GENEL - 04 Ocak 2019 Cuma 10:48

Şehir hastanesinde, yön bulmaya dokunmatik çözüm

A
A
A
Şehir hastanesinde, yön bulmaya dokunmatik çözüm

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinde, yönlendirme levhaları ve personellerine ek olarak kurulan ’Yönlendirme Kioskları’ ile hasta, hasta yakınları kolaylıkla istedikleri yere ulaşıyor.

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinde, yönlendirme levhaları ve personellerine ek olarak kurulan ’Yönlendirme Kioskları’ ile hasta, hasta yakınları kolaylıkla istedikleri yere ulaşıyor.


Sağlık Bakanlığı ve Rönesans İşletme Hizmetlerince kamu özel işbirliği modeliyle hizmete açılan şehir hastanelerinin 6.’sı olarak 1 Ağustos 2018 tarihinde hasta kabulüne başlayan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, deneyimli sağlık personeli, 5 yıldızlı otel konforundaki donanımı ve sağlık alanındaki son teknolojiye sahip cihazlarıyla dünya standartlarında verdiği hizmet ile dikkat çekiyor. Bin 38 yatak kapasiteli hastanede, gelişen teknolojinin tüm imkanları hasta ve hasta yakınlarının hizmetine sunuluyor. Son olarak hastanede içinde yer alan yönlendirme levhaları ve personellerine ek olarak yönlendirme kioskları kuruldu. Kiosklar ile hasta, hasta yakını ve ziyaretçiler ulaşmak istedikleri lokasyonu kolay bir ara yüzle bulmaları ve istenen yere en kısa rotada ulaşmalarını sağlıyor.


Hasta, hasta yakını, refakatçi ve ziyaretçiler, yönlendirme personeli tarafından karşılanarak ilgili servise ya da polikliniğe ulaşmaları sağlandığını belirten Bilgi Teknolojileri Uzmanı Serhan Göçmez, “Engelli, yaşlı, kimsesiz, yardıma muhtaç ve yürüyemeyecek durumda olan hastalar ise akülü araçlarla istedikleri yere taşınıyor. Hastalara almak istedikleri tüm hizmetler sonuçlandırılıncaya kadar refakat ediliyor. Rönesans İşletme Hizmetleri tüm bunlara ek olarak kurduğu hasta yönlendirme kioskları ile hasta, hasta yakını ve ziyaretçilerin ulaşmak istedikleri lokasyonu kolay bir ara yüzle bulmalarına ve belirlenen en kısa rotada ulaşmalarına olanak tanıyor” dedi.



"Hedef hasta memnuniyetinde en üst seviye”


Hastaların, kiosklar aracılığıyla yönlendirme gereksinimleri doğru ve hızlı bir şekilde karşılandığını ifade eden Göçmez, "Hasta yakını ve ziyaretçi memnuniyetinin üst seviyede tutulması hedefleniyor. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi gibi büyük ve kompleks yapılarda yönlendirme ihtiyacını karşılamak üzere özel olarak tasarlanmış kioskları, uçtan uça konum yönlendirmesini sağlıyor. Hastane yönlendirme kioskları aracılığı ile hedeflenen noktaya kolayca ulaşılabilmesi için tanımlanmış bölüm ve klinik listesine dokunmatik tuşla erişilebilmesi, serbest arama özelliği ile ziyaretçilerin ulaşmak istedikleri lokasyonu kolayca bulabilmeleri, akıllı arama özelliği sayesinde anahtar kelime üzerinden yönlendirme yapılabilmesi ve arama sonucunda hedef noktaya giden en kolay yolun, katlar arasındaki asansör gibi geçiş noktaları da belirtilerek bulunması sağlanıyor. Böylece hasta, hasta yakını ve ziyaretçilerin aradıkları yere rahatça ulaşmaları sağlanıyor” diye konuştu.


Kioskları kullanmaya başlayan hasta yakınlarından Salam Yalçın ise "Güzel bir şey olmuş. Hastaneyi bilmeyen bir kişi geldiği zaman yol tarifiyle hastasının yanına ya da gideceği servise kolaylıkla gidebiliyor"ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Tapu memurunun dikkati milyonluk vurgunu engelledi Düzce’de sahte kimlikle arazi satmaya çalışan 5 kişilik dolandırıcılık şebekesi, Düzce Tapu Müdürlüğü’nde bir memurunun dikkati sonrası yakalandı. Sahte kimlikle arazi satmaya çalışan şüphelilerin, hesaplarına yatan paraları maske ve kapüşonlu kıyafetler giyerek çektikleri anlaşıldı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçları" kapsamda yürütülen soruşturma kapsamında sahte kimlikle arazi satmaya çalışan 5 kişilik dolandırıcılık şebekesi 4 ayrı ilde yapılan operasyonlarla yakalandı. Olay şöyle gelişti Düzce’de M.B.U.G. isimli vatandaş, merkeze bağlı Aziziye Mahallesi’ndeki 3 dönümlük araziyi satın almak istedi. M.B.U.G. ile irtibata geçen ve 13 ayrı dolandırıcılık suç kaydı bulunan H.Ç., arazi sahibinin sahte kimliğini çıkararak satış için 42 milyon liraya anlaştı. Taraflar satış işlemleri için Düzce Tapu Müdürlüğü’ne gitti. İşlemler sırasında H.Ç., gerçek arazi sahibi adına açılmış gibi gösterilen bir IBAN numarası vererek hesaba 14 milyon 200 bin lira yatırılmasını sağladı. Ancak bu sırada Tapu Müdürlüğü’nde görevli memur durumdan şüphelenerek işlemleri durdurdu. Yapılan incelemede, hesaba yatırılan 14 milyon 200 bin liranın Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki bir döviz bürosundan dövize çevrildiği tespit edildi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin takibi sonucu; araziyi sahte kimlikle satmaya çalışan H.Ç. ile parayı çekip Denizli’ye kaçan 6 suç kayıtlı T.K. yakalandı. Ayrıca T.K. ile birlikte döviz bürosuna giden, kimliğini gizlemek için kapüşonlu kıyafet giyip maske takan 22 suç kayıtlı L.G. de Sakarya’da gözaltına alındı. Soruşturmayı derinleştiren polis, L.G. ile ortak hareket eden B.G.’yi Sakarya’da; dolandırıcılık organizasyonunu yönetenlerden biri olduğu belirlenen ve 22 ayrı suç kaydı bulunan G.K.’yi ise İstanbul’da yakaladı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Düzce Adliyesi’ne sevk edildi.
Diyarbakır Diyarbakır’da viyadük inşaatında 4 işçinin ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı: Aşırı yüklenme ve yetersiz iskele bağlantısı ayrıntısı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde viyadük inşaatında iskelenin çökmesi ile 4 işçinin hayatını kaybetmesi, 1 işçinin de ağır yaralanmasına ilişkin soruşturmada bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda aşırı yüklenme ve iskele bağlantısının yetersiz olduğu görüşüne yer verildi. Kulp ilçesinde 11 Kasım 2025’te Şeyhmus Anuştekin, Tahsin Dere, Salih Lale ve Mehmet Şirin Yalçıner’in yaşamını yitirdiği, 1 işçinin de ağır yaralandığı kazaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca "taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor. İskele ekip şefi F.L.’nin tutuklandığı toplam 10 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında makine ve inşaat mühendisi ile iş güvenliği uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından inşaatta yapılan incelemelerin ardından 19 sayfalık rapor hazırlandı. Soruşturma dosyasına eklenen bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve saha keşfine göre kazanın beton dökümü esnasında aşırı yüklenme ve yetersiz iskele bağlantısı nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Raporda, "İskele sistemine ait statik hesap ve proje onay dosyaları bulunmamaktadır. Kalıp iskelesi elemanlarının montajında eksiklikler ve uygunsuz malzeme kullanımı görülmüştür. Beton dökümü mikser tarafından yapılmış, yük dağılımı kontrol edilmemiştir. İskele kontrolü için günlük ve haftalık kontrol çizelgeleri tutulmamıştır. Çalışanların yüksekte çalışma eğitimi ve yetki belgesi bulunmamaktadır. Olay anında gözetim ve denetim sorumlularının sahada olmadığı belirlenmiştir. Denetim yapacak şirketin sözleşmede belirtildiği ve denetimleri yapmadığı görülmektedir. İskele sisteminin de yetersiz mühendislik hesabı ve uygunluk onayının bulunmaması, yük testi yapılmadan beton dökümüne başlanması, beton döküm planının hazırlanmayışı ve aşırı yükleme, denetim eksikliği ve sorumluların sahada bulunmaması, eğitim, kontrol ve kişisel koruyucu donanım eksikliklerinin olduğu değerlendirilmiştir" ifadelerine yer verildi. Sorumluluk ve kusur değerlendirmesi yapılan raporda, taşeron firma sahibi ve iskele ekip şefi F.L.’nin bağlantı elemanlarını hatalı monte ettiği, iskeleyi projeye aykırı şekilde kurduğu için asli kusurlu olduğu belirtildi. Raporda, kusur değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı: "İnşaat mühendisi K.K. ve şantiye şefi, projeye uygun iskele kurulumunu sağlamadığı, kontrol ve denetim mekanizmasını işletmediği, beton döküm planı hazırlamadığı için tali kusurlu, iş güvenliği uzmanının risk değerlendirmesi ve acil durum eylem planı hazırladığı, gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini tamamladığı, çalışanlara kişisel koruyucu ekipman teslim tutanakları imzaladığı, öngörüde riskleri tespit öneri defterine yazdığı, eğitimlerinin ve risk analizinin güncel olduğu, saha kontrollerini kayıt altına aldığı için bir kusuru bulunmamıştır. Çalışanların iskele kurulumu yaptıkları montaj kısmında gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, çalışma platformunda emniyet kemeri kullanmadığı görülmüştür. Bu durum neticesinde kazada hayatını kaybeden Anuştekin, Dere, Lale ve Yalçıner’in asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünce işe atanan görevli personelin sunduğu evraklarda denetimlerini yaptığı görülmekte olup, kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır." Heyet tarafından kaza mahallinin detaylıca incelendiği ifade edilen raporda, kazanın gerçekleştiği köprü ayağında oluşan kalıp göçmesinin son elevasyon ayağının başlık kirişinin beton dökümü esnasında kalıpta oluşan göçmeden kaynaklandığı ve bu göçme neticesinden iş kazasının oluştuğunun gözlemlendiği belirtildi. Raporda, "Heyetimizce yerinde yapılan incelemelerde yapılan imalatlarda teknik olarak, ilk kısımlarının tamamen kendi temeli üzerinde konumlu olduğu ve bu haliyle de kalıba sadece beton dökümü esnasında oluşan basıncın iletildiği ve asıl ağırlık kısmının bir altındaki betona iletildiği kalıp kısmına bu aşamalarda herhangi bir moment iletilmediği ve bu haliyle de kalıbın yapılan imalatı taşımasında bu yönlü bir durum oluşmamıştır. Son elevasyon kısmındaki başlık kirişinde imalatın mevcut köprü ayağının dışına taşması ve bu yönüyle başlık kirişinin dış kısımlarının gerçek anlamıyla kalıp tarafından hem basınç etkisinin dengelenmesi hem de ortalama betonarme ağırlığı 2,60 ton/metrekare olan ağırlığı taşıması gereken durum oluşmuştur. Kazanın beton döküm esnasında oluştuğu, yine betonun yapılan dökümün ilerlemesiyle yükün arttığı ve betonun bir müddet dinlendirildiği ve bu haliyle oluşan ağırlığın etkisinin dışında basınç miktarının minimize edilmesinin amaçlandığı ve bu süre zarfında herhangi bir sorun oluşmamıştır. Daha sonraki safhada çalışmaya devam eden personelin işe başlamasıyla birlikte dökülen betonun içindeki hava boşluklarının giderilmesi amacıyla vibrasyon işlemine başlaması ile beraber oluşan hareketlilikten sonra beton kalıbında oluşan göçme ile birlikte kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Olayın bir önceki beton döküm esnasında yapılan ankraj (çeşitli malzemeleri birbirine bağlama veya beton, duvar gibi yapı elemanlarını sabitleme işlemi) yeri seçiminden kaynaklandığı, kazanın önlenebilir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır’’ denildi.
Manisa Sarıgöl’de minik güreşçiler tatilde de minderde Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde öğrenciler, ara tatilde de spordan kopmuyor. Sarıgöl Mustafa Metin İmam Hatip Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni ve güreş antrenörü Salih Gürsoy tarafından düzenlenen güreş kursu, tatil dönemine rağmen aralıksız devam ediyor. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, okulda devam eden güreş antrenmanlarını yerinde izledi. Yıldırak, tatil döneminde de öğrencilerin okulun yeni güreş salonunda antrenman yapma ve müsabakalara hazırlanma imkânı bulduğunu belirterek, sporun çocukların bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimindeki önemine dikkat çekti. Yıldırak, "Tatil döneminde dahi öğrencilerimiz antrenman yaparak disiplinli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar, öğrencilerimizi teknoloji bağımlılığından uzak tutarak sağlıklı, özgüvenli ve disiplinli bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktadır" dedi. Yıldırak ayrıca okul müdürü Veysel Çetin ile güreş antrenörü öğretmen Salih Gürsoy’a emek ve katkılarından dolayı teşekkür ederek, öğrencilere başarılar diledi. Sarıgöl Mustafa Metin İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Veysel Çetin ise, "Okulların ara tatil olmasına rağmen güreş çalışmalarımız gönüllülük esasına göre devam etmektedir. Kursumuza 12 öğrencimiz düzenli olarak katılım sağlıyor. Öğretmenimiz Salih Gürsoy’u ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Diyarbakır Narin Güran cinayet davasında 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuk yeniden hakim karşısında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin "suçluyu kayırma" suçundan 1 yıl 3 ay ile 3 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası veren yerel mahkemenin hükmünü hukuka aykırı bulmasının ardından tutuksuz 12 sanık ile suça sürüklenen 3 çocuğun yeniden yargılanmasına başlandı. Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesindeki kapalı duruşmada, 2 sanık ile suça sürüklenen 1 çocuk ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada, 7. Ceza Dairesinin "doğrudan suçtan zarar gören" sıfatı bulunmadığı ve kanun tarafından da "doğrudan katılma hakkı" tanınmadığı kararı anımsatılarak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin avukatlarının duruşmaya katılmayacakları kararlaştırıldı. Mahkeme, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar’a "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi ve Bahtiyar’ın 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanması kararına atıfta bulunarak, 8. Ağır Ceza Mahkemesinden birleştirme taleplerine ilişkin muvafakat verilip verilmediğinin sorulmasına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ertelendi.