YEREL HABERLER - 09 Mart 2012 Cuma 10:46

ÜNLÜ MANKEN TUĞBA ALTINTOP AS MERKEZ`DE KÖFTE MOLASI VERDİ

A
A
A
ÜNLÜ MANKEN TUĞBA ALTINTOP AS MERKEZ`DE KÖFTE MOLASI VERDİ

Bursa’daki bir televizyon kanalında program yapacak olan ünlü manken Tuğba Altıntop, As Merkez’de köfte molası verdi.
Ünlü manken Tuğba Altıntop, yerel bir televizyon kanalındaki programı için Bursa’ya geldi. Hayli heyecanlı olduğu gözlenenen Altıntop, ekibiyle birlikte As Merkez Outlet’te köfte molası verdi. Tuğba Altıntop, Bursa’nın kendisi için her zaman farklı olduğunu belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak 350 milyon yıllık Gökgöl Mağarası’na ziyaretçi rekoru Türkiye’nin en uzun onuncu mağarası olan 350 milyon yıllık doğa harikası Gökgöl Mağarası, ziyaretçi akınına uğruyor. Zonguldak İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, Gökgöl Mağarası’nın son 25 yılın en yüksek ziyaretçi rakamına ulaştığını belirterek, "Bu yıl 90 bin misafirimizi ağırladık, 2026 hedefimiz 125 bin barajını aşmak" dedi. Zonguldak-Ankara karayolu üzerinde bulunan ve 2021 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından modern bir çehreye kavuşan Gökgöl Mağarası, bölge turizminin lokomotifi olmaya devam ediyor. 875 metrelik yürüyüş parkuru, içinden geçen deresi ve etkileyici damlataş oluşumlarıyla dikkat çeken "Yaşayan Mağara", hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Zonguldak turizminin parlayan yıldızı Gökgöl Mağarası, pandemi sonrası dönemde yakaladığı ivmeyle rekorları altüst ediyor. Şehrin tanıtımına doğrudan katkı sağlayan mağara, sadece bir doğa harikası olarak değil, aynı zamanda şifa arayanların da rotası haline geldi. "90 bin ziyaretçiyle dev bir sıçrama yaptık" Ziyaretçi verilerini paylaşan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, artışın tesadüf olmadığını vurgulayarak şöyle dedi: "Yıllardır Zonguldak’ı ziyaret eden insan sayısının artması hem esnafımız hem vatandaşlarımız için olumlu bir tablo yansıtmakta. Tadilat ve pandemi sonrasındaki dönemde ziyaretçi sayılarımız 30 bin, 45 bin ve 60 bin baremlerini aşarak bu yıl 90 bin rakamına ulaştı. Bu, son 20-25 yılın en büyük rakamıdır. Gökgöl, kendi tanıtımını kendisi yapan bir lokasyon; çünkü her gelen buradan mutlu hatıralarla ayrılıyor." 2026 hedefi 125 bin ziyaretçi Gelecek vizyonunu "Hedefimiz çok büyük" diyerek özetleyen Karayılmaz, turizm rotalarının değiştiğine dikkat çekerek şöyle dedi: "Valimizin liderliğinde Türkiye’nin birçok fuarına giderek tanıtımlar yapıyoruz. Bu çalışmalar meyvesini verdi; ulusal tur şirketleri artık Karabük ve Amasra rotalarına Zonguldak’ı da eklediler. Hafta sonları mağarada adım atacak yer olmuyor. Personelimiz sadece Pazartesi günleri dinlenebiliyor. Özellikle 10 günlük bayram tatillerinde 9-10 bin kişilik akınlar yaşıyoruz. Bu motivasyonla 2026 yılında 125 bin rakamını geçmeyi hedefliyoruz." Solunum hastaları için doğal rehabilitasyon merkezi Mağaranın mikroklima özelliğinin sağlık turizmine katkısını anlatan Karayılmaz, şu detayları paylaştı: "Mağaramız yazın serin, kışın sıcak olan çok enteresan bir ortama sahip. Solunum sistemi rahatsızlığı olan insanlar burada vakit geçirdiklerinde kendilerine iyi geldiğini ifade ediyorlar. Özellikle yaşlı hastalarımız, girişten sonraki ilk 100 metrede bulunan salonumuzda oturup dinlenerek vakit geçiriyorlar. Bu sağlık faktörü de ziyaretçi sayımızın artışında ciddi bir etken." "Sarkıtların her biri bir sanat eseri" Mağarayı ailesiyle birlikte ziyaret eden Hümeyra Feyzanur Kök, yer altındaki bu büyüleyici atmosferi şu sözlerle tarif etti: "Sarkıtların her biri Allah’ın eşsiz birer sanat eseri gibi. Damlaların akışını izlemek ve bu huzurlu atmosferde yürümek gerçekten etkileyici. Buraya ikinci gelişim ama şehirden ayrılmadan önce bir kez daha görmek istedim. Burası sadece bir mağara değil, ruhun dinlendiği bir yer. Herkese tavsiye ediyorum."
İstanbul Zeynep Sönmez: "Rüya gibi bir turnuva geçirdim" Avustralya Açık’ta 3. tura kadar yükselen milli tenisçi Zeynep Sönmez, "Benim için de çok güzel bir deneyim oldu. Rüya gibi bir turnuva geçirdim" dedi. D Smart’ta yayınlanan Spor Ajansı programına canlı bağlantıyla katılan milli tenisçi Zeynep Sönmez, 3. tura kadar yükseldiği Avustralya Açık Turnuvası’nın ardından duygularını ve hedeflerini anlattı. Turnuvayı rüya gibi geçirdiğini ifade eden Sönmez, "Benim için de çok güzel bir deneyim oldu. Yıla böyle başlamak çok güzeldi, atmosfer çok güzeldi. Rüya gibi bir turnuva geçirdim diyebilirim. O yüzden çok mutluyum" cümlelerine yer verdi. "Her maçın kendi hikayesi var" İlk turda dünya çapında önemli bir rakibi olan 11. sıradaki Ekaterina Alexandrova’yı mağlup etmesini değerlendiren milli tenisçi, "Daha önce oynadığım bir oyuncuydu. O yüzden biraz tanıyordum kendisini. Çok da iyi bir oyuncu. Onunla kortta olabilmek çok güzeldi. Her maçın kendi hikayesi var. O yüzden bir önceki oynadığımız maçtan tecrübelerimi aldım ve yapmam gerekenler, yapmamam gerekenleri daha net biliyordum. İyi bir maçtı, çok çekişmeli bir maçtı" diye konuştu. Sönmez, turnuvada maç sırasında fenalaşan top toplayıcı kıza yardım etmesi ile ilgili de, "Avustralya o gün çok sıcaktı. Olay benim kortumda yaşandı. Ayrıca benim tarafımdaydı o top toplayıcı da. Kim benim yerimde olsa aynı şeyi yapacağını düşünüyorum. Orada kendini çok da iyi hissetmediğini gördüm, ayakta duramıyordu. Kenara doğru yürürken tamamen bayıldı. Sonra oturttuk şu an gayet iyi" ifadelerini kullandı. "Enerji çok güzeldi benim için" Putintseva ile 3. turda oynadığı maçı kaybetmesine rağmen ayakta alkışlanan ve o maçtaki atmosfer üzerine gelen soruya da yanıt veren Zeynep Sönmez, "Çok güzel bir atmosfer vardı benim için. Putintseva için de zorlu bir atmosfer olduğunun hepimiz farkındaydık. Ben onun davranışları için konuşamam. Bu benim için doğru olmaz. Kendi açımdan mükemmel atmosfer vardı. Çok keyif aldım. Hiç kendimi yalnız hissetmedim. Gerçekten enerji çok güzeldi benim için" değerlendirmesinde bulundu. Maç sonrasında rakibiyle soyunma odasında karşılaştıklarını belirten Sönmez, "Putintseva ile maçtan sonra soyunma odasında görüştük, yani denk geldik ve bana ’Çok iyi oynadın. Bence çok yakın zamanda çok daha yüksek yerlere geleceksin. Senle oynarken çok zorlandım’ gibi bir yorum yaptı. Ben de teşekkür ettim" dedi. "Sporcu olmak tam zamanlı bir iş" Yoğun turnuva temposu nedeniyle Türkiye’ye çok sık gelemediğini ifade eden Zeynep Sönmez, "Çok az Türkiye’ye gidebiliyorum maalesef. Hem maalesef hem de işimi yapabildiğim için mutluyum. İkisi beraber çok dolu geçiyor. Genelde erken yatmam ve erken kalkmam gerekiyor. Beslenmeme dikkat etmen gerekiyor. Dinlenmem de antrenman kadar önemli çünkü her şey bir bütün aslında. Hepsine dikkat ederek hareket etmeye çalışıyorum. Çoğu zaman seyahat ediyorum. Bol su tüketimine dikkat ediyorum. Vücudumun da ödem yapmaması için dikkat ediyorum. Aslında sporcu olmak tam zamanlı bir iş. Her şeye dikkat etmeniz vücudunuza zihninize iyi bakmanız gerekiyor. Çünkü seyahat ettikten sonra da yorgun olsak da dinlenme şansımız olmuyor. Hep performans sergilemek zorundayız. O yüzden sağlığıma ekstra dikkat etmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. Tenisin zorluk derecesine de değinen milli sporcu, şunları söyledi: "Tenisin kendi içinde bir sürü zorluğu var. Diğer sporlar hakkında konuşursam doğru olmaz. Çünkü içeride neler olduğunu bilemiyorum ama kesinlikle tenis kolay sporlardan biri diyemem. En zor sporlardan biri bence." "Favori zeminim sert kort" Zemin tercihi sorusuna da yanıt veren Sönmez, sert kortun kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Sönmez, "Çimde oynamayı seviyorum ama bence favori zeminim sert kort. Çünkü sert kortta büyüdüm. İstanbul’da genelde antrenmanlarımı küçükken hep sert kortta yapıyordum. O yüzden en alışık olduğum kort sert zemin" açıklamasını yaptı. Maç öncesi rutinlerinden de bahseden milli sporcu, özel totemlerinin olmadığını söyledi. Zeynep, "Totemlerim yok. Müzik dinlerim, ısınırım. Böyle rahat rahat uzun uzun ısınmayı tercih ederim" diye konuştu. "Yılın ilk hedefi olarak ilk 100’e geri dönmek istiyordum" İlk 100’e yeniden girmenin kariyerine katkısını da anlatan Zeynep Sönmez, "İlk 100’e girmemin şöyle bir katkısı var. Bazı turnuvalarda ana tablo hakkı oluyor. Bu güzel bir şey. Yılın ilk hedefi olarak ilk 100’e geri dönmek istiyordum. Bunu başarmış olduk. Şimdiki hedef en yüksek sıralamamın üstüne çıkmak ama genel olarak benim hep dediğim bir şey var kortta olmaktan keyif almak istiyorum" Yakın dönem turnuva planını da paylaşan milli tenisçi, "Büyük ihtimal Abu Dabi olacak. O olmazsa da Doha olacak. En son oynadığım turnuvadan daha iyi oynamak istiyorum" dedi. Genç sporculara da mesaj gönderen Sönmez, "Kesinlikle bol bol keyif alsınlar kortta olmaktan. Sonuçtan bağımsız eğlenmeye çalışsınlar. Kendilerinin en iyi versiyonu olmaya çalışsınlar. Kesinlikle pes etmesinler. Hayalleri varsa onların peşinden gitsinler. Kendilerine inansınlar" ifadelerini kullandı. "Zihnine hükmeden bedenine de hükmeder" Zeynep Sönmez, son olarak kitap okuma konusundaki motivasyonunu şu sözlerle anlattı: "Okuduğum bir kitap vardı. Orada altını çizdiğim bir kaç yer vardı. Maçta bana yardımcı olabileceğini düşündüm. Altını çizdiğim yerleri okudum ve ben hep şunu söylerim; ’Zihnine hükmeden bedenine de hükmeder’ Mümkün olduğunca zihinsel olarak da psikolojik olarak da yaşayacağım şeylere kendimi hazırlıyorum."
İstanbul Fırat Life Style, 10 milyar dolarlık hacmi geride bıraktı İnşaat, sanayi, gıda, lojistik, enerji, bilişim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Fırat Life Style, bugüne kadar ulaştığı üretim gücünü, yatırım büyüklüğünü ve 2026 projelerini düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Türkiye’de ve yurt dışında hayata geçirdiği projelerle bugüne kadar 32 bin bağımsız bölüm teslim eden Fırat Life Style, konut, ofis ve ticari alanlar dahil 36 binin üzerinde gayrimenkul ürettiğini duyurdu. 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyetlerini sürdüren şirket, ilk basın toplantısında üretim gücünü ve yeni projelerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket; konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de ve yurt dışında üstlendiği taahhüt projeleriyle faaliyet alanını genişletme misyonunu sürdürüyor. Bugüne kadar 48 projeyi tamamladığı öğrenilen şirket, 2026 yılında 9 yeni proje için de somut adımlarını attı. Bugüne kadar 48 projeyi tamamlayan şirket, halihazırda 13 projede inşaat faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi. 2026 yılı itibarıyla planlanmış 9 yeni projeye daha başlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemde yaklaşık 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatını başlatmayı planlıyor. Konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli taahhüt projeleriyle de faaliyet alanını genişletmeyi hedefleyen Fırat Life Style, yurt dışında Irak Merkez Bankası’nın inşaatını ve Özbekistan’da Bağımsızlık Anıtı gibi kamu niteliği yüksek projeleri hayata geçirirken; Türkiye’de ise Hatay, Adıyaman ve İzmir’de deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yürüttüğünü duyurdu. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 9 bin 500 deprem konutunun inşaatını gerçekleştiren grup, bugün itibarıyla 6 bin 500 konutu da teslim etmiş durumda. Kalan 3 bin konutun ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. Deprem bölgesinin kültürel dokusu korunarak inşa ediliyor Deprem bölgelerindeki projelerde cami, okul, müze ve çeşitli kamusal yapıların inşası da eş zamanlı olarak sürdürülürken, Hatay özelindeki çalışmalarda kültürel dokunun korunması şirketin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Aynı zamanda farklı bölgelerde altyapı inşaatları ve kamuya yönelik projelerde de faaliyet gösteren şirket, bu çok yönlü üretim yaklaşımıyla yüksek hacimli ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesi ortaya koymayı hedefliyor. Gayrimenkulde çok markalı üretim modeli Fırat Life Style’ın gayrimenkul yatırımlarını tek tip projeler yerine farklı hedef kitlelere yönelik çok markalı bir yapı altında geliştirdiği bildirildi. Ulaşılabilir konuttan üst segmente uzanan projelerin, her biri kendi konsepti ve fiyatlama modeliyle hayata geçirildiği belirtilirken, bu kapsamda farklı markalarla üretim yapıldığı aktarıldı. Farklı ihtiyaçlara göre şekillenen konut üretimi Gayrimenkul portföyünün ana bölümünü oluşturan Natura Dünyası, farklı gelir grupları ve yaşam beklentilerine hitap eden projeleriyle öne çıkıyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde hayata geçirilen Natura Dünyası projeleri, geniş sosyal alanlarıyla ortak bir yaşam kültürü sunmayı amaçlıyor. Şirket bu projeler ile hem oturum ihtiyacına yanıt veriyor hem de yatırım amacıyla konut arayanlar için seçenek oluşturmayı hedefliyor. Natura Dünyası projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Life Style Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat, "Bizim için önemli olan, insanların gerçekten yaşayacağı, uzun vadede sorun oluşturmayacak projeler üretmek. Ölçekli üretim yapmamız sayesinde maliyetleri daha sağlıklı yönetiyor, verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın memnuniyetini artırırken tekrar tercih edilmemizin de en önemli nedeni oluyor. Farklı beklentilere göre şekillenen bu projeler, yatırım ve oturumu bir arada düşünenler için geniş bir alternatif alanı oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Relax ile fonksiyonel ve dengeli konut üretimi projeleri Fırat Life Style’ın portföyünde bulunan Relax markasına ilişkin de bilgi veren Bekir Fırat, "Burada projeler daha fonksiyonel planlama ve dengeli metrekare anlayışıyla konumlanıyor. Minimalist yaşamı tercih eden alıcıları hedefleyen Relax projeleri, yatırım ve oturum talebinin kesiştiği bir segmentte yer alıyor. Kompakt planlama, erişilebilir fiyatlama ve hızlı teslim yaklaşımı, bu markanın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Relax projeleri yüksek maliyetlerden arındırılarak, doğru planlama ile hayata geçiriliyor. Relax projeleriyle daha fonksiyonel, daha ulaşılabilir ve minimalist yaşama uyumlu konutlar üretiyoruz" dedi. "Velux ile sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz" Üst segmentte konumlanan Velux markası hakkında bilgi veren Fırat, "Daha seçici bir hedef kitleye ve sınırlı üretim anlayışına odaklanılıyor. Bodrum ve İzmir gibi lokasyon değeri yüksek bölgelerde geliştirilen Velux projeleri; mimari kalite, lokasyon avantajı ve kontrollü ölçek yaklaşımıyla ayrışıyor. Bu markayla hem yaşam hem de yatırım açısından üst segment beklentilere yanıt verilmesi hedefleniyor. Velux markası üst segmente hitap ediyor. Talebin daha seçici olduğu lokasyonlarda, sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz. Burada amaç hızlı satış değil, uzun vadeli değer üretmek" diye konuştu. 2026 yılında 89 milyar TL’lik yeni yatırım 2026 yılı itibarıyla toplam 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatına eş zamanlı olarak başlanacağını duyuran şirket, bu projelerin toplam yatırım büyüklüğünün ise yaklaşık 89 milyar TL seviyesinde olduğunu açıkladı. "Biz konut satmıyoruz, güven ve değer inşa ediyoruz" Bekir Fırat, teslim sonrası sürecin önemine ilişkin de bilgi verdi. Fırat, "Fırat Life Style’ın üretim ve büyüme yaklaşımında, satış süreci konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Teslim sonrası süreçleri yöneten kalite kontrol ve geri dönüş departmanı, projelerde ortaya çıkabilecek tüm sorunları tek merkezden ele alarak, satış sonrasında da sorumluluk üstlenen bir yapı oluşturuyor. Bu yaklaşım, hem bireysel alıcılar hem de kamu ve taahhüt projeleri tarafında güven unsurunu güçlendiren temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bizim için iş, konutu teslim etmekle bitmiyor. Teslim sonrası süreci yöneten ayrı bir kalite kontrol ve geri dönüş birimimiz var. Bütün yatırımcılarımız da Fırat Life Style’ın yaptığın işin arkasında durduğunu bilir. Asıl farkı da burada oluşturuyoruz" şeklinde konuştu.