YEREL HABERLER - 08 Mart 2012 Perşembe 10:41

KADINLAR 36 YIL SONRA HATIRLANDI

A
A
A
KADINLAR 36 YIL SONRA HATIRLANDI

Aydınlı ressam Eşref Gülpınar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kendi yazıp yorumladığı “Kadınlarımız” adlı şarkıyı kadınlara hediye etti. Gürpınar’ın kadınlar için yaptığı şarkının 36 yıl önce Neco tarafından yapılan kadın şarkısının ardından ilk eser olduğu belirtildi.
Aydınlı ressam Eşref Gürpınar, hobi olarak uğraştığı müzikte uzun sürenin ardından bir ilke imza attı. 36 yıl aradan sonra kadınlar için bir şarkı hazırlayan Gürpınar, kendisini yazıp yorumladığı “Kadınlarımız” isimli şarkısına amatörce bir klip hazırladı.
Eserini 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için özel olarak hazırladığını ifade eden Eşref Gülpınar, “Neco tarafından bundan tam 36 yıl önce 1976 yılında müzik piyasasına çıkan ve kadınlarla özgü olan ‘Onlar’ isimli şarkıdan sonra bugüne kadınlarla ilgili bir şarkı yazılmamış yapılmamış. Varsa da ben duymadım” dedi.
Aşk ve sevgi üzerine binlerce şarkı yazıldığını belirten Eşref Gülpınar, “Her zaman kadının toplumdaki yeri ve önemi üzerine pek çok sözler söylenmiş, filmler yapılmış, kitaplar yazılmıştır. Ama çok ilginçtir ki, 36 yıldır Türkiye’de bir şarkı yazılmamış. Ben bu konunun işlenmesinin gerektiğine inandım ve bu düşünceden yola çıkarak böyle bir şarkı için 8 Mart’ta özel amatör bir klip hazırladım. Eserimin profesyonel bir sanatçı tarafından yorumlanıp müzik dünyasına kalmasını diliyorum” diye konuştu.
KLİPTE KADINLARAYER VERDİ
Hazırladığı klipte Türkiye’nin simge haline gelen kadınlarına yer verdiğini kaydeden Gürpınar, şöyle konuştu: “ Şarkıya yaptığım acizane klipte, Ulu Önder Atatürk ve annesi, Kurtuluş Savaşı’nın kahraman Türk kadınları, kadın ve şiddet, töre ve kadın, siyaset ve kadın, anne, başarılı, mücadeleci, güzel, sadakatli, fedakarlığı simgeleyen vefa örneği kadınlar, sanat ve kadınlar, Türkiye ve bayrak sevgisi, tarihte Türk kadınına yer verdim. Bugüne kadar resimle ilgili pek çok eser bıraktığıma inanıyorum. Müzikte ilgili de bir eser bırakmak isterim ama o kadar kolay değil diye düşünüyorum” diye konuştu.
İşte o şarkının sözleri:
KADINLARIMIZ
Dünyaya getiren sevgiyle büyüten, başımızın tacı gönül ilacı
Ekmeğinde aşında kötü günde başında, ağlasan göz yaşında Kadınlarımız
Doğudan batıya güneyden kuzeye hepimizin Türkiye bu vatan bizim
Varolsun var olacak yarınlarımız kadınlarımız, kadınlarımız yarınlarımız
Yaşasın aydınlık Türkiye sevdamız kalplerde yaşasın kadınlarımız
Yetiştirip büyüttüğün onca nesil’in, yarının mimarları senin eserin
Ailenin çiçeği yuvaların meleği, sevgi dolu yüreği Kadınlarımız
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da çiftçiler meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan korudu Iğdır’da çiftçiler dumanlama yöntemi uygulayarak meyve ağaçlarını zirai don riskine karşı korudu. Iğdır’da etkisini artıran soğuk hava ve gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar, çiftçileri harekete geçirdi. Meyve ağaçlarını zirai don tehlikesinden korumak isteyen üreticiler, gece boyunca bahçelerinde kalarak çeşitli önlemler alıyor. Özellikle kayısı üreticileri, don riskinin en yüksek olduğu 02.00 ile 06.00 saatleri arasında bahçelere yerleştirilen saman balyalarını yakarak "dumanlama yöntemi" uyguluyor. Oluşan yoğun dumanın, bahçede ısı kaybını azaltarak ağaçların don olayından etkilenmesini önlediği belirtiliyor. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem sayesinde üreticiler, çiçeklenme dönemindeki ağaçlarını koruyarak muhtemel ürün kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. Meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan koruyan Töbet Turan meteoroloji sürekli takip ettiklerini belirterek, "Biz meyve ağaçlarıyla ilgilendiğimiz için hava durumunu meteorolojiden sürekli takip ediyoruz. Meteoroloji verilerine baktığımızda, son iki gün gece saat 02.00 ile sabah 06.00 arasında hava sıcaklığının -3 dereceye kadar düşeceğini gördük. Bu nedenle, daha önce babalarımızla birlikte uyguladığımız dumanlama yöntemini kendi meyve bahçemizde de uyguladık" dedi. Dumanlama yöntemi ile ağaçlarını soğuktan koruduklarını söyleyen Turan, "Yaklaşık 300 adet saman balyası getirdik. İlk gün 100 tanesini bahçeye dağıttık. Bahçede yaklaşık 500’e yakın anjelik ve kiraz ağacı bulunuyor. Gece saat 02.00’de samanları yaktık ve sabah 06.00’ya kadar başında bekledik. Duman tüm bahçeyi kapladı. Saat 06.00’dan sonra evimize gittik. Allah’ın izniyle şu ana kadar yaptığımız kontrollerde herhangi bir zarar görünmüyor" diye konuştu. Dumanlama sisteminin eski bir yöntem olduğunu dile getiren Turan, "Samanlar tamamen yandığında bahçede adeta bir bulut tabakası oluşuyor. Bu duman, ağaçların hem içinde hem de üstünde yoğunlaşıyor. Oluşan bu tabaka, soğuğu kesip kırıyor ve ortam sıcaklığını yaklaşık 3-4 derece artırıyor. Zaten bahçenin içine girildiğinde bu sıcaklık farkı açıkça hissedilebiliyor. Bilindiği gibi soğuk hava genellikle aşağıda birikir. Daha yukarıda, yaklaşık 7-8 metre yükseklikte hava daha ılıktır. Biz alttan verdiğimiz sıcaklıkla üstteki sıcak havayı buluşturuyoruz. Bu birleşme sayesinde bahçenin genel sıcaklığı 3-5 derece kadar artıyor ve don riski önemli ölçüde azaltılıyor" dedi.
Adana Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı. Yaşam kalitesini düşürüyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi. Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu. Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.