POLİTİKA - 18 Mart 2012 Pazar 13:42

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TEKİN`DEN, ARINÇ`A CEVAP

A
A
A
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TEKİN`DEN, ARINÇ`A CEVAP

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın CHP’nin Afganistan’daki helikopter kazasıyla ilgili eleştirisine ’Muhalefet partilerinin ’Türk askerinin Afganistan’da ne işi var? demesi bu olaydan rant elde etmeye çalışmaktır’ açıklamasına yanıt verdi. Tekin, "Rant deyince akla AKP gelir. İmar rantı, ihale rantı... Sayın Arınç rant kavramının ne olduğunu bilmiyorsa bir gün karşılıklı konuşuruz televizyonda. AKP deyince akla rant geliyor. CHP deyince akla rant
gelmez" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ’Başkent’te Kastamonu Günleri’ etkinliğini ziyaret etti. Tekin, burada gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, CHP’nin Afganistan’da asker bulundurma konusundaki eleştirilerine tepki gösteren Tekin, AK Parti ve Arınç’ın ’hem iktidarı hem de muhalefeti götürmeye çalıştığını’ belirten Tekin, "Yani nerede bir tepki varsa o tepkinin karşısında muhalefeti de götürmeye çalışıyorlar" dedi. Tutuklu
gazeteciler ve Sivas davası ile ilgili açıklamaların buna örnek olduğunu belirten Tekin, şunları kaydetti:
"Sivas’la ilgili ya da tutuklu gazetecilerle ilgili timsah gözyaşları akıtmaya başlarlar. Medyada da arkadaşlarımızın hiçbiri sormaz Sayın Arınç’a, ’Siz Sivas’la ilgili gözyaşı döküyorsunuz ama CHP’nin 66 ve 67. maddenin TBMM’de değişmesine ilişkin teklifine bir şey söylemediniz ve reddettiniz. Çok basit bir şey varken niçin bunu reddediyor ve sonra gözyaşı döküyorsunuz?’. Gazetecilerle ilgili Sayın Başbakan daha 15 gün önce ’hiç tutuklu gazeteci yok’ derken şimdi bakıyorum gazeteciler bırakılınca Sayın
Arınç, Sayın Çelik ağlaşmaya başlıyorlar. O açıdan ne yazık ki çok ciddi görmüyorum. Bunlar çok ayıptır. Böyle toplumun önemli kesiminin tepkisinin önünde bir muhalefet havası içinde götürmeyi doğru bulmuyorum. Her şeyden önce iktidar olduklarını ve bakan olduklarını unutmayacaklar."
Arınç’ın, muhalefetin Afganistan’la ilgili tepkisini ’siyasi rant sağlamak’ olarak nitelendirdiğinin belirtilmesi üzerine ise "Rant deyince akla AKP gelir. İmar rantı, ihale rantı... Sayın Arınç rant kavramının ne olduğunu bilmiyorsa bir gün karşılıklı konuşuruz televizyonda. AKP deyince akla rant geliyor. CHP deyince akla rant gelmez" diye konuştu.
’MHP’nin Kur’an-ı Kerim eğitimi ve Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olarak okutulması teklifini yapacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusu üzerine Tekin, eğitimin siyasilerin teklifiyle şekillenemeyeceğini söyledi. Gelişmiş ülkelerde eğitim sistemi için Şura’lar yapıldığını belirten Tekin, "Senin YÖK Başkanın ne düşünür bu konuda? Eğitim Fakülteleri dekanları ne düşünür? Eğer ortada bir hastalık varsa hastalığın doktorları bunlar. Bunlarla bir konuştuğunuzda bu eğitim sisteminin bir
kinle, bir nefretle alelacele önümüze geldiğini hepiniz çok net göreceksiniz ve kanun teklifi gelmeden yolda en az 4 kez değişti. Yarın ne olacağı belli değil. Bunlar ciddi işlerdir" diye konuştu.
Eğitim sistemi ile ilgili düzenlemenin hükümet tasarısı olarak getirilmemesine ilişkin eleştirisini de yineleyen Tekin, "Çok temel, çok önemli bir sorun niçin Bakanlar Kurulu’ndan geçmedi? Çünkü Bakanlar Kurulu bile hazmedebilecek durumda değildi" dedi. Asıl Sayın Arınç’a sormanız gereken sorular bunlar. Yoksa siyasi partiler herkes bir şey teklif edebilir. Ama bizim tekliflerimizle olacak şeyler değildir. Bu bilimsel bir olay. Bilim adamları gelecek, üniversiteler başta YÖK olmak üzere. Bu bilim yuvaları
ne zaman konuşacak? Bugün konuşmayacaksa ne zaman konuşacak? Bu kadar önemli bir şey siyasetçilerin iki dudağı arasına bırakılmaz. Sizin adınıza ben Sayın Arınç’a soruyorum, niçin bu Bakanlar Kurulu’ndan geçmedi? Ona da uygun bir cevap verir herhalde diye düşünüyorum" dedi.
Tekin daha sonra fuardaki stantları gezdi. Bir dokuma tezgahının başına geçen ve kumaş dokuyan Tekin, vatandaşlarla da sohbet etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon’da Ukraynalı şüphelinin kaza sonrası kaçışı uyuşturucu operasyonuna dönüştü Trabzon’un Arsin ilçesinde meydana gelen trafik kazası uyuşturucu operasyonuna dönüştü. Kazanın ardından kaçan yabancı uyruklu sürücünün izini süren jandarma ekipleri, ormanlık alanda bırakılan çanta içinde 11 kilo 133 gram metamfetamin ele geçirirken, firari yakalanarak tutuklandı. Trabzon’un Arsin ilçesinde önceki gün Ukrayna plakalı bir aracın karıştığı trafik kazasının ardından sürücünün olay yerinden kaçması, jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Arsin İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan araştırmada sürücünün Ukrayna uyruklu V.S. (23) olduğu belirlendi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda bölgede geniş kapsamlı çalışma başlatan jandarma ekipleri şüpheli V.S.’nin sırtında bir çantayla Yolüstü Mahallesi’ndeki ormanlık alana doğru kaçtığını tespit etti. Olay yerine intikal eden ekipler, şüphelinin bir şantiye alanına bıraktığı çantayı buldu. Yapılan kontrolde çanta içerisinde 11 paket halinde toplam 11 bin 133 gram metamfetamin ile türevi uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Firari şüpheli Arsin ilçesi Güneyce Mahallesi’nde jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinin ardından Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen V.S., "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Sağlama" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul İstanbul’da Ramazan ayı öncesi gıda denetimi devam ediyor İstanbul Bağcılar’da Ramazan ayı öncesi İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince gıda işletmelerine ve ürünlerine yönelik gıda denetimi gerçekleştirildi Ticaret Bakanlığı tarafından Ramazan ayı öncesi İstanbul genelinde 39 ilçede gıda denetimleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Ramazan ayı öncesi vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilmesi için Bağcılar’da kasaplara yönelik gıda denetimi yapıldı. Ürünlerin son kullanma tarihi, saklama şartları, soğuk gıda zincirine ve hijyenik şartlara uygunluğu kontrol edilirken, denetimlerde kurallara uymadığı tespit edilen işletmelere ise cezai işlem uygulandı. "39 ilçemizde 7 gün 24 saat aralıksız denetimlerimize devam ediyoruz" Denetim sonrasında açıklama yapan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, "5999 sayılı kanun kapsamında gıda denetimi gerçekleştiriyoruz. Gıda denetimlerimizde öncelikle işletmemiz kayıtlı ve onaylı bir işletme mi ? Bizim tarafımızdan bir izlenelebilirliği var mı? İşletmede çalışan personelin hijyen eğitim belgelerini kontrol ediyoruz. Ürün bazında ise ürünlerin saklama şartlarını, son tüketim tarihlerini, hem de ürünlerin hazırlanma ortamlarını yerinde kontrol ediyoruz. Denetim esnasında ihtiyaç durumunda gıda ürünlerinden numune alarak laboratuvar ortamında analizini istiyoruz. Az önce bir işletmede et ürününden numune aldık" dedi. Fahiş fiyat konusunda denetimleri sıklaştırdıklarını dile getiren Parıldar, "İstanbul’da 136 bin gıda işletmemiz var ve bu gıda işletmelerimizde 2025 yılında yaklaşık 230 bin denetim gerçekleştirdik. 2026 Ocak ayında ise sadece gıda işletmelerinde 16 bini aşkın denetim, ithalat ve ihracatı da işin içine katarsak 20 bine yakın denetim gerçekleştirdik. Yine 2025 yılında 10 binin üzerinde işletmeye tespit etmiş olduğumuz usulsüzlüklere mevzuatı kapsamında 621 milyon liraya yakın cezai işlem uyguladık, 2026 Ocak ayı içerisinde de yaklaşık 20 bin denetimimiz içerisinde uygunsuz faaliyette bulunan 620 işletmeyle ilgili 42 milyon lirayı aşkın cezai işlem uyguladık. Sayın bakanımızın her ortamda dile getirdiği gibi gıdada toleransımız sıfır. Dolayısıyla Ramazan ayını tüketicilerimizin sağlıklı ve güvenilir gıda ile idrak etmesi açısından da 800’ün üzerinde gıda kontrol görevlisi arkadaşlarımızla beraber 39 ilçemizde 7 gün 24 saat aralıksız denetimlerimize devam ediyoruz. Ürünle ilgili şüpheli bir durum düşülürse ALO 174 hattında bize ulaşabilirler. Ayrıca tüketicilerimizden gıda israfı konusunda titiz davranmalarını istiyoruz" dedi. "9 gün içerisinde Ticaret İl Müdürlüğü olarak İstanbul’da bin 384 iş yeri denetledik" Denetime katılan İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ise, "Ticaret Bakanlığı olarak Tarım İl Müdürlüğümüz ile birlikte Bağcılar’da denetimlerimize devam ediyoruz, yaklaşan Ramazan ayı öncesi denetim yapıyoruz. Ramazan ayı öncesi denetimlerimize yoğunluk verdik. 9 gün içerisinde Ticaret İl Müdürlüğü olarak İstanbul’da bin 384 iş yerini denetledik. Yaklaşık 292 bin 795 ürünü hem fiyat etiketi hem de fahiş fiyat açısından inceledik, bu incelemelerimiz sonucunda 3 bin 759 aykırılık tespit ettik. Yaklaşık 21 milyon lira civarında idari işlem uyguladık. Bazı toptan gıda firmalarımız yerel ve ulusal bazı marketlerimiz Ramazan ayı dolayısıyla bazı ürünlerde fiyatları sabit tutma ve düşürme kararı aldılar. Onları da buradan tebrik ediyoruz. Denetimlerimiz kapsamında fiyat etiketi ve fiyat değişim tarihlerini inceliyoruz. Ramazan ayı boyunca denetimlerimize devam edeceğiz" dedi.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da elektriğin yarısının kaçak kullanıldığı iddiası Dicle Elektrik’in 2025 yılı verilerine göre, Şanlıurfa’da tüketilen elektriğin yaklaşık yarısı kaçak yollarla kullanıldı. Kaçak tüketimin büyük bölümü, ekimine izin verilmemesine rağmen yetiştirilen mısırın sulamasından kaynaklandı. Sulamada kimi yerlerde 850-900 metrelerden kaçak elektrik kullanılan motopomplarla çekilen su nedeniyle ekonomik olarak 15 milyar TL’lik kayıp oluştu. Şanlıurfa’da gerçekleşen 5 milyar kilovatsaatlik kaçak kullanım, 13 ilin toplam 1 yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hizmet veren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrik kullanımıyla ilgili dikkat çeken veriler paylaştı. 2025 yılında kentte toplam 9 milyar 850 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik tüketildi. Bu tüketimin yaklaşık 5 milyar kWh’lik kısmı kaçak yollarla gerçekleştirildi. Böylece kentte tüketilen elektriğin yaklaşık yarısının kayıt dışı olduğu ortaya çıktı. Kaçak elektrik kullanımının en önemli nedenlerinin başında tarımsal sulama geliyor. Özellikle bölgede ekilmesi yasak olan mısırın yetiştirilmesinde kullanılan suyun yer altından motopomplarla çekilmesi ve bu cihazların elektrik ihtiyacının da kaçak yollardan karşılanmasını ekonomik olarak da büyük zarara yol açıyor. Sadece bir yılda Şanlıurfa’da kullanılan kaçak elektrik, Türkiye ekonomisini milyarlarca Türk Lirası kayba uğratırken; aralarında Bayburt, Ardahan, Tunceli, Iğdır, Gümüşhane, Kilis, Sinop, Hakkari, Artvin, Bartın, Çankırı, Bitlis ve Muş’un bulunduğu 13 ilin toplam 1 yıllık elektrik tüketimine eşit geliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "Yasağa rağmen ikinci ürün olarak mısır ekimi sürüyor. Bu ürünün yetiştirilmesi bir yandan enerji arzını tehlikeye atarken diğer yandan da yer altı sularının hızlı bir şekilde tükenmesine yol açıyor. Sadece 2025 yılında Şanlıurfa’da çoğunluğu tarımsal sulamada kullanılan kaçak elektriğin ekonomik karşılığı 15 milyar TL’yi buldu. Bu kaynakla her yıl iki şehir hastanesi yapılabilir, yüzlerce okul inşa edilebilir ya da büyük ölçekli altyapı projeleri hayata geçirilebilirdi. Ekonomik boyutunun yanı sıra kaçak kullanım nedeniyle sistemde ani yüklenmeler yaşanıyor. Bu da arızalara, kesintilere ve sürdürülebilir enerjide aksamalara yol açıyor. Hem bölgesel hem de ulusal ölçekte ekonomik ve çevresel dengeyi korumak için mutlaka bu tablonun önüne geçilmesi gerekiyor" dedi. Dicle Elektrik, kırsal alanlarda başlattığı yeni şebeke güçlendirme ve modernizasyon projeleriyle hem kayıtlı kullanım oranını artırmayı hem de enerji kalitesini iyileştirmeyi planlıyor.