GENEL - 12 Mart 2012 Pazartesi 15:03

GÖKYÜZÜNÜN ŞAMPİYONLARI ÖDÜLLERİNİ ALDI

A
A
A
GÖKYÜZÜNÜN ŞAMPİYONLARI ÖDÜLLERİNİ ALDI

Türkiye Güvercin Federasyonu Boğaziçi Bölgesi’nin düzenlediği etkinlikte, güvercin etap yarışmalarında dereceye girenlere, sertifika, plaket ve kupadan oluşan ödülleri verildi.
Türkiye Güvercin Federasyonu Boğaziçi Bölgesi’nin düzenlediği, sunumunu Küçükköy Güvercin Sevenler Derneği Başkanı Recep Emin Bayramoğlu’nun üstlendiği etkinlikte, güvercin etap yarışmalarında dereceye girenlere, sertifika, plaket ve kupadan oluşan ödülleri verildi. Neşeli geçen ödül gecesi programında, dereceye giren güvercin sevenler ve yetiştirenler, sahneye çıkarak canlı müzik eşliğinde, başarılarının keyfini eğlenerek çıkardı. Eyüp Belediyesi’nin Rami Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen geceye Türkiye
Güvercin Federasyonu Başkanı Mustafa Hayıroğlu ve yönetim kurulu ile birlikte katıldı. Manisa, Bursa, Balıkesir Ankara ve İstanbul’dan Küçükçekmece, Büyükçekmece, Sultangazi , Arnavutköy, Zeytinburnu Küçükköy ve Fatih dernek başkan ve üyelerinin desteğini esirgemediği gece de, yurtdışında düzenlenen 12 ülkenin katıldığı "8. Balkan Federasyonları Uçum Kuşları" yarışmasında, Balkan Fair Play üçüncülük kupası da sergilendi. Kupayı Türkiye adına yarışmaya katılan Küçükköy Güvercin Sevenler Derneği Başkanı
Recep Emin Bayramoğlu’na ait safkan kuş kazandırdı.
Türkiye Güvercin Federasyonu Başkanı Mustafa Hayıroğlu, yaptıkları çalışmalarla her geçen gün güçlendiğini belirterek,"Ülkemizde bazı hayvan türleri için künyeleme sistemi yapılıyor. İlgili makamlardan talep gelmemesine rağmen federasyonumuz yılbaşından buyana veri tabanını oluşturmaya başladı. Türkiye Güvercin Federasyonumuza şu ana kadar 44 güvercin derneği üyedir. Amacımız Türkiye genelindeki tüm güvercin derneklerini federasyonumuzun çatısı altında toplayarak hizmetlerimizi diğer illerimizdeki
derneklerimize de sunmak istiyoruz." diye konuştu.
Başkan Hayırlıoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan önemli bir istekleri olduğunu belirterek "Bakanlığın hazırlayacağı yönetmeliklerde, ülkemizde güvercin yetiştiriciliği, sağlığı ve hayvan hareketleri konularında, federasyonumuzla işbirliği yapmalarını istiyoruz. FCI ( Federasyone Colombofile İnternational) Uluslararası Güvercin Federasyonuna tam üyeliklerinin 2010 yılında gerçekleştirdik." diye konuştu.
GÖKYÜZÜNDEKİ YARIŞ ATLARI
Hayvan yarışları birçok kültür arasında ortak bir eğlencedir. Örneğin at yarışlarını bilmeyen yoktur. Ama pek az insan posta güvercini yarışlarında haberdardır. Ne bir televizyon kanalında bu yarışları izleyebilirsiniz. Nede milyonlarca liralık sponsorlara sahip olduklarını görürsünüz. Ama yinede dereceye girerek sahiplerine övünme hakkı vermiş olmaları bile yetiştiricileri mutlu etmeye yeter. Posta güvercinleri gökyüzündeki yarış atları olarak nitelendirilir. Hız dayanıklılık ve gelişmiş eve dönme
yeteneklerine sahiptir. Posta güvercinleri yarışları nasıl işliyor? Yarışçı posta güvercinleri kümeslerinden alınıp belirlenmiş biri yere taşınır. Oradan serbest bırakarak evlerine geri dönmeleri beklenir. Ayaklarında cip olan kuşlardan yuvalarına en erken gelen dereceye girer.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da çiftçiler meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan korudu Iğdır’da çiftçiler dumanlama yöntemi uygulayarak meyve ağaçlarını zirai don riskine karşı korudu. Iğdır’da etkisini artıran soğuk hava ve gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar, çiftçileri harekete geçirdi. Meyve ağaçlarını zirai don tehlikesinden korumak isteyen üreticiler, gece boyunca bahçelerinde kalarak çeşitli önlemler alıyor. Özellikle kayısı üreticileri, don riskinin en yüksek olduğu 02.00 ile 06.00 saatleri arasında bahçelere yerleştirilen saman balyalarını yakarak "dumanlama yöntemi" uyguluyor. Oluşan yoğun dumanın, bahçede ısı kaybını azaltarak ağaçların don olayından etkilenmesini önlediği belirtiliyor. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem sayesinde üreticiler, çiçeklenme dönemindeki ağaçlarını koruyarak muhtemel ürün kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. Meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan koruyan Töbet Turan meteoroloji sürekli takip ettiklerini belirterek, "Biz meyve ağaçlarıyla ilgilendiğimiz için hava durumunu meteorolojiden sürekli takip ediyoruz. Meteoroloji verilerine baktığımızda, son iki gün gece saat 02.00 ile sabah 06.00 arasında hava sıcaklığının -3 dereceye kadar düşeceğini gördük. Bu nedenle, daha önce babalarımızla birlikte uyguladığımız dumanlama yöntemini kendi meyve bahçemizde de uyguladık" dedi. Dumanlama yöntemi ile ağaçlarını soğuktan koruduklarını söyleyen Turan, "Yaklaşık 300 adet saman balyası getirdik. İlk gün 100 tanesini bahçeye dağıttık. Bahçede yaklaşık 500’e yakın anjelik ve kiraz ağacı bulunuyor. Gece saat 02.00’de samanları yaktık ve sabah 06.00’ya kadar başında bekledik. Duman tüm bahçeyi kapladı. Saat 06.00’dan sonra evimize gittik. Allah’ın izniyle şu ana kadar yaptığımız kontrollerde herhangi bir zarar görünmüyor" diye konuştu. Dumanlama sisteminin eski bir yöntem olduğunu dile getiren Turan, "Samanlar tamamen yandığında bahçede adeta bir bulut tabakası oluşuyor. Bu duman, ağaçların hem içinde hem de üstünde yoğunlaşıyor. Oluşan bu tabaka, soğuğu kesip kırıyor ve ortam sıcaklığını yaklaşık 3-4 derece artırıyor. Zaten bahçenin içine girildiğinde bu sıcaklık farkı açıkça hissedilebiliyor. Bilindiği gibi soğuk hava genellikle aşağıda birikir. Daha yukarıda, yaklaşık 7-8 metre yükseklikte hava daha ılıktır. Biz alttan verdiğimiz sıcaklıkla üstteki sıcak havayı buluşturuyoruz. Bu birleşme sayesinde bahçenin genel sıcaklığı 3-5 derece kadar artıyor ve don riski önemli ölçüde azaltılıyor" dedi.
Adana Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı. Yaşam kalitesini düşürüyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi. Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu. Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.