YEREL HABERLER - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:06

BİTLİS BELEDİYESİ KAR ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR

A
A
A
BİTLİS BELEDİYESİ KAR ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR

Bitlis Belediyesi 40 iş makinesi ve yükleyici ile karla mücadelesine gece ve gündüz devam ediyor.
Türkiye genelinde en çok kar yağışına maruz kalan Bitlis merkezinde Belediye karla mücadele çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Toplamda 40 araç ve 65 personel ile program dahilinde yol genişletme çalışmalarına ara vermeden devem eden ekipler, aşırı kar yağışından dolayı karları kamyonlara yükleyerek şehir merkezi dışına çıkartıyor.
Bitlis Belediyesi tarafından kurulan kriz masasına gelen şikayet ve öneriler doğrultusunda programlar belirlenip öncelik durumuna göre gece ve gündüz olmak üzere çalışmalar sürdürülüyor.
Vatandaşların yoğun olarak kullandığı yollarda da özellikle daha sakin saatler seçilerek yol açma ve genişletme çalışmaları yapılıyor.
Belediye ekipleri, dün akşam 2 kepçe ve 2 kamyon ile merkezde bulunan Fatiha yokuşunda yol genişletme çalışmalarını sürdürdü. Kurubulak semtinden alınan karlar kamyonlarla ya şehir dışına çıkartılıyor ya da dereye dökülüyor.
Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın, Belediye olarak karla mücadele de örnek bir çalışma sürdürdüklerini ifade etti.
Başkan Alaydın sözlerini şöyle sürdürdü: "Kışın en çetin geçtiği Bitlis’te önceden önlemlerimizi almıştık. Son 20 yılın en çok kar yağışına maruz kalacağını tahmin etmiyorduk. Yoğun ve ardı ardına yağan karlar sonucunda hemen çevre vilayetlerden ve Tarsus Belediyesinden iş makinelerini temin ettik. Toplamda 40 aracımızı karla mücadeleye ayırdık. Bu yıl toplamda 8 metre 25 santimetre ilimize toplam kar yağdı. Bunun anlamı afatlık bir Bitlis’in olduğuydu. Bunun için basın yoluyla tüm Türkiye’ye sesimizi
duyurmaya çalıştık".
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.
Adana Şehit annesi: "Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum bilmiyorum" Adana’da Kurban Bayramı’nın ilk günü şehit aileleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. 11 yıl önce şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç’un annesi Ayşe Oruç, bayramların kendileri için artık anlamını yitirdiğini belirterek, "Bayram mı evham mı hiç bilmiyorum. Evladım burada yatıyor. Bana bayram yok. Babası gitti, kendisi gitti. Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum hiç bilmiyorum. Acısı çok büyük" dedi. Kurban Bayramı’nın ilk gününde Adana’da şehit aileleri, Asri Mezarlığı’ndaki Garnizon Şehitliği’ni ziyaret etti. Türk bayraklarıyla donatılan kabirlere çiçek bırakan aileler, Kur’an-ı Kerim okuyup dua etti. 2015 yılında şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Muhammed Oruç’un annesi Ayşe Oruç, bayramların kendileri için artık anlamını yitirdiğini belirterek, "Bayram mı evham mı hiç bilmiyorum. Evladım burada yatıyor. Bana bayram yok. Babası gitti, kendisi gitti. Yaşıyor muyum yaşamıyor muyum hiç bilmiyorum. Acısı çok büyük, Allah kimseye göstermesin. Ben yüreğimdeki, ciğerimdeki acıdan başka bir şey düşünemiyorum. Her gün evde resimlerle yatıp, resimlerle kalkıyorum" dedi. "İçimiz yandı, pişti" Gaziantep ile Kilis arasında Akçakoyunlu bölgesinde 2016 yılında mayın imha çalışması sırasında meydana gelen patlamada şehit olan İstihkam Uzman Çavuş Burak Uçar’ın annesi Zeynep Uçar ise, her hafta evladının mezarına geldiğini anlatarak, "Bir bayram daha geldi, içimiz yanıyor. Tandırın içine ateş, çalı atarsın yanıyor, kızarıyor ya biz öyle olduk. İçimiz yandı, pişti" ifadelerini kullandı. "Biz birer ölüyüz" Mezarlığın artık kendileri için bir yaşam alanına dönüştüğünü söyleyen Uçar, "Biz birer ölüyüz, buraya gelip gidiyoruz. Yaşayan birer ölüyüz yani. Bizim için dünya bitti, hayat bitti. Bayramın gelmesi zaten hiçbir şey ifade etmiyor" dedi. Şehit yakınları, mezarlıkta çadır ve güvenlik talebinde de bulundu. Zeynep Uçar, daha önce mezarlık alanında bulunan şemsiyelerin kaldırıldığını belirterek, sıcak havada zorlandıklarını da söyledi. Şehit babası İbrahim Uçar, "Biz çadır istiyoruz, çadırsız olmaz. Eskiden burada çadır vardı, şu anda yok. Bu sıcakta böyle bekliyoruz. Çadır ve güvenlik istiyoruz" diye konuştu.
Konya Bayramda çocuklarda alerji ve salgın hastalıklara dikkat Kurban Bayramı tatilinde ailelere çocukların sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulunan uzmanlar, özellikle kalabalık alanlar, mevsimsel alerjiler ve salgın hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Bayram ziyaretleri ve tatil sürecinde kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulacağını ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, bulunulan ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini söyledi. Çocukların mümkün olduğunca açık havada vakit geçirmesinin gerektiğine değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, mevsim itibarıyla artan çayır, çimen ve polen alerjilerine karşı ailelerin dikkatli olması gerektiği belirtti. "Semptomlar geldiğinde doktora başvurmaları gerekiyor" Çocuklarda alerjik reaksiyonların belirtilerini sıralayan Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Kalabalık ortamlara yine gireceğiz ama kışa göre şansımız var. Havalar daha sıcak, özellikle kalabalık ortama girdiğimiz zaman odaları havalandırmaya, çocukların dışarıda daha çok vakit geçirmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii dışarıda vakit geçirirken de mevsim itibariyle çayır, çimen, polen alerjilerine, gözlerde yaşarma, burun akıntısı, öksürük gibi semptomlara dikkat edilmesi gerekiyor. Daha önceden özellikle bilinen çayır, çimen, polen alerjisi varsa bu açıdan uyanık olmaları gerekiyor. Çocuklarda gözlerde yaşarma, devam eden burun akıntısı, burnunu eliyle silip burnun üzerinde böyle çizgi dediğimiz alerjik selam işareti yapma, onun dışında daha çok akciğer semptomlarıyla hızlı nefes alıp verme, hırıltı, hışıltı gibi semptomlarla gelebiliyor. Bunlar olduğu zaman tabii ki hemen doktora başvurmaları gerekiyor" dedi. "Sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor" Özellikle rotavirüs kaynaklı rahatsızlıkların kusma, ateş ve sık dışkılama şikayetleriyle ortaya çıkabileceği belirten Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Aslında salgına bu dönemde daha çok mevsimsel yine virüsler neden olabilecektir. Yine el yıkamaya dikkat edeceğiz. Kalabalık ortamlara dikkat edeceğiz. Sık sık odalarımızı havalandıracağız. Alerjik semptomlarımıza dikkat edeceğiz. Bir yere gideceksek yanımıza ateş düşürücümüzü, alerji şurubumuzu alacağız. Ek bir şeye de gerek yok bu aşamada. Mevsim itibariyle ishaller de çok arttı bu dönemde. Özellikle rotavirüsler belirgin olarak karşımıza çıkmakta. Bu rahatsızlık bol miktarda sulu dışkılama, kusma, ateşle gelebiliyor, bazen birkaç gün sürerken bazen bu 1-2 haftaya kadar uzayabiliyor. Bu dönemde sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor. Kusmaları tekrarlıyorsa doktora gelmeye dikkat etmek gerekiyor. Sık sık sıvı gıdalarla besleyip çocuğu susuz bırakmamak gerekiyor. Susuz kalan çocukta işte göz küreleri çöküyor, ağzımız kuruyor, cilt turgoru dediğimiz cildin nemlenmesi bozuluyor, çocuk uykuya eğilimli hale geliyor. Bu aşamada da ihmal etmemek gerekiyor" diye konuştu.