YEREL HABERLER - 28 Şubat 2012 Salı 11:11

MAHMOOD COFFEE, MARKALAŞMA SÜRECİNE HIZ VERDİ

A
A
A
MAHMOOD COFFEE, MARKALAŞMA SÜRECİNE HIZ VERDİ

Ortadoğu’nun en önemli kahve markalarından "Mahmood Coffee", 2008 yılında girdiği Türkiye pazarında markalaşma sürecine hız verirken, markanın yeni reklam yüzü ünlü sunucu Ece Erken oldu.
Ortadoğu’nun en çok sevilen ve tercih edilen kahve markalarından "Mahmood Coffe" Türkiye pazarında tüketicisine daha etkin bir şekilde ulaşabilmek için tanıtım çalışmalarında atağa geçti. Gaziantep’te yerleşik Altunkaya Şirketler Grubu tarafından üretimi gerçekleştirilen markanın hedefi yakın zamanda sektöründe ’Türkiye’nin en iyisi’ olmak. ’Mola Keyfi’ sloganıyla tanıtım ve reklam çalışmaları aralıksız sürdürülen Mahmood Coffee’nin Türkiye’deki ekran yüzü ise sevilen sunucu Ece Erken oldu. Markanın tüm reklam çalışmalarında görev alacak olan Erken, İstanbul’da gerçekleştirilen katalog ve reklam çekimleri için kamera karşısına geçti. Ece Erken’in rol aldığı Mahmood Coffee reklam filmleri kısa bir süre sonra ekranlardaki yerini alacak. İç pazara hızlı bir giriş yapan marka, ayrıca Erken’in sunduğu, "Ece’yle Tatlım Benim" programının sponsorluğunu da üstlendi.
Mahmood Coffee’nin Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde uzun yıllardır iyi bir pazar payına sahip olduğunu belirten Altunkaya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Mahsum Altunkaya, 2008 yılında ’Mahmood’ markasıyla girdikleri Türkiye hazır kahve sektöründe beklentilerinin üzerinde bir taleple karşılaştıklarını söyledi. En kaliteli kahvelerden üretilen Mahmood Coffee’nin dünya standartlarında bir lezzet olduğunu belirten Mahsum Altunkaya, "Tüketiciye, ilk içimde tadıyla ve kokusuyla farklılığını hissettiren tüm coffee çeşitlerimizi kısa süre içerisinde ’Türkiye’nin Markası’ haline getirmeyi planlıyoruz" dedi.
Kaliteli ve sağlıklı ürün üretiminin firma olarak temel prensipleri olduğunu ifade eden Altunkaya, şunları söyledi:
"Üretimde en temel ana prensibimiz insan sağlığıdır. Bu nedenle üretim safhalarımızın her aşamasında hijyen kurallarına ve gıda kontrollerine büyük önem vermekteyiz. Öyle ki, aile fertleri olarak fabrikamızda üretimini yaptığımız bir mamulü kendimiz kullanıp, onaylamadan kesinlikle satışa sunmamaktayız. İşletmemizde, imalattan, bayii satışına kadar olan tüm bölümlerde çalışanlar olarak ’Ben’ değil, ’Biz’ mantığıyla hizmet vermekteyiz. Tecrübeli bir ekip tarafından özenle üretilerek piyasaya sunulan kahvemizin satış sonrası da yanındayız; tüketicinin arzu ve ihtiyaçlarını tüm iletişim mecralarından feed back alarak değerlendirip, lezzet ve keyif anlamında ürünümüze istikrarlı bir kalite sunmaya çalışıyoruz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.