YEREL HABERLER - 01 Mayıs 2012 Salı 10:28

EGEMEN BAОIŞ VE NEVZAT DOОAN GENÇLERLE BULUŞTU

A
A
A
EGEMEN BAОIŞ VE NEVZAT DOОAN GENÇLERLE BULUŞTU

İzmit Belediyesi`nin, Avrupa Birliği Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü "AB Sürecinde Yerel Gençlik Politikaları Zirvesi Ankara Kızılcahamam`da gerçekleşti.
Zirveye AB Bakanı Egemen Bağış, İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, Ulusal Ajans Başkanı ve ülkenin dört bir yanından gelen 250 genç katıldı. İzmit Belediyesi Gençlik Meclisi koordinatörlüğünde gerçekleşen zirvede gençlerin yerel yönetime katılımı ve AB sürecinde gerçekleşen gençlik politikaları tartışıldı. Zirvenin açılışında konuşan İzmit Belediyesi Gençlik Meclisi Üyesi ve Proje Koordinatörü Mehmet Beyhan gençlerin bu tür platformlarda daha sık biraraya gelmesi gerektiğini ifade ederken, "Başta Belediye Başkanımız Dr. Nevzat Doğan olmak üzere bizi destekleyen tüm büyüklerimize teşekkür ederiz. Bizler görüşümüz, dilimiz, dinimiz ne olursa olsun birarada olmayı başaran ve ülkesini seven gençleriz. Bu ülke için çalışmaya devam edeceğiz. Ben burada 81 ilden gelen arkadaşlarımın hepsine teşekkür ederim" dedi.
Gençlerin ülkenin en büyük zenginliği olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Dr. Nevzat Doğan, "Hepiniz bizim evladımızsınız. Hiçbirinizi birbirinden ayırmam mümkün değil. Bu projeyi sizler nakış nakış işlediniz. Sizler bize teşekkür ediyorsunuz ama asıl tesekkuru ben size ediyorum" dedi. Gençlerin yönetime katılmasının demokratik yaşamın bir gerekliliği olduğunu konuşmasında vurgulayan Doğan, İzmit Belediyesi olarak gençlerimizin yaptığı her çalışmanın arkasında olmaya ve onlara destek vermeye devam edeceğiz. Bizim işimiz gücümüz sizlere güzel bir gelecek sunmaktır. Bunu sizinle birlikte başaracağız. Bakanımıza ve sizlere çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
AB Bakanı Egemen Bağış ise, "Programın başından beri birbirimize teşekkür ediyoruz. Burada siz gençlerin emeği çok büyük. Ama bence vizyonerliği ile bizi burada biraraya getiren İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan`a teşekkür etmemiz gerekiyor. Ben huzurlarınızda kendisine teşekkür ediyorum. Biz kendisiyle uzun zamandır tanışıyoruz. Başarıları ile bize ve sizlere örnek olan bir siyasetçi Nevzat Abi. İzmitli gençler çok şanslı. B proje diğer büyük projelere de örnek oldu" dedi. Ülkemizin bir hedefi var ve buna sizlerle ulaşacağız diyen AB Bakanı Egemen Bağış, "Ağrı, Muş, Van, Gaziantep, İstanbul, Ankara yurdumuzun dört bir yanından gelen gençlerle birarada olmak beni çok mutlu ediyor. Bu ülkeyi Ankara`daki 25 bakan değil bu ülkenin gençleri yönetecek. Sizler birbirinden farklı ama ortak paydada buluşan Türkiye sevdalısı gençlersiniz. Bizler bu ülkede darbelerle yetiştik. Sizler daha demokratik bir ortamda yetişiyorsunuz. Gençler, bu ülkede düşünmeli üretmeli ve siyaset yapmalısınız. Gençler siyasetin en önemli öğesi olmalı. Ben 42 yaşında genç bir bakanım. Demek ki sizlerde bunu başarabilirsiniz. Başbakanımız başta olmak üzere hepimiz sizin arkanızdayız.
Konuşmasının ardından kendisine plaket yerine Malatya Kayısısı hediye edilen Egemen Bağış anlattığı fıkra ile gençleri kahkahaya boğdu. Kendisine verilen hediyeyi gençlerle paylaşan Bakan Bağış daha sonra İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan ile birlikte stantları gezdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Sessiz tehlike: "Osteoporoz" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden ’sessiz hastalık’ olarak tanımlandığını söyledi. Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan osteoporozun, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerlediğini ifade eden BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, hastaların genelinin ilk kırık yaşanana kadar hastalığının farkında olmadığını söyleyerek, "Özellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen ani boy kısalması, kamburlaşma ya da sırtta oluşan sürekli ağrılar, osteoporozun ilk sinyalleri olabilir. Ancak çoğu zaman bu belirtiler yaşlılığa bağlanarak göz ardı edilir. Oysa erken dönemde yapılacak kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak için çok değerlidir" ifadelerini kullandı. Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, "Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti. Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu: "Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır." "Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir" diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin."
Diyarbakır ’’Kontrolsüz teknoloji kullanımı çocukların gelişimi üzerinde derin etki bırakıyor’’ Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki derin etki bıraktığını söyledi. Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, çocuklarda teknoloji kullanımı ile ilgili uyarılarda bulundu. Tabletlerin "susturucu", telefonların ise "dijital emzik" olarak kullanıldığı bu yeni çağda, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerinde derin etki bıraktığını belirten Alver, ‘’Velilerden en çok duyduğunuz şikayet ‘çocuğum odaklanamıyor’ oluyor. Maalesef son yıllarda en zorlandığımız konu çocuklarımızın herhangi bir işe odaklanamıyor oluşu. Ekrandaki o saniyelik geçişlere, aşırı renkli ve hızlı uyarana alışan beyin, sınıftaki öğretmenin sesini veya kağıt üzerindeki bir problemi "sıkıcı" buluyor. Çocuk aslında tembel değil, beyni o kadar yüksek dopaminle beslenmiş ki, normal hayatın temposu ona çok yavaş geliyor. Sınıfta oturan ama zihni hala en son izlediği videonun hızında olan bir nesilden bahsediyoruz. Bu durum akademik başarıdan ziyade, ‘zihinsel bir gürültüye’ yol açıyor. Ekran, çocuğa istediği her şeyi anında veriyor. Gerçek hayat ise sabır gerektirir. Biz yetişkinler, sırf o an ağlamasın ya da yemeğini yesin diye ekranı bir rüşvet olarak kullandığımızda, çocuğun duygusal regülasyon becerisini elinden alıyoruz. Değer bilen bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, ona ‘hayır’ denildiğinde bununla baş etmeyi öğretmeliyiz. Çocuk, sınırda güvende hisseder; sınırsızlık ise kaygıya neden olur’’ dedi. ’’Oyun, çocuğun hayata hazırlık provasıdır’’ Oyunun, çocuğun hayata hazırlık provası olduğunu belirten Alver, ’’Ancak kontrolsüz teknoloji, çocuğu yalnız bir tüketiciye dönüştürüyor. Akranıyla çatışma çözmeyi, paylaşmayı, yenilmeyi bilmiyorlar. Çünkü ekranda yenilince ‘tekrar başlat’ tuşu var ama arkadaşlıkta o tuş yok. Sosyal ipuçlarını okuyamayan, empatiden uzak ve en ufak bir sorunda fiziksel şiddete veya içine kapanıklığa başvuran bir nesil yetişiyor. Günümüz çocuklarının en büyük kaybı ‘can sıkıntısı’ Çünkü beceri, can sıkıntısının hemen arkasında bekler. Çocuk sıkıldığında bir oyun kurgular, bir nesneye anlam yükler, hayal kurar. Hazır paketlenmiş eğlence sunan ekranlar ise zihinsel kasları tembelleştiriyor. Kendi kendine oyun kuramayan, elindeki bir oyuncakla 10 dakika vakit geçiremeyen, sürekli dışarıdan bir uyarana ihtiyaç duyan bir nesil, özgün düşünme kabiliyetini de kaybediyor. Eve girildiği an telefonlar ortak bir kutuya bırakılmalı. Çocuk, ebeveyninin yüzünü ekranda değil, karşısında görmeli. Çocuğun ‘sıkıldım’ feryadına hemen tabletle yanıt vermeyin. Bırakın sıkılsın, o boşlukta bir resim yapmaya veya kitap karıştırmaya yönelecektir. ‘Birazdan kapat’ demek yerine kum saati veya zamanlayıcı kullanın. Çocuk sürenin somut olarak bittiğini görsün. Akşam yemeği masası ve uykudan önceki son bir saat asla ekrana dokunulmamalı. Kaliteli uyku, ertesi günün okul başarısı ve hırçınlığın azalması için şarttır. Geleceğin ‘değer bilen’ çocuklarını yetiştirmek için onlara bir ekran değil, bölünmemiş bir ‘an’ ve kaliteli bir zaman dilimi borçluyuz’’ diye konuştu.
Kütahya Kütahya Şehir Hastanesi’nde anne karnındaki bebeğe kan nakli yapıldı Kütahya Şehir Hastanesi, tıp dünyasında ileri düzey uzmanlık gerektiren önemli bir uygulamaya imza attı. Perinatoloji Uzmanı Fatih Akkuş, anne karnındaki bebeğe doğrudan kan nakli yapılmasını sağlayan intrauterin fetal kan transfüzyonu işlemini başarıyla gerçekleştirerek Kütahya’da bir ilki hayata geçirdi. Gerçekleştirilen işlemde dikkat çeken bir detay da yaşandı. Anne karnındaki bebeğe toplam üç kez kan nakli yapıldığı, son nakilde kullanılan kanın ise operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Fatih Akkuş tarafından Türk Kızılay’a bağışlandığı öğrenildi. Anne karnında hayat kurtaran müdahale Halk arasında "anne karnında kan nakli" olarak bilinen intrauterin fetal kan transfüzyonu, bebekte ciddi kansızlık (anemi) tespit edilmesi halinde uygulanan hayati bir tedavi yöntemi olarak biliniyor. İşlem, ultrason eşliğinde anne karnından ince bir iğne yardımıyla bebeğin göbek kordonuna girilerek gerçekleştiriliyor. Önce bebeğin kan değerleri ölçülüyor, ardından eksik olan miktar kontrollü şekilde naklediliyor. Lokal anestezi altında ve steril şartlarda yapılan müdahale yaklaşık 30-45 dakika sürüyor. "Ekip çalışmasının başarısı" Sürecin bir ekip çalışmasıyla başarıyla yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Fatih Akkuş, Kütahya Şehir Hastanesi Kan Merkezi, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Türk Kızılayı çalışanlarına desteklerinden dolayı teşekkür etti. Gerçekleştirilen bu operasyonla birlikte, Kütahya ve çevre illerde riskli gebelik yaşayan anne adaylarının bu ileri düzey tedavi için başka şehirlere sevk edilmesine gerek kalmayacağı ifade edildi.
Ankara Adalet Bakanlığı’ndan 81 il başsavcılığına yasa dışı bahis yazısı Adalet Bakanlığı, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" kapsamında 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına resmi yazı gönderdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede yeni bir süreci başlattığı bildirildi. Bakan Gürlek’in 11 Şubat 2026’da göreve başlamasının ardından, 16 Şubat’ta Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Bakan adına 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına "GÜNLÜDÜR" ibareli yazı gönderildiği doğrulandı. Bakan Gürlek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" ifadelerini kullanarak 81 il başsavcılığına özel yazı gönderildiğini duyurmuştu. 6 ayda bir zorunlu toplantı Cumhurbaşkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" doğrultusunda gönderilen talimatta; yasa dışı bahis ve kumar suçlarına ilişkin soruşturmalarda etkinliğin artırılması, uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk ve adli birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda her ağır ceza merkezinde, bilişim suçları alanında görevli cumhuriyet savcılarının katılımıyla emniyet ve jandarma birimleriyle birlikte en geç 6 ayda bir "Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı" yapılması talimatı verildi. İlk toplantının ise bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi. Para trafiği ve dijital deliller masada Toplantılarda özellikle; dijital materyallerin incelenmesi, delil toplama süreçleri, malvarlığına el koyma ve tedbir uygulamaları, istinaf ve temyiz kararları ve kurumlar arası bilgi paylaşımı başlıklarının ele alınacağı belirtildi. Toplantı sonuçlarının ise raporlanarak Adalet Bakanlığına gönderilmesi de zorunlu tutuldu. Suç gelirlerine odaklı mücadele Bakanlık kaynakları, yurt dışı merkezli bahis siteleri, kiralanan banka hesapları ve panel sistemleri üzerinden yürütülen yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı kapsamlı bir çalışma başlatıldığını ifade etti. Ankara kulislerinde söz konusu adım, yasa dışı bahisle mücadelede, "Türkiye genelinde eş zamanlı ve kurumsal bir seferberlik" olarak değerlendiriliyor.