YEREL HABERLER - 05 Mart 2012 Pazartesi 12:05

AYDIN’DA HAMİLELER NEY İLE NORMAL DOĞUMA HAZIRLANIYOR

A
A
A
AYDIN’DA HAMİLELER NEY İLE NORMAL DOĞUMA HAZIRLANIYOR

Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Sağlık Bakanlığı’nın politikaları doğrultunda hamile bayanlara ve baba adaylarına yönelik ilginç bir çalışma başlattı. Ülke genelinde pek çok anne adayının doğum sancısı korkusu ile normal doğum yerine, sağlık açısından tavsiye edilmeyen sezaryenle doğumu tercih etmesi nedeniyle Aydın’da Doğuma Hazırlık ve Eğitim Sınıfı oluşturuldu. Uzman ekipler tarafından doğum ve rahatlama eğitimi alan anne adayları dalga adı verilen doğum sancı geldiğinde ney müziği ve kendilerine öğretilen nefes egzersizleri ve çeşitli taktiklere rahatlıyorlar. Eğitimi oldukça faydalı bulan hamile adayları ise, derslere katıldıktan sonra hamileliğe bağlı pek çok sıkıntıdan kurtulduklarını belirttiler.
Aydın’da geçen yıl hizmete açılan Bebek Dostu Hastane unvanına sahip Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, sağlık hizmetlerinin yanında anne ve baba adaylarına ‘Doğuma Hazırlık Eğitimi’ vermeye başladı. Bu konuda eğitim görmüş uzman ekipler tarafından hamileliğin ilk aylarından itibaren isteyen her anne-baba adayının ücretsiz olarak eğitim gördüğü Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Doğuma Hazırlık Sınıfı, anne adaylarının hem bilinçlendiği hem de rahatladığı bir ortam haline geldi. Gebeliğin oluşumu ve doğuma hazırlık ilkelerinden, gebelikte beslenme, gebelikte karşılaşılan problemler, gebelikte değişen psikolojik durum ve cinsel yaşam, annelik ve babalık psikolojisi, bebek bakım ve emzirmeye kadar pek çok konuda eğitimin verildiği hastanede, anne adayları ney ile normal doğuma hazırlanıyor.
“NORMAL DOĞUM EN SAĞLIKLI OLANI”
Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı araştırmalara göre halen doğum sancısı korkusu nedeniyle sezaryen ile doğum yapanların sayısının küçümsenmeyecek oranda olduğu ve bunun da sağlıklı olmadığını belirten Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Başhemşiresi Semra Diribaş, anne adaylarının doğal olarak doğum yapmalarını tavsiye ettiklerini söyledi. Bunun yanında toplumdaki yaşam tarzının ataerkil aileden çekirdek aileye geçmesi nedeniyle pek çok anne ve baba adayının çocukları olduğunda ne yapacaklarını bilmediğini ve doğru bilinen pek çok yanlışın da bu eğitimlerle önüne geçildiğini kaydedildi. Hamileliğin anne ve baba adaylarını hem duygusal olarak hem de yaşam tarzı bakımından değiştirdiğini yaşanan sorunların da eğitimle çözüldüğünü belirten Diribaş, Doğuma Hazırlık Sınıfı’nda verilen eğitimlere dünyanın en güzel duygusu olan anne-baba olmanın sıkıntıdan uzaklaşıp keyfe dönüştüğünü söyledi. Bayanların doğum sancısı korkusu ile normal doğum yerine sezaryeni tercih etmesinin son derece yanlış olduğunu da belirten Başhemşire Semra Diribaş, “Her şeyin doğal olanı sağlıklıdır. Bizler anne adaylarına doğal olan normal doğumu tercih etmelerini tavsiye ediyoruz. Bunu yaparken de doğum sancıları ile nasıl baş edilebileceğini, hatta annelik duygusunun bir göstergesi olan bu sancının nasıl keyfe dönüşeceğini öğretiyoruz. Eğitimlerimiz sonunda anne adayları doğum korkusunu yenip, varsa sezaryen düşüncesi bundan da vazgeçiyor” dedi.
Eğitimlerin çok faydasını gördüklerini ve eğitimler sonucu rahatladıklarını belirten hamilelerden Serpil Gölşat ve Berna Güleçoğlu, uygulamadan dolayı hastane yönetimine teşekkür ettiler.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.