YEREL HABERLER - 13 Mart 2012 Salı 15:01

BALIKESİRLİ AK GENÇLER İSTİKLAL MARŞI`NIN KABULÜNÜ KUTLADI

A
A
A
BALIKESİRLİ AK GENÇLER İSTİKLAL MARŞI`NIN KABULÜNÜ KUTLADI

AK Parti Balıkesir İl Gençlik Kolları, İstiklal Marşı’nın kabulünün 91. yıldönümü nedeniyle bir program düzenledi. İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un da anıldığı programa konuk olarak katılan yazar Yavuz Bahadıroğlu yoğun ilgi gördü.
Salih Tozan Toplantı ve Gösteri Merkezi’nde düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Zafer Dağarcıkoğlu, birlik ve beraberlik içerisinde toplumsal değerlere sahip çıkılması gerektiğini, bugünün ise buna daha çok ihtiyaç duyulan bir dönem olduğunu vurguladı. Dağarcıkoğlu, "Millet olarak ihtiyacımız olan tek şey birlik, beraberlik içinde toplumsal değerlerimize sahip çıkmaktır. Ünlü Alman düşünür Johan Wolfgang von Goethe derki ’Üç bin yıllık geçmişini sorgulamayan insan günübirlik yaşayan insandır.’ Peki kaçımız dünümüzü bile sorgulayabiliyor ya da geçen yılı? Bugün burada yad ettiğimiz tarih henüz 90 yıllık bir tarih. Peki 90 yıl öncesini kaç kişi sorgulamakta?" dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününü hatırlatan ve tüm bayanların Kadınlar Gününü tekrar kutlayan Zafer Dağarcıkoğlu, toplum olarak kadınlara yeterince değer verilmediğini ifade etti. İstiklal Marşı’nın yazıldığı İstiklal Savaşının kazanılmasında Türk kadınının rolünü hatırlatan AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Zafer Dağarcıkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;
"Bu onurlu ve gururlu marş uğruna verilen o müthiş savaştaki azimleri, o mermileri sırtlarında taşımaları, o top arabalarını çekmeleri ya da mermiler ıslanmasın diye çocuğunun üzerindeki battaniyeyi alarak mermiye saran o vefakar kadınları, 15 yaşındaki evladını şehit veren, eşini, kardeşini, oğlunu, yani canını, kanını, umudunu, yarınları için vatan uğrana toprağa veren kadınlarımızı kaçımız sorgulayabilmekte? Bu vatanın kolay kazanılmadığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz farkındayız. Dünyanın en modern silah ve teçhizatları ile donatılmış, sayıları milyonları bulan düşman donanmasına karşın elinde sadece süngüsü olan nice yoksunluklarla savaşan Türk askerinin iman dolu yüreği ile kanını fedakarca akıtması sayesinde birçok millete ait asker geri püskürtülmüştür. Bizimle hiç ilgisi olmayan milletlerin bile bize saldırmasını bakın Mehmet Akif Ersoy ’Eski dünya, yeni dünya, bütün ahvam-ı beşer, kaynıyor kum gibi, tufan gibi. Mahşer mi hakikat mahşer. Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Avustralya’yla beraber, bakıyorsun Kanada. Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk, sadece bir hadise var ortada, vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela…’ diyerek ne güzel dile getirmiştir. O günlerde bu topraklara gözünü diken ülkeler bugün ayakta durmakta bile güçlük çekmekte. Henüz 20 yıllık bir tarihi gözünün önüne getiremeyip, Hocalı’daki kardeşlerimizin katledilmesini görmezden gelip, bize siyaseti alet ederek tarihin yönünü değiştirmeye çalışan ülkeler mevcut olsa bile amaçlarına ulaşamamaktadır. İnşallah ulaşamayacaklardır. Tarihimiz önemlidir, değerlidir. Unutmamamız gerekir ki ibretle ders alınacak tüm gerçekler tarihte gizlidir. Mehmet Akif’in dediği gibi ’Allah bu ülkeye bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın’ sözü aslında o günlerin zorluğunun gözler önüne serilmesinde en güzel rehberdir."
"KORKMA"NIN İLHAMI VAHİYDEN
AK Gençlerin düzenlediği Mehmet Akif’i Anma ve İstiklal Marşı’nın Kabulünün 91. Yıldönümü programında kürsüye çıkan yazar Yavuz Bahadıroğlu da İstiklal Marşı’nın ne şartlar altında yazıldığını Mehmet Akif Ersoy’un yaşamından kesitler aktararak anlattı. Verdiği çarpıcı örnekler ve akıcı konuşmasıyla davetlilerin dikkatini çeken Bahadıroğlu, İstiklal Marşı’nın kaleme alınmasında Hasan Basri Çantay’ın önemli rolü olduğunu anlattı. Yavuz Bahadıroğlu, "Hasan Basri Çantay Mehmet Akif Ersoy ile birlikteyken birden kalem, kağıdı almış eline yazmaya girişmiş. Mehmet Akif ’ne yapıyorsun?’ deyince, İstiklal Marşı yazıyorum diye cevap vermiş. Akif buna karşılık, ’sen yazamazsın ki’ deyince, ’öyleyse sen yaz’ demiş. Çantay’a ödülü hatırlatıp, kaldırmalını isteyince de Hasan Basri Çantay’ın , ’ödülü kaldırdık’ demesi üzerine İstiklal Marşı’nı yazmaya başladı" diye anlattı.
"Korkma!" ile başlayan İstiklal Marşı’nda Mehmet Akif’in kendi anlatımından ilhamı nereden aldığını aktaran Yavuz Bahadıroğlu, "Korkma’yı açıklarken, nereden başlayacağını düşünürken, ’tarihe bakıp, bizim gibi yerinden yurdundan edilmeye çalışılan kim vardı diye düşündüğünde aklıma Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ve Mekke’den kovuluşu aklıma geldi. Hıra Mağarasına saklandıklarında Hz. Ebu Bekir ’şimdi ne yapacağız ya Resulullah?’ dediğinde gelen ’Korkma, Allah bizlerledir’ vahyi indi. O geldi aklıma ve Korkma diye başladım.’ diye anlatıyor. Sonra Hasan Basri’nin yanından çıkıp Tacettin Dergahı’na (Ankara) kapanarak İstiklal Marşı’nı devam ediyor. Yine Mehmet Akif’in anlatımından, ’ilham kesildiği anda Ankara’nın soğuk bir kış gününde karlı havada, yerde çamur vardı, alıp sıktığımda su akıyordu, şüheda fışkıracak toprağa sıksan şüheda mısraları geldi aklıma’ diyerek İstiklal Marşı’nı yazmaya devam etti" diye konuştu.
AK Gençlerin düz enlediği programa AK Parti Balıkesir İl Başkanı Avukat Mahmut Poyrazlı, milletvekili Tülay Babuşçu, eski milletvekili İsmail Özgün, İl Kadın Kolları Başkanı Avukat Pakize Mutlu Aydemir ve yönetim kurulu üyeleri, İl Gençlik Kolları Başkanı Zafer Dağarcıkoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, il yönetimi, ilçe başkanları ve yönetimleri, belediye başkanları, ilçe kadın ve gençlik kolları başkan ve yönetimler ile vatandaşlar katıldı. Programın sonmunda AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu Yavuz Bahadıroğlu’na çiçek vererek teşekkür etti. Bayadıroğlu, sahnedeki masada okurlarıyla fotoğraf çekilip, kitaplarını imzaladı. AK Parti İl Başkanı Avukat Mahmut Poyrazlı, gençlik kolları başkanı Zafer Dağarcıkoğlu ve ekibini bu anlamlı gece ve organizasyondan dolayı kutladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Hacı adaylarına bilgilendirme yapıldı Erzurum İl Müftülüğü tarafından 2026 yılı hac yolculuğuna hazırlanan vatandaşlar için düzenlenen "Hac Hazırlık Seminerleri" büyük bir katılımla tamamlandı. Seminerlerin birinci oturumu, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Solakzade Cami İmam Hatibi Fakirullah Kaçar’ın yaptığı Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından programın açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, hac yolculuğunun sabır ve teslimiyet gerektiren kutlu bir sefer olduğunu vurguladı. Müftü Çapçı, tüm adaylara bu yolculukta muvaffakiyetler ve kolaylıklar dileyerek önemli hatırlatmalarda bulundu. Ardından Hemşire Özlem Çetin, kutsal topraklarda sağlığın korunması ve dikkat edilmesi gereken tıbbi konular hakkında detaylı sunum yaptı. Şube Müdürü Yüksel Oğuz, yolculuk öncesi yapılması gereken hazırlıkları anlattı. İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan, "Hac ve Menasik" konularını uygulamalı olarak anlatarak adayların sorularını yanıtladı. İl Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe ise, hanım hacı adaylarının ibadet sürecinde karşılaşabileceği özel durumlar ve dini hükümler üzerine bilgilendirme yaptı. Seminerlerin ikinci oturumu, İl Müftülük Konferans Salonu’nda devam etti. Şube Müdürü Yüksel Oğuz, kutsal mekanlarda çevre temizliği ve diğer hacılarla olan hukuk üzerine bir konuşma yaptı. İl Müftü Yardımcısı İsmail Yılmaz; Mekke ve Medine’deki ziyaret yerlerinin önemi ile hac sürecinde farklı kültürlerden insanlarla bir arada yaşama bilincine dair bilgiler paylaştı. Programın kapanış sunumunu yapan İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan, "Haccın Hikmeti ve Sembollerin Anlamı" başlığıyla, yapılan ibadetlerin arka planındaki derin manaları anlattı.
İstanbul İnternetten silah satışına 16 ilde 35 gözaltı İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı. Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya’yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
Bitlis Yarım asrı aşan bir tutku: Adilcevazlı terzinin iğneyle dokuduğu hayat Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde 65 yaşındaki terzi ustası Ayhan Tatar, yarım asrı aşan emeğiyle dikkat çekiyor. Adilcevaz ilçesinde 52 yıldır terzilik yaparak geçimini sağlayan Ayhan Tatar, çocuk yaşta çırak olarak başladığı mesleğe olan bağlılığını "Ben iğne iplikle büyüdüm" sözleriyle dile getiriyor. Geçmişin izlerini taşıyan Tatar’ın dükkanı yılların birikimini gözler önüne seriyor. Duvarlardaki eski kalıplar, raflardaki kumaşlar ve köşede hâlâ çalışan siyah döküm dikiş makinesiyle adeta müzeyi andıran dükkanında eski usul çalışmayı sürdüren Tatar, mesleğinden de taviz vermiyor. Hazır giyim sektörünün yaygınlaşmasıyla işlerin azaldığını ifade eden Tatar, buna rağmen mesleğini bırakmayı hiç düşünmediğini vurguluyor. Ona göre terzilik, sadece kıyafet dikmek değil insanların hayatına dokunmak anlamı taşıyor. Düğünlerden bayramlıklara, özel günlerden günlük yaşama kadar birçok anıda emeği bulunan Tatar, yıllardır aynı dükkânda hizmet vererek müşterilerinin üç kuşağına birden kıyafet dikti. Gençlere de tavsiyelerde bulunan Tatar, el emeğinin değerine dikkat çekerek, "Her meslek kıymetlidir ama el emeği bambaşkadır. Sabır ister, sevgi ister. Bu işi sevmeyen yapamaz" dedi. Mahalle sakinlerinden Bekir Göksoy, Ayhan Tatar’ı sadece bir terzi olarak değil, bir değer olarak gördüğünü belirtti.