GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:45

500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi

A
A
A
500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ve ‘yüzyılın konut projesi’ olarak duyurulan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de hak sahiplerinin belirlemesi için kura çekilişi gerçekleştirildi. Noter huzurunda yapılan çekilişle 8 bin 190 vatandaş konut sahibi olmaya hak kazandı.


Program, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Mersin Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Programa TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Suver, kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.



8 bin 190 konut planlanıyor


TOKİ tarafından yürütülen Türkiye Yılı Sosyal Konut Projesi kapsamında Mersin merkezde 5 bin, Aydıncık’ta 40, Erdemli’de 500, Gülnar’da 100, Mut’ta 750, Silifke’de 800 ve Tarsus’ta bin olmak üzere toplam 8 bin 190 konutun yapılması planlanıyor. 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında projeye Mersin genelinde toplam 68 bin 103 geçerli başvuru yapıldı. Türkiye genelinde 250 bin konut hedefiyle yürütülen ’İlk Evim Sosyal Konut Projesi’ kapsamında ise Mersin’de 5 bin 100 konut öngörülüyor. Anamur, Silifke, Tarsus, Mut ve Aydıncık’ta bazı projelerin sözleşmeleri yapılırken yapım süreci devam ediyor. TOKİ’nin 100 bin sosyal konut projesi kapsamında Bozön ve Çavak bölgelerinde toplam 2 bin 21 konutun yapımının tamamlandığı, 7 Şubat 2025 tarihinde çekilen kura ile teslim sürecinin başladığı kaydedildi.



"Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz"


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye’nin doğal güzellikleriyle eşsiz bir ülke olduğunu ancak deprem ve iklim değişikliği gerçeğiyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz. Bunların büyük bölümünün farkında değiliz. Depremle de bitmiyor, hepimizin malumu bir iklim değişikliğini yaşıyoruz ve bu iklim değişikliği ile birlikte taşkınlar, su baskınları meydana geliyor, kuraklıklar oluyor, aşırı ısıdan dolayı orman yangınlarımız oluyor. Velhasıl, bu güzelliğin paylaşımı için, yaşanması için bir bedeli var. O da dayanıklı yapılar üretmek" diye konuştu.



"Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak"


Bakan Yardımcısı Suver, Türkiye’de mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün dönüşmesi gerektiğini belirterek, kentsel dönüşüm seferberliğinin bu nedenle başlatıldığını ifade ederek, "Ülkemizin istatistiklerine göre yapı stokunun 5,5 milyondan fazlasının dönüşmesi lazım. Bundan dolayı biz hükumet olarak, bakanlık olarak kentsel dönüşüm seferberliğini başlattık. Bir taraftan bu yürüyor, fakat diğer taraftan yine istatistiki verilere göre ülkemizin bir yarısı kiracı. Yüzde 23 kadarı bir şekilde kira ödemiyor, yüzde 27’si ise kiracı. Cumhurbaşkanımızın talimatlarını gördünüz. Hedefimiz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bütün aileleri ev sahibi yapmak" dedi.



"Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık"


Suver, konuşmasının devamında Çanakkale kahramanı Seyit Onbaşı’yı örnek göstererek, aynı azim ve kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, "Hepiniz merhum Seyit Onbaşı’yı duymuşsunuzdur. Çanakkale harbinde 250 kilogramlık mermiyi tek başına alıp namluya sürüyor ve savaşın seyrini belirliyor. İşte biz işimize o ruhu kattık. Bu millete hizmet etme aşkını ruhumuza kattık ve bütün dünyanın hayret ettiği, en gelişmiş ülkelerin bile, ’biz olsak yapamazdık’ dedikleri o büyük olayı biz gerçekleştirdik, 455 bin konut" şeklinde konuştu.



"Bugün, 8 bin 190 talihlimiz sevinecek"


Bugün yapılacak kura çekimiyle 8 bin 190 vatandaşın ev sahibi olacağını belirten Suver, kurada ismi çıkmayanların ise umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyleyerek, "İnşallah bugün bu çekilişimizi de yapacağız. 8 bin 190 talihlimiz sevinecek. Kurada çıkmayanlar üzülmesin, Cumhurbaşkanımız işaret etti, son aile konut sahibi oluncaya kadar biz bu işe devam edeceğiz. Bu ülkede dünyaya gelen vatandaş kiracı olarak yaşamayacak, mal sahibi olarak yaşayacak" ifadelerini kullandı.



"Yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır"


TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç de konuşmasında, Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen 500 bin sosyal konut kampanyasının ikinci aşaması kapsamında hak sahiplerini belirleme kurasını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Bugün kurayı Akdeniz’in incisi Mersin’de çekiyoruz. Mart ayı içinde bütün şehirlerimizde kuralar tamamlanmış ve 500 bin hak sahibimiz belirlenmiş olacaktır. Bu proje, devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut projesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır" dedi.



"Tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir"


Direnç, kampanyaya Mersin merkez ve ilçelerden toplam 68 bin 103 vatandaşın geçerli başvuru yaptığını belirterek, "Bu başvurulardan konut sayıları şu şekildedir; Mersin merkez 5 bin konut, Tarsus bin konut, Silifke 800 konut, Mut 750 konut, Erdemli 500 konut, Gülnar 100 konut, Aydıncık 40 konut. Noter huzurunda çekilecek kuralar ile toplam 8 bin 190 hak sahibi belirlenecektir. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesin, ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ’nin projeleri devam edecektir" şeklinde konuştu.


Kura çekiliş programında konuşmaların ardından hak sahipleri noter huzurunda belirlenirken, salonda heyecanlı anlar yaşandı.



500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin’de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çevre düzenlemesi devam ediyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmaların yüzde 87’si tamamlandı. Projede konutlardaki ince işçilikler ile çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları sürüyor. İzmit Cedit Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm projesinde 47 bloktan oluşan alandaki betonarme imalatlar tamamlandı. Projede kaba inşaatın yüzde 100 seviyesinde tamamlandığı, genel ilerleme oranının ise yüzde 87’ye ulaştığı bildirildi. Proje kapsamında yer alan 1.097 konut ve 1 ticaret merkezinde dış cephe kaplama ile boya işlemlerinin büyük bölümü tamamlandı. Konutların iç bölümlerinde ince işçilikler devam ederken, altyapı, çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Dar sokakları ve yapı stoku nedeniyle riskli alan ilan edilen bölgede yürütülen proje kapsamında eski yapıların yerine yeni konut alanları inşa ediliyor. Deprem yönetmeliğine uygun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen yapıların, güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı belirtildi. Eski yapıların bulunduğu alanda, konutların yanı sıra cadde ve sosyal alan düzenlemelerine de yer verildi.
Erzurum Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor Gülistan Doku soruşturması kapsamında önceki gün Elazığ’da gözaltına alınan ve daha sonra Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu devam ediyor. 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturmada şu ana kadar tutuklananların sayısı 10 oldu. Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, İçişleri Bakanlılığı tarafından açığa alınmıştı. Elazığ’da olduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 günü Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Elazığ’dan Erzurum’a getirilmişti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tuncay Sonel’in "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilmişti. Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde sorgusu devam eden Tuncay Sonel’in, buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra Erzurum Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor. Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Tuncay Sonel’in getirilmesi beklenen Erzurum Adliyesi ve çevresinde ise tam bir sessizlik yaşanıyor. Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, dün Tunceli Adliyesi’nde sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bursa Bursa’da arı kovanlarına ayı saldırısı Uludağ eteklerindeki bir köye yakın arı çiftliğine gece saatlerinde giren ayı ailesi, arıcıların kabusu oldu. Anne ayı ve iki yavrusunun kovanlara ulaşmaya çalıştığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Osmangazi ilçesine bağlı Yiğitali Köyü’nde elektrikli tellerle çevrili alana yaklaşan ayı ailesinin, özellikle anne ayının kovanlara ulaşmak için büyük çaba sarf ettiği görüldü. Görüntülerde, anne ayının tellere temas ederek bir süre zorlandığı, çarpılmanın etkisiyle geri çekildiği, yavruların ise çevrede dolaştığı anlar dikkat çekti. Kısa süreli panik yaşayan ayı ailesi, ardından bölgeden uzaklaştı. Arı çiftliği sahibi Yiğit Şerbetci, bölgede ayıların sıkça görüldüğünü belirterek yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bizim köyümüzde sürekli ayı olur ama sonuçta bu doğayı birlikte paylaşmaya çalışıyoruz. Bahçelerimizi korumak için tek çaremiz elektrikli tel. Kamera kayıtlarında da görünüyor, ayı çarpıldıktan sonra gidiyor. Ayı olan bölgelerde arıcılık yapan meslektaşlarımızın tek çaresi elektrikli tel. Orada değildim ama daha önce başka bir arkadaşımın da başına geldi, telin altından kazıp ulaşabiliyor. Daha öncesinde de 25 kovanıma zarar vermişti, kurtaramamıştık." Öte yandan, üreticiler, özellikle bahar aylarında yiyecek arayışına çıkan ayıların yerleşim yerlerine daha fazla yaklaşmaya başladığını belirterek, hem kendi güvenlikleri hem de hayvanların zarar görmemesi için önlemlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Pendik’te atlarla şifa: Yaşlılar için atla terapi dönemi başladı Pendik’te başlatılan atlı terapi programında, Vefa Kıraathanesi sakinlerinin at binmenin ritmik hareketleriyle denge, koordinasyon ve kas gücü desteklenirken; Parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı bulunan yaşlı bireylerin işlevselliğinin artırılması ve fiziksel ile psikolojik iyilik hallerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Pendik Belediyesi tarafından yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik atlı terapi uygulaması başlatıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen tımar, dokunma ve yele örgüsü gibi uygulamalarla Vefa Kıraathanesi sakinlerinin ince motor becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, duyusal farkındalık ve sosyal etkileşimlerinin artırılması amaçlanıyor. Uzmanların kontrolünde at binmeyle yaşlı bireylerin atın ritmik hareketleri eşliğinde denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunun desteklenmesi sağlanıyor. Öte yandan, atlı terapiyle yaşlı bireylerin denge ve postür gelişiminde olumlu ilerlemeler gözlemlenirken, parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı olan bireylerin işlevselliğinin desteklenmesi de hedefleniyor. "Atlı terapiyle direnç ve dengemi sağlar oldum" Atlı terapiye katılan Vefa Kıraathanesi sakini Elife Çelik, "72 yaşındayım, atlı terapi etkinliği çok güzel oldu. Bende parkinson var. Direnç sahibi oldum ve dengemi sağlar oldum. Soğanları bile doğrayamıyordum, bir şey taşıyamıyordum. Şükür onları yapar oldum. Vallahi çok güzel ben 4 yıldır geliyorum buraya, çok faydasını gördüm ve sağolsun hocalarımız da bize beden hareketleri yaptırıyorlar. Güzel ben çok beğeniyorum, çok memnunum" diye konuştu. "Fiziksel ve psikolojik olumlu etkileri oldu" Etkinlikle ilgili konuşan Klinik Psikolog Dr. Sezen Koçyiğit, "Pendik Belediyesi Vefa Kıraathanesi sakinleriyle gerçekleştirdiğimiz atlı terapi uygulamasıyla yaşlı bireylerde fiziksel düzeyde; denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunda belirgin artışlar gözlemledik. Parkinson belirtileri olan katılımcılarda hareket alışkanlıklarında iyileşmeler dikkat çekti. Ancak çalışmanın en güçlü etkisi yalnızca fiziksel değil, psikososyal düzeyde ortaya çıktı. Katılımcıların içe kapanıklıklarının azaldığını, daha fazla iletişim kurduklarını ve sosyal hayata yeniden daha aktif şekilde katıldıklarını gözlemledik. Atla kurulan temas; güven duygusunu, sakinliği ve anda kalma becerisini destekledi. Bu durum, kaygı düzeylerinde azalma ve genel iyi oluş halinde artış olarak yansıdı" ifadelerini kullandı. "Öz yeterlilik ve yaşam motivasyonları arttı" Atlı terapinin yaşlı bireylerin motivasyonlarını artırdığını söyleyen Dr. Sezen Koçyiğit, "Atlı terapinin bir diğer önemli katkı ise katılımcıların kendilerini yeniden üreten, deneyimleyen ve sürecin aktif bir parçası olan bireyler olarak hissetmeleri oldu. Çünkü bu süreçte yalnızca at binme değil; atın yıkanması, bakımı ve yele örme gibi etkinliklerle "ben yapabiliyorum" duygusunu yeniden kazandırmayı hedefledik. Bu da yaşlılık döneminde son derece kritik olan öz yeterlilik ve yaşam motivasyonunu doğrudan olumlu yönde etkiliyor" dedi.
Gaziantep 300 yıllık Zincirli Bedesten turistlerin gözdesi Gaziantep’te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi. Asıl adı Hüseyin Paşa Bedesteni olan ve 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan 300 yıllık tarihi Zincirli Bedesten, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Kültür Yolu’nun üzerinde bulunan ve şehir merkezinde yer alması dolayısıyla ulaşımın da kolay olduğu Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumunda bulunuyor. Yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor Gaziantep’te geçmişte ticari hayatın merkezi olan ve bugünde büyük ilgi gören tarihi Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki tarihi alışveriş noktalarından biri olan Zincirli Bedesten, yenilenmiş yapısı ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Halk arasında "Kara Basamak Bedesteni" olarak da bilinen Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlere alışveriş ve kültür deneyimini bir arada sunuyor. Gaziantep’in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alan ve binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zincirli Bedesten’de daha çok hediyelik ve turistik eşyalar ile Antep fıstığı, kurutmalık, baharat ve kente ait yöresel ürünlerin satılıyor. Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet ediyor 300 yıldır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet eden Zincirli Bedesten’i gezen turistler, doğal ve yöresel ürünlerin yanı sıra geleneksel el sanatları ile hediyelik ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Geçmişin bütün renklerini barındıran tarihi çarşıda turistler, alışveriş yaptıkları esnada tarihe yolculuk yapıyor. Özellikle hafta sonları yaşanan turist hareketliliği esnafı çok mutlu ediyor. "Turist yoğunluğu bizi mutlu ediyor" Bedesten esnaflarından Selim Öztop, tarihi Zincirli Bedesten’in yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminde, yaklaşık 300 yıl önce yapılmış tarihi bir çarşıdır. Tarihi Zincirli Bedesten, daha çok alışveriş için yapılmış olan bir yapı olduğu için günümüzde de alışveriş için turistlerin ziyaret ettiği bir mekan oluyor. Tarihi Zincirli Bedesten, Kültür Yolu güzergahının tam ortasında bulunuyor. Gaziantep’e dair tüm el sanatlarını burada görebiliyoruz. Çarşımızda Başlıca bakır, sedef, çini, telkari, kuruyemişçiler ve baharatçılar gibi esnaflarımız var. Tüm bu ürünleri tek seferde çarşımıza girip alabiliyorsunuz. Son dönemlerde turistlerin çarşımıza ilgisi çok daha iyi arttı. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında bizim ‘sezon’ dediğimiz dönemde ciddi bir yoğunluk oluyor" dedi. "Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz" Tarihi dokunun yaşatıldığı, el emeği bakır, sedef ve çini işlemelerinin yanı sıra üfleme camların, doğal kurutmalıklar ile organik kökboyası kullanılarak yapılan kutnu kumaş dokuması gibi kente özgü birçok ürünün Zincirli Bedesten’de yer aldığını belirten Erhan Yeter de, "Şehrimizde gerek yerli gerek yabancı turist olmak üzere birçok misafiri ağırlıyoruz. Yöresel lezzetlerimiz ve yöresel hediyelik eşyalarımız ilgi çekiyor. Gaziantep çok zengin bir şehirdir. Yurt dışından veya yurt içinden olsun, bütün misafirlerimizi ağırlamaktan şeref duyarız. Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz, kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Depremden sonra bayağı bir sıkıntı yaşadık. Ama elhamdülillah turlarımız akın akın şehrimize geliyorlar" ifadelerini kullandı. "Turistlerimizi çarşımızda ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz" İstanbul’daki tarihi Kapalı Çarşı gibi Gaziantep’teki Zincirli Bedesten’in de kentin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Halil Karabacak da, "Yurt dışından ve yurt içindeki bütün turistlerimizi burada ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz. Depremden sonra yeni toparlanan şehrimize turistlerin gelmesi hem ekonomik açıdan hem de manevi açıdan bizi çok güzel etkiliyor. Allah’ın izniyle daha güzel olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.