POLİTİKA - 19 Mart 2012 Pazartesi 17:18

AK PARTİ MKYK SONA ERDİ

A
A
A
AK PARTİ MKYK SONA ERDİ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Nevruz kutlamalarında provokasyonda bulunulacağına yönelik istihbarat bilgisi aldıklarını belirterek, "İstanbul’da gömülü olarak bulunan 13 kilogramlık plastik patlayıcı zaten bir provokasyon yapılacağının göstergesiydi, ona hazırlık mahiyetindeydi. İstihbarati bilgiler bizatihi Nevruz’u kana bulamaya yönelik birilerinin bir provokasyon içerisinde olduğu yönündedir. Dolayısıyla polisimiz, emniyet görevlileri halkımızın can güvenliği için,
bizatihi Nevruz kutlamaları yapan halkımızın can güvenliği için teyakkuz durumundadır" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, MKYK toplantısı sonrasında açıklama yaptı. Toplantıda her MKYK’da olduğu gibi iç ve dış siyasi, ekonomik ve sosyal meselelerin ele alındığını söyleyen Çelik, sonbahar da yapılacak olan büyük kongre sürecinin de değerlendirildiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun dış meselelerle ilgili bilgi verdiğini söyleyen Çelik, Suriye’nin yanı sıra Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak da gelinen noktanın ele alındığını söyledi. İç güvenlik konusuyla ilgili İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de MKYK’ya bilgi verdiğini söyleyen Çelik, ekonomik gelişmelerle ilgili Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’nin de bilgi aktardığını belirtti.
MKYK’da dış ağırlıklı bir çalışma yapıldığını söyleyen Çelik, 4 saatlik MKYK’da en büyük zamanı dış meselelerin aldığını ifade etti.
Afganistan’da yaşanan helikopter kazasına da değinen Çelik, şehitlere rahmet dileyerek, yakınlarına da başsağlığı diledi. Çelik ayrıca, Çanakkale şehitlerine de rahmet dileyerek, Başbakan Erdoğan’ın yarın Afganistan’da şehit olan askerler için düzenlenecek olan törene katılacağı için yarın AK Parti Grup Toplantısı’nın gerçekleşmeyeceğini belirtti. Çelik, AK Parti Grup Toplantısı’nın Çarşamba günü yapılma ihtimali olduğunu kaydetti.
"SURİYE’YE TAMPON BÖLGE İÇİN ALINMIŞ BİR KARAR YOKTUR"
Açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bir gazetecinin Suriye’ye tampon bölge kurulması ihtimalinin dillendirildiğini ve bu konuda verilmiş bir nihai kararın olup olmadığını sorması üzerine, "Şuan itibariyle bir tampon bölge oluşturulmasıyla ilgili alınmış bir karar yoktur" cevabını verdi. Suriye’den büyükelçinin geri çekilmesinin de şuan itibariyle söz konusu olmadığını belirten Çelik, "Ama Şam’daki
Başkonsolosluğu’nun faaliyetleri askıya alınmıştır. Ve konsolosluk hizmetleri Halep üzerinden verilmektedir. Bugün itibariyle büyükelçinin geri çağırılmasıyla ilgili olarak alınmış bir karar yoktur" dedi.
Çelik, ayrıca bugün itibariyle Suriye’den kaçan mülteci sayısının 16 bin 79 kişi olduğunu söyledi. Bu rakamın artma eğilimi gösterebileceğini ifade eden Çelik, Türkiye’nin sadece muhaliflere değil, muhaliflerin sıkıştırdığı rejim yanlısı Suriyelilere de yardım ettiğinin altını çizdi. "Türkiye’nin bu rejimle, bu yönetimle problemi vardır. Ama halkıyla hiçbir zaman problemi olmadı ve olmayacaktır" diyen Çelik, Türkiye’nin Esad yönetimine her türlü opsiyonu tanıdığını, ama Esad’ın her defasında sadece zaman
kazanmak için taktiksel taahhütlerde bulunup hiç bir şey yapmadığını belirtti.
KAYIP 2 TÜRK GAZETECİ
Hüseyin Çelik, Suriye’ye giden fakat kendilerinden haber alınamayan 2 Türk gazeteciyle ilgili olarak bir soru üzerine ise, "Şuana kadar Suriye yönetiminin bu gazetecilerin ellerinde olduğuna dair yapmış olduğu bir açıklaması henüz yoktur" dedi. Suriye yönetimine Türk gazetecilerin can güvenliklerinin sağlanması ve Türkiye’ye iade edilmesi konusunda bir çağrıda bulunulduğunu kaydeden Çelik, Suriye yönetiminin iki Türk gazeteciyi Suriyeli bir generalle takas etmek istediği şeklindeki idiaları ise "Sanırım bu
bir söylentiden ibarettir. Dışişleri Bakanımıza sorduk, teyit etmedi" diyerek değerlendirdi.
CHP’NİN AFGANİSTAN ELEŞTİRİSİ
Hüseyin Çelik, CHP’nin Afganistan’dan 12 şehidin gelmesinin ardından ’orada ne işimiz var?’ şeklindeki eleştirilerine de cevap verdi. Çelik, Türkiye’nin milli menfaatlerinin AK Parti’ye göre farklı, CHP’ye göre farklı olduğunu belirterek, her iki partinin de farklı kutuplarda olduğunu söyledi. Türk askerinin Kore Savaşı’ndan bu yana dünyanın birçok yerinde yardım amaçlı bulunduğunu ifade eden Çelik, "Başından beri Türkiye, Afganistan’a muhalif güç olarak asker göndermeyi reddetmiştir" dedi. Düşen
helikopterin de savaşa giderken saldırıya uğramadığına dikkat çeken Çelik, Türk askerinin Afganistan’da en çok sevilen asker olduğunu ve rahatça dolaşmak isteyen Afgan halkının da kollarına Türk bayrağı takarak dolaştıklarını söyledi.
CHP’nin eleştirilerinin yersiz olduğuna vurgu yapan Çelik, Türkiye’nin artık bir dünya ülkesi olduğunu, kendi kabukları içine sıkışan bir ülke olmadığını ifade etti. Çelik, "Sadece yönlendiren, yönetilen bir ülke değiliz, yöneten ve yönlendiren irade de bizim de payımız var" dedi.
NEVRUZ KUTLAMALARINDA YAŞANAN OLAYLAR
Hüseyin Çelik, Nevruz Kutlamaları’yla ilgili bir soru üzerine ise, "Arzu etmediğimiz, hoş olmayan bazı hareketler meydana geldi. Bunların hiç olmaması gerekiyor. Bir hukuk devletinde her şeyin yasalar çerçevesinde yapılması gerekiyor" dedi. Türk dünyasında da Nevruz kutlamalarının yadfekan Yardımcıspıldığını hatırlatan Çelik, Nevruz’un Baharın gelişiyle ilgili olarak kutlanması gerektiğini belirtti. Art niyetli insanların Dünya Kadınlar Günü’nü bile farklı noktalara çektiklerini, Nevruz’u baharın gelişi
değil de farklı amaçlar için çatışmaya döndürdüklerini belirten Çelik, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın "Nevruz Bahar Bayramı değil, bir mücadele günüdür" şeklindeki sözlerini de eleştirdi. "O günü ben yeni bir mevsimin başlangıcı olarak kabul ederim" diyen Çelik, "Ama birileri bunun için bir mücadele günü derse, insanları tahrik etmiş olur. Bizim, insanlarımızın tahrike değil, birbirimize karşı sevgiyi, saygıyı yaygınlaştırmaya yönelik teşvike ihtiyacımız var" diye konuştu. Çelik ayrıca, hiç
kimsenin Nevruz’la ilgili olarak vatandaşı tahrik etmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, bir soru üzerine ise MKYK’da Teşvik Paketi’nin gündeme gelmediğini, fakat paketin aşağı-yukarı sonuçlandırıldığını kaydetti. Çelik, Başbakan’ın ise bu paketi ne zaman açıklayacağını ise bilmediğini belirtti.
Çelik, ayrıca bir de müjde vermek istediğini belirterek, muhalefetin sürekli ’borcumuz artıyor’ dediğini belirterek, "27 Avrupa Birliği ülkesinde borcun milli gelire oranı yüzde 87’dir. Türkiye’de ise bu yüzde 36’dır. Bu önemli bir gelişmedir" dedi.
Çelik, bir gazetecinin PKK terör örgütü yöneticilerinden Bahoz Hüseyin’in yaralı olduğu şeklindeki haberleri sorması üzerine, kendisinin de bunu bir gazetede okuduğunu, bu konunun MKYK gündemine gelmediğini söyledi. Çelik, iddiayla ilgili olaraksa, "Doğrumudur bilemiyorum" diyerek cevap verdi.
NEVRUZ’A PROVOKASYON İSTİHBARATI ALINDI
Bir gazetecinin Nevruz’un 21 Mart’a alınmasının bir provokasyon endişesiyle ilgili olup olmadığını sorması üzerine, Çelik "Biliyorsunuz, İstanbul’da gömülü olarak bulunan 13 kilogramlık plastik patlaycı zaten bir provokasyon yapılacağının göstergesiydi, ona hazırlık mahiyetindeydi. İstihbarati bilgiler bizatihi Nevruz’u kana bulamaya yönelik birilerinin bir provokasyon içerisinde olduğu yönündedir. Dolayısıyla polisimiz, emniyet görevlileri halkımızın can güvenliği için, bizatihi Nevruz kutlamaları yapan
halkımızın can güvenliği için teyakkuz durumundadır" diye konuştu.
Çelik, İstanbul’da Nevruz kutlamaları sonrasında hayatını kaybeden ve gazdan etkilenerek hayatını kaybettiği iddia edilen kişiyle ilgili olaraksa, İstanbul Valisi’nin bu kişinin astım hastası olduğunu söylediğini hatırlattı. Çelik, konuyla ilgili olarak "O vatandaşımızın herhangi bir şekilde kimyevi maddeye maruz kalması veya bir darp almasıyla ilgili en azından ilk etapta bir bilgi yok. Böyle bir emare yok. Ama Adli tıp meseleyi inceliyor. Adli Tıp’ın incelemesinin ardından gerçek ölüm sebebinin ne
olduğu anlaşılacak ve bu da tabi ki kamuoyuyla paylaşılacaktır" diye konuştu.
Çelik, İçişleri Bakanlığı’nın Uludere ile ilgili olarak hazırladığı raporla ilgili olaraksa, mülkiye müfettişlerinin çalışmalarını hemen hemen tamamladığını belirterek, Yargı’yı etkileyebileceği endişenden dolayı bekletiliyor olabileceğini söyledi.
4+4+4 DÜZENLEMESİNİN GENEL KURUL’DA GÖRÜŞÜLECEK OLMASI
Hüseyin Çelik, Genel Kurul’da göryadfekan Yardımcısüşülecek olan 4+4+4 düzenlemesinin görüşmeleri sırasında CHP’nin bir kürsü işgaline karşı endişe duyup duymadıkları şeklindeki bir soruya ise, "CHP’nin bu konudaki dayatması ve tavrı, biraz BDP’nin tavrına benziyor" dedi. "Biz Genel Kurul’da milletvekillerinin birbirine of bile demesini istemeyiz" diyen Çelik, "CHP’nin dayatmalarına AK Parti ’Eyvallah’ etmeyecektir" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.
Zonguldak Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi. Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan’ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş’ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Rusya’dan yüklediği yükü İzmir’e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı’ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan’ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.