YEREL HABERLER - 01 Mart 2012 Perşembe 10:31

EMEKLİ MADEN İŞÇİSİ 4. KİTABINI ÇIKARTTI

A
A
A
EMEKLİ MADEN İŞÇİSİ 4. KİTABINI ÇIKARTTI

Bartınlı emekli maden işçisi Çetin Asma, 4. kitabını çıkarttı. Bartın Belediyesi Kültür Yayınları tarafından bastırılan "Bartın Basın Tarihi" kitabı düzenlenen törenle tanıtıldı.
Tanıtım yemeğine; Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Belediye Başkanı Cemal Akın, Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Vahdet Yıldırım, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. 24 yıl Amasra Taşkömürleri İşletmesi’nde çalıştıktan sonra emekli olan Çetin Asma, "Bartın Su Tarihçesi ve Çeşmeleri", "Bartın’da Milli Bayramlar" ve "Çetin Asma ile Tarihe Yolculuk" isimli kitabının ardından "Bartın’da Yerel Basın" isimli kitabını da çıkarttı. 304 sayfadan oluşan Bartın Basın Tarihi kitabında 6 Eylül 1924 yılında yayına başlayan Bartın Memleket Gazetesi’nden başlayan çalışma 2012 yılına kadar Bartın’da yayınlanan gazeteler ile açılan televizyon ve dergileri kapsıyor. Yine çalışmada bu gazetelerin imtiyaz sahipleri, çalışanları, köşe yazarlarının isimleri de belirtiliyor. Bugüne kadar 20’ye yakın sergi açan, Yerel Televizyonlar Birliği tarafından "Bartın Halk Kahramanı" olarak seçilen, Türkiye’de 100 kişiye verilen "Halk Kahramanı Ödülü" alan Çetin Asma’nın kitabında ulusal basın temsilcilerinin de isimleri ve yaptığı bazı haberler yer aldı. Yemekte konuşan Çetin Asma, kitap yazmanın zor ve zahmetli bir iş olduğunu belirtti. Asma, "’Basın her gün tarih yazar’ diyerek başladığımız çalışmanın ürünü olan ’Bartın’da Yerel Basın’ isimli kitabımız belediye kültür yayınlarından çıktı. Bu kitabın tanıtım gecesinde burada bizlerle beraber heyecanımızı paylaştığınız için teşekkür ederim. Bildiğiniz üzere çok çeşitli konular içeren arşivlerim var. Bu arşivlerin içinde yılların birikimi olan yerel basın ile ilgili olanlar önemli yer tutuyordu. Belediye Başkanı Cemal Akın’ın teklifi ve desteği ile basın arşivlerimiz ve araştırmalarımızın yer aldığı bu kitap Bartın’da yayınlanmış ilk kitaptır. Eksiklerimiz ve hatalarımız olabilir. Ancak buradaki genç gazeteci arkadaşlarımıza bir rehber olan bu kitap, ileriki zamanlarda daha da genişletilerek genç gazeteci arkadaşlarımız tarafından yeniden hazırlanabilir. Elimdeki belge ve bilgiler ile her zaman destek olmaya hazırım" dedi.
Bartın Başkan Cemal Akın da, "Bartın’da ’Yerel Basın’ adlı kitabımız Çetin Asma tarafından elindeki arşivlerin kaybolmaması ile ilgili yerel basınımızı geleceğe taşımak ile ilgili çalışma yaptık. Bartın’daki ’yerel basın kaybolmasın’ diye Çetin Asma’nın kitabını bir sonraki döneme taşımış olduk. ’Bartın Kültür Yayınları’ adı altında daha öncede kitap çıkardık. Geçmişlerin geleceğe çevrilmesi konusunda çalışmaları olan her vatandaşımızın yanındayız" diye konuştu. Bartın Valisi İsa Küçük de Çetin Asma’ya teşekkür ederek şunları söyledi:
"Öncelikle yapılan çalışmadan dolayı teşekkür ederim. Az önce masadayken birkaç kitap daha yapılması konusunda söz aldık. Çetin Asma hedefinin 10 kitap olduğunu söyledi. Bartın bunu hak ediyor. Çetin Asma’dan bir söz daha aldım. Bartın’a bir ’Çetin Asma Kütüphanesi’ arşivinin yaşayan ve gelecek kuşaklarla paylaşması çok önemlidir."
Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan da, kitap yazmanın zor bir olduğunu söyleyerek, "Yerel basını hafızasına alan bir tanıtım kitabının programındayız. Kitap yazmak, kitap hazırlamak gerçekten zor bir iştir. Bazen sayfalarca yazı yazmak istersiniz fakat birkaç satır yazamadan kalktığınız anlar olur. Kitabın gün yüzüne çıkması gerçekten önemlidir. Emeği geçenlere saygılarımı sunuyorum" dedi.
Konuşmaların ardından Bartın Valisi İsa Küçük ve Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, Çetin Asma’ya tel kırma işlemeden oluşan ve 4 kitabının kapağının yer aldığı bir tabloyu Çetin Asma’ya hediye etti. Daha sonra protokol üyeleri tarafından yemeğe katılanlara kitap dağıtıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da Leyla davası 11 Haziran tarihine ertelendi Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla’nın ölümüne ilişkin görülen davada duruşma 11 Haziran tarihine ertelendi. Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra dere kenarında ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi, verilen beraat kararlarını bozmuştu. Bozma ilamı doğrultusunda yürütülen yargılamada, ilk celsede sanık amca tutuklanmıştı. Duruşma sonunda Sanık Yusuf Aydemir hakkında kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği kanaatine varılarak, kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilirken Türkiye’ye dönen anne Şükran Aydemir’in yeniden dinlenmesine, bir sonraki celsede dinlenmesine karar verildi. Tanık AFAD personeli Ahmet Erdoğan; "Olaydan önce de sonra da burada değildim, Ardahan’daydım. İfademde her şey mevcut. Olayla yakından ya da uzaktan herhangi bir alakam yoktur. Ses kaydındaki kişinin ben olmadığını özellikle belirtmek isterim. Muhammed Erdoğan kurumdan arkadaşımdır, aynı odada kalıyorduk ve aramızda herhangi bir husumet bulunmamaktadır. Ses kaydındaki konuşmalar bana ait değildir. ‘Ses çıkarmayın, öldürür’ diyen kişi de ben değilim. Sohbet esnasında, belki gerçekler ortaya çıkar düşüncesiyle konuşmalar yapılmış olabilir. Olayla ilgili bildiğim bir şey yoktur, aileyi de tanımıyorum." dedi. Yusuf Aydemir’in oğlu Umeyir Aydemir ise "Babam için geldim. Soruları cevaplayarak ona yardımcı olmak istiyorum. Olayın yaşandığı zamanı hatırlamıyorum, çünkü o dönem 3 yaşındaydım. Bana kimse bir şey söylemem ya da konuşmam için baskı yapmadı. Evimizde de Leyla ile ilgili herhangi bir konuşma geçmedi" dedi. Tutuklu sanık Yusuf Aydemir ise "Çobanın bahsettiği olayda, Leyla’nın bulunduğunu söyledikleri yerin yukarısına doğru gidiyordum. Çobanın evinin oradan çıkınca Serhat isimli bir çocuğu aldım traktöre. Baktığımda herkesin aşağıya doğru gittiğini gördüm. Jandarmaya ‘sağ mı’ diye sordum, bana ‘ölmüş’ dediler. Ben ise o sırada sağ olduğunu sanıyordum. Telefon meselesine gelince, üzerinden yaklaşık 8 yıl geçtiği için tam hatırlamıyorum. O dönemde Ağrı’ya gelmiştim, telefonum bozulmuştu ve tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum." şeklinde ifade verdi. Diğer sanıklar Ayşe Artam, Besim Sürdün, Hatun Dursun ve Yıldırım Artam ise mağdur olduklarını söylediler. Mehmet Ali Aydemir ifadesinde "18 ay cezaevinde kaldım, suçsuz yere yattım. Adalet istiyorum, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Musa Aydemir ise duruşmaya katılmadı. Duruşma sonunda Sanık Yusuf Aydemir hakkında kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği kanaatine varılarak, kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Türkiye’ye dönen anne Şükran Aydemir’in yeniden dinlenmesine, bir sonraki celsede dinlenmesine karar verildi.