ÇEVRE - 31 Ekim 2025 Cuma 10:15

Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı

A
A
A
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy: Sındırgı’da 14 binin üzerinde deprem yaşandı

Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, "10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor" dedi.


Fırat Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Balıkesir Sındırgı, Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu fay zonları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Son zamanlarda depremlerde bir artış yaşandığını aktaran yer bilimci Prof. Dr. Ercan Aksoy, "Ama bunun özel bir sebebi yok. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra insanlar televizyonlar da izlediği görüntülerden sonra bir hassasiyet oluştu. Buna karşı bazı bölgelerde yoğun depremlerin olduğunu da görüyoruz. Buradaki temel faktör, ülkemizin deprem kuşağında olduğunu unutmamamız gerekiyor. Akdeniz deprem kuşağındayız. Bizim ülkemizin doğusunda İran’a kadar uzanan bölgede çok sayıda deprem meydana geliyor. Bunun sebebi de üzerinde yaşadığımız coğrafyanın jeolojik özellikleridir. Buna bağlı olarak çok sayıda fay var. Bu faylarda üzerinde yeteri kadar gerilme olan faylar deprem üreterek üzerlerinde biriken enerjiyi atıyorlar. Açığa çıkan enerji de deprem dalgaları oluyor. Baktığımız zaman Elazığ çevresinde en son, 26 Ekim’de Diyarbakır’ın Kuzey’inde Bingöl’e doğru Hani ilçesi yakınlarında bir deprem meydana geldiğini gördük. Bu depreme baktığımız zaman acaba başka bir depremi mi tetikler veya bir başka depremin habercisi midir diye düşünebiliriz. Fakat bu fayı incelediğimizde bunun ana fayla yani Doğu Anadolu Fay zonu içerisinde ana faylarla bir ilişkisi olmayan küçük bir fay olduğunu görüyoruz. Bunu hemen bir öncü mü veya başka bir depremi tetikleyebilir mi, hayır kendi içerisinde bireysel bir deprem olarak değerlendirmek daha doğru olur. Bölgede risk oluşturacak depremleri üretebilecek faylar bellidir. Bunlar Doğu Anadolu Fay zonunun Palu-Bingöl arasında kalan bölümü ve Kuzey Anadolu Fay zonunun Yedisu segmenti diye isimlendirilen Erzincan-Yedisu arasındaki bölümü risk olarak devam ediyor. Onun dışındaki fayları, normal olarak karşılamak lazım. Çünkü bir depremi üreten fayın ne kadarlık bölümünün kırıldığına bakmak gerekiyor. O kadar fazla küçük faylar var ki, bunların üretebileceği deprem büyüklüğü uzunluğundan dolayı 5 büyüklüğünü geçmeyecektir. Panik yapmamak gerekiyor" diye konuştu.


Balıkesir bölgesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aksoy, "Literatürden ve meslektaşlarımın yaptığı çalışmaları sonuçlarından izlemeye çalışıyorum. Fakat şunu görüyoruz. 10 Ağustos 2025’de başladı ve o tarihten itibaren 14 binin üzerinde 3 ve üzerinde deprem yaşandı. Bu gerçekten de normalin dışında. Bunun açıklaması o bölgede yapılan detaylı çalışmalardan sonra verilecektir. Bu ilk defa olan bir şey değil. Bu yılın başlarında Ege Denizi’nde deprem fırtınalarını yaşadık. O zaman hem tektonik hem de magmatik etkinliğe bağlanmıştı. Fakat Sındırgı’nın Kuzey Batısında Akhisar çevresinde 2020’de yine bir deprem etkinliği ve Simav çevresinde deprem etkinliklerini görüyoruz. Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor. Bir de bu fayları tetikleyen başka bir mekanizma mı var sorusuna cevap verilmesi gerekiyor. Bir deprem kuşağı üzerindeyiz. Coğrafyamız bu şekilde. Jeolojik özellikler sonucunda bunları belirli aralıklarla yaşamak durumunda kalacağız. Fakat bizim sıkıntımız, depremle yaşamaya alışmalıyız, söylemini uygulamaya geçirmekte sıkıntımız var. 6 Şubat 2023 depremlerinde çok sayıda yapımız hasar aldı ve çok fazla insanımızı kaybettik. Fakat bunun yanında yüzey kırığına çok yakın olup yıkılmayan binaları da gördük. Bu da bize neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."