POLİTİKA - 17 Nisan 2012 Salı 14:30

DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER:

A
A
A
DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER:

DSP Genel Başkanı Masum Türker, "Suriye ile savaşın eşiğine gelmemizi örtbas etmek için 28 Şubat operasyonları öne alınarak gündem değiştiriliyor" iddiasında bulundu.
DSP Bursa İl Teşkilatı`nı ziyaret eden Türker, partililerle bir araya geldi. Türker, Suriye ile yaşanan gerginliğe dikkat çekerek, "Başbakanın bir Müslüman ülkeye savaş açma gibi bir sıkıntı içinde olduğunu biliyoruz ama iş işten geçti. Başbakan şu an tehdit altında. `Eğer sen bu savaşı açmazsan, biz gerekeni yaparız` deniliyor. Bu konuda yakın zamanda, Erdoğan`ın, `Suriye`yi bize bırakın, biz hallederiz` dediğini hatırlarsınız. Bunun arkasından, `Peki hallet` dediler. Başbakan, Suriye ile ortak hükümet
toplayacak kadar Beşşar Esad ile yakınlaşmıştır. O günlerde can ciğer kuzu sarmasıydılar. Ama Batı`nın istediği hedefe ulaşamayınca, `Kendisiyle savaş` denilince Başbakan bugün yılların Esad`ına `Esed` diyor. `Bir savaş olursa, savaştığım insan Müslüman Esad değil, Esed` diyerek yabancılaştırılmış yapıyı tekrarlıyor" diye konuştu.
"Müslüman bir ülkeyle savaşın eşiğine geldik" diyen Türker, şunları söyledi:
"Suriye ile ilişkilerimizin tehlikesi şurada; ilk kez Müslüman bir ülkede Müslüman`a karşı kurşun sıkmış olacağız. Biz bu işin içine girdiğimizde bataktan çıkma ihtimalimiz çok azalır. Çünkü bölgedeki bütün devletler karizma rekabeti dolayısıyla bize karşı tavır alır. Şu anda bile Suriye, Çin ve Rusya tarafından destekleniyor."
28 Şubat`ın sorgulanması gereken bir süreç olduğunu ifade eden DSP lideri Masum Türker, "28 Şubat sorgulanmalıdır. 12 Eylül süreci de aynı şekildedir. Bu konuda Bursa Milletvekili Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bile Çevik Bir`in yakalanmasına biraz temkinli yaklaşıyor. Hatta diğer bir Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, `Bu kadar çok büyütmemek gerekir` diyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Batı Çalışma Grubu raporlarından çıkan bir notta, 28 Şubat`ın ardından Refah Partisi`nden bir parti çıkacağı, bu
partinin 2 binli yıllarda yüzde 34`e yakın bir oy alacağı ortaya çıkmıştır. Şu andaki mahkeme belgeleri arasında bu da vardır. 28 Şubat sürecinin amacı ortaya çıkmıştır. Bu konuda 28 Şubat sürecini bahane edip yakın tarihte diğer kesimlere de el atılacağı açıkça ortada. O tarihteki Refah Partisi`nin bazı ilişkileri gündeme gelebilir. O tarihteki Refah Partisi yöneticilerinin ve Erbakan`ın oğlunun farklı çıkışları vardır. Bu ilişkiler daha da derinleştirilirse Tayyip Erdoğan`ın Hikmet Yar`ın önünde diz çöktüğü
toplantıya kadar gidilebilir. Biz şunu öneriyoruz; 28 Şubat sürecinin yanı sıra esas aydınlatılması geren konulardan biri Susurluk kazasıdır. Bu konuya bulaşmış herkesin benzer şekilde hayatını kaybettiği açıkça ortadadır" ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.