YEREL HABERLER - 28 Şubat 2012 Salı 17:52

KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARK MÜDÜRLÜĞÜ VALİLİK BİNASINDA

A
A
A
KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARK MÜDÜRLÜĞÜ VALİLİK BİNASINDA

Küre Dağları Milli Park Müdürlüğü, Bartın’a yeni Valilik binasındaki yerine taşındı.
4 Temmuz 2012 tarih ve 27984 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 29 Haziran 2011 tarih ve 645 sayılı ’’Orman ve Su İşleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’’ gereğince Bartın merkezli kurulan Küre Dağları Milli Park Müdürlüğü yeni Valilik binasında hizmet vermeye başladı. Orman ve Su İşleri Bakanlık Makamının 27 Aralık 2011 tarih ve 535 sayılı olurlarıyla Milli Park Müdürlüğü görevini yürütmek üzere Orman Yüksek Mühendisi Umman Dede görevlendirilmiş olup, Müdürlük yeni Valilik binasının 3. katında hizmet vermeye başladı. Küre Dağları Milli Parkı Müdür Vekili Umman Dede, "Bartın’da merkez, Amasra, Kurucaşile, Ulus, Kastamonu İlinde Azdavay, Cide, Pınarbaşı, Şenpazar olmak üzere toplam 8 ilçe hududunda yer alan 37 bin hektar alanın taşıdığı önem nedeniyle 2000 yılında Milli Park statüsü ile koruma altına alındı. Yapılması planlanan yatırımların dışında, Türkiye’nin önemli bir bölgesi olan Küre Dağları Milli Parkı’nın ulusal ve uluslar arası kamuoyunda tanıtımının da yapılması için müdürlük olarak projeler hazırlandı. Türkiye’de bulunan milli parkların tümü ekolojik turizmin gelişmesinde büyük önem taşımakla birlikte, tehlike altındaki ’Karadeniz Nemli Karstik Orman’ eko sisteminin en iyi yabanıl örneklerine sahip olan Küre Dağları Milli Parkı bu özelliği ile Avrupa’da korunması gereken 100 orman sıcak Noktası içinde yer almaktadır. Doğal kaynakları ve eko turizm potansiyeli nedeniyle Küre Dağları Milli Parkı, Avrupa’nın en önemli korunan ağı olan Pan Parks için Türkiye’den aday olan ilk korunan alandır" dedi.
Doğal kaynakların daha iyi korunması, alan ziyaretçileri için gerekli alt yapı ve organizasyonların daha iyi hale getirilebilmesi için çalışmalar hızla devam ediyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.
Adana Şehit annesi: "Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum bilmiyorum" Adana’da Kurban Bayramı’nın ilk günü şehit aileleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. 11 yıl önce şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç’un annesi Ayşe Oruç, bayramların kendileri için artık anlamını yitirdiğini belirterek, "Bayram mı evham mı hiç bilmiyorum. Evladım burada yatıyor. Bana bayram yok. Babası gitti, kendisi gitti. Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum hiç bilmiyorum. Acısı çok büyük" dedi. Kurban Bayramı’nın ilk gününde Adana’da şehit aileleri, Asri Mezarlığı’ndaki Garnizon Şehitliği’ni ziyaret etti. Türk bayraklarıyla donatılan kabirlere çiçek bırakan aileler, Kur’an-ı Kerim okuyup dua etti. 2015 yılında şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç’un annesi Ayşe Oruç, bayramların kendileri için artık anlamını yitirdiğini belirterek, "Bayram mı evham mı hiç bilmiyorum. Evladım burada yatıyor. Bana bayram yok. Babası gitti, kendisi gitti. Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum hiç bilmiyorum. Acısı çok büyük, Allah kimseye göstermesin. Ben yüreğimdeki, ciğerimdeki acıdan başka bir şey düşünemiyorum. Her gün evde resimlerle yatıp, resimlerle kalkıyorum" dedi. "İçimiz yandı, pişti" Gaziantep ile Kilis arasında Akçakoyunlu bölgesinde 2016 yılında mayın imha çalışması sırasında meydana gelen patlamada şehit olan İstihkam Uzman Çavuş Burak Uçar’ın annesi Zeynep Uçar ise, her hafta evladının mezarına geldiğini anlatarak, "Bir bayram daha geldi, içimiz yanıyor. Tandırın içine ateş, çalı atarsın yanıyor, kızarıyor ya biz öyle olduk. İçimiz yandı, pişti" ifadelerini kullandı. "Biz birer ölüyüz" Mezarlığın artık kendileri için bir yaşam alanına dönüştüğünü söyleyen Uçar, "Biz birer ölüyüz, buraya gelip gidiyoruz. Yaşayan birer ölüyüz yani. Bizim için dünya bitti, hayat bitti. Bayramın gelmesi zaten hiçbir şey ifade etmiyor" dedi. Şehit yakınları, mezarlıkta çadır ve güvenlik talebinde de bulundu. Zeynep Uçar, daha önce mezarlık alanında bulunan şemsiyelerin kaldırıldığını belirterek, sıcak havada zorlandıklarını da söyledi. Şehit babası İbrahim Uçar, "Biz çadır istiyoruz, çadırsız olmaz. Eskiden burada çadır vardı, şu anda yok. Bu sıcakta böyle bekliyoruz. Çadır ve güvenlik istiyoruz" diye konuştu.
Konya Bayramda çocuklarda alerji ve salgın hastalıklara dikkat Kurban Bayramı tatilinde ailelere çocukların sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulunan uzmanlar, özellikle kalabalık alanlar, mevsimsel alerjiler ve salgın hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Bayram ziyaretleri ve tatil sürecinde kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulacağını ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, bulunulan ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini söyledi. Çocukların mümkün olduğunca açık havada vakit geçirmesinin gerektiğine değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, mevsim itibarıyla artan çayır, çimen ve polen alerjilerine karşı ailelerin dikkatli olması gerektiği belirtti. "Semptomlar geldiğinde doktora başvurmaları gerekiyor" Çocuklarda alerjik reaksiyonların belirtilerini sıralayan Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Kalabalık ortamlara yine gireceğiz ama kışa göre şansımız var. Havalar daha sıcak, özellikle kalabalık ortama girdiğimiz zaman odaları havalandırmaya, çocukların dışarıda daha çok vakit geçirmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii dışarıda vakit geçirirken de mevsim itibariyle çayır, çimen, polen alerjilerine, gözlerde yaşarma, burun akıntısı, öksürük gibi semptomlara dikkat edilmesi gerekiyor. Daha önceden özellikle bilinen çayır, çimen, polen alerjisi varsa bu açıdan uyanık olmaları gerekiyor. Çocuklarda gözlerde yaşarma, devam eden burun akıntısı, burnunu eliyle silip burnun üzerinde böyle çizgi dediğimiz alerjik selam işareti yapma, onun dışında daha çok akciğer semptomlarıyla hızlı nefes alıp verme, hırıltı, hışıltı gibi semptomlarla gelebiliyor. Bunlar olduğu zaman tabii ki hemen doktora başvurmaları gerekiyor" dedi. "Sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor" Özellikle rotavirüs kaynaklı rahatsızlıkların kusma, ateş ve sık dışkılama şikayetleriyle ortaya çıkabileceği belirten Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Aslında salgına bu dönemde daha çok mevsimsel yine virüsler neden olabilecektir. Yine el yıkamaya dikkat edeceğiz. Kalabalık ortamlara dikkat edeceğiz. Sık sık odalarımızı havalandıracağız. Alerjik semptomlarımıza dikkat edeceğiz. Bir yere gideceksek yanımıza ateş düşürücümüzü, alerji şurubumuzu alacağız. Ek bir şeye de gerek yok bu aşamada. Mevsim itibariyle ishaller de çok arttı bu dönemde. Özellikle rotavirüsler belirgin olarak karşımıza çıkmakta. Bu rahatsızlık bol miktarda sulu dışkılama, kusma, ateşle gelebiliyor, bazen birkaç gün sürerken bazen bu 1-2 haftaya kadar uzayabiliyor. Bu dönemde sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor. Kusmaları tekrarlıyorsa doktora gelmeye dikkat etmek gerekiyor. Sık sık sıvı gıdalarla besleyip çocuğu susuz bırakmamak gerekiyor. Susuz kalan çocukta işte göz küreleri çöküyor, ağzımız kuruyor, cilt turgoru dediğimiz cildin nemlenmesi bozuluyor, çocuk uykuya eğilimli hale geliyor. Bu aşamada da ihmal etmemek gerekiyor" diye konuştu.