamam. İsmi Oskar’dı. Torunlarım onunla beraber yatıp kalkıyorlardı. Arkadan saldırdığını ve çekip vurduğunu söylüyor. Biz hayvanı aldık geldik, yol boyunca kan geliyordu hayvandan. Gözü kapanmış, sadece inliyor. O inledikçe biz ağlıyorduk. Acıdan köpeğin gözünden yaş gelmiş. Hastanede sedyede oradakiler acıdı, buradakiler acımadı. Özür ile bu iş bitmiyor. Hayvan haklarına buna dava açacağım kazandığımız parayı da hayvanlara vereceğiz’’ diye konuştu.



’’Bacağımdan ısırdı, kuduz aşısı oldum’’


Hayvanı silahla vurduğunu belirten A.E.Ç. de ’’Köpeğin sahibi ile benim evimin arasında yaklaşık 500 metre mesafe var. Yani benim evimin yakınlarında akşam saatlerinde bahçede çalışıyordum. Havlamadan sessizce arkadan geldi bacağımdan ısırdı. Tabi ben de bu korku, heyecan kızgınlıkla evden tüfeğimi aldım bir el ateş ettim. Şu anda ben kuduz tedavisi görüyorum. İki sağ iki sol bacağımdan ve omzumdan da kuduz aşısı oldum ve bu 3 sefer daha devam edecek. Bu köpek daha önce ısırdığı için insanı, son 10 gün içinde iki tane yaşlı bayanı sıkıştırmış, insanlar ellerinden bağırarak kurtarıldı. Bu şahsa köpeğinizi bağlayın sahip çıkın dediğimiz zaman bizlere sanki biz onun köpeğine saldırmışız gibi bize beddua küfür ve hakaret ediyor. Ben köpeği evinin bahçesinde vurmadım, benim köpeğe bir garezim yok. Ben 5 yıldır köydeyim bir kuşa dahi kurşun atmamışımdır. Ama yani burada öyle bir durum var ki, benim canım mı onun canı mı? Benim yerime o anki psikolojiye kendilerini koysunlar. Pişmanlık duygusu, vicdan olarak deseler yapar mısın aynısını, hayır yapmam. Neticede o da bir canlı. O anki psikolojik durumum bir anlık kızgınlık, birkaç dakikanın içinde olan bir olay. Kendimi savunmuyorum, vicdanen suçluyum ama bunun sahiplerinin hiç mi suçu yok? Köpeğin bu duruma gelmesinin en büyük suçluları sahipleri. Bu köpek bana saldırdı, diş izleri var, hastanede raporum var’’ şeklinde konuştu.



Isırdığını iddia ettiği köpeği silahla vurdu, sahipleri şikayetçi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asırdır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Samsun Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Özel bireylerimizin farklılıklarının farkındayız. İlkadım’da da bu bilinçle hizmetlerimize ve desteklerimize devam ediyoruz" dedi. Down sendromlu ve otizmli bireyler ve aileleriyle bir araya gelen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, özel günlerinde onların yanlarında olmaya devam ediyor. Down sendromlu ve otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduklarını altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti. İlkadım Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım’da özel bireylerimizi ve ailelerini mutlu edecek bir projeyi hayata geçireceğiz" diye konuştu. Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının özel bireylere yönelik yaptığı çalışmaları takip ettiklerini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Down sendromu, bireylerde fiziksel ve zihinsel gelişim farklılıklarına yol açan genetik bir durumdur. Ancak bu farklılık, bireylerin özel eğitim ve desteklerle topluma önemli katkılar sağlamasına engel değildir. Otizmli bireylerin ise toplumsal yaşama katılımını artıracak çalışmalar yapılmalı, empati ve anlayış yaygınlaştırılmalıdır. Down sendromlu ve otizmli bireylerde erken yaşlarda eğitime başlanması, sosyal desteklerin sağlanması ve kapsayıcı politikaların yürütülmesi, özel bireylerin yaşam kalitesini daha da arttıracaktır. Bu noktada İlkadım Belediyesi olarak bizler de özel bireylerimiz ve ailelerine yönelik destek ve projelerimize devam ediyoruz. Farklılıkların toplum nezdinde kabul görmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla biz de ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özel bireylerimize ve ailelerine önemli katkılar sunacak olan bu merkez; onların sosyal hayatta daha çok yer almalarına imkan sağlayacak. Her fırsatta bir araya geldiğimiz down sendromlu ve otizmli bireylerimizle buluşmaya, onların mutluluklarını paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rize "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi kadın, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder, "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Önder’in bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder, "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.