YEREL HABERLER - 12 Nisan 2012 Perşembe 18:34

KUŞADASI`NDA İŞGALİYE UYGULAMASINA ESNAFTAN TAM DESTEK

A
A
A
KUŞADASI`NDA İŞGALİYE UYGULAMASINA ESNAFTAN TAM DESTEK

Kuşadası Belediyesi tarafından, Başkan M. Esat Altungün`ün talimatıyla 1 Ocak tarihinden itibaren tüm Kuşadası`nda uygulamaya konulan sıfır işgaliye uygulamasına esnaftan ve meslek kuruluşlarından tam destek geldi. Çarşıları dolaşarak tek tek tüm esnafla görüşen Başkan Altungün`e teşekkür eden çarşı esnafı, uygulamanın kesintisiz olarak devam etmesini istedi.
Bilindiği gibi, 2011 turizm sezonunun ardından Kuşadası`nın tüm mahallelerindeki çarşı esnafıyla toplantılar gerçekleştiren Belediye Başkanı M. Esat Altungün, esnaftan gelen en büyük şikayetin işgaliye üzerine yoğunlaşmasının ardından bir yönetmelik yayınlayarak, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren sıfır işgaliye uygulaması başlatacaklarını esnafa duyurmuştu. Duyuru da ayrıca, sıfır işgaliye uygulamasının Kuşadası Ticaret Odası Meslek Komiteleri`nin de ortak tavsiye kararı olduğunu hatırlatarak, şehir merkezi ve tüm Kuşadası`nda dükkan önlerine yayılma yerine 30 santimetreyi geçmeyecek şekilde sürgülü, raylı sistemli vitrin uygulamasına geçileceğini, restoranların ve kafelerin de sadece cephe önlerine bir sıra masa koyabileceğini açıklanmıştı.
Yıllardır beri Kuşadası`nın en büyük sorunlarından biri olan ve kangren haline geldiği için de tüm şikayetlere karşın çözüm bulunamayan işgaliye konusunda Belediye Başkanı M. Esat Altungün`ün attığı önemli adım, hem esnaftan, hem de esnafların bağlı olduğu Ticaret Odası ve Esnaf Odası gibi kuruluşlardan da tam destek aldı. Vali Kerem Al başkanlığındaki İlçe Turizm Koordinasyon Kurulu toplantısında Ticaret Odası ve Esnaf Odası temsilcileri ile diğer sektör temsilcileri uygulamaya yeni konulan işgaliye kararının şehrin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, belediyenin bu uygulamasını desteklediklerini söylediler.
Bu arada Belediye Başkanı M. Esat Altungün, kamuoyundan büyük destek alan yeni işgaliye uygulamasıyla ilgili çarşı esnafını tek tek ziyaret ederek görüşlerini aldı ve yeni uygulamayı anlattı. Esnaftan ve meslek kuruluşlarından gelen desteğin önemli olduğunu kaydeden Başkan Altungün, `` Uygulamaya gösterilen ilgiye teşekkür ediyorum. Hem esnaftan, hem meslek kuruluşlarından ve hem de kamuoyundan büyük destek var. Kuşadası çarşılarının düzen ve disiplin içerisinde olmasının faydasını ilk önce esnafımız görecektir. Yıllardır kangren halini almış bir sorunu çözüyoruz. Bu nedenle kesinlikle geri adım atılmayacak olan bu uygulamaya uyma konusunda büyük kararlılık gösteren esnafımıza teşekkür ediyorum `` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.