YEREL HABERLER - 14 Mart 2012 Çarşamba 10:15

VALİ AL; “TÜRKİYE TIP ALANINDA ÖNEMLİ BİR NOKTAYA GELDİ”

A
A
A
VALİ AL; “TÜRKİYE TIP ALANINDA ÖNEMLİ BİR NOKTAYA GELDİ”

Aydın Valisi Kerem Al, “Türkiye bugün, tıp eğitimi-teknolojisi ve sağlık hizmetleri alanındaki performansıyla dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmektedir” dedi.
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir açıklama yapan Vali Al, “Dünyanın en zor ve en onurlu işlerinden birini yapan, sabırla, hoşgörüyle, özveriyle çalışarak insanlığa hizmet eden hekimlerimiz başta olmak üzere, tüm tıp camiasının 14 Mart Tıp Bayramını tebrik ediyorum. Böylesine zor bir görevi büyük bir aşkla ve şevkle yerine getiren çalışanlarımız sağlık sistemimizin bu günlere gelmesinde en büyük katkıyı yapmışlardır. Bilindiği üzere 14 Mart 1827 tarihinde ülkemizde batılı anlamda ilk tıp okulu açılmış ve 1919 yılından itibaren de bu gün, ülkemizde Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır. Tarihimizin zor günlerinde, çeşitli imkânsızlıklar içinde yetişen hekimlerimiz, Cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren milletimizin var olma, kalkınma ve gelişme mücadelesinde önemli roller üstlenmiştir.Türkiye bugün, tıp eğitimi- teknolojisi ve sağlık hizmetleri alanındaki performansıyla dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ülkemiz sağlık sektörü, insan kaynağının niteliği ve sunulan sağlık hizmetinin etkinliği bakımından, belirli bir standardı yakalamış, dünyanın gelişmiş ülkeleriyle boy ölçüşecek seviyeye ulaşmıştır. Bu paralelde ilimizde de sağlık alanında gerek fiziki gerekse insan kaynakları bakımından önemli mesafeler alınmıştır. Şüphesiz, bu başarılı çalışmaların arkasında köklü eğitim kurumlarımız, bilgi ve tecrübe sahibi hocalarımız, kamu ve özel sektörümüzün yönetim ve işletme becerisi yatmaktadır” diye konuştu.
Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının meşakkatli görevlerini yerine getirirken çeşitli sorunlarla karşılaşmakta olduğuna işaret eden Al, “Bu sorunları en aza indirebilmek için devletimiz büyük gayret göstermektedir. Sağlık çalışanlarımızın çalışma şartlarından ekonomik sıkıntılarına kadar birçok alanda iyileştirmeler yapılmakta ve yapılmaya da devam edilmektedir. Bu anlamda, tıp bayramının ve takip eden sağlık haftasının, toplumdaki sağlık bilincini artıracak ve sağlık hizmetlerini daha ileriye götürecek faaliyetlerle değerlendirilmesinin önemi büyüktür. 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle yurdumuzun her köşesinde insan sağlığına fedakârca hizmet eden hekimleri ve tüm sağlık çalışanlarını tebrik ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.