YEREL HABERLER - 16 Mart 2012 Cuma 15:41

ESOGÜ BİYOLOJİ ÇALIŞTAYINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

A
A
A
ESOGÜ BİYOLOJİ ÇALIŞTAYINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) "Biyoloji Bölümlerinin Bugünkü Durumu, Geleceği ve Çözüm Önerileri Çalıştayı" yapıldı.
ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Türkiye Biyologlar Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen “Biyoloji Bölümlerinin Bugünkü Durumu, Geleceği ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.
Çalıştaya konuşmacı olarak ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Semra İlhan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rüstem Kaya ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen katıldı. Prof. Dr. Semra İlhan, ilk kez biyoloji bölümüyle ilgili bir çalıştaya ev sahipliği yaptıklarını belirterek çalıştayda biyoloji bölümünde okuyan öğrencilerin bu bölümden mezun olduktan sonra iş kaygısı çekmemeleri ve bölümün kapanmaması için neler yapılması gerektiği hakkında bilgi verileceğini kaydetti.
Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rüstem Kaya ise konuşmasında ”77 üniversitemizde biyoloji bölümü mevcut, çok da mezunumuz var. Fakat artık öğrenciler bu bölümü tercih etmiyor. Çünkü mezun olduktan sonra iş bulamama kaygısı öğrencileri korkutuyor. Böylece temel bilimlere olan yoğunluk azalıyor” dedi.
ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen ise konuşmasında “Ülkemizdeki üniversitelerin biyoloji bölümlerinden yıllık 7000 civarında mezun öğrencilerimiz var, fakat ne kamu ne de özel sektörde iş bulmaları çok zor. Ülkemizin stratejik konumu sebebiyle aslında biyoloji geleceğin mesleklerindendir. Temel bilimler olmadan hayatın devam etmesi mümkün değildir” diye konuştu. Konuşmaların ardından Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Alev Haliki Uztan tarafından verilen ‘Biyologların mesleki görev, yetki ve sorumlulukları ve Öğretim Programları’ konulu açılış konferansı ile çalıştay başladı ve 3 oturum olarak devam etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.