YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 18:53

ORTALICA`DA KUTLU DOОUM HAFTASI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

A
A
A
ORTALICA`DA KUTLU DOОUM HAFTASI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

Kastamonu`nun Tosya ilçesi Ortalıca Beldesinde, Tosya Müftülüğü, Tosya Din Görevlileri Derneği ve Ortalıca Belediyesince düzenlenen etkinlikle "Kutlu Doğum Haftası" kutlandı.
Ortalıca Beldesi Düğün Salonunda düzenlenen kutlama törenine, Tosya Kaymakamı Mehmet Türköz, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan kutlama programında, daha sonra din görevlisi tarafından Kur`an-ı Kerim okundu. Ardından bir konuşma yapan Tosya Müftü Vekili Muhsin Özdemir, "O bize sevgi ve barış dini olan İslam`ı tebliğ etmiştir. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)`in kutlu doğumunun, cennet vatanımızın huzur ve mutluluğuna, necip milletimizin birlik ve beraberliğine, bütün insanlığın hidayetine, Müslümanların da peygamber ahlakına ve yaşantısına yönelmesine vesile olmasını Cenab-ı Hak`tan diliyorum`` diye konuştu. Kutlama programında yaptığı konuşmada,1989 yılından bugüne Diyanet İşleri Başkanlığının Hz. Peygamber`i (SAV) anmaktan anlamaya şiarıyla başlatmış olduğu Peygamber sevgisi etrafında toplumumuzu bütünleştirmek amacıyla kutlana geldiği belirtildi. Kutlu Doğum Haftasının 2012 yılının ana teması ise, Hz. Peygamber (SAV) Kardeşlik Hukuku ve Kardeşlik Ahlakı olarak belirlendiğini ifade eden Kaymakam Türköz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
``Buradan harekete, ``˜Müminler ancak kardeştir` ilahi hitabıyla kardeş olan bizler, gereksiz sebeplerle gün geçtikçe örselene ve kaybolmaya yüz tutmuş, ihmal ettiğimiz kardeşlik duygularını ihya etme, kardeşlik hukukunu ve ahlakını yeniden hatırlatma amacıyla Tosya Müftülüğümüz ve din görevlileri derneğimiz böyle bir kutlama programı öngörmüşler. Bu etkinliklerde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Öncelikle bu haftanın düzenlenmesine vesile olan sevgili Peygamber`imize salat ve selam olsun. Sevgili Peygamberimiz, ilahi vahyin ışığında; 610 yılından itibaren 23 yıllık bir zaman diliminde, var olan toplumsal kurum ve kurallar, yozlaşmış ve çürümüş kurumlarla kuralları yıkarak yepyeni bir toplum inşa etmiştir. Herkesin bildiği gibi Peygamber`imize peygamberlik gelmeden evvel Arap Yarımadasında insanın fıtratında var olan değerlerden uzaklaşmış, yozlaşmış bir toplum mevcuttu. O toplumda; her türlü çirkinlik, her türlü yozlaşma söz konusuydu. Kadınlara değer verilmiyordu. Kimse kız çocuğu sahibi olmak istemiyordu. Fuhuş vardı, şirk vardı. Gerçi o dönem o toplumda dinlerden Hristiyanlık ve Yahudilik vardı ama özünden ayrılmış ve tahrif edilmişti. Bu ortamda İslam dini, ilahi vahiy inmeye başladı. Sevgili Peygamber`imiz bu 23 yıllık zaman dilimi içerisinde bir bir türlü cefaya katlanarak tebliğ görevini yürüttü. 23 yıllık zaman diliminde yepyeni bir toplum inşa etti. Öyle bir toplum ki; insanlık ve uygarlık tarihinde asrısaadet diye zikredilmeye başlandı. O bizi hayat verecek şeylere çağırmıştı. O bize sevgi ve barış dini olan İslam`ı tebliğ etmişti. Bir cahiliye toplumundan medeni bir millet oluşturmanın sırlarını öğretmişti. İnsanların birbirini göz kırpmadan boğazladığı bir dönemde barış içerisinde yaşamanın yollarını insanlığı sunmuştu. Birbirine düşman olan kabileleri kardeş yapmış, yüreklere çöreklenmiş kin ve nefret tohumlarının yerine sevgi ve hoşgörü duygularını ekmişti. Sevgili dostlar bizler; iyiyi kötüden ayırt etmeyi, birbirimizi sevmeyi, paylaşmayı, yardımlaşmayı, ahlakın güzelliklerini, dürüstlüğü, doğruluğu erdemli bir davranışı, hoşgörünün en mükemmelini. İnsana saygının en yücesini, şefkat ve merhametin sınır tanımayan boyutunu, adaletin en güzel tatbikatını, kısaca her şeyin en iyisini ve en güzelini, o Rahmet Peygamberinin tebliğ, tavsiye ve uygulamalarından öğrendik. Hayatımız anlamlı kılan değerlerimizi, dünya ve ahret dengesini, insan onuruna uyan yaşama sanatını bizlere hep o gösterdi.
Allah Resulü, yeryüzüne numune-i imtisah olarak gönderilmiş bir peygamberdir. Merhamet, şefkat, yardımlaşma, affetme, af dileme, doğruluk, adalet, barış, doğruluk, cömertlik, arkadaşlık, nezaket, nezafet ve benzeri bütün güzel hasletleri, onun söz davranışlarından, net bir şekilde görmekteyiz. Dünyada, yaşadıklarıyla söyledikleri onunki kadar birbirine uygun ikinci bir insan yaşamamıştır. Biz inanıyoruz ki Hz. Peygamber i tanıdıkça ve örnek alındıkça insanlığı mutluluğu ve huzuru artacaktır. Bu gün için önemli sorunlarımızdan biri Hz. Peygamberin örnek hayatı ile kendi hayatımız arasında iyi bir köprü kurulamasıdır. Bu köprünün inşası için onun hayatını tekrar, tekrar okumak ve onu iyi anlamak gerekir. Diyanet işleri Başkanlığımız ve Diyanet Vakfı birlikte bu seneki Kutlu Doğum temasını beraberlik ve kardeşlik üzerine ilan ettiler. Kardeşlik konusunda çok fazla şey söylemeye gerek yok. Buna ne kadar ihtiyacımız olduğunu, Türkiye ve Müslümanlar olarak farkındayız. Bunun önemini kavramak istiyorsak ülkemizin son 20-30 yıllık zaman dilimine iyi bakmak lazım. Eğer İslam kardeşliği uygulanabilseydi; amaçsız çatışmalar, kardeşi kardeşe düşüren gereksiz kavgalar herhalde yaşanmazdı. Biz kardeşliği alemlerin Sultanı Peygamber Efendimizden öğrendik. O bize kardeşliğin sadece bir söylem ve bir edebiyat olmadığını öğretti. O bize kardeşi kardeşe bağlayan en yüce değirin sadece sevgi, ilgi ve muhabbet değil, aynı zamanda bir hak olduğunu bildirdi. Ona göre müminler birbirine hak bağı ile bağlıdır. Hak bağının kurucusu ise Cenab-ı Hakk`ın kendisidir. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (SAV) ``˜in kutlu doğumunun 1429. Yıl dönümünün, cennet vatanımızın huzur ve mutluluğuna, necip milletimizin birlik ve beraberliğine, Müslümanların peygamber ahlakına ve yaşantısına yönelmesinde vesile olmasını Cenab-ı Hak`tan diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.``
Konuşmaların ardından, din görevlileri tarafından ilahiler okundu. Tosya Müftü Vekili Muhsin Özdemir`in duasının ardından katılımcılara, etli pilav ve ayran ikram edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Darıca Belediyesi ramazan boyunca ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek ulaştıracak Darıca Belediyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Tenceresi kaynamayan tek bir ev kalmasın" çağrısı doğrultusunda Ramazan boyunca aşevi aracılığıyla her gün ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek ulaştıracak. Darıca Belediyesi zabıta ekipleri, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların daha sağlıklı bir ortamda alışveriş yapmasını sağlamak amacıyla esnaf denetimlerini artırdı. Gıda üretimi yapan noktalarda özellikle terazi ve hijyen üzerinde yoğunlaşarak mamullerin daha sağlıklı ve temiz şartlarda üretilmesi için denetim gerçekleştiren ekipler, imalathanelerin mutfaklarına, kullandıkları malzemelerin tarihlerine, ürünlerin gramajlarına, çalışanların kılık kıyafet ve kişisel temizliklerine uyulup uyulmadığı denetlendi. Camiler hazırlandı Darıca Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler, ilçe genelinde temizlik uygulamasında cami, cemevi ve mescit gibi tüm ibadethanelerin içindeki halıları yerinde yıkayıp temizliyor. Ekipler, ibadethanelerdeki temizlik çalışmalarının yanı sıra avlu ve çevre temizlikleri ile tuvaletlerin bakımını da yapıyor. "Tüm imkanlarımızla sahada olacağız" Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, belediye olarak Ramazan ayına hazır olduklarını ifade ederek, "Rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan’a bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Ramazan paylaşmaktır, dayanışmadır, gönüllere dokunmaktır. Bu mübarek ayda kırgınlıkları geride bırakacak, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendireceğiz. Darıca Belediyesi olarak ihtiyaç sahibi her haneye ulaşacak, gönül ziyaretlerimizle Ramazan’ın manevi iklimini ilçemizin dört bir yanında yaşatacağız. Yüzlerin güldüğü, sofraların bereketle dolduğu, gönüllerin huzur bulduğu bir Ramazan için tüm imkanlarımızla sahada olacağız" diye konuştu. Bıyık, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Tenceresi kaynamayan tek bir ev kalmasın’ çağrısı doğrultusunda bizler de Darıca Belediyesi olarak her yıl olduğu gibi bu mübarek ayda da ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olacağız. Aşevi’mizde hazırlanan sıcak yemekler, Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimizin sofralarına ulaştırılacak. Hiçbir hanede ocak sönmeyecek, hiçbir gönül yalnız kalmayacak çünkü biz birlikte güçlüyüz, birlikte Darıca’yız. Bu duygu ve düşüncelerle tüm hemşerilerimizin ve İslam aleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. Cenab-ı Allah ibadetlerimizi kabul eylesin, bizleri birlik ve beraberlik içinde Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na kavuştursun." Darıca Belediyesi, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine gıda kartı ve koli yardımında da bulunacak. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık da her gün farklı mahallelerde eşiyle birlikte ihtiyaç sahiplerini evlerinde ziyaret ederek sorun ve taleplerini dinleyecek. Ayrıca geleneksel Ramazan eğlencelerini yaşatmak ve coşkuyu mahallelere yaymak için de çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Mersin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ve ‘yüzyılın konut projesi’ olarak duyurulan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de hak sahiplerinin belirlemesi için kura çekilişi gerçekleştirildi. Noter huzurunda yapılan çekilişle 8 bin 190 vatandaş konut sahibi olmaya hak kazandı. Program, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Mersin Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Programa TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Suver, kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. 8 bin 190 konut planlanıyor TOKİ tarafından yürütülen Türkiye Yılı Sosyal Konut Projesi kapsamında Mersin merkezde 5 bin, Aydıncık’ta 40, Erdemli’de 500, Gülnar’da 100, Mut’ta 750, Silifke’de 800 ve Tarsus’ta bin olmak üzere toplam 8 bin 190 konutun yapılması planlanıyor. 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında projeye Mersin genelinde toplam 68 bin 103 geçerli başvuru yapıldı. Türkiye genelinde 250 bin konut hedefiyle yürütülen ’İlk Evim Sosyal Konut Projesi’ kapsamında ise Mersin’de 5 bin 100 konut öngörülüyor. Anamur, Silifke, Tarsus, Mut ve Aydıncık’ta bazı projelerin sözleşmeleri yapılırken yapım süreci devam ediyor. TOKİ’nin 100 bin sosyal konut projesi kapsamında Bozön ve Çavak bölgelerinde toplam 2 bin 21 konutun yapımının tamamlandığı, 7 Şubat 2025 tarihinde çekilen kura ile teslim sürecinin başladığı kaydedildi. "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye’nin doğal güzellikleriyle eşsiz bir ülke olduğunu ancak deprem ve iklim değişikliği gerçeğiyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz. Bunların büyük bölümünün farkında değiliz. Depremle de bitmiyor, hepimizin malumu bir iklim değişikliğini yaşıyoruz ve bu iklim değişikliği ile birlikte taşkınlar, su baskınları meydana geliyor, kuraklıklar oluyor, aşırı ısıdan dolayı orman yangınlarımız oluyor. Velhasıl, bu güzelliğin paylaşımı için, yaşanması için bir bedeli var. O da dayanıklı yapılar üretmek" diye konuştu. "Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak" Bakan Yardımcısı Suver, Türkiye’de mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün dönüşmesi gerektiğini belirterek, kentsel dönüşüm seferberliğinin bu nedenle başlatıldığını ifade ederek, "Ülkemizin istatistiklerine göre yapı stokunun 5,5 milyondan fazlasının dönüşmesi lazım. Bundan dolayı biz hükumet olarak, bakanlık olarak kentsel dönüşüm seferberliğini başlattık. Bir taraftan bu yürüyor, fakat diğer taraftan yine istatistiki verilere göre ülkemizin bir yarısı kiracı. Yüzde 23 kadarı bir şekilde kira ödemiyor, yüzde 27’si ise kiracı. Cumhurbaşkanımızın talimatlarını gördünüz. Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak" dedi. "Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık" Suver, konuşmasının devamında Çanakkale kahramanı Seyit Onbaşı’yı örnek göstererek, aynı azim ve kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, "Hepiniz merhum Seyit Onbaşı’yı duymuşsunuzdur. Çanakkale harbinde 250 kilogramlık mermiyi tek başına alıp namluya sürüyor ve savaşın seyrini belirliyor. İşte biz işimize o ruhu kattık. Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık ve bütün dünyanın hayret ettiği, en gelişmiş ülkelerin bile, ’biz olsak yapamazdık’ dedikleri o büyük olayı biz gerçekleştirdik, 455 bin konut" şeklinde konuştu. "Bugün, 8 bin 190 talihlimiz sevinecek" Bugün yapılacak kura çekimiyle 8 bin 190 vatandaşın ev sahibi olacağını belirten Suver, kurada ismi çıkmayanların ise umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyleyerek, "İnşallah bugün bu çekilişimizi de yapacağız. 8 bin 190 talihlimiz sevinecek. Kurada çıkmayanlar üzülmesin, Cumhurbaşkanımız işaret etti, son aile konut sahibi oluncaya kadar biz bu işe devam edeceğiz. Bu ülkede dünyaya gelen vatandaş kiracı olarak yaşamayacak, mal sahibi olarak yaşayacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır" TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç de konuşmasında, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen 500 bin sosyal konut kampanyasının ikinci aşaması kapsamında hak sahiplerini belirleme kurasını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Bugün kurayı Akdeniz’in incisi Mersin’de çekiyoruz. Mart ayı içinde bütün şehirlerimizde kuralar tamamlanmış ve 500 bin hak sahibimiz belirlenmiş olacaktır. Bu proje, devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut projesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır" dedi. "Tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir" Direnç, kampanyaya Mersin merkez ve ilçelerden toplam 68 bin 103 vatandaşın geçerli başvuru yaptığını belirterek, "Bu başvurulardan konut sayıları şu şekildedir; Mersin merkez 5 bin konut, Tarsus bin konut, Silifke 800 konut, Mut 750 konut, Erdemli 500 konut, Gülnar 100 konut, Aydıncık 40 konut. Noter huzurunda çekilecek kuralar ile toplam 8 bin 190 hak sahibi belirlenecektir. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesin, ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir" şeklinde konuştu. Kura çekiliş programında konuşmaların ardından hak sahipleri noter huzurunda belirlenirken, salonda heyecanlı anlar yaşandı.
Ankara HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" Hak İşçi Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçisi var. Bunların sadece 600 bini sendikalı ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" dedi. HAK-İŞ’in kuruluşunun 50’inci yılı kapsamında "8. HAK-İŞ Konfederasyonu Türkiye Kadın Buluşması" gerçekleştirildi. Programda anket çalışmaları ve sunumların ardından bakım hizmetleri, kayıt dışı istihdam, göç, iş, aile ve sosyal yaşam uyumu gibi çalışma hayatını ilgilendiren konularda çalıştaylar gerçekleştirildi. "Kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz" Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kadın ve sorun maalesef hem ülkemizde hem de dünyada yan yana getiriliyor. Biz kadın ve sorun değil, kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz. Olması gereken bu. Kadının olmadığı, kadın elinin değmediği, kadının içinde bulunmadığı hiçbir faaliyet maalesef ne bereketli olur ne de huzurlu olur. Onun için öncelikli olarak kadınların her alanda olduğu gibi çalışma hayatında yer almış, çalışmaya başlamış, bir sürü engelleri aşarak bir işletmede çalışmaya başlamış kadınların önünde yeni hedefler oluyor. Kadın sendikada oluyor. Sendikada görev almak istiyor, mücadele ediyor. Bunların her birisinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bu süreçleri bizim tamamlamamız gerekiyor. Yetmiyor, bizim kadını, kadın cevherini maalesef istismar eden yapılara karşı da kendimizi ve toplumu korumamız gerekiyor. Bunun için de çaba, gayret içindeyiz" dedi. "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" Arslan, çalışma hayatında kadın ve erkek personel dengesinin sağlanması gerektiğini belirterek, "Kadın-erkek ilişkileri bir denge ilişkisi. Nüfus yoğunluğunun yarısı kadın, yarısı erkek. Ama çalışma hayatına bakıyorsunuz yüzde 70’e yüzde 30 kadınların aleyhine gittiği bir gerileme söz konusu. Sendikalaşmaya bakıyorsunuz. Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçi var, yaklaşık 7 milyon. Bunların sadece 600 bini sendikalı. Ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Halbuki erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 20’lere yaklaşıyor. Burada da ciddi bir açık var. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride. İstihdam noktasında kadınlar erkeklere göre çok geride. İşsizlik konusunda kadınlar erkeklerin iki katı. Bütün bu dengesizlikleri bir dengeye getirmek gerekiyor. Bu erkeklere karşı bir rekabet duygusu değil, kadınların verilmeyen, sağlanmayan haklarının sağlanması için çaba sarf etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var" Türkiye’nin jeopolitik konumunun sağladığı avantajların farkında olduklarını söyleyen Arslan, "Onun için bugün emeklilerimiz daha fazlasını hak ediyor. Bunu sağlayacak imkanlarımız var. Asgari ücretin bir geçim ücreti olması konusunda imkanlarımız var ve bunu yapabiliriz. Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var, bunu yapabiliriz. Toplu sözleşmelerimizde ortalama ücretlerde daha iyisini yapabilecek imkanlarımız var. Bu imkanlarımızı doğru kullanarak, bu imkanlarımızı seferber ederek, başta emeklilerimiz olmak üzere toplumun bütün kesimlerini doyuracak, onlara asgari şartları sağlayacak imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Biliyoruz ve buradan bir kez daha hatırlatılmasını istiyoruz" diye konuştu. Kadın sendika üyelerine yönelik anketle devam eden programa Ankara başta olmak üzere Kırşehir, Eskişehir, Çankırı, Bolu, Karabük, Yozgat, Nevşehir, Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Kayseri, Düzce, Afyonkarahisar, Karaman, Konya ve Zonguldak’tan HAK-İŞ şubelerinin kadın komitesi üyeleri, iş yeri temsilcileri, iş yeri yöneticileri ve HAK-İŞ üyeleri katıldı.
Antalya Antalya’da 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen gencin cenazesi teslim alındı, cinayet zanlısı tutuklandı Antalya’da internette tanışarak evine çağırdığı kişi tarafından 20 yerinden bıçaklanarak hayatını kaybeden gencin cenazesi annesi ve yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketi Bursa’ya götürüldü. Cinayet zanlısı sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, hayatını kaybeden gencin annesi cenaze alındığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı. Dün akşam Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak’ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana gelen olayda, arkadaşlarının ulaşamadığı 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu, çilingir yardımıyla girilen ikametinde ölü olarak bulunmuştu. Vücudunda 20’ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu’nun ölümü sonrası, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından binanın güvenlik kameraları inceleyerek cinayet zanlısı Yusuf E.Ç’yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakalandı. Zanlı tutuklandı Adliyeye sevk edilip hakim karşısına çıkan zanlı Yunus E. Ç., Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadenin ardından nöbetçi sulh hukuk mahkemesinde "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Annesi gözyaşlarına hakim olamadı Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından İlhan Çobanoğlu’nun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, gencin Bursa’da yaşayan annesi ve yakınlarına haber verildi. Oğlunun ölüm haberini alarak Antalya’ya gelen İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi annesi, dayısı ile yakınları tarafından teslim alındı. Evladının ölümü nedeniyle bir hayli üzgün olduğu görülen Çobanoğlu’nun annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Annesinin gözyaşları içinde teslim alınan İlhan Çobanoğlu’nun cenazesi toprağa verilmek üzere Bursa’ya götürüldü.