DÜNYA - 14 Nisan 2012 Cumartesi 19:19

DERBİYE YAОMUR ENGELİ

A
A
A
DERBİYE YAОMUR ENGELİ

Spor Toto Süper Final`in ilk haftasında Beşiktaş ile Galatasaray arasındaki derbi maç yoğun yağmur yağışı sebebiyle ertelendi.
Bugün İstanbul`da etkili olan sağanak yağış Beşiktaş-Galatasaray maçını olumsuz etkiledi. Fi-Yapı İnönü Stadı`nda saat 19.00`da başlaması gereken karşılaşma, maçın hakemi Hüseyin Göçek tarafından ertelendi. Maç saatinden önce sahayı iki kez kontrol eden ve sahanın değişik noktalarında topun sekip sekmediğini kontrol eden Hüseyin Göçek, saat 19.15`te yardımcılarıyla birlikte soyunma odasına giderek maçın ertelendiğini açıkladı.
Süper Final`in ilk maçı olan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin ne zaman oynanacağı Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenecek.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon Şehir Hastanesi inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında, yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90’a yaklaştı. İnşaatında 5 bin fore kazığın kullanıldığı şehir hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilen sismik izolatörler ile korunacak. Kentteki yoğun bakım kapasitesini 2 katına çıkartacak olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde, 300 poliklinik ve 33 ameliyathane olacak. Hastane inşaatı ile ilgili bilgi veren Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, 2026 yılının Mayıs sonu yada Haziran ayı itibarıyla hastanenin teslim alınmaya başlanacağını söyledi. Topsakal, "Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" dedi. Şehir hastanesinde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşıldığını kaydeden Topsakal, "Şehir hastanemizde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşmış durumdayız. Allah nasip ederse, 2026 yılının Mayıs sonu veya Haziran ayı itibarıyla hastanemizi teslim almaya başlayacağız. Yasal süresi 15 Aralık 2025’te sona eren hastanemiz için, Bakanlık ve yönetim olarak proje değişikliklerinden kaynaklanan süreler ile müteahhide ek süre verilmiş ve bu süre Mayıs-Haziran dönemine kadar uzatılmıştır. Bu ek sürenin Mayıs sonu Haziran ortası gibi tamamlanmasıyla birlikte hastanemizi devralacağız. Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" diye konuştu. Yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle hizmet verecek Hastanenin yaklaşık 900 yatak kapasiteyle hizmet vereceğini belirten Topsakal, "Sağlık profesyonelleri olarak bir sağlık politikası geliştiriyor ve birleştirilecek hastaneleri gündeme alıyoruz. Sayın Bakanımızla yaptığımız istişarelerde, Ahi Evren Hastanemizin ve Kemik Hastanemizin taşınması yönünde talimatlar verilmiştir. Bu talimatlar doğrultusunda projemizi revize ediyoruz. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanemizin ise yalnızca eğitim kadrosu şehir hastanesine taşınacaktır. Bunun dışında hastane mevcut yerinde hizmet vermeye devam edecektir. Bu kapsamda yaklaşık 200 yatak, diğer hastaneden ise 180 yatak olmak üzere toplamda 380 yatak taşınacaktır. Şehir hastanemiz yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle Trabzon’umuza hizmet verecektir. Dolayısıyla Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü olarak kârdayız; ilimize 500 yataklı yeni bir hastaneyi entegre etmiş olacağız. Bu durum bizleri son derece mutlu etmektedir. Bakanlığımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Şehir merkezinde acil, travma ve ikinci basamak hastanesi olarak Fatih Devlet Hastanesi’nin hizmet vermeye devam etmesi yönünde bizim de görüşümüz bulunmaktadır. Fatih Devlet Hastanemiz, mekânsal eskimesi nedeniyle ekonomik ömrünü büyük ölçüde tamamlamıştır. Muhtemelen hastaneyi yeni şehir hastanesine geçici olarak taşıyarak mevcut binayı yıkıp yerine 250 yataklı yeni bir hastane yapma düşüncemiz bulunmaktadır. İnşallah bu alanı da mekânsal olarak yenileyerek, önümüzdeki 50 yıl Trabzon’un sağlık altyapısıyla ilgili mekânsal sorunlarını çözmüş olacağız. Şehir hastanelerinin en büyük avantajı mekânsal konfordur. 900 yatağın 236’sı yoğun bakım yatağı, 664’ü ise tek kişilik nitelikli yataklardan oluşmaktadır. Bu durum, hastaların tek başına yatabileceği nitelikli yatak oranını çok yüksek bir seviyeye çıkaracaktır. Mekânsal olarak her türlü imkâna sahip olan hastanemiz, içerisinde modern tıbbi tetkiklerin tamamının yapılabileceği donanıma sahiptir" diye konuştu. Hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak Hafif raylı sistemin bölgedeki ulaşımı rahatlatacağına dikkat çeken Topsakal, "Karayolları Genel Müdürümüzün ve Ulaştırma Bakanımızın talimatları doğrultusunda, hastanenin etrafını tamamen çevreleyen kuzey, güney, doğu ve batı yönlerinde yollar yapılmaktadır. Ayrıca DSİ Genel Müdürümüzün katkılarıyla, güney taraftaki dağlardan gelen yağmur sularının denize ulaşımını sağlayacak transfer hattı oluşturulmuştur. Bu hat, kapalı sistem bakslar aracılığıyla suların güvenli şekilde denize ulaştırılmasını sağlamaktadır. Belediye Başkanımızın da hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak bir projesi bulunmaktadır. Hafif raylı sistemin ulaşım ağına entegre edilmesiyle birlikte, trafik sorununun büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyorum" dedi.
Antalya 25 yıldır camlara üfleyerek şekil veriyor Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki cam üfleme ustası Hamit Paşaoğlu, ateşle camları şekillendiriyor. Yaklaşık 25 yıldır cam üfleme sanatını icra eden Paşaoğlu, Alanya’nın yalnızca bir turizm kenti değil, aynı zamanda cam kültürünün merkezi olmasını hedefliyor. Camı yüksek ısıda ateşe tutarak şekillendiren Paşaoğlu; hayvan figürlerinden parfüm şişelerine, kolyelerden süs eşyalarına kadar birçok özgün ürün ortaya çıkarıyor. Mesleğini büyük bir aşkla yaptığını belirten usta sanatçı, "Asıl işim sıcak cam ve üfleme cam. Ömrümün sonuna kadar tezgahın başından ayrılmak istemiyorum, mesleğimi çok seviyorum" dedi. "Asıl mesleğim elektrikti ama cama geri döndüm" Asıl mesleğinin elektrik olduğunu belirten Paşaoğlu, cam üfleme sanatına yeniden dönüş hikâyesini şu sözlerle anlattı: "Asıl mesleğim elektrikti. Uzun yıllar farklı işlerde çalıştım ama camdan kopamadım. Tekrar bu işe döndüm. 25 senedir bu sanatı icra ediyorum. Hem Türkiye’de hem de birçok ülkede sanatımı en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım." "Krallara, konsolosluklara, Avrupa’ya" Paşaoğlu’nun eserleri yalnızca Alanya ile sınırlı kalmadı. Kendi imkânlarıyla ürettiği cam eserleri Norveç, Danimarka, Finlandiya ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye gönderdiğini söyleyen usta sanatçı, dikkat çeken bir çalışmasını da şöyle anlattı: "Brunei Kralı için katmanlı bir cam kolye yaptım. Bu kolye konsolosluk aracılığıyla gönderildi. Bu benim için büyük bir gurur." "Alanya camda İtalya gibi olsun" Alanya’nın cam sanatında dünyada söz sahibi olabileceğini vurgulayan Paşaoğlu, "Yetkililerden ricam, Alanya’yı sadece turizm kenti olarak değil, aynı zamanda bir cam kültür merkezi haline getirelim. İtalya bu işin merkeziyse, Alanya neden ikinci İtalya olmasın? Bu sanatın Alanya’da tanınmasını istiyorum" ifadelerini kulllandı. Çocuklara açık davet Cam üfleme sanatının yok olmaması için gençlerin bu mesleği öğrenmesi gerektiğini belirten Paşaoğlu, gençlere açık çağrıda bulunarak, "Gençler gelsin, bu mesleği öğrensin. Cam üfleme sabır ister, emek ister ama çok kıymetlidir" dedi. Çocukları da unutmayan Paşaoğlu, karne alan tüm çocuklara sürpriz bir hediye hazırladığını dile getiren Paşaoğlu "Alanya’da karnesini alan tüm çocukları bekliyorum. Her çocuğa bir cam yaptıracağım. Bu da benim çocuklara hediyem" dedi. Alanya’da ateşin içinde şekillenen camlar, Hamit Paşaoğlu’nun ellerinde sanata dönüşürken; usta sanatçı, hem kültürel mirası yaşatmaya hem de Alanya’yı cam sanatında dünya sahnesine taşımayı amaçlıyor.
İzmir Çeşme Belediyesporlu satranççılardan Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarı 24–31 Ocak 2026 tarihleri arasında Antalya Belek’te düzenlenen Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Türkiye Şampiyonası, 3 bini aşkın sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Zorlu turnuvada Çeşme Belediyespor sporcuları önemli dereceler elde ederek ilçeye gurur yaşattı. Şampiyonanın küçükler kategorisinde mücadele eden Çeşme Belediyespor sporcusu Derin Topaçoğlu, 7 galibiyet ve 2 beraberlik alarak turnuvayı namağlup şampiyon tamamladı. Topaçoğlu, bu başarısıyla Türkiye’yi yurt dışında temsil etme hakkı kazandı. Aynı organizasyonun yıldızlar kategorisinde yarışan Çeşme Belediyespor sporcusu Ali Arda Eracar ise 9 maçta 7 puan toplayarak, ikinciyle eş puana sahip olmasına rağmen 5. sırada yer aldı. Eracar, elde ettiği dereceyle milli takım havuzuna girmeye hak kazandı. Çeşme Belediyespor Kulüp Başkanı Mehmet Sarısaç, turnuvanın ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en zorlu yaş grubu turnuvalarından birine 10 sporcumuzla katıldık. Yenilgisiz şampiyon olan öğrencimiz Derin Topaçoğlu’nu, sıralamaya çok altlardan başlayıp gösterdiği üstün performansla turnuvayı 5. sırada tamamlayan Ali Arda Eracar’ı ve bu uzun süreçte formamızın hakkını vererek mücadele eden tüm sporcularımızı ve antrenörlerimizi yürekten kutluyorum. Tüm branşlarda olduğu gibi satrançta da çocuklarımıza ve şehrimize değer katmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."
Antalya Serçe sürüsünün arasında gördüler, ismini ’Kömür’ koydular Isparta’da nadir görülen siyah renkli bir serçe, kuş gözlemcileri ve doğaseverlerin ilgisini çekti. Uzman Biyolog Dilek Arslan Hisarkaya ve eşi Mestan Hisarkaya tarafından fark edilen ve "Kömür" adı verilen serçenin, genetik bir farklılık sonucu bu renge sahip olduğu belirtildi. Isparta’da yaşayan Hisarkaya çifti, serçe sürüsü içinde tamamen siyah tüylere sahip bir serçeyi 22 Ocak 2025 tarihinde fark etti. Diğer serçelerden farklı görünümüyle dikkat çeken kuşun davranışları ve ötüşü ise normal bir serçe ile aynıydı. Uzman Biyolog Dilek Arslan Hisarkaya, her sabah balkonlarına yem bıraktıklarını belirterek, "Yolda ailemle yürürken serçe sürüsü içinde simsiyah, kömür gibi bir kuş gördük. İlk başta farklı bir tür sandık ancak hareketleri ve diğer serçelerle olan uyumu bunun bir serçe olduğunu gösteriyordu. Ona ’Kömür’ adını verdik. Kuşun zarar görmemesi için bulunduğu yeri paylaşmak istemiyoruz" dedi. Ziraat Yüksek Mühendisi Mestan Hisarkaya ise, "Yıllardır kuşları gözlemlerim ancak böyle bir serçeye ilk kez rastladım. Çok özel bir misafir olduğunu anladık ve bu nadir güzelliği kayıt altına almak istedik" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, siyah serçenin bu özelliğinin ’melanizm’ adı verilen genetik bir varyasyon sonucu ortaya çıktığını belirtiyor. Melanizmin, vücutta melanin pigmentinin aşırı artmasıyla oluştuğu ve albino durumunun tam tersi olduğu ifade edildi. Bu tür genetik farklılıkların binlerce bireyden sadece birinde görülebildiği kaydedildi. Isparta semalarında süzülen ve ’siyah pırlanta’ olarak nitelendirilen serçe, şehirde doğa meraklılarının ilgisini artırırken, vatandaşlar nadir görülen kuşu görebilmek için çevrelerini daha dikkatli gözlemlemeye başladı.