YEREL HABERLER - 20 Nisan 2012 Cuma 15:14

HATİCE SAÇMACI MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ TÖRENLE AÇILDI

A
A
A
HATİCE SAÇMACI MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ TÖRENLE AÇILDI

Kayseri`de, Melikşah Üniversitesi Hatice Saçmacı Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin açılış töreni yapıldı.
Melikşah Üniversitesi Hatice Saçmacı Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde yapılan açılış törenine, AK Parti Kayseri milletvekili Ahmet Öksüzkaya, Vali Mevlüt Bilici, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesini yaptıran hayırsever Yılmaz Saçmacı ile Hatice Saçmacı, Melikşah Üniversitesi Rektörü Reşit Özkanca, Boydak Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, Melikşah Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Memduh Boydak, Erciyes Üniversitesi Rektörü Fahrettin Keleştemur, Abdullah Gül Üniversitesi Rektörü Musa Hakan Asyalı ve çok sayıda hayırsever katıldı.
Törende açılış konuşmasını yapan Melikşah Üniversitesi Rektörü Reşit Özkanca, ``Sizlerinde şahit olduğu gibi üniversitemizin fiziki mekanlarına yenileri eklenmekte ve kampüs üniversite olma yolunda mesafe katetmekteyiz. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi çok şükür yaklaşık 1 yıl içerisinde tamamlanmıştır. Fakat binanın büyüklüğü ve de eğitim - öğretim açısından acil olması nedeniyle kara kara düşünürken bu binayı yaptıracak bir babayiğit arıyorduk. İşte o babayiğit aramızda Yılmaz hocama ve ailesine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Şuanda bu binada toplam öğrenim gören öğrenci sayımız 438 bunun 38 tanesi yabancı uyruklu öğrenci. 2012 - 2013 eğitim öğretim yılında yaklaşık 400 öğrenci daha Mühendislik ve Mimarlık Fakültesine alacağız. Mimarlık Fakültesi de bu sene ilk defa öğrenci almış olacak`` diye konuştu.
Melikşah Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Memduh Boydak ise, ``Eğitme, değişime ve gelişime yaptıkları bu hayırla katkı sağlıyorlar. Ben hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum. Biz hakikaten bir babayiğit ararken, bu binayı kime yaptıracağız? tam çaresizlikleri oynarken o gün Yılmaz abi bize dedi ki arkadaşlar binayı yaptırmak için 3 tane şartım var. ``˜1 dedi temel atma töreni yapmayacaksınız. 2 açılış töreni yapmayacaksınız. 3 isim yazmayacaksınız. Şu tapuları hemen alın şu dükkanları satın. Binanızı hemen yapın öğrencilerimizi bekletmeyelim` dedi. Kendisinden Allah razı olsun`` dedi.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Özhaseki de, ``Hayırseverlerimizin ne beklentileri var? dişinden tırnağından artırmış, didinmiş, para kazanmış. Ömrü para kazandırmakla ailesini geçindirmekle geçmiş ama bir birikim sahibi olmuş insan. O arttırdığıyla keyif yapmak varken, bazıları gibi yatlar katlar almak varken, dünyada gününü gün etmek gibi bunları yapmayarak hiç tanımadığınız insanlara işte ülkelerinin adını zor söylediğimiz bu yavrular için o helal servetimizi dökeceksiniz. Doğrusu bu konuda şehrimiz zirve bir şehir. Son 10 yıl içerisinde neredeyse 600 milyon dolar şehrimiz içerisinde yapılan hayır işimiz var. Bu konuda biraz iddialıyız. Hayır konusunda şehrimizle yarışacak maalesef bir Anadolu şehri yok. Keşke olsa da bizi geçseler. Bazen batıda ya da büyük kurumlarda Sosyal Sorumluluk projesi falan diyorlar. Bakıyorum büyük kurumlar birazda vermek gibi bir düşünceyle veriyorlar. Ama arkasında reklam, başka hesaplar, bir sürü düşünceler var ve öyle yapıyorlar, yapsınlar. Onlara da razıyız ama buradaki hayırseverlerimizin yapmış olduğuyla hiç ölçülemez`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki normal hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi. Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı. "İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir" İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu. ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir" Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır." Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi. "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir" Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir" İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.