GENEL - 25 Nisan 2012 Çarşamba 16:38

BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLEN DOKTORUN ADI ÇALIŞTIОI HASTANEYE VERİLDİ

A
A
A
BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLEN DOKTORUN ADI ÇALIŞTIОI HASTANEYE VERİLDİ

Sağlık Bakanlığı tarafından alınan kararla, hastanenin adı bıçaklanarak öldürülen doktorun adıyla değiştirildi.
Sağlık Bakanlığı, menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan`ın, adını yaşatmak amacıyla çalıştığı hastaneye verilmesi kararının ardından bugün Gaziantep Av. Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi`nde tören düzenlendi. Hastanenin adı düzenlenen törenle `Gaziantep Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi` olarak değiştirildi.
Törende konuşan Vali Erdal Ata, doktor Ersin Arslan`a Allah`tan rahmet dileyerek, "Temennimiz bu olayların son bulması. Tek amacı insanlığa hizmet etmek olan doktorlarımız yada sağlık çalışanlarımıza maalesef her gün saldırı olduğunu görüyoruz. Bunları asla hak etmediklerini düşünüyorum. Kıt imkanlarla ellerinden geldiği kadar sağlık hizmeti vermeye çalışıyorlar. Hemen hemen Türkiye`nin bir çok bölgesinde belirlenmiş kadroların altında fedakarca çalışarak vatandaşlarımıza bu eksikliği hissettirmemeye
çalışıyorlar. Bu şekilde fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarının saldırıya uğramasını doğrusu kabul etmek mümkün değil. Bu olayları şiddetle kınıyorum. Tabi ki bu tür saldırılarda cezaların caydırıcı olmaması bu saldırıyı yapanları cesaretlendiriyor. Bu tür saldırıları yapan, bu tür yanlış işlerin içinde olanların akıllarının başında olması mümkün değil, bunlar cehaletten kaynaklanan, eğitimsizlikten kaynaklanan olaylardır" dedi.
Sağlık Müdürü Prof. Dr. Metin Karakök ise sağlık çalışanlarına yapılan saldırıların arttığını ifade ederek, "Son zamanlarda sağlık çalışanlarına yönelik yapılan saldırıların bir çok sebebi sayılabilir. Ancak bunlardan ikisi çok önemli. En önemli sebeplerden ilki, caydırıcı cezaların olmamasıdır. İkincisi de sevgi ve hoşgörüde maalesef toplumumuzun bir kesiminde bu eksiklikleri görüyoruz. Diğer sebebi de bu olsa gerek. Bu sevgi ve hoşgörü eksikliğidir ki milletvekiline doktor dövdürtüyor. Bu sevgi ve
hoşgörü eksikliğidir ki bir takım siyasi rantlar elde etmek isteyen provokatörlerin ortaya çıkmasını sağlayan" diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri yeni tabelanın üzerindeki bezi indirdi. Bu sırada açılışın ardından fenalaşan Dr. Ersin Arslan`ın eşi acil servise götürülerek müdahale edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Sandıktan Belleğe: "70 yıllık Antep İşi Kültürü Sergisi’nin açılışı yapıldı" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel mirası koruma çalışmaları kapsamında hazırlanan "Sandıktan Belleğe: Meral Dai’nin 70 Yıllık Çeyizi" sergisi kapılarını ziyaretçilere açtı. Gaziantep Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan serginin açılışı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz’ın katılımıyla Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde (Eski Adliye) gerçekleştirildi. Sergi, 17 Şubat tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Sergi, Gaziantep’e özgü geleneksel el sanatı olan Antep işini yalnızca bir nakış geleneği olarak değil, kentin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olarak ele alıyor. Kadın emeğinin, toplumsal hafızanın ve kuşaklar arası aktarımın güçlü bir yansıması olan eserler, sandıklarda korunarak günümüze ulaştı. Gaziantep kültüründe önemli bir yer tutan çeyiz geleneği, serginin ana temalarından birini oluşturuyor. Kentte çeyiz, yalnızca evlilik hazırlığı değil; dayanışma, imece ve ortak yaşam kültürünün bir göstergesi olarak kabul ediliyor. "Kellenin kefi geldi, Anteplinin keyfi geldi" sözü de düğün ve çeyiz kültürünün kent yaşamındaki yerini ortaya koyuyor. Sergideki eserler, somut ve somut olmayan kültürel mirasın taşıyıcıları olarak dikkat çekiyor. Sandıklardan çıkarılan her parça, geçmişin izlerini günümüze taşıyan önemli bir emanet olarak değerlendiriliyor. Meral Dai’nin eseri de yayımlandı Sergi kapsamında, koleksiyonun sahibi Meral Dai’nin hayatını, emeğini ve kültürel birikimini anlatan "Bir Ömrün Harmanı: Neşe, Emek ve Cemiyet" adlı eser de Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gaziantep Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi tarafından yayımlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, sergi açılışında yaptığı konuşmada Gaziantep’e sıfır atık programı kapsamında geldiğini belirterek, sergiye katılmanın kendisi için sürpriz ve mutluluk verici olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren el işlerine ilgisi olduğunu dile getiren Varank, "Ben de çok küçük yaşlardan itibaren örgüye ve el işlerine meraklıydım. Üniversite yıllarının sonuna kadar birçok çalışma yaptım. Sonrasında bırakmak zorunda kaldım. Yakını görme konusunda zorlansam da bu işlere karşı merakım ve ilgim hala devam ediyor" şeklinde konuştu. "Fatma Şahin, Gaziantep’i farklı bir kulvara taşıdı" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in kente önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Varank, "Başkan Fatma Şahin, Gaziantep’i başka bir kulvara taşıdı. Kadın olmasının getirdiği bir artı mutlaka vardır ancak onun şahsının ortaya koyduğu güçlü bir vizyon da var. Gaziantep’i bir markaya dönüştürdü. Gastronomiden kültüre kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren el emeği değerlerin korunması ve tanıtılması çok kıymetli" dedi. "Tarihi, kültürü sandıktan çıkarıp güncel hayata yansıtıyoruz" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz ise, Büyükşehir Belediyesi’nin yalnızca fiziki yapılar inşa etmediğini vurgulayarak, "Biz sadece bina yapmıyoruz, aynı zamanda o binaların içini dolduracak önemli projelere de imza atıyoruz. Tarihi ve kültürü sandıktan çıkarıp güncel hayata yansıtıyoruz. Çünkü burada çok önemli bir kültürel birikim var. Meral ablamızın 70 yıllık emeği bu mirasın en güzel örneklerinden biri" ifadelerini kullandı. Antep işinin köklü bir kültürel miras olduğunu belirten Yılmaz, "Antep işi, köklerimizden gelen çok önemli bir kültürel mirasımızdır. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmesi de bunun ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Antepli kadınların sabırla, ilmek ilmek işlediği bu eserler, anneden kıza, anneanneden toruna, babaanneden toruna aktarılan önemli bir kültürel mirastır" dedi. "Bu serginin hazırlanmasında Fatma Şahin’in katkısı çok büyük" Serginin sahibi Meral Dai, açılışta yaptığı konuşmada serginin hazırlanmasına katkı sunanlara teşekkür ederek, Antep kültürüne hizmet etmekten gurur duyduğunu ifade etti. Katılımcılara seslenen Dai, "Kıymetli Antepliler, sevgili arkadaşlarım; hepimize arkadaşım diyorum. Ben çok büyük değilim, hep sizlerle beraberim. Bu güzel serginin hazırlanmasında Başkanımız Fatma Şahin’in katkısı çok büyük. Kendisi evimize geldiğinde gördüğü eserler için ‘Bunları mutlaka sergilememiz lazım’ dedi. Ece Hanım da bu sürece öncülük etti. Ben sadece ‘Gel, ne istiyorsan buradan al’ dedim. Serginin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli Kur’an bülbüllerinenev sahipliği yaptı Denizli İl Finali Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma ve Hafızlık Yarışması, Çameli Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirildi. Dereceye giren öğrencilere ödüller takdim edildi. Denizli İl Finali Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma ve Hafızlık Yarışması, Çameli Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirildi. Çameli, Sarayköy, Kale, Merkezefendi, Çivril, Çal ve Pamukkale ilçelerinden gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen yarışmada dereceye giren öğrenciler, Denizli’yi bölge finallerinde temsil etmeye hak kazandı. Yarışma sonunda dereceye giren öğrencilere hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edilirken, program hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Programa; Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Çameli İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Uzun, İlçe Emniyet Amiri Bilal Cingör, İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Arslan, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Hüseyin Başgün, Merkezefendi İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü Ramazan Kayayurt, Çameli Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Yunus Çağdaş ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması yarışma sonuçları; Cedide Abalıoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Enes Zahit Ölmez, Denizli Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Kerem Ensar İnceler ve Hacı Yılmaz Emine Urhan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Samet Gül seçildi. Hafızlık yarışmasından ise Merkezefendi Belediyesi Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Albaraa Elgabry, Servergazi Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Ahmet Seyit Soyuçok ve Cedide Abalıoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Moaz Mohamed seçildi. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan dereceye giren tüm öğrencilerimizi tebrik ederek, "Başarılarının devamını diliyoruz" dedi.
Iğdır Ağrı Dağı Milli Parkı 200’ü aşkın kuş türüne ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin en büyük milli parklarından biri olan Ağrı Dağı Milli Parkı, sahip olduğu zengin biyolojik çeşitlilikle dikkat çekiyor. Park sınırları içerisinde yer alan Karasu Sulak Alanı’nda yapılan gözlemler sonucunda 200’ün üzerinde kuş türü tespit edildi. Ağrı Dağı’nın zirvesindeki buzul ve kar sularıyla beslenen Iğdır’ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Karasu Sulak Alanı, göçmen kuşlar için önemli bir yaşam ve konaklama alanı olma özelliğini sürdürüyor. Yaban Hayatı Uzmanı Mete Türkoğlu, bölgede düzenli olarak yaptıkları çalışmalar neticesinde aktif olarak 209 kuş türünü kayıt altına aldıklarını belirtti. Sulak alanın göçmen kuşlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Türkoğlu, "Şu anda bulunduğumuz bölge, Ağrı Dağı Milli Parkı eteklerinde yer alan önemli bir sulak alandır. Burada yaklaşık 200 kuş türü gözlemlenmektedir. Bu türlerin 128’i yaz döneminde gelip üreyen ve daha sonra göç eden kuşlardan oluşuyor. Ayrıca 48 tür ise sadece göç dönemlerinde burayı konaklama alanı olarak kullanıyor" dedi. Göçmen kuşların Karasu Sulak Alanı’nı tercih etmesindeki en önemli etkenin besin kaynaklarının zenginliği olduğuna dikkat çeken Türkoğlu, "Ağrı Dağı’ndan gelen sular sayesinde bölgede çok sayıda gölet oluşuyor. Sulak alanın genişliği, bitki çeşitliliği ve besin kaynaklarının bolluğu kuşları buraya çekiyor" diye konuştu. Uzmanlar, Karasu Sulak Alanı’nın korunmasının göç yolları üzerindeki kuş türleri ve bölgenin ekolojik dengesi açısından büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.
Malatya MTÜ’den dünya çapında akademik başarı MTÜ’lü akademisyenin kayısıda kuraklık ve sulama üzerine yaptığı çalışma, prestijli bilim dergisinde yayımlandı. Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), dünya kayısı başkenti Malatya için stratejik öneme sahip bir bilimsel başarıya imza attı. MTÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ın kayısıda kuraklık stresi ve sulama zamanlaması üzerine yürüttüğü araştırma, bitki biliminin önde gelen dergilerinden BMC Plant Biology (Q1)’de yayımlandı. TÜBİTAK destekli çalışmada, Türkiye kayısı üretiminin yüzde 41’ini karşılayan Malatya kayısısının, iklim değişikliği ve kuraklıktan nasıl etkilendiği hücresel, fizyolojik ve biyokimyasal düzeyde ele alındı. Araştırmada özellikle temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulamanın, bir sonraki yılın verimi açısından kritik rol oynadığı tespit edildi. Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, bu dönemde yaşanan su stresinin çiçek tomurcuğu gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu aylarda yapılmayan sulamanın zararı daha sonra telafi edilemiyor. Kuraklık altında ağaç, verim yerine hayatta kalmaya odaklanıyor" dedi. Çalışmada, su stresi altındaki ağaçlarda zararlı bileşiklerin arttığı, yaprakların küçüldüğü ve klorofil miktarının azaldığı, bunun da doğrudan kalite ve verim kaybına yol açtığı belirlendi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de yayımladığı mesajda Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ı tebrik ederek, "Üniversitemiz Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ hocamızın, ‘Hacıhaliloğlu’ apricot under simulated drought: morphological, physiological, biochemical, and flower biology responses’ başlıklı çalışmasının BMC Plant Biology dergisinde (2026, 26. cilt) yayımlanması dolayısıyla hocamızı tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu.
Eskişehir Vatandaşlar, Tüketici Hakem Heyetlerinin iletişim bilgilerine ulaşmakta zorlanıyor Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Dokuzlar, vatandaşların Tüketici Hakem Heyetlerinin iletişim bilgilerine ulaşmakta zorlanmasıyla ilgili, "Tüketici Hakem Heyetlerinin iletişim bilgilerine tüketiciler tarafından kolayca erişilebilmesi gerekmektedir" dedi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Eyüp Dokuzlar, "Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Merkez Çözüm Merkezini telefonla arayan tüketiciler, genel olarak internet üzerinden yaptıkları aramalarda Tüketici Hakem Heyetlerinin iletişim bilgilerine ulaşamadıklarını belirtmektedir. İl Tüketici Hakem Heyetlerinin başkanları Ticaret İl Müdürleri olup, başvurular Ticaret İl Müdürlüklerine bizzat yapılabildiği gibi e-Devlet üzerinden de yapılabilmektedir. Sözleşmelerin zayıf tarafı olan tüketicilerin hak arama yollarını kolaylaştıran Tüketici Hakem Heyetlerinin iletişim bilgilerine tüketiciler tarafından kolayca erişilebilmesi gerekmektedir. Tüketici mevzuatı konusunda genel anlamda yeterli bilgiye sahip olmayan tüketiciler, internet aramalarını genellikle yalnızca ’tüketici’ kelimesini yazarak yapmaktadır. Ancak bu aramalar, tüketiciyi ikamet ettiği ya da alışveriş yaptığı ildeki Tüketici Hakem Heyetine yönlendirmemektedir. ’Tüketici’ kelimesiyle il tüketici hakem heyetlerine erişemeyen tüketiciler, adında ’tüketici / tüketiciyi / tüketiciler’ ifadeleri bulunan sivil toplum kuruluşlarını arayarak il tüketici hakem heyetlerinin iletişim bilgilerine ulaşabilmektedir" dedi. "Çok fazla arama ve tarama yapmadan Tüketici Hakem Heyetlerine erişilebilmesi gerekmektedir" TÜKDES Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Dokuzlar, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşabilmesi, tüketici hakem heyetlerine çok fazla arama ve tarama yapmadan erişebilmesi gerekmektedir. Bu kolaylığın sağlanması amacıyla Ticaret İl Müdürlüklerinin iletişim sayfalarına ’İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’ unvanı da eklenmelidir. 2026 yılı için değeri 186 bin Türk lirasının altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılabilmektedir. Taraflar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde, tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir."