YEREL HABERLER - 29 Nisan 2012 Pazar 15:27

TÜRK EОİTİM-SEN`DEN KAYNAŞMA KAHVALTISI

A
A
A
TÜRK EОİTİM-SEN`DEN KAYNAŞMA KAHVALTISI

Türk Eğitim-Sen Alaplı Temsilciliğince üyelere yönelik dayanışma ve kaynaşma kahvaltısı düzenlendi.
Türk Eğitim-Sen Alaplı Temsilcisi İlhan Usta, sendika üyelerine yönelik dayanışma ve kaynaşma kahvaltısı düzenlediklerini söyledi.
Alaplı`da yetkili sendika olarak haksızlıklar karşısında da üyelerin ezilmemesi için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ve göstermeye de devam edeceklerini belirten Usta, ``İstediği yasaları meclisten tabiri caizse jet hızıyla çıkaran, istediği yasaları birkaç kez götürüp getiren hükümet, devletten maaş alan aileleriyle beraber 20 milyon nüfusa tekabül eden bir kesimi ilgilendiren zamlar konusunda gereğini yapamamıştır. Ne hikmetse 2010 yılından 2012 Nisan ayına kadar toplu sözleşme yasası çıkarılamamıştır`` dedi.
Hükümetin milletvekili maaşlarına yapılan zammı gece yarısı meclisten geçirdiğini belirten Usta, hükümetin memura yapılacak olan zamları çok gördüğünü söyledi.
Ülkeyi yönetenlerin memurun istediği yüzde 20 zammı çok gördüğünü dile getiren Usta, şunları söyledi:
``O kadar güçlü bir ülkeyiz ki, krizde olan Yunanistan`a bile katkı sağlayacak gücümüz var. Ama memura gelince ne oluyor. Siz kimi kandırıyorsunuz? Eğer bu ülkeyi yönetenler milletvekillerine yüzde 45, üst düzey bürokratlara yüzde 30 zam yapabiliyorsa Türk memurunun istediği yüzde 20 zammı nasıl çok görür? Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türk memuru ve Türk emeklisi yeni bir yıla zamsız girmiştir. 2011 yılında Türkiye genelinde yetkili olan Memur-Sen bu adaletsizliğe ses çıkaramamıştır. Ne hikmetse Memur-Sen`e bağlı sendikalar yetkili sendikaların belirleneceği şu günlerde sendika olduklarını hatırlamışlar. Bu sendika 2012 den beri yeni mi hatırladı memurun hakkını araması gerektiğini, elbette bu yetersizde olsa bizi sevindirmeye başlamıştır. En azından Memur-Sen`e bağlı sendikalar kürtçe eğitim, andımızın kaldırılması, özerklik gibi milli birlik ve beraberliğimizi, tehlikeye düşürecek, ilgi alanı dışındaki konularla meşgul olmayı bırakmış tekrar sendika olduklarını hatırlamışlardır. Tabi bu sürecin yetkiyi kaybetmemek adına, üyelerinin haklı yere yükselen feryatlarını kesmek için olduğu, göz boyamak için bu eylemleri yaptıkları yadırganamaz bir gerçektir. Eğer yaptıklarında samimi olsalardı memur şuan zam mağduru olmazdı.``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman’da İl Özel İdaresi Encümen Toplantısı yapıldı Adıyaman’da köylerin ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin planlandığı ve kırsal kalkınmaya yön verecek önemli kararların alındığı İl Özel İdaresi Encümen Toplantısı, Adıyaman Valisi Osman Varol başkanlığında gerçekleştirildi. İl Özel İdaresi’nin yürüttüğü çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, gündem maddeleri tek tek görüşülerek karara bağlandı. Köylerden gelen talep ve ihtiyaçların detaylı şekilde ele alındığı toplantıda, özellikle kırsal bölgelerde vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmet ve projeler üzerinde duruldu. Encümen toplantısında, önümüzdeki günlerde kırsal alanlarda başlaması planlanan alt ve üstyapı yatırımlarına ilişkin yol haritaları değerlendirildi. Bu kapsamda köy yollarının iyileştirilmesi, ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi, içme suyu ve kanalizasyon hatlarının güçlendirilmesi, çevre düzenleme çalışmaları ile köylerde kamu hizmetlerinin daha etkin sunulmasına yönelik konular üzerine istişarelerde bulunuldu. Toplantıda ayrıca, kırsalda yaşam kalitesinin artırılması, köylerin ihtiyaçlarına hızlı çözüm üretilmesi ve hizmetlerin planlı bir şekilde yürütülmesi amacıyla ilgili birimlerin koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmesinin önemine dikkat çekildi. Vatandaşlardan gelen taleplerin değerlendirilmesiyle birlikte, kırsal alanlarda yapılacak çalışmaların öncelik sırasına göre planlanacağı ifade edildi. Vali Osman Varol, köylerde yaşayan vatandaşların daha iyi hizmet alması adına İl Özel İdaresi’nin sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirterek, kırsal kalkınmayı güçlendirecek projelerin hayata geçirilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. İl Özel İdaresi yetkilileri ise, köylerde yaşam kalitesini yükseltmek, kırsal kalkınmayı desteklemek ve vatandaşların ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmek amacıyla çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti.
Gaziantep Gaziantep’te yoğun kar yağışı etkili oluyor Gaziantep’te öğle saatlerine doğru başlayan ve giderek etkisini arttırmaya devam eden kar yağışı kenti tamamen beyaz örtüyle kapladı. Yoğun yağış nedeniyle Gaziantep Havalimanı saat 19.00’a kadar uçuşlara kapatıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Gaziantep için 22-23 Ocak tarihleri için yaptığı yoğun kar yağışı uyarısının ardından kentte öğle saatlerine doğru kar yağışı başladı. Kısa sürede etkisini arttıran kar yağışı kenti tamamen beyaz örtüyle kapladı. Kar yağışı kent gelinde zaman zaman tipi şeklinde etkili olurken belediye ekipleri teyakkuza geçti. Sahada özellikle ana yolları ve caddeleri açık tutmak için Büyükşehir Belediyesi, Şahinbey Belediyesi ve Şehitkamil Belediyesi ekipleri yoğun şekilde yol açma ve tuzlama çalışması yapıyor. Belediye ekipleri teyakkuza geçti Özellikle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sorumluluğunda bulunan 317 kilometrelik yol ağında ana arterler, hastane yolları, kavşaklar ve toplu taşıma güzergahlarına öncelikli verdi. Ekipler, yol eğiminin yüksek olduğu 17 kritik bölgede buz çözücü solüsyon uygulaması planlarken, 3 bin 650 kilometrelik köy yolu ağında, ara arterlerde ve kaldırımlarda da karla mücadele çalışmaları yürütüyor. Karla mücadele çalışmalarında toplam 193 araç ile 825 personel görev yapıyor. Havalimanı uçuşlara kapatıldı Gaziantep Valiliği ise yoğun kar yağışı nedeniyle uçuşların saat 19.00’a kadar iptal edildiğini açıkladı. Valilikten yapılan açıklamada, "İlimizde devam eden ve etkisini artıran kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle Gaziantep Havalimanı bugün akşam saat 19.00’a kadar tüm uçuşlara kapanmıştır. Havalimanımıza karla mücadele amacıyla DHMİ tarafından başka illerden 2 araç takviyesi daha yapılmış olup, karla mücadele çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.
Ankara Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" dedi. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesiyle çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında 7’inci kez toplandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen komisyonda suça sürüklenen çocuklara ilişkin yürütülen çalışmalar ele alındı. "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü" Komisyonun açılışında konuşan Bakan Göktaş, son dönemde herkesi derinden etkileyen olaylara şahit olduklarını ve bu olayların suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdiğini kaydetti. Yaşanan olayların merkezinde toplumun adalet beklentisi ve çocukların suça itilmesini üreten risk zinciri olmak üzere üzerinde durulması gereken iki konu olduğunu belirten Göktaş, "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki, adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Çocuğu suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır. Burada şu parantezi açmak isterim. Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılmamız, mağdur çocuğun yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklarını koruma sorumluluğundan kaynaklanır. Mağdur çocuğun ailesinin yalnız bırakılmaması görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim üzerimize düşen görev, bu iki gerçeği aynı anda birbirini zedelemeden güçlendirmektir" açıklamasında bulundu. Bakan Göktaş, karşılaştıkları vakalarda suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil, birikerek büyüyen bir ‘risk zinciri’yle oluştuğunu sözlerine ekleyerek, bu zincirin ilk halkasında okuldan kopma, ikinci halkada sağlıksız aile içi dinamikleri, üçüncü halkada ise sokak ve akran çevresi var olduğunu dile getirdi. Geçen yıl bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ‘Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı’nın suça sürüklenen çocuk sorununa çözüm üretmek için önemli veriler gösterdiğini kaydeden Göktaş, çalıştay ile dijital dünyanın aile yapısı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koyduklarını söyledi. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün suça sürüklenen çocuk ve gençlere ilişkin gerçekleştirdiği araştırmalara değinen Göktaş, suça sürüklenme zincirinin diğer halkasında dijital alan üzerinden kurulan temaslar, yönlendirmeler ve örgütlenmelerin yer aldığını bildirdi. "Çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz" Göktaş, Bakanlık olarak çok katmanlı risk zincirini kırmak için üç düzeyde hareket ettiklerini ve bunun ilk düzeyinin erken müdahale olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Bu amaç doğrultusunda sosyal risk haritaları oluşturduk. Böylelikle ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde muhtemel tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz. Sosyal risk haritası dinamiktir. Sosyal risk haritaları, önleyici hizmetlerimizi güçlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışmayla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık. Diğer yandan Çocuklar Güvende mobil ekiplerimizle risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde eş zamanlı takip ediyoruz. Herhangi bir ihbar aldığımızda doğrudan müdahale ediyoruz. Aralık ayında hizmete sunduğumuz Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulamasıyla çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz. Aynı zamanda riskli durumlarda doğru desteğin devreye girmesini sağlıyoruz." Çok katmanlı risk zincirini kırmak adına gerçekleştirdikleri çalışmaların ikinci düzeyinin aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, riskin derinleştiği ve çocuğun korunmasının ivedilik kazandığı durumlarda ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve gerektiğinde barınma gibi tedbir kararlarının hızla alınmasını ve uygulanmasını sağladıklarının altını çizdi. Bakan Göktaş, öte yandan suça sürüklenen çocuklar gibi ihtisas alanlarında çalışan çocuk evleri sitelerine belirli risk gruplarına özelleştirilmiş hizmet sunduklarını da belirterek, sadece geçici bir yardım değil, okul devamı, güvenli çevre ve düzenli takip üzerinden suça sürüklenmeyi ortadan kaldırabilecek bir müdahale sistemi de yürüttüklerini sözlerine ekledi. "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" Bakan Göktaş, üçüncü düzeyin ise yoğun ve ihtisaslaşmış müdahale olduğunu söyleyerek, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirici Bakım modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik. Suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklarımıza yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduk. Halihazırda bugün 12 ilimizde ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguluyoruz. Kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladığımızı özellikle belirtmek isterim" değerlendirmesinde bulundu. Komisyonun çalışmasını suça sürüklenmeyi üreten risk zincirini toplumun vicdanıyla birlikte ele alan kurumsal bir eşik olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Adalet ve güvenlik boyutunda yürüyen süreçlerle, sosyal hizmet müdahalesinin eş zamanlı ilerlemesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Amacımız mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında durduran bir sistemi hep birlikte kurmaktır. Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir. Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır" şeklinde konuştu. Komisyon toplantısı, Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘suça sürüklenen çocuklara’ ilişkin gerçekleştirdiği sunumla devam etti.
Sakarya Duruşma sonrası aile konuştu: "Kardeşim yerinde rahat yatacak" Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı (31) öldüren müzisyen koca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Simge Kodalak’ın kardeşi, "Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" dedi. Reisler Göleti mevkiinde 30 Aralık 2024’de meydana gelen olayda, emniyete gelen İ.K., 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı öldürdüğünü itiraf etti. Yapılan araştırma neticesinde de boyun bölgesinde delici alet yarası bulunan kadının cesedine ulaşıldı. Müzisyen eşi tarafından öldürülen Simge Kodalak’ın cenazesi, Erenler ilçesi Çaykışla Mahallesi Merkez Cami’de kılınan namazın ardından defnedildi, şüpheli koca ise tutuklandı. Davada karar çıktı Sanık İ.K., Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince son kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya İ.K. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz hakkı verile sanık İ.K., "Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Herkesin karşısında bir suçlu olmaktan çok utanıyorum. Keşke olmasaydı, çok pişmanım. Böyle olmaması gerekiyordu" dedi. Görüş bildiren Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ise sanık İ.K. hakkında ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Aile duruşma sonrasında konuştu Duruşma bitiminde davaya ilişkin konuşan Simge Kodalak’ın kardeşi Seval Çapoğlu, "Kardeşimin katili hak ettiği cezayı buldu. Verilen karardan dolayı çok mutluyuz. Adalete güvendik, bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederiz. Bugün bizim bayram günümüz, kardeşim yerinde rahat yatacak" dedi. "Adalet yerini buldu" Adaletin tecelli ettiğini belirten Simge Kodalak’ın kardeşi Sinan Çiçek, "Adalet yerini buldu. Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adliyeyi izleyerek geçiyorduk, bizim başımıza gelemez diyorduk, geldi. Adliyeye gelmeyen bir aile olarak buradan bir yıldan beri çıkamadık. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" diye konuştu.