YEREL HABERLER - 27 Nisan 2012 Cuma 14:55

ÖZFATURA: "ÇARPIK KENTLEŞMENİN SORUMLUSU İKTİDARLAR"

A
A
A
ÖZFATURA: "ÇARPIK KENTLEŞMENİN SORUMLUSU İKTİDARLAR"

Ege-Koop`un Bornova Belediyesi`nin katkılarıyla düzenlediği Göç ve İzmir Kimliği paneline katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura, başta İzmir olmak üzere birçok kentte yaşanan çarpık ve düzensiz yapılaşmanın tek sorumlusunun hükümetler olduğunu belirterek, ``Bu işte belediye başkanlarının suçu, günahı yok`` dedi.
Panelin açılışında konuşan Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır da, ``Göç baskısına karşı daha yüksek hızda karşılık vermemiz şart. Bu yönde atılan tüm adımların canı gönülden destekçisiyiz.`` diye konuştu. EGE-KOOP Genel Başkanı Hüseyin Aslan ise, beyin göçüne vurgu yaptı.
Büyükpark içindeki Bornova Belediyesi Nikah Sarayı Tesisleri`nde düzenlenen "Göç ve İzmir Kimliği" konulu panelde çarpıcı görüşler dile getirildi. Katılımın yüksek olduğu panelin açılışında konuşan Bornova Belediye Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, İzmir`in modern yüzünün Ege-Koop gibi bu güçlü markalar sayesinde oluşabildiğini belirterek, `` Ege-Koop ülkemizin güçlü kuruluşlarından biri. Bugüne kadar yüz binlerce üyesini ev sahibi yapmış, sosyal sorumluluğu yüksek bir kooperatifler üst birliği. İzmir`i bugünkü durumundan daha ileriye taşımak için de göç baskısına karşı daha yüksek hızda karşılık vermemiz şart. Bu yönde atılan tüm adımların canı gönülden destekçisiyiz`` dedi.
Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan da, kapsamlı problem olan göçün hazırlayıcısı ve nedenlerinin tarım sektöründeki gerileme, arazilerin miras yoluyla bölünerek küçülmesi, kırsal kesimdeki yoksullaşma, işsizlik ve umutsuzluğun yarattığı yeni arayış, başka bir anlatımla da ``˜umuda yolculuk` olduğunu belirterek, ``Köy ve kent kültürünün bileşiminden bir ``˜melez kültür, melez kimlik` meydana geliyor. Bu olumsuz süreçte, Ege-Koop`un projelendirdiği modern ve sağlıklı kentlerdeki ortak yaşam; ``˜gettolaşma`nın önüne set çekmekte, hemşehrilik duygusunun yerini ``˜yurttaşlık bilinci`nin almasını sağlamaktadır`` diye konuştu.
Aslan, beyin göçüne de vurgu yaparak, ``Uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar, yerel ve genel yönetimlerin çıkardığı engeller, yatırım yapmak isteyenin önünün kesilmesi; İzmir`den İstanbul`a ``beyin göçü`` ve ``işadamlarının göçü``ne ve ``sermaye göçü``ne sebep olmaktadır. Açıklamış olduğumuz İzmir Sağlık Serbest Bölgesi Mega Projesi ile bu olumsuzluğun da önüne geçilebilecektir`` İfadelerini kullandı.
"İZMİR ADETA AŞURE KENTE DÖNÜŞTÜ"
İki bölüm halinde gerçekleşen panelin sunuş bölümünde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura, çarpıcı ifadeler kullandı. Gelinen süreçte kentlerin perişan halinin tek sorumlusunun merkezi idareler olduğunu öne süren Özfatura şunları söyledi: `` Gecekondulaşma tamamen bir mafya olayıdır. Buralarda oturan vatandaşlarımızın yüzde 73`ü kiracıdır. Türkiye`yi yönetenler özellikle 1960`dan sonra göç olgusu üzerine hareket etmemiş, ayrıca bunu oy avcılığı için kullanmayı tercih etmişlerdir. Başkanlığımız döneminde bu konuda defalarca hazine arazilerinin belediyelere satışını talep ettik ancak bu yerine getirilmedi. Şimdi etrafınıza bakın belediyeye ait arazilerde sorun var mı? Hayır, yok. Bütün sıkıntı hazine arazilerinde. TBMM, tam 11 defa imar affı çıkarmıştır. Yapanın yanına kar kalmıştır. Devlet isteseydi buna müsaade etmezdi. Oysa tam tersini yaptı. TBMM`nin imar affı sayısı on biri bulmuştur. Ve bugün İzmir adeta bir aşure kente dönüşmüştür. Gariban belediye başkanları da didinip durmaktadır. Sorumlu iktidarlardır.``
"Göç ve İzmir Kimliği" konulu panelin Sunuş bölümünde Nüfus Bilimci Mümtaz Peker, EÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Önen ile Karşıyaka Belediyesi Eski Başkanı Cihan Türsen de birikimlerini paylaştı. Panel`in oturum başkanlığını İzmir Ticaret Odası Eski Başkanı Necip Kalkan yaptı. Konak Belediyesi Eski Başkanı Erdal İzgi, ESİAD 9. Dönem Başkanı Sıtkı Şükürer ve DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncay da görüşlerini paylaştı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Günel’in gözaltına alınmasına Kuşadası’nda tepki Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul’da gözaltına alınması tepkiyle karşılandı. Kuşadası Belediyesi önünde milletvekilleri, CHP’li yöneticiler ve belediye başkanlarının katılımıyla basın açıklaması düzenlendi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İstanbul’da gözaltına alınmasının ardından CHP Aydın İl Örgütü, Kuşadası Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya CHP Aydın Milletvekilleri Süleyman Bülbül, Evrim Karakoz, Muğla Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Hukuk Politikaları Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Cumhur Uzun, CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetimi, Aydın’daki CHP ilçe örgütlerinin yöneticileri, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Kuşadası Belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, "Bizi bu kumpasla yıldıramazlar, korkutamazlar. Biz örgüt olarak her bir belediye başkanımızın arkasındayız. Söylediğim gibi ne yaparlarsa yapsınlar bizi korkutamayacaklar" dedi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de, "Burada bir oyun oynanıyor. Nasıl 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP yüzde 38’le birinci parti olduysa, ilk genel seçimde Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu iktidara gelecek. Belediye başkanlarını itibarsız hale sokan ve CHP’nin kurumsal yapısına saldırı niteliğinde olan operasyonlar devam ediyor. Bu sabah, Kuşadası’nda Kuşadası’nın halkının iradesini gasbeden bir operasyon yapıldı. Çağrıldığı vakit davetiye ile gelebilecek belediye başkanımız sabah operasyonu ile gözaltına alındı. Diyorlar ki: ’Siz ne yaparsanız yapın, iktidara gelmenizi engelleyeceğiz.’ Yapamayacaklar, CHP iktidarında engel olamayacaklar. İtibarsızlaştırma operasyonları tutmayacak çünkü CHP tüm anketlerde önde ve iktidara doğru yürüyor. Değerli Ömer Başkanımızın saklayacak hiçbir şeyi yoktur. Bizler CHP milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, belediye başkanları olarak Ömer Günel’in yanındayız. Ömer Günel ’Ya içeri gir ya da gel partiye kaydol’ diyen iradeye karşı koyan belediye başkanıdır ve yalnız değildir" dedi. Bülbül sözlerini şöyle tamamladı: "Bu kumpas davası Kuşadası’ndaki Ömer Günel başkana ve Kuşadası’nda CHP’ye oy veren seçmenin iradesini gasp etmektir. Bu operasyonlar, iradeyi gasp eden siyasi yargısal aparatlarla belediye başkanlarımızı rakipleri karşısında saf dışı etme operasyonudur. Ne kadar saf dışı etmeye çalışsanız da hepimiz Ömer Günel’iz. Birlikte olacağız, birlikte kazanacağız."
Trabzon Sinem ölmeden önce komşusundan yardım istemiş Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya katılan Sinem Somun’un komşusu, olay gerçekleşmeden önce Sinem’in kendisinden yardım istediğini söyledi. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun’un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Yanına gittiğim zaman bana "abla bekçilere haber ver" dedi Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D., Ankara Batı Adliyesi’nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem’in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek ’abla bekçilere haber ver’ dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem’i yerde gördüm ama Ali Eren’i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren’in Sinem’e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içindeydim. Sinem’i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.
Trabzon Sinem ölmeden hemen önce komşusundan yardım istemiş Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ikinci kez hakim karşısına çıktı. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun’un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Yanına gittiğim zaman bana "abla bekçilere haber ver" dedi Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D. Ankara Batı Adliyesi’nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem’in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek ’abla bekçilere haber ver’ dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem’i yerde gördüm ama Ali Eren’i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren’in Sinem’e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içinde idim. Sinem’i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.
Mersin Başkan Seçer: "Gizlilik kararı olan dosyanın bilgileri üzerinden karalama kampanyası başlatılması doğru değil" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özel kalem müdürünün gözaltına alınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Takdir edersiniz ki anayasal bir hükümdür; devam eden bir soruşturmayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile konuşma yapılamaz" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Mart Ayı Olağan Toplantısı 2. Birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda yapılan toplantıda komisyonlara havale edilen toplam 28 madde görüşüldü. Toplantıda, Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan’ın gözaltına alınmasına ilişkin soruya yanıt veren Başkan Seçer, soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü ve dosyada gizlilik kararı bulunduğunu belirtti. Devam eden bir soruşturma hakkında yorum yapmanın doğru olmayacağını ifade eden Seçer, "Takdir edersiniz ki anayasal bir hükümdür; devam eden bir soruşturmayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile konuşma yapılamaz. Dosyada gizlilik var. Buna rağmen sosyal medyada özellikle mal varlığı konusunda ciddi bir bilgi kirliliği oluşturuldu" diye konuştu. Gizlilik kararı olan bir dosya üzerinden kamuoyuna bilgi sızdırılmasını da eleştiren Seçer, "Evrakların ne olduğunu bilmeden bazı karalama kampanyaları başlatılıyor. Bunun neresinde masumiyet karinesi var? Soruşturma devam ediyor. Avukatlarımız arkadaşımızın neyle suçlandığını öğrenir öğrenmez biz de gerekli açıklamayı yapacağız" ifadelerini kullandı. Büyük projelerini anlattı Mersin Büyükşehir Belediyesinin borçlanma konusunda dengeli bir politika izlediğini vurgulayan Seçer, belediyelerin borçlanmasına karşı olmadığını ancak rasyonel olmayan borçlanmaların eleştirilmesi gerektiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesinin önemli yatırımlarına değinen Seçer, Müftü Deresi Yaşam Vadisi projesinin üç etap halinde hayata geçirileceğini ve ihale sürecinin başladığını belirtti. Tramvay projesi için de çalışmaların tamamlandığını aktaran Seçer, "Proje revizyonlarını bitirdik ve dosyayı Cumhurbaşkanlığına sunduk" dedi. Kentte yürütülen ulaşım projeleri hakkında da bilgi veren Seçer, Müftü Deresi Köprüsü’nün 4. Çevre Yolunu Toroslar’a bağlayacağını, Akdeniz ilçesinde Hal Katlı Kavşağı, Mezitli’de bütünleşik kavşak, Saya Katlı Kavşağı, Mersinli Ahmet Caddesi’nde katlı kavşak ve Beşyol’da tüp geçit projelerinin hayata geçirileceğini söyledi. Büyükşehir Belediyesinin sürekli yatırım yapan bir belediye haline geldiğini belirten Seçer, "Bir zamanlar ‘çayla, çorbayla belediyecilik mi olur’ diye eleştirenler vardı. Şimdi Mersin’in şantiye alanına döndüğünü herkes görüyor" diye konuştu.