ÇEVRE - 25 Ocak 2026 Pazar 10:35

Kar yağışı, koloni kayıplarını ve hastalıkları minimuma indirdi: Arıcılar sezonundan ümitli

A
A
A
Kar yağışı, koloni kayıplarını ve hastalıkları minimuma indirdi: Arıcılar sezonundan ümitli

Elazığ’da yaklaşık 1 aydır süren yoğun kar yağışı ve sıcaklıkların dengede kalması, arıyı stresten uzak tutarak koloni kayıplarını ve hastalıkları minimuma indirdi. Arı kolonileri kış uykusunu sağlıklı ve stressiz bir şekilde geçirirken, arıcılar ise sezona umutla bakıyor.


Elazığ ve bölgesi bu sene son yılların en iyi kar yağışını aldı. Yaklaşık 1 aydır aralıklarla süren kar yağışı, her kesimi olduğunu gibi arıcılara da sevindirdi. Kar yağışı ve sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesi, arı kolonilerinin sağlıklı bir şekilde salkımda kalmasını sağladı. Gereksiz uçuşlar yapmayan ve enerji harcamayan arılar strese girmedi. Yaşanan olumlu kış şartları nedeniyle bu çerçevede koloni kayıpları ve hastalıklar da minimuma indi. Arıların büyük kayıplar yaşamadan bahara çıkacağını belirten Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kimyager Fırat Canbay, sezonun arıcılık açısından oldukça verimli ve umut verici olacağını söyledi.



"Hava sıcaklığının stabil seyretmesi, arıların bu salkım düzenini bozmadan kışı geçirmesini sağlar"


Arıcılıkta mevsimlerin, özellikle de kış şartlarının yaşam döngüsü üzerinde çok önemli etkileri bulunduğunu vurgulayan Başkan Fırat Canbay, "Kış sezonunda olumlu koşulların oluşması arıcılık açısından büyük önem taşır. Bunun en temel nedenlerinden biri, kış aylarında nektar ve polen akışının olmamasıdır. Bu dönemde arıların salkım halinde kalması gerekir. Hava sıcaklığının stabil seyretmesi, arıların bu salkım düzenini bozmadan kışı geçirmesini sağlar. Bu durum, arıların enerji kaybını önler ve yaşam döngüsünün sağlıklı bir şekilde devam etmesi açısından son derece kıymetlidir. Son yıllarda bölgemizde kış koşulları yeterince elverişli olmadığından arıcılarda ciddi kış kayıpları yaşanıyordu" dedi.



"Bu yıl arılar stresten uzak bir kış dönemi geçiriyor"


Canbay, "Bu yıl ise kış şartlarının arıcılık açısından oldukça olumlu seyrettiğini görüyoruz. Son 20 gündür bölgemizin iyi derecede kar alması, sıcaklıkların daha dengeli kalmasına katkı sağladı. Bu sayede arılar olumsuz uçuşlar yapmadan kışı sakin bir şekilde geçiriyor. Bunun bahar dönemine olumlu yansımaları olacağına inanıyoruz. Arılar büyük kayıplar yaşamadan bahara çıkacak, koloni kayıpları ve arı hastalıkları asgari seviyede kalacaktır. Bölgemizin karasal iklime sahip olması aslında bu döngü için uygundur ancak son yıllarda bu düzen bozulmuştu. Bu yıl ise arılar stresten uzak bir kış dönemi geçiriyor. Kış kayıplarının önceki yıllarda yüzde yirmi beşlere kadar çıktığı düşünülürse, bu sezonun arıcılık açısından oldukça verimli ve umut verici olacağını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.



Kar yağışı, koloni kayıplarını ve hastalıkları minimuma indirdi: Arıcılar sezonundan ümitli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta yorgancılık mesleği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kahramanmaraş’ta 40 yıldır yorgancılık yapan esnaf, yakın gelecekte yorgancılık yapan esnafın kalmayacağını ifade ederek, insanların artık hazır ve makinada yıkanabilir ürünleri tercih ettiğini söyledi. Kahramanmaraş’ta el emeğine dayalı yorgancılık mesleği, değişen tüketim alışkanlıkları ve çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma noktasına geldi. Dulkadiroğlu ilçesi Kanlıdere Caddesi’nde yaklaşık yarım asırdır esnaflık yapan 62 yaşındaki Ali Kösesakal, mesleğin yok olmaya tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Çocuk yaşlarda mesleğe başladığını belirten Kösesakal, 40 yıldır aynı iş yerinde hizmet verdiğini söyledi. Kanlıdere Caddesi’nin zamanla Kahramanmaraş’ın "Yorgancılar Çarşısı" haline geldiğini anlatan Kösesakal, "Biz buraya dükkan açtıktan sonra diğer yorgancı arkadaşlar da geldi. Burası el emeği göz nurunun merkeziydi" dedi. "El emeği bittiği için artık çıkarta gelmiyor" Kösesakal, "Eskiden çok kalfamız vardı, çok insan yetiştirdik. Maraş’ta ve Türkiye genelinde el emeği bittiği için artık çırak bile gelmiyor, eleman yetişmiyor. Bizim burada yorgancılığı en fazla 3 yıl daha yapabiliriz. Ondan sonra bu insanlara hizmet edecek kimse kalmayacak. Ben burada en az 3 tane kalfa yetiştirdim. Bu insanlar evliydi ve evlerini geçindirebilecek durumdaydı. Eskiden kalfa, evini geçindirirdi. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dedi. "Herşey naylonlaştı" Kösesakal, şöyle devam etti: "Atalarımız bu yünlerle nasıl yaşamışsa, ben de öyle yaşamayı tavsiye ederim. Yün ve pamuk sağlık açısından çok önemlidir. Naylon çıktı, sentetik ürünler çıktı. Ama o naylonların içindeki hücre yapısı yıllar geçse de bozulmuyor. Yün ise yıkandıkça canlılığını korur, insanın rahat uyumasını, dinç kalkmasını sağlar. Sağlık açısından yün ve pamuk her zaman tercihimdir. Tercih edilmemesinin sebebi ise şimdiki neslin makineye atalım, yıkayalım düşüncesi. Değer veren yok, önemseyen yok. Oysa ben döşeğin de, yorganın da, yastığın da yün olmasını tavsiye ederim. Beş kiloluk bir yün döşekle, yün yorganla yatan insan sabah yaylada kalkmış gibi dinç uyanır. Ama bunları anlatamıyoruz. Her şey naylonlaştı. Hazır al, makineye at, yıka. Üç sene sonra yenisini al." Maraş’ta sadece 5 usta kaldığını dile getiren Kösesakal, "Hepsinin yaşı 60’ın üzerinde. Diğer ilçelerde usta neredeyse yok. İç Anadolu’da yün yorgan hala revaçta ama Kahramanmaraş’ta en çok tutulan şey çeyiz yorganı. Bizde ’sarıklı yorgan’ derler. Kadife çeyiz yorganları çok işliyoruz. Kadife yorganlarda yaklaşık yüze yakın modelimiz var. Müşterilerimiz geliyor, rengine ve modeline karar veriyor. Maraş’ın genç kızları gelir, seçimini yapar. Biz de bir hafta, on gün içinde teslim ederiz. Bir yorganın yapımı yaklaşık bir buçuk gün sürer. Altı ilikli, düğmeli melefesiyle birlikte hazırlanır. Bir yorganın fiyatı 4 bin ile 4 bin 500 lira arasında. Bize kalan ise yaklaşık 2 bin 500 lira. Akşama kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz" diye konuştu.