DÜNYA - 14 Nisan 2012 Cumartesi 17:42

KARABÜKSPOR-ANKARAGÜCÜ MAÇININ ARDINDAN

A
A
A
KARABÜKSPOR-ANKARAGÜCÜ MAÇININ ARDINDAN

Spor Toto Kupası A Grubu`nda mücadele eden Kardemir Karabükspor`un teknik direktörü Bülent Korkmaz, "Kupada 6 maç çok fazla 3 veya 4 maç olması gerekirdi" dedi.
Korkmaz, Spor Toto Kupası A Gurubu`nda, karşılaştıkları ve 3-1 yendikleri MKE Ankaragücü maçının ardından düzenlediği basın toplantısında, oyundan dolayı futbolcularını tebrik ettiğini söyledi. Maça uzun zamandır sakat kaldığı için maç eksiği olan futbolcularla çıktıklarını vurgulayan Korkmaz, "Futbolcularımın iyi oynamaları ve oyuna konsantre olmaları bizim için iyiydi. Kazandık. Çok fazla, yani 6 maç olması çok fazla. Kupada 6 maç çok fazla, 3 veya 4 olması gerekirdi. Biz öyle tahmin etmiştik. Maalesef
bunları oynayacağız. tebrik ediyorum oyuncularımı" dedi.
Karabükspor`un genç oyuncularından Ceyhun, çok iyi bir mücadele olduğunu söyleyerek, "Kendimi iyi hissettim. Hocam da bana şans verdi. Formayı kapmak için elimden gelen mücadeleyi vermek istiyorum" derken, Barış ise, A takımı ile ikinci maçı olduğunu belirterek, "Hocam şans verdikçe kendimi daha iyi yerlerde değerlendirmek istiyorum" ifadesinde bulundu.
ANKARAGÜCÜ CEPHESİ
MKE Ankaragücü Teknik direktörü Hakan Kutlu ise futbolcularının bir maç daha tecrübelendiğini söyledi. Turnuvaya 8 takımın katıldığını ve kendileri için çok önemli olduğunu anlatan Kutlu, şunları söyledi:
"Katılan takımlar bu turnuvayı uzun görebilir ancak bizim durumumuz farklı. Takım kaptanımız Aydın hariç 16 ve 20 yaş arası futbolcularla mücadele ediyoruz. Futbolcularımın bu ligde her oynadığı maç, bırakın maçı, antrenman bile çok değerli. Bizim için faydalı bir turnuva. Maça gelince, zaten sonuçlara çok bakmıyoruz. Karşımızda çok kuvvetli bir takım var. Her ne kadar 5-6 futbolcusunu oynatmamış olsa da çok genç ve değerli futbolcular. Bizim için fena bir maç değildi, sonucu çıkartırsak. Oyunda
pozisyonlarımızda oldu, ancak topa daha çok sahip olan Kardemir Karabükspor`du. Futbolcularımız bir maç daha tecrübelendiler. Bu gelişim süreçlerini şimdiye kadar çok iyi tamamladılar, bundan sonra da iyi tamamlayıp Türk futbolunda söz sahibi olacaklarını düşünüyorum"
Veli Torun ise, hatalardan dolayı gol yediklerini söyleyerek, "Karşılaşmanın ikinci yarısına iyi başladık. Karşımızdaki takım her ne kadar yedek kadro ile çıksada tecrübeli takım. Hak ettikleri bir galibiyet aldı" dedi.
Genç kaleci Gökhan ise ilk defa forma şansı bulduğunu belirterek, "Şanssız üç tane gol yedik. Sonuçta gol yemek de kurtarmak da var. 3-1 mağlup olduk üzgünüz" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Özel bireylerimizin farklılıklarının farkındayız. İlkadım’da da bu bilinçle hizmetlerimize ve desteklerimize devam ediyoruz" dedi. Down sendromlu ve otizmli bireyler ve aileleriyle bir araya gelen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, özel günlerinde onların yanlarında olmaya devam ediyor. Down sendromlu ve otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduklarını altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti. İlkadım Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım’da özel bireylerimizi ve ailelerini mutlu edecek bir projeyi hayata geçireceğiz" diye konuştu. Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının özel bireylere yönelik yaptığı çalışmaları takip ettiklerini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Down sendromu, bireylerde fiziksel ve zihinsel gelişim farklılıklarına yol açan genetik bir durumdur. Ancak bu farklılık, bireylerin özel eğitim ve desteklerle topluma önemli katkılar sağlamasına engel değildir. Otizmli bireylerin ise toplumsal yaşama katılımını artıracak çalışmalar yapılmalı, empati ve anlayış yaygınlaştırılmalıdır. Down sendromlu ve otizmli bireylerde erken yaşlarda eğitime başlanması, sosyal desteklerin sağlanması ve kapsayıcı politikaların yürütülmesi, özel bireylerin yaşam kalitesini daha da arttıracaktır. Bu noktada İlkadım Belediyesi olarak bizler de özel bireylerimiz ve ailelerine yönelik destek ve projelerimize devam ediyoruz. Farklılıkların toplum nezdinde kabul görmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla biz de ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özel bireylerimize ve ailelerine önemli katkılar sunacak olan bu merkez; onların sosyal hayatta daha çok yer almalarına imkan sağlayacak. Her fırsatta bir araya geldiğimiz down sendromlu ve otizmli bireylerimizle buluşmaya, onların mutluluklarını paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rize "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi kadın, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder, "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Önder’in bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder, "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.
Sakarya Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asra yakındır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; insanı merkeze alan ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla ilçeye kazandırılan sosyal yaşam alanlarının şehrin çehresini değiştirmeye devam ettiğini söyledi. Kayseri’nin geleceğine yönelik hayata geçirilen projeler kapsamında ilçenin sosyal tesislerle donatıldığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, bu doğrultuda bugüne kadar toplam 46 modern sosyal tesisin vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Kocasinan’ı her geçen gün daha modern ve konforlu bir ilçe hâline getirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların hayatına renk katmak amacıyla modern sosyal tesisler yaptıklarını vurgulayarak; "Kayserililerimize daha iyi imkânlarda hizmet verebilmek için durmadan çalışıyoruz. Yaptığımız modern sosyal tesisler, mahallelerin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına büyük bir canlılık katıyor. Mahallelerimizi cazibe merkezi hâline getiren tesislerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Vatandaşlarımızın tesislerimize olan yoğun ilgisi ve memnuniyeti, bizi yenilerini kazandırma konusunda teşvik ediyor. Bu çerçevede toplam 46 sosyal tesisi ilçemize kazandırdık. Özellikle iki yıl önce kazandırdığımız Erkilet Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Kocasinan Akademi Sosyal Tesisi, Kayseri’nin en büyük ve her alanda hizmet veren tesisidir. Tesisimizde tam olimpik kadın ve erkek olmak üzere iki yüzme havuzu; fitness, pilates, aerobik gibi sporların yapıldığı bir spor merkezi ve çocuklar ile gençlerin farklı aktiviteler yaptığı alanlar bulunuyor. Ayrıca hizmete sunduğumuz Kuşçu Su Sporları Merkezi ile Kayseri’mizde su sporlarının yapılabildiği, nitelikli ve her türlü donanıma sahip tesisi kazandırdık. Geçen yıl ise Erkilet Hacı Mustafa Tarman Kültür Merkezi ile Uğurevler Aile Sağlığı Merkezi’ni hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "Gençlerimiz bizim göz bebeğimizdir. Gençlerimiz için ne yapsak azdır." diyen Başkan Çolakbayrakdar, ihtiyaç olan bölgelere Sinan Kütüphanesi kazandırdıklarının altını çizerek; "Fevziçakmak Mahallesi’nde açtığımız Sinan Kütüphanesi ile gençlerimizin ders çalışabilecekleri ve verimli vakit geçirebilecekleri bir tesis daha kazandırdık. Osmangazi Mahallemizdeki kültür merkezimiz de kütüphane olarak hizmet vermeye başladı. Ayrıca burada bebek ve çocuk kütüphanesi bölümleri ile farklı bir merkez oldu. Tesisle birlikte bir de Kafe Sinan’ı bölgeye kazandırmış olduk. Yenişehir Kütüphane’mizde ayrı bir bölgeye değer kattı. Yaptığımız hizmetlerle her bir mahallemize renk ve heyecan katıyoruz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimizin mutlu ve huzurlu vakit geçirebilecekleri mekânları inşa etmek ve hayata geçirmektir" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileriye taşımak için yoğun gayret gösterdiklerini vurgulayarak, ’Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıktır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İstanbul SOLOTÜRK pilotları İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul’da vatandaşlarla bir araya geldi. SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir söyleşi ve imza töreni yaptı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca, müzede ilk defa Cumhuriyet kuruluş döneminde İANE adı verilen yardımlarla alınan Türk Tayyare Cemiyeti uçaklarının hikayesi anlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde bulunan SOLOTÜRK Gösteri Ekibi, İstanbul Hava Müzesi Müdürlüğünde söyleşi ve imza töreni gerçekleştirdi. Aynı zamanda savaş pilotu da olan SOLOTÜRK Kol Komutanı Hava Pilot Yarbay Murat Bakıcı, ve Hava Pilot Binbaşı Erhan Aydemir ilk olarak vatandaşlarla söyleşi gerçekleştirdi. SOLOTÜRK pilotları söyleşinin ardından vatandaşlarla imza töreninde buluştu. Pilotlardan imza almak için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. SOLOTÜRK ekibine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi ve imza töreni geç saatlere kadar devam etti. Hava kuvvetleri komutanın Cumhuriyetin kuruluş döneminde halkın havacılığa desteğinin ve İANE sandığı ile alınan uçak bilgilerinin askeri müzelerde sergilenmesi talimatıyla hazırlanan "İANE Bir Milletin Kanatlandığı Günler" sergisi ziyaretçilere açıldı. Sergide, iane sandığı ve Türk Tayyare Cemiyetine uçak almak için alınan biletler, bağış makbuzları, yine gelir elde etmek için satılan rozetler anahtarlıklar ve isim verme törenlerine ait resimler sergilendi. "Sergi Türk tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesi" İANE Sergi hakkında bilgi veren sergi Küratörü Fatih Mehmet Bölükler, "Bugün SOLOTÜRK’ün çok güzel bir etkinliğini ziyaret etmek için buradayız. Bununla birlikte ayrı bir gurur verici İANE adlı sergimiz var. Sergi Türk Tayyare Cemiyetine yapılan yardımlarla satın alınan uçakların hikayesini anlatmakta. Müze envanterine kayıtlı bir İANE sandığıyla aslında bu sergi fikri ortaya çıktı, Sergi 1925 yılında kurulan Türk Tayyare Cemiyetinin o günkü kısıtlı imkanlarla halkın yardımına başvurarak, satın aldığı 300’e yakın uçağın hikayesini anlatmakta. O dönem, okullara, kamu kuruluşlarına yerleştirilen yardım sandıklarında toplanan paralarla 300’e yakın uçak satın alınıyor. Uçaklara satın alan kurum, kuruluş veya şehrin adı veriliyor, bu uçaklar halkla buluşturuluyor. Mesela bu sergide gördüğümüz İANE sandığı 1925-1928 yılları arasında yardım toplayan Lapseki şubesine bağlı bir sandık. Uçaklar o dönem halka götürülüyor ve aynı zamanda halkın uçuşu deneyimlemesi de sağlanıyor. Ziyaretçilerimiz bu serginin fotoğraflarında o dönemi görecekler. O dönem halkın uçaklara binmesine müsaade edilerek, uçuş denemesi yapılıyor bu o yılları düşündüğümüzde çok önemli konular. "Bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik" Serginin Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü simgelediğine vurgu yapan Bölükler, "Sergide altı çizilmesi gerekilen konu ise, bir millet isterse neleri başarabilir? İsterse kendi uçak kanatlarını da yapabilir, bu konuya değinmeye özellikle gayret ettik. O dönem satın alınan sadece bir motor veya kanat değil, bir milletin birlik, bütünlük ve beraberliğini biz bu sergide ziyaretçilere anlatmak istedik. En önemlisi Atatürk’ün 1925 yılında ‘İstikbal göklerdedir’ şiarıyla kurduğu Türk tayyare cemiyeti gelişerek, büyüyerek günümüze ne kadar büyük bir kurum olarak geldiğinin hikayesi aslında, milli mücadele yıllarında bu millet çok yorgun düşmüş, ama buna rağmen bu yardımları toplayarak 300’e yakın uçak satın alarak tekrar küllerinden doğmuş ve yer meydanlarında savaşlarda at koşturan Türk milleti, kendine gök meydanlarında bir yer edinebilmek için azami gayret göstermiş ve bunu başarmış. O nedenle 1925 yılı Türkiye genelinde havacılık seferberliğinin başladığı yıl diyebiliriz" dedi. "Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur" SOLOTÜRK’ün ilk kez bir etkinliğine katıldığını ifade eden bir vatandaş, "Burada uçakları gezerken baya heyecanlandım ve gurur duydum. Herkesin böyle bir etkinlikte yer almalarını tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu daha da iyilerini hak ediyoruz. Böyle etkinlikler daha da çok olursa bizim için güzel olur diye düşünüyorum. Bu gurur hepimizin" diye konuştu. İmza için sırada bekleyen Ahmet Mete Eliaçık, "Heyecanla karışık adrenalin dolu çok garip duygular hissediyorum" dedi.