SAĞLIK - 16 Nisan 2026 Perşembe 12:17

Prof. Dr. Demir: "Elektromanyetik radyasyona maruz kalmamak için elektrikli cihazların çalışmadıkları sürede mutlaka kapalı tutulması gerekiyor"

A
A
A
Prof. Dr. Demir: "Elektromanyetik radyasyona maruz kalmamak için elektrikli cihazların çalışmadıkları sürede mutlaka kapalı tutulması gerekiyor"

Prof. Dr. Caner Feyzi Demir, "Elektromanyetik, özellikle beyin rahatsızlıkları, sinir ve huzursuzluk gibi birtakım etkiler yapıyor. Elektromanyetik radyasyona maruz kalmamak için elektrikli cihazların çalışmadıkları sürede mutlaka kapalı tutulması gerekiyor" dedi.



Fırat Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Feyzi Demir elektromanyetik kirliliğin insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bilgiler verdi. Elektromanyetik kirliliğin, gözle görünmesi mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Caner Feyzi Demir, "Elektronik cihazların kullanımı ile oluşan çevresel atık olarak tanımlanıyor. Hava kirliliği denince akla soluduğumuz havada hissettiğimiz, boğazımızı yakan bir duman gelir. Oysa havamızı kirleten ve duyularımızla farkına varamadığımız bir kirletici daha vardır. Elektromanyetik dalgalarla çeşitli frekanslı elektromanyetik radyasyonla kuşatılmış bir çevrede yaşıyoruz. Baz istasyonları, radyo frekans dalgaları yayan radyo ve televizyon vericileri, yüksek gerilim hatları, hatta günlük hayatımızda sıkça kullandığımız ev aletleri nedeniyle elektromanyetik kirliliğe maruz kalıyoruz" ifadelerini kullandı.



Dünya’nın yörüngesinde bulunan uyduların sayısının son birkaç yılda hızla arttığını ve bu durumun yörüngenin imdat çığlıklarına neden olmaya başladığını aktaran Dr. Demir, "Birleşmiş Milletler Uzay İşleri Ofisi’nin (UNOOSA) verilerine göre, 11 Haziran 2024 yılı tarihi itibarıyla gezegenimizin yörüngesinde dönen 11 bin 780 uydu bulunuyor. Bunların büyük bir çoğunluğu çalışıyor ve alçak dünya yörüngesinde yer alıyor. Elektromanyetik kirlilik çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip elektrik ve manyetik alan bileşenlerinin oluşturduğu alanın limit değerlerinin üzerinde olması anlamına geliyor. Elektromanyetik kirliliğin kaynağı, elektrik akımı taşıyan yer altı ve yer üstü elektrik hatları, TV ve bilgisayarlar, elektrikli ev aletleri, radar dalgaları, radyo ve TV vericileri, telsiz haberleşme sistemleri, kordonsuz telefonlar, GSM baz istasyonları ve cep telefonları gibi manyetiklerdir. Elektromanyetik kirliliğin insan sağlığı üzerinde ciddi etkileri var. Bu sebepten dolayı 2001 yılında elektromanyetik kirlilik, Dünya Sağlık Örgütü tarafından (DSÖ) kanserojen olarak duyurulmuştu. Elektromanyetik alanlara maruz kalmanın DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabilir. Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen ’Reflex Projesi’ sonuçlarında cep telefonlarının çeşitli insan hücre tipi hücrelerinde doğrudan kanser yapma potansiyeline sahiptir. DNA üzerinde UMTS’nin (3G) ikinci nesil teknolojiye göre 10 kat daha etkili ve kansere sebep olma ihtimalinin yüksektir" cümlelerini kullandı.



Elektromanyatik’in özellikle beyin rahatsızlıkları, sinir ve huzursuzluk gibi birtakım etkiler yaptığını aktaran Prof. Dr. Demir, "Elektromanyetik radyasyona maruz kalmamak için elektrikli cihazların çalışmadıkları sürede mutlaka kapalı tutulması gerekiyor. Evlerimizde oda tanzimine, odadaki ortamın, eşyaların yerleştirilme biçimlerine dikkat edilmesi lazım. Örneğin prizlerin bulunduğu yerlere çocuk yatağını yaklaştırmamak, başucu yapmamak mikrodalga çalışıyorsa fırının önünde belli bir mesafede durmak, çalışma anında önünde beklememek, saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksek olduğu için sürekli kullanmak yerine aralıklarla kısa süreyle kullanılması gerekir. Yüksek gerilim hattı veya endişe duyulacak bir trafo yakınında yaşayan kişilerin ne kadar elektromanyetik kirliliğe maruz kaldıklarını mutlaka ölçtürmeleri gerekiyor. İkamet edecekleri evleri yüksek gerilim hatlarından ve baz istasyonlarından olabildiğince uzak yerlerde seçmeleri önemlidir" sözlerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’un simgesi laleler kenti renklendirdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin simgesi haline gelen laleleri bu bahar da İstanbullularla buluşturdu. Kent genelinde tarihi koru ve parklara dikilen 3 milyon 580 bin lale, Nisan ayının gelişiyle birlikte İstanbul’u adeta açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin en önemli yeşil alanlarında kapsamlı peyzaj düzenlemeleri gerçekleştirildi. Bu çerçevede başta Emirgan Korusu olmak üzere Göztepe 60. Yıl Parkı, Gülhane Korusu ve Hıdiv Korusu’nda milyonlarca lale toprakla buluşturuldu. Kırmızı, sarı, pembe, beyaz ve mor renklerde açan laleler, hem İstanbulluların hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. "İstanbul adeta açık hava sergisine dönüştü" Baharın gelişiyle birlikte özellikle Emirgan Korusu’nda yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler rengarenk laleler arasında fotoğraf çektirerek manzaranın keyfini çıkardı. Dron ile görüntülenen koruda, lalelerin oluşturduğu desenler kartpostallık görüntüler ortaya çıkardı. "Lale Bayramı renkli etkinliklere sahne oldu" Baharın gelişini kutlamak amacıyla düzenlenen Lale Bayramı da bu yıl 11-12 Nisan tarihlerinde gerçekleştirildi. İBB Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Kültür Dairesi Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen etkinliklerde Emirgan Korusu başta olmak üzere dört ana merkezde çeşitli organizasyonlar yapıldı. Etkinlikler kapsamında konserler, atölyeler ve gösteriler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Bayburt Aydıntepe’de okul güvenliği için kapsamlı toplantı yapıldı Aydıntepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Bilgin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından okul müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, okulların iç ve dış güvenliğinden erken uyarı mekanizmalarına kadar birçok konu detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantıda, söz konusu olayların oluş şekli, ilk müdahale süreçleri ve kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ele alınırken, olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirildi. Okulların iç ve dış güvenliği kapsamında kamera sistemleri, öğrenci giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, ziyaretçi uygulamaları ve servis güzergâhları yeniden gözden geçirildi. Ayrıca, öğrencileri şiddete yönlendiren veya özendiren unsurların dikkatle ele alınması gerektiği vurgulandı. İnternet kullanımı, sosyal medya platformları, dijital içerikler, sanal zorbalık ve popüler kültürün çocuklar üzerindeki etkileri çok yönlü olarak değerlendirildi. Toplantıda, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler ve ilgili kurumlar arasında erken uyarı ve müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Risklerin zamanında tespit edilmesi, iş birliğinin artırılması ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlendi. Toplantı sonunda okul güvenliğinin daha etkin hâle getirilmesi, denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarının hazırlanması kararlaştırıldı. Alınan tedbirlerin titizlikle uygulanacağı vurgulandı.
Bursa Bursa’da gece yarısı hesaplaşma, aracın önünü kesip ateş açtı Bursa’da iki kişi arasında çıkan tartışma, silahlı saldırıya dönüştü. Şüpheli, tartıştığı kişiyi aracıyla takip ederek yüzünden vurdu. Yaralanan şahsın çok sayıda kaydının bulunduğu öğrenildi. Olay, saat 02.30 sıralarında Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi Kamelya Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, C.M. (27) ile U.K. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine C.M. aracıyla olay yerinden ayrılmak istedi. Bu sırada U.K., aracından C.M.’ye doğru 2 el ateş açtı. Şüpheli U.K., olay yerinden kaçan C.M.’yi bu kez İzmir Yolu üzerinde takip ederek önünü kesti. Burada yeniden silahına sarılan U.K., C.M.’nin bulunduğu araca ateş etti. Açılan ateş sonucu mermi, aracın ön camından içeri girerek C.M.’nin yüzüne isabet etti. Elmacık kemiğine saplanan kurşunla ağır yaralanan C.M. için çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Öte yandan, saldırının ilk yaşandığı Kamelya Caddesi’nde yapılan incelemelerde 2 adet boş kovan bulundu. Olay yeri inceleme ekipleri, kovanları delil poşetlerine alarak detaylı inceleme başlattı. Yaralanan C.M.’nin daha önce çok sayıda kaydının bulunduğu öğrenilirken, polis ekipleri olay yerinden kaçan şüpheli U.K.’nin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.