YEREL HABERLER - 07 Mart 2012 Çarşamba 16:14

İLKADIM BELEDİYESİ YENİ ARAÇLARINI TANITTI

A
A
A
İLKADIM BELEDİYESİ YENİ ARAÇLARINI TANITTI

Halka etkin ve kaliteli hizmet sunmak amacıyla araç filosunu güçlendiren İlkadım Belediyesi, belediye bünyesine kattığı 13 hizmet aracını kamuoyuna tanıttı.
Çatalarmut Mahallesi Fen İşleri Şantiyesi’nde yeni alınan hizmet araçları için kurban kesildikten sonra şehir turu yapıldı. Şantiyeden hareket eden ederek Anadolu, Zeytinlik, Hastane ve Cedit Mahalleleri, 100. Yıl Bulvarı, 56’lar, Atatürk Bulvarı güzergahlarında şehir turu atan yeni araç filosunun son durağı Cumhuriyet Meydanı oldu. Coşkulu bir kalabalığın doldurduğu Cumhuriyet Meydanı’ndaki yeni alınan araçların halka tanıtılması programına, MHP Samsun İl Başkanı Abdullah Karapıçak, MHP İlkadım İlçe Başkanı Köksal Şimşek, İlkadım MHP Meclis Üyeleri, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, mahalle muhtarları, dernek başkanları, partililer, belediye çalışanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Parasız hizmet yapmanın mümkün olmadığını, halktan alınan vergi payları ile hizmet yaptıklarını anlatan İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, araç filosuna dahil ettikleri 13 yeni hizmet araçlarının İller Bankası’ndan alınan kredilerle karşılandığını söyledi.
Kendi döneminde İlkadım Belediyesi’ne miktar ve değer olarak rekor sayıda araç kazandırdıklarını ifade eden Başkan Necattin Demirtaş, toplam maliyeti 2 milyon 647 bin TL’ye 1 adet Amman marka silindir, 1 adet kargo 3232 C sathi asfalt kaplama aracı, 1 adet Komatsu marka greyder, 2 adet Azura temizlik aracı, 4 adet Mercedes marka sulama tankeri, 4 adet Mercedes marka damperli yük kamyonu aldıklarını kaydetti.
2010 yılında "5 yılda 25 milyon tasarruf" sloganıyla 18 adet çöp kamyonu ile 20 hizmet aracı aldıklarını hatırlatan Başkan Demirtaş, 2009-2010 yıllarını toparlanma, 2011 yılını atılım, 2012 yılını ise hizmette altın yıl olarak değerlendirdi. Mayıs ayı itibariyle yol ve asfalt çalışmalarında 120 sokağa aynı anda gireceklerini söyleyen Demirtaş, "Yol ve asfalt çalışmalarında Türkiye’ye model olacak bir çalışma içersine gireceğiz. Bu yıl özellikle yol ve kaldırım çalışmalarına büyük bir ivme kazandıracağız. Cadde ve sokakları ile İlkadım ilçemiz hizmette şantiyeye alanı olacak" dedi.
2012 yılı itibariyle Fen İşleri Müdürlüğü’nün yatırım bütçesinin 37 milyon lira olduğuna dikkat çeken Demirtaş, şöyle konuştu: "Göreve başladığım 2009 yılında belediyemizin genel bütçesi 40 milyon liraydı. 2012 yılı bütçesinde sadece Fen İşleri Müdürlüğümüzün yatırım bütçesi 37 milyon liradır. Yani 2012 yılında 20 milyon liranın üzerinde asfalt ve yol çalışması yapacağız."
Konuşmanın ardından Başkan Demirtaş, yeni alınan araçlara binerek deneme sürüşü yaptı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da çiftçiler meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan korudu Iğdır’da çiftçiler dumanlama yöntemi uygulayarak meyve ağaçlarını zirai don riskine karşı korudu. Iğdır’da etkisini artıran soğuk hava ve gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar, çiftçileri harekete geçirdi. Meyve ağaçlarını zirai don tehlikesinden korumak isteyen üreticiler, gece boyunca bahçelerinde kalarak çeşitli önlemler alıyor. Özellikle kayısı üreticileri, don riskinin en yüksek olduğu 02.00 ile 06.00 saatleri arasında bahçelere yerleştirilen saman balyalarını yakarak "dumanlama yöntemi" uyguluyor. Oluşan yoğun dumanın, bahçede ısı kaybını azaltarak ağaçların don olayından etkilenmesini önlediği belirtiliyor. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem sayesinde üreticiler, çiçeklenme dönemindeki ağaçlarını koruyarak muhtemel ürün kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. Meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan koruyan Töbet Turan meteoroloji sürekli takip ettiklerini belirterek, "Biz meyve ağaçlarıyla ilgilendiğimiz için hava durumunu meteorolojiden sürekli takip ediyoruz. Meteoroloji verilerine baktığımızda, son iki gün gece saat 02.00 ile sabah 06.00 arasında hava sıcaklığının -3 dereceye kadar düşeceğini gördük. Bu nedenle, daha önce babalarımızla birlikte uyguladığımız dumanlama yöntemini kendi meyve bahçemizde de uyguladık" dedi. Dumanlama yöntemi ile ağaçlarını soğuktan koruduklarını söyleyen Turan, "Yaklaşık 300 adet saman balyası getirdik. İlk gün 100 tanesini bahçeye dağıttık. Bahçede yaklaşık 500’e yakın anjelik ve kiraz ağacı bulunuyor. Gece saat 02.00’de samanları yaktık ve sabah 06.00’ya kadar başında bekledik. Duman tüm bahçeyi kapladı. Saat 06.00’dan sonra evimize gittik. Allah’ın izniyle şu ana kadar yaptığımız kontrollerde herhangi bir zarar görünmüyor" diye konuştu. Dumanlama sisteminin eski bir yöntem olduğunu dile getiren Turan, "Samanlar tamamen yandığında bahçede adeta bir bulut tabakası oluşuyor. Bu duman, ağaçların hem içinde hem de üstünde yoğunlaşıyor. Oluşan bu tabaka, soğuğu kesip kırıyor ve ortam sıcaklığını yaklaşık 3-4 derece artırıyor. Zaten bahçenin içine girildiğinde bu sıcaklık farkı açıkça hissedilebiliyor. Bilindiği gibi soğuk hava genellikle aşağıda birikir. Daha yukarıda, yaklaşık 7-8 metre yükseklikte hava daha ılıktır. Biz alttan verdiğimiz sıcaklıkla üstteki sıcak havayı buluşturuyoruz. Bu birleşme sayesinde bahçenin genel sıcaklığı 3-5 derece kadar artıyor ve don riski önemli ölçüde azaltılıyor" dedi.
Adana Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı. Yaşam kalitesini düşürüyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi. Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu. Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.