POLİTİKA - 22 Nisan 2012 Pazar 14:45

AK PARTİ SİVAS İL TEŞKİLATI 4. OLAОAN KONGRESİ

A
A
A
AK PARTİ SİVAS İL TEŞKİLATI 4. OLAОAN KONGRESİ

AK Parti Sivas İl Teşkilatı`nın 4. Olağan Kongresi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz`ın katılımıyla gerçekleştirildi.
4 Eylül Spor Salonu`nda yapılan kongreye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Sivas Milletvekilleri Nursuna Memecan, Ali Turan ve Hilmi Bilgin, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı`nın okunmasıyla başlayan kongrede ilk önce divan başkanlığı seçildi. Gündemin 4. maddesiyle başlayan kongrede daha sonra yönetim kurulu faaliyet raporu okundu. Kongrede ilk olarak konuşan AK Parti Sivas İl
Başkanı Burhanettin Kuru, AK Parti`nin 2001 yılından sonra Türkiye`yi iyi bir konuma getirdiğini söyledi. Partililer olarak başlarını yere eğecek bir eksiklik yapmadıklarını söyleyen Kuru, "2001 yılında kurulan AK Parti`mizi 10 yıllık yolculuğu neticesinde ülkemizi aldığı noktadan çok iyi bir yere getirmiştir. Ülkemizin çevresini değiştirmiş bir partisiyiz. Partimizle ne kadar gururlansak ne kadar övünsek azdır. Tüm AK Parti kadrolarının başımızı öne eğdirecek tek bir eksiğimiz yoktur. Biz 12 Haziran
seçimleri için kimin elini sıktıysak bize kucak açıldı. İnşallah bundan sonraki yolculuğunuzda Sivas teşkilatı hep arkanızda olacak. İnşallah Sivas AK Parti`ye bugüne kadar sahip çıktığı gibi bundan sonrada hep sahip çıkacaktır" dedi.
"BEDELLİ ASKERLİKTEN 22 BİN 571 KİŞİ YARARLANDI"
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da Türkiye`nin yükselen bir yıldız olduğunu söyledi. Türkiye`nin yön verilen değil, yön veren bir ülke olduğunu söyleyen Yılmaz, Bedelli Askerlik Yasası`ndan 22 bin 571 kişinin yararlandığını söyledi. Bakan Yılmaz, "Türkiye yeni bir yüzyıla girerken AK Parti iktidara geldi. Türkiye şimdi yükselen bir yıldızdır. Yön verilen bir Türkiye değil yön veren bir Türkiye. Çağını aşan bir lider ile Türkiye`yi 21. yüzyıla taşıyoruz. Seçimlerde vaat ettiğimiz şeylerin hepsini yerine
getireceğiz. Önceliğimizi emeklilere verdik. Emeklilerimizin arasındaki farkı gidermek için bir yasa çıkardık. Yılların bir sorunu olarak görülen 2-B diye adlandırılan bir yasayı meclisten geçirdik. Ülkemiz bir fay hattı üzerinde. Depreme dayanıklı olmayan yapıları 2-B ile gidereceğiz. Eğitimde 12 yıl zorunlu eğitimi getirdik. İnsanlarımızı kendi yeteneklerine göre yetiştireceğiz. 30 yaşından gün almış olanlar için bedelli askerlik çıkardık. 22 bin 571 kişi bu haktan yararlandı. 100 bine yakın
vatandaşımızın bu yasadan faydalanacağını düşünüyoruz. Vatandaşlarımızın daha çok hizmete ihtiyacı var. Türkiye`nin bugünü dününden daha iyidir. Ülkemizin zenginleşmesi için daha çok çalışacağız. 2023 yılının Türkiye`sini yönetenlerde inşallah AK Parti içerisinden çıkacaktır. Bugüne kadar emeği geçenlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
"SİVAS`A HİZMET ETMEK ONURDUR"
Kongrede konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise Sivas`a hizmet etmenin onur olduğunu söyledi. Sivas`ın sıradan bir şehir olmadığının altını çizen Davutoğlu, "Biz Sivas`ın yiğit insanları ile gurur duyuyoruz. Başbakanımız ile Katar`da birlikteydik. O İstanbul`a gitti. Bende Sivas`a geldim. Size gönül dolu selamlarını iletti. Biz gençlikle gurur duyuyoruz ve geleceği gençliğime gururla emanet edeceğiz. Sivas`a hizmet etmek için büyük onurdur. İsmet Yılmaz gibi bir bakana sahip olmakta büyük şanstır.
Ne Sivas sıradan bir şehirdir. Nede AK Parti sıradan bir partidir. Sivas bu topraklardaki mevcudiyetimizin bel kemiğidir. AK Parti`de büyük bir millet hareketidir. Sivas Konya`nın sırtını verdiği şehirdir. Biz Sivas`a minnet borçluyuz. Evliyalar şehri, aşıklar şehri Sivas bizden ne bekliyor bunun hesabını yapalım. AK Parti gönül fethinin 21. Yüzyıldaki temsilcisidir. AK Parti 21. Yüzyılda bir ahlak hareketidir. AK Parti 21. Yüzyılda bilgelikle siyasetin birleştiği partidir. Alemlere rahmet olanın izinde
yürüyeceğiz. AK Parti bu büyük muhabbetin temsilcisidir. AK Parti hem Sivas`ı hem Türkiye`yi hem de atalarımızın adım attığı yerleri imar edecek olan kutlu bir yürüyüş adımıdır. AK Parti hareketi neme lazımcılığa son veren bir harekettir. Milli iradeyi 28 Şubat`ın o karanlık günlerinde en güzel şekilde savunan Muhsin Yazıcıoğlu`nu minnetle anıyorum" diye konuştu.
2001 yılında Türkiye`nin bütün kaynaklarının tükendiğini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:
"Sayın Başbakanımızın önderliğinde oluşan kadro Sivas Kongresi`ndeki ruhu canlandırdı. Her iki vatandaştan birinin oyunu almış bir kadroyuz biz. Biz bununla yetinmeyeceğiz. Biliyoruz ki 75 milyon vatandaşımız 2001 yılı ile 2012 yılın karşılaştırdığında İstiklal harbindeki gibi Türkiye`nin canlandığını görecektir. 2001 yılında IMF`ye yüksek borcu olan, dünyanın hiçbir ülkesinin düşüncesini almadığı bir ülke vardı. Ama şimdi bütün şartlar değişti. 2001 yılından önce kapalı kapılar arkasında millet adına
kararlar alınılıyordu. Ama şimdi Başbakanımız millete söz verdi. Eğer bu milletin önündeki engeller kalkarsa, eğer bu millete gönül veren öncüler bu milletle beraber yürümeye karar verirse, bu milletin yeniden bir cihan devleti kurmasına kimse engel olamaz. Onun için milletin önüne engel koyanlara hesabını soruyoruz. Hesabımız şahsi değildir, millet adına hesap soruyoruz. 2001 de çok küçük fiyatlar için borç isteyen bir Türkiye vardı. Kişi başına düşen gelir 2 bin 500 dolar civarındaydı 11 yıl geçti. Şimdi
kimseye muhtaç olamayan bir Türkiye var. Toplam milli gelirimiz 1 trilyonu aştı. Bu milletin kendi insanımızı bitmez bilmeyen enerjisini keşfettik. Dünyada büyük bir ekonomik kriz kuşağı varken, Türkiye`miz geleceğe umutla bakıyorsa, bunda AK Parti`nin milletle bütünleşmesinin etkisi vardır. İnşallah Sivas sadece Türkiye`de değil, dünyada da bilinen bir şehir olacak.
Yepyeni bir savunma sanayi hamlesi yapıyoruz. Artık helikopter ile kendi ürettim`fd var. Türkiye`nin bugünü dününden daha iyidir. Ülkemğimiz tanklarla bu millet kendi savunmasını kendi yapacaklar. Bu büyük hamleyi birlikte gerçekleştireceğiz. Dış politikamızın en önemli dayanağı milletten aldığımız güçtür. Bir yılda 22 büyük elçilik açtık. Biz milletin gücüne inanıyoruz. Dış politikada, vatandaşlarımızın ve pasaportlarımızın itibarını güçlendirmek istedik. Her yerden vizeleri kaldıracağız. Yakın zamanda
60`a yakın ülke ile vize anlaşması yaptık. Hiçbir zaman aciz olmayacağız. Libya`yı terk etmediğimiz gibi Suriye`yi de terk etmeyeceğiz. Suriye`de mutluluğun gelmesi için özgürlüğün gelmesi için hep çalıştık. Hep çalışacağız. Kavgamızı ideallerimizi aslanlar gibi yaptık. Böyle yapmaya devam edeceğiz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Esnaf kavgasında 1 kişiyi öldüren, 2 kişiyi ağır yaralayan şüpheli tutuklandı Antalya’da komşu esnaflar arasında çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı kavgayla ilgili olayın şüphelisi çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi Şelale Caddesi üzerinde meydana gelen olayda, oto yıkamacı Mustafa O. (41) ile yan komşusu market işletmecisi Mustafa D. (51) arasında iddiaya göre araç parkı nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Mustafa O., yanındaki silahla markettin önünde oturan Mustafa Deveci (22) ve akrabaları Şevket D. (24) Mustafa D.’ye (51) kurşun yağdırdı. Saldırıda, kurşunların hedefi olan 3 kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Saldırıda ağır yaralanan 22 yaşındaki Mustafa Deveci, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Ekiplerin Mustafa O.’yu yakalamaya yönelik çalışmaları devam ederken, dün akşam 21.30 sıralarında Kepez’de rutin devriye atan ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsa "dur" ihtarında bulundu. Yaya olarak kaçmaya çalışan şüpheli, kısa süreli kovalamacanın ardından kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şahsın yapılan sorgusunda cinayet şüphelisi Mustafa O. olduğu tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edilen Mustafa O., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Gazetecilerin cinayeti neden işlediniz sorusuna "Çok pişmanım, böyle olsun istemezdim" şeklinde yanıt veren zanlı, çıkarıldığı mahkemece kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında ara karar açıklandı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşma gününde ara karar açıklandı. 3 tutuklu sanığın tahliyesine, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılandığı duruşmada tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mütalaada, hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması, tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, tutuksuz sanık S.T. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol kararının devamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürmesi ve yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması talep edildi. Sanıklardan tahliye talepleri geldi Mütalaanın ardından söz alan sanıklardan Fazlı Ateş, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep edilen sanık İlker Arslan da, "Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu yargılanan sanık Mehmet Okan Kaya ise savunmasında, "Bana ailem tarafından ‘Devlet babadır’ diye öğretildi, bugüne kadar hizmet ederek bir şey sahibi oldum, iki küçük oğlum var. Ben suç işlemedim, sağlık sorunlarımdan bahsetmiştim, bir şekilde üstesinden geliyorum. Sezonda yüzlerce kişi çalıştırıyorum, turizm sezonu başlıyor, işlerin başında olmam lazım, devletime de malıma sahip çıktığı için teşekkür ederim. 7 aydır çocuklarımı hiç öpmedim, hanımım da çocuklarım cezaevi şartlarımı görmesin diye getirmedi, önce tahliyemi sonra beraatimi istiyorum" dedi. Duruşma sırasında savunma yapan avukatlardan birinin mahkeme heyetine teşekkür etmesinin ardından, salonda bulunan kalabalık da mahkeme heyetini alkışlayarak teşekkür etti. Mahkeme heyeti ara kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık T.K. hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verdi. Heyet ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.’nın tutuklanması yönündeki talebi de kabul etmedi. Ara kararda, tutuklu sanıklar İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın tahliyesine hükmedildi. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar verdi. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, Muhittin Böcek’in son 1 yıl içerisindeki sağlık raporlarının mahkeme heyetine sunulmasını da istedi. Mahkeme, bir sonraki celsede suçtan zarar görenler ile tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Osmaniye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sorunlar savaşla değil, diplomasiyle çözülmeli" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Osmaniye’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. AK Parti İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen programda Yayman, basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya parti teşkilat üyeleri ile basın mensupları katıldı. "Biz Türkiye olarak tarihin her daim doğru tarafında bulunuyoruz" diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Uluslararası kuralların hiçe sayıldığı, uluslararası düzenin yok sayıldığı ve maalesef ama maalesef haksız ve hukuksuz bir biçimde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı yaptığı saldırıları onaylamamız mümkün değildir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor, söylemeye devam ediyor. Biz barıştan yanayız. Biz diplomasi masasından yanayız. Biz müzakereden yanayız. Her zaman söylediğimiz gibi müzakereyle çözülemeyecek hiçbir problem yoktur. Masada olan konular bellidir: uranyum zenginleştirme, füze sistemlerinin yok edilmesi, güvenlik sorunları ve Amerika ile İran arasında yapılan görüşmeler ve İsrail’in bölgedeki tavrı. Bütün bunların savaşla değil, müzakereyle çözülmesi gerektiğini Cumhurbaşkanımız hep savunmaya devam ediyor. Biz Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı’nda da tarihin doğru tarafındaydık. Esad rejiminin Suriye’de yaptığı iç savaşta da biz tarihin doğru tarafındaydık. Libya’da Kaddafi devrilirken emperyalistler Libya’nın petrollerini almak isterken tarihin doğru tarafındaydık. Bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırıları karşısında da tarihin doğru tarafındayız. Amerika ve İsrail’in İran’a saldırılarını asla onaylamıyoruz. İran’ın da komşu ülkelere yaptığı, Türkiye dahil, saldırıları asla tasvip etmiyoruz. Bunlar doğru değildir" diye konuştu. "İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı unutturmak için savaşı bölgeye yaymak istiyor" "İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı bir an önce durdurması lazım" diyen Yayman, "Türkiye’nin öncülüğünde, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında diplomasi masası hemen kurulmalı ve muhakkak barışa bir fırsat tanınmalıdır. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımı unutturmak için savaşı bölgeye yayma stratejisini görüyoruz. İsrail maalesef Gazze’de öldürdüğü çocukları, kadınları, yoksul insanları, masum insanları unutturmak için savaşı tüm bölgeye yaymak istiyor. Bir anlamda üçüncü dünya savaşını çıkarmak istiyor. Dolayısıyla burada hepimizin, dünyanın ihtiyacı olan konu diplomasinin bir an önce gündeme gelmesidir. Bu İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımın bir an önce durdurulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Biz Türkiye olarak 86 milyon olarak biriz" Yayman, "Terörsüz Türkiye ile ilgili sürecin hızlanmasını şartlar zorunlu hale getiriyor. İnşallah bayramdan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ihtiyaç duyulan yasaların çıkarılması ve bununla ilgili çalışmaların yapılması önemlidir. Bayram, birlik ve beraberliğin en çok ihtiyaç duyduğumuz zamandır. Biz Türkiye olarak 86 milyon olarak biriz, beraberiz. Doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle kaderdaşız, tarihdaşız, duygudaşız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne nifakın girmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Ali Sukas savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumunda İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Duruşmada, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. Sanık hakkında iddianamede örgüt sistemine para aktardığı iddia edilmişti. Sukas’ın Ağaç A.Ş. üzerinden gerçekleştirilecek eylemlerde Ertan Yıldız’dan talimatlar aldığı, Ağaç A.Ş.’den iş alan firma sahiplerini görüşmeye davet ederek örgüte pay vermeleri konusunda baskı yaptığı, ihalelerin süreçlerine müdahalede bulunarak belirlediği, önceden tanıdığı firmaların kazanacağı şekilde organize ettiği de iddianamede açıklanmıştı. Sukas’ın bu şekilde şahsi zenginleştiği ve örgüt sistemine para aktardığı iddianamede belirtilmişti. Ali Sukas’ın kendisiyle alakalı verilen beyanlarda rüşvet talep ettiği şahıslara ’seçim için üzerimde baskı var, bu parayı yukarıdan talep ediyorlar’ şeklinde söylemlerde bulunarak örgütün amaç ve faaliyetlerini benimsediği de iddianamede ifade edilmişti. Suçlamalara yönelik savunma yapan sanık Sukas, "Gizli tanık beyanında özellikle torf isimli toprak alımı gibi belli firmalardan ihale alındığı gibi birçok konuya değinmiş. Özellikle kişilerin, şirketlerin ve faaliyet alanlarının bu denli anlatımların bağımsız bir gözlem ve bilgiye değil, önceden oluşturulmuş bir kurgunun tekrarına dayandığını göstermektedir. Bu durum gizli tanık beyanlarının özgünlüğünü ve güvenilirliğini ciddi şekilde tartışmalı hale getirmektedir. Bu noktada hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan bir durum söz konusudur. Henüz yargısal denetime tabi tutulmamış, herhangi bir maddi delille desteklenmemiş ve doğruluğu teyit edilmemiş iddiaların önce basın aracılığıyla kamuoyuna sunulması, ardından ise aynı içerik ve detaylarla gizli tanık beyanı olarak dosyaya girmesi tesadüfle açıklanamaz. Bu durumda iki ihtimal ortaya çıkmaktadır. Ya basına yansıyan spekülatif iddialar derlenerek gizli tanık beyanı haline getirilmiştir ya da gizli tanık basında yer alan bu iddiaları kendi bilgi ve görgüsüne dayalıymış gibi ifade etmiştir. Ben Ümit Polat’a ya da birilerine farklı kişilerle görüşmesi için talimat vermedim. Hakim bey bana gelseniz, kardeşimin benim hakkımda iddialarda bulunduğunu söyleseniz inanırım, bir şey yapmasam bile kendimi sorgulayacak duruma soktular. Ali İhsan Mengir beni ’ihaleyi aldık’ diye aradı, ’ihale alacağız, fiyat sunduk’ diye aramadı. İddianamede birilerine talimat verdiğim iddia ediliyor. Bu konularla ilgili ve bilgim yok. İddianamede, örgüt üyesi olduğum iddia ediliyor. Benim hakkında beyanda bulunan sanıklar ile iddianamede yer alan iddialar çelişmektedir. Torf alımında iddia edildiği gibi 54 milyon değil, 52 milyon liradır" ifadelerini kullandı. Sanık Ali Sukas savunmasının devamında, 1 buçuk milyon lira rüşvet aldığı iddialarını reddederek, "Ali İhsan Mengir, Dinçer Kantar iddia edildiği gibi torf alımına ilişkin dosyada yer aldığı gibi banka hareketleri ve döviz miktarında usule aykırı bir durum yoktur Kadir Gümüş ödemelerini alamadığını söylüyor. Bu iddiaları duyduğumda üzüldüm. Cebimde para olsa dağıtacağım. Mağdur olmuşlar ama sürekli bizle iş yapmaya devam etmişler. Kadir Gümüş’ün rüşvet ödemesi dediği paraların oranlarında tutarsızlık vardır. 1 buçuk milyon rüşvet istediğim iddiaları var. Hiçbir ayrıntı içermeyen ve iddianame ile örtüşmeyen Kadir Gümüş’ün beyanları iftarıdır. Kadir Gümüş’ten rüşvet isteseydim, bunu bana doğrudan söylerdi, bir başkasını aracı olarak kullanmasına gerek yoktu. Ensar Güney’in aldığı ücretler konusunda savcılığa verdiği ifade yalandır. Ben bir usulsüzlük yapsam, suç örgütü üyesi olmuş olsam, kadromu ve çalışma arkadaşlarımı değiştiririm. Benim çaycıma kadar senelerdir yanımda aynı kişi çalışıyor. Şahsıma yönelik doğrudan bir suçlama yoktur" diye konuştu. Avukattan tahliye talebi Savunmanın ardından bir sanık avukatı, bayram öncesi heyetin tutukluluk incelemesi yapmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise yargılamada tutukluluk inceleme tarihinin nisan ayında olduğunu, o tarihte değerlendirme yapılacağını belirterek, bu talebi reddetti. Duruşma pazartesiye ertelendi Sukas’ın yaklaşık 3 saat süren savunmasının ardından duruşma, bayram tatilinin de araya girmesiyle 23 Mart Pazartesi gününe ertelendi. Sanık Ali Sukas’ın savunması tamamlanmazken, yargılama, Sukas’ın ve avukatlarının ile diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınması ile devam edecek.