YEREL HABERLER - 19 Mart 2012 Pazartesi 12:20

ŞEHİTLER, YAVUZELİ İLÇESİNDE DE ANILDI

A
A
A
ŞEHİTLER, YAVUZELİ İLÇESİNDE DE ANILDI

Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinde 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü programı düzenlendi.
Mustafa Taşar Meydanı’ndaki programa, Yavuzeli Kaymakamı Cihat Arık, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yücel Orhan, Cumhuriyet Başsavcısı Semra İzol, İlçe Emniyet Amiri Kemal Hanilçi, Milli Eğitim Müdürü Fikret Bay, daire amirleri, şehit aileleri, gaziler, siyasi parti başkanları, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Anma programı, saygı duruşunda bulunulması ve istiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Atatürk büstüne çelenk konulmasının ardından Kaymakam Cihat Arık, şehit ailelerini makamına davet etti.
Program daha sonra Rumkale Kültür Merkezi salonunda devam etti. Yavuz Sultan Selim İlköğretim Okulu 8/C sınıfı öğrencisi Emine Yıldırım “Şehit” isimli şiiri, 7/A Sınıfı Öğrencisi Songül Yıldırım “Çanakkale” adlı şiirini, 1/A Sınıfı Öğrencisi Mehmet Emin Sakar “Bir yolcuya” şiirini okudu. Salonda duygulu anlar yaşanırken, Yavuz Sultan Selim İlköğretim Okulu Öğretmeni Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmeni Sevcan Patat tarafından hazırlanan Çanakkale Savaşı konulu slayt gösterisi sunumu yapıldı.
Program sonunda bir konuşma yapan Yavuzeli Kaymakamı Cihat Arık, şehitleri rahmetle andığını, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü programının hazırlanmasına emeği geçen tüm öğretmen ve şiir okuyan öğrencilere teşekkür etti.
Hasan Alaparmak Camii’nde de yatsı namazına müteakip mevlid okutuldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Vali Kızılkaya genç çiftlerle buluştu Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya, evlilik kredisinden yararlanan genç çiftlerle düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Kızlar Tepesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen iftar programına Vali Kızılkaya, eşi Nurten Kızılkaya, Vali Yardımcısı Rabia Naçar Çanakcıoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar ile genç çiftler katıldı. Programda konuşan Vali Kızılkaya, yeni evli çiftlerle bir arada bulunmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Vali Kızılkaya, "Biliyorsunuz 2025 yılı ülkemizde Cumhurbaşkanımız tarafından Aile Yılı olarak ilan edildi. Fakat bu 1 yılla gelip geçecek bir husus değil, dolayısıyla Cumhurbaşkanımız bunun 10 yıla yayılmasını ifade etti. Ve böylece toplumumuzun temel kültürü olan ‘aile’ konusundaki faaliyetlerimiz, desteklerimiz yıllar içerisinde artarak devam edecek. İnşallah aile temelli bir toplum olarak bağlarımızı güçlendirdiğimiz günler, aylar, yıllar bizleri takip edecek. Yeni evlenecek gençlere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir paket açtı. Burada bulunan tüm genç çiftimiz bu maddi destekten faydalandı ya da faydalanmak üzere. Bu çerçevede ilimizde de 270‘i geçen genç çift, bu maddi destekten istifade etmiş oluyor" dedi. Siirt Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan psikolojik danışman ve rehber öğretmeni Nevruz Altıntop, 2025 senesinin ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, "Aile Yılı kapsamında bakanlığımızın da öncülük ettiği Evlenenecek Gençlerin Desteklenme Projesi faaliyete geçti. Evlenmek isteyen 18-29 yaş arasındaki gençlere gençlik fonu aracılığıyla evlilik kredisi verildi. Bugün bir iftar akşamı yaklaşık 70 çiftimizi Siirt Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde ağırladık" diye konuştu. İftara katılan Abdullah Çakır da, eşiyle birlikte iftara geldiğini ifade etti.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP il ve ilçe başkanları ile parti genel merkez çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkilat yapısı hamdolsun çelik gibi sağlamdır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset ve fikir anlayışı hamdolsun sağlıklı, sağgörülü, sağduyuludur. İl ve ilçe teşkilatlarımızın kendi yörelerindeki siyasi faaliyet ve çalışmaları ise ziyadesiyle takdire şayandır. Önce ülkem ve milletim diyen bir fedakarlık timsaliyiz. ‘Devlet ve milletiyle hep birlikte ve her şeyden önce Türkiye’ seslenişinin inanmış temsilcileriyiz. Aklımızda hep Türk milleti, her zaman Türkiye Cumhuriyeti vardır. Kafamız toplumsal sorunlarla mayalanmaktadır. Ülkemizin her yerinde üç hilal huzur vadetmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının, İslam aleminin ve tüm mazlumların umudu haline gelmiş durumdadır" diye konuştu. "İstanbul’un fethinin 600’uncu yıldönümünde süper güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız" Türkiye Yüzyılı’nın refah ve bereket yüzyılı olacağını vurgulayan Bahçeli, "Teşkilat demek; bir bedenin canlılığını koruması için kan taşıyan sayısız damar neyse; mesajlarımızı, özlemlerimizi, ülkülerimizi vatanımızın her yerine ulaştıran müteyakkız şuur demektir. İşte bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57 yıllık şanlı ve şerefli mazisinin en mümeyyiz vasfı elbette güçlü teşkilat bünyesidir ve bu bünyeye ruh aşılayan muhterem dava ve gönül insanlarımızın fazilet, feragat, feraset ve emsalsiz özverileridir. İnsansız siyaset olmaz. Siyaset insansız yapılamaz. Nitekim siyasetimizin öznesi de her zaman insanla ihata edilmiştir. İnsan-insan, insan-toplum, insan-devlet ilişkilerini doğru okumalıyız. İnsandan yola çıkarak toplum ve millet bağlarını isabetle yorumlamalı, buna müzahir siyaset oluşturmalıyız" diye konuştu. Türkiye Yüzyılı hedeflerinden bahseden Bahçeli, "Şu gerçeği gönül huzuruyla paylaşmak isterim ki, tam 57 yıldır yaptığımız, yapmayı amaçladığımız da aynısıyla budur. Dik baş, tok karın, mutlu yarın derken kast ettiğimizle; Türkiye’nin tok esirler, aç hürler ülkesi olmayacağına dönük hedefimizin kesiştiği nokta insani değer ve emanetlerdir. Huzurlu insan, huzurlu insanlık arayışımız hiç bitmeyecektir. Güvenli toplum, müreffeh millet, güçlü devlet gayemiz hiç zaaf geçirmeyecektir. Buna bağlı olarak 2053’de, yani İstanbul’un fethinin 600’uncu yıldönümünde süper güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız. Türk ve Türkiye Yüzyılı, refah ve bereket yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, barış ve kardeşlik yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" ifadelerini kullandı. "İstikbal ve tarih bizden yanadır" Terörsüz Türkiye hedefinin kalıcı barış ve huzurun müjdesi olduğunu belirten Bahçeli, "İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır. Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır. Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Biz Cumhur İttifakı’yız. Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile olan Türk milletiyiz. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır. Bu hedef karışan ve kaynayan, aynı şekilde artan risk ve tehditlerle kanayan ve karmaşıklaşan bölgesel ve küresel anafora karşı milletimizin kendi azim ve iradesiyle hamle üstünlüğü kazanmasıdır. Pakistan ile Afganistan savaştadır. Rusya ile Ukrayna savaştadır. ABD-İsrail ortaklığı İran’la savaş halindedir. Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler, stratejik ittifaklar, siyasi ve diplomatik ağlar bambaşka ve tehlikeli bir noktadadır" diye konuştu. "Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir" Coğrafyadaki savaşlardan bahseden Bahçeli, "Geçtiğimiz ay yapılan Münih Güvenlik Toplantısı’nın sonuç raporunda yaklaşık 80 yıl sonra ABD liderliğindeki 1945 sonrası uluslararası düzenin yıkıma uğradığı, ABD düzenin yine doğrudan ABD tarafından tahrip edildiği ifade edilmişti. Mevcut uluslararası kurum ve kuralların yıkım altında olduğu da belgelenmişti. Yıkılanın ne olduğu bilinse de, bunun yerine ne konulacağı, kimlerin koyacağı belirsizdir. Afganistan-Pakistan arasındaki silahlı çatışmanın geri planında hakimiyet mücadeleleri vardır. İran’ın siyonist-emperyalist şiddet tarafından abluka altına alınması da stratejik, ekonomik ve politik hedeflerle ilişkilidir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir" şeklinde konuştu. İran’ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda İran’ın misilleme yapmasıyla Körfez ülkelerinin havadan vurulduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: "İran’ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda bu ülkenin yüksek misilleme yapmasıyla Katar’dan Kuveyt’e, Bahreyn’den Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Ürdün’e, Güney Kıbrıs’tan Umman’a kadar ABD üslerinin bulunduğu ülkeler havadan vurulmuştur. Savaş çok vahim derecede tırmanmaktadır. Komşu coğrafyaların gökyüzü füze ve insansız hava araçlarının karşılıklı uçuşlarına ve müteakiben de tespit edilmiş nokta hedeflere ulaşmasına sahne olmaktadır. Mezkur çatışmaların kontrolden çıkması, yaygınlık kazanması, hatta küreselleşmesi kaygı duyulan bir ihtimal haline gelmiştir. Bu haksız ve hukuksuz savaşı başlatan bellidir. İsrail’in tahrikleriyle, diplomatik namusun göz ardı edilmesiyle, süregelen müzakerelerin tek taraflı askıya alınmasıyla komşu coğrafyalar silah ve çatışmaların tasallutu altına girmiştir. Bu savaşlar zinciri kırılmalı, bölgemizde barış dili hakim olmalıdır. Silahlar mutlaka susmalı ve ateşkes ilan edilmelidir. Şayet ABD-İsrail ile İran arasındaki karşılıklı hava saldırıları durmazsa, muhtemel kara harekatının neden olacağı kıvılcım 3’üncü Dünya Savaşı’nın taşlarını birer birer döşeyecektir. Bu felakettir. Bu dehşet dengesi son bulmalıdır. Yanlıştan dönmek bir erdemdir." Uluslararası hukukun devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uluslararası hukukun şemsiyesi altında biraz canlılık emaresi gösteren Birleşmiş Milletler derhal devreye girmelidir. Çatışmaların Rusya Federasyonu’na, Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Avrupa ülkelerine çok boyutlu tesir etmesi halinde cehennemin kapıları beşeriyetin önüne açılacaktır. ABD Başkanı Trump, Kongre’den yetki almadan Venezuela’dan sonra başlattığı İran operasyonunun bedelini çok yönlü ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Amerikan Anayasası’nın 1’inci Madde 8.Bölümü kapsamında; savaş ilan etme, ordu kurma ve destekleme, donanma sağlama ve sürdürme, askeri harcamaları finanse etme ve düzenleme yetkisi sadece ve sadece Kongre’ye aittir. Kongre’den böylesi bir karar çıkmadığına göre, ABD’yi yöneten karanlık üst akıl kim veya kimlerdir? Siyonist lobi, dahası cani Netenyahu ABD yönetimini kafa kola nasıl alabilmiştir? Baştan ayağa çelişkiyle bezenmiş bu rezalet tablo evlatlarını haksız ve hukuksuz bir savaşta kaybeden ABD halkına saygısızlık değil midir? ABD halkı bu savaştan ne kazanacaktır? Ne çıkarı olacaktır? Uzayan bir savaşta çok sayıda ölüm olması halinde bunun altından kim veya kimler nasıl kalkacaktır? 25 yıl boyunca devam eden Vietnam kabusu ne çabuk unutulmuştur" ifadelerini kullandı. "Türkiye olarak kardeş ve komşu ülke İran halkının her zaman yanındayız" Türkiye’nin İran halkının her zaman yanında olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, "Barışı savunuyoruz, huzuru savunuyoruz, diplomatik görüşmeleri savunuyoruz. Cumhurbaşkanımızın yaptığı temasları da çok değerli ve yerinde buluyoruz. İran’ın dini liderine, ailesine, bunun yanında Savunma Bakanı’ndan Genelkurmay Başkanı’yla çok sayıda üst düzey devlet görevlisine yapılan suikastları bir kez daha kınıyoruz. İstihbarat operasyonlarıyla hazırlanan bu suikastların ahlaka, hukuka, insan haklarına temelden karşı olduğunu değerlendiriyoruz. Çevremizde bunlar olup bitiyorken, bizim içimizde barışmamız, eğer varsa kırgınlıkları gidermemiz, milli birliği tahkim ve takviye etmemiz binlerce yıllık devlet ve millet aklının muazzam bir iradesidir" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Coca-Cola İçecek 2025’i dengeli büyüme ve güçlü hacim artışıyla tamamladı Coca-Cola İçecek (CCI), 2025’te jeopolitik gerilimlerin, doğal afetlerin ve zorlu makroekonomik koşulların şekillendirdiği faaliyet ortamına rağmen uzun vadeli değer oluşturma odağıyla hayata geçirdiği disiplinli uygulamalar sayesinde hacim büyüme beklentilerini aştı. Şirket, talepten önce yatırım stratejisi doğrultusunda 2025 yılını 13,9 milyar TL yatırım ile tamamladı. Coca-Cola İçecek (CCI), 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Jeopolitik gerilimler, doğal afetler ve zorlu makroekonomik şartlarla geçen bir yılda CCI, yıl boyunca büyüme ve değer oluşturma arasında denge kurmak için bilinçli ve kademeli bir yaklaşım benimsedi. Şirketin konsolide satış hacmi 2025 yılında yıllık bazda yüzde 8 artarak, 1,6 milyar ünite kasa seviyesine ulaştı. Şirketin uluslararası operasyonları çift haneli büyüme kaydederken, Orta Asya pazarlarındaki güçlü performansı büyümeyi destekleyen temel unsur olarak ortaya çıktı. Uluslararası operasyonların toplam hacim içindeki payı 2025 itibarıyla yüzde 65,3’e yükseldi. CCI’ın net satış geliri, son beş yılda ABD doları bazında yüzde 17 bileşik büyüme oranıyla artış gösterirken, enflasyon muhasebesi hariç ünite kasa başına 2,8 ABD dolarına ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Konsolide sonuçlara göre net satış geliri, enflasyon muhasebesi uygulaması sonrası bir önceki yıla göre yüzde 3,9 oranında artış gösterdi. Türkiye’de ise enflasyon muhasebesi hariç net satış geliri yüzde 36,9 büyüme kaydetti. Coca-Cola İçecek (CCI) CEO’su Karim Yahi, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Şirketimiz uzun vadeli değer oluşturma odağıyla hayata geçirdiği disiplinli uygulamalar sayesinde hacim büyüme beklentilerini aşarken, dengeli ve kademeli ilerleyen stratejisiyle, büyümeyle değer oluşturma arasında sağlıklı bir denge kurmayı başardı. Bu dengeli yaklaşım, yıl genelinde istikrarlı ve disiplinli bir performans kaydetmemizi sağladı" dedi. Talepten önce yatırıma devam Şirketin yatırım harcamaları, uzun vadeli büyüme öncelikleri doğrultusunda titizlikle gerçekleştirildi. Şirketin 2025 yılında yurt içi ve yurt dışında üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini belirten Yahi, "Azerbaycan’ın İsmayıllı şehrindeki ikinci fabrikamızı devreye alarak üretim kapasitemizi bu pazarda yüzde 50 artırdık. Irak’taki dördüncü fabrikamız Bağdat’ta üretime başladı. Özbekistan’ın Namangan şehrinde inşa ettiğimiz yeni fabrikamızı devreye alırken, Kazakistan’da dördüncü fabrikamızı Aktöbe’de açmak için çerçeve sözleşmesi imzaladık. Tacikistan’daki Duşanbe tesisimizde ikinci üretim hattını devreye alarak, bölgesel üretim gücümüzü pekiştirdik. 2026 yılında da talepten önce yatırım stratejimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. 2026 yılında dengeli bir görünüm bekleniyor 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Karim Yahi, "2026 yılında makroekonomik baskılar ve bölgesel gerilimlerin pazarlarımızı şekillendirmeye devam etmesiyle birlikte, faaliyet ortamının dalgalı seyretmesini bekliyoruz. Geniş coğrafi varlığımızın ve ürün portföyümüzün çeşitliliğiyle hacim büyümesini desteklemeyi, disiplinli uygulama ve doğru fiyatlama yaklaşımını koruyarak sürdürülebilir değer oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Yahi ayrıca, "CCI’da geçirdiğim üç harika yılın ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönme kararımla birlikte CEO görevimi devrediyorum. Bugün yayımlanan sonuçlardan da görüldüğü üzere güçlü bir iş modeline sahibiz ve ben çalışanlarımızla birlikte başardıklarımızdan büyük gurur duyuyorum. 1 Temmuz 2026 itibarıyla hâlihazırda CCI Ülke Operasyonları İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Ahmet Kürşad Ertin, CEO görevini devralacaktır. Ahmet’in bu göreve atanması, lider kadromuzun niteliğinin güçlü bir göstergesidir. CCI bünyesinde 25 yılı aşkın deneyimiyle Ahmet’in şirketimizi büyüme ve değer oluşturmanın bir sonraki aşamasına başarıyla taşıyacağına yürekten inanıyorum" dedi.
Adana Kozan Kalesi’nden atılan topla tarihi çarşıda Ramazan coşkusu yaşandı Adana’nın Kozan ilçesinde tarihi kalenin eteklerinde yer alan 7 asırlık geçmişe sahip tarihi çarşıda Ramazan ayının ilk iftar heyecanı yaşandı. Bu yıl Kozan Belediyesi tarafından sokak sağlıklaştırma çalışmaları tamamlanan çarşıda düzenlenen iftar programı, tarihi ve manevi atmosferiyle dikkat çekti. İftar saatine dakikalar kala gözler, ilçeye hakim konumda bulunan Kozan Kalesi’ne çevrildi. Roma dönemine kadar uzanan geçmişi, Orta Çağ’da ise Ermeni Krallığı ve Osmanlı dönemlerinde stratejik üs olarak kullanılmasıyla bilinen kaleden Ramazan topunun atılması geleneği bu yıl da yaşatıldı. Ramazan topunun ardından 15. yüzyılda Dulkadiroğulları Beyliği döneminde inşa edilen Hoşkadem Camii’nde okunan ezanla iftar açıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın ev sahipliğindeki iftarda binlerce vatandaş aynı sofrada buluştu. Hacivat-Karagöz gösterileri, ilahiler ve geleneksel etkinliklerle Ramazan coşkusu tarihi sokaklara taşındı. Ramazan topunun atışını gerçekleştiren Enver Sarız, her yıl bu geleneğin sürdüğünü kaydederek, "Kozan’ın tarihinde ve sokaklarında güzel bir gelenek ruhu var. Bu caddemizde oruçlarımızı açtık ve dualarımızı ettik. Kozan, Romalılardan kalma kalesi ve camisi ile özel bir şehir. Bu şehirde çocukluğumuzda yukarı ve aşağı çarşıda bu güzel atmosferde Ramazan’ı ihya ederdik, şimdi de ediyoruz" dedi. Tavşantepe Mahallesi Muhtarı Mehmet Şahin ise, çok güzel bir atmosferde coşku içinde iftar açtıklarını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Neslihan Ak ise tarihi çarşıda manevi bir atmosferde güzel bir Ramazan ayı idrak edildiğini kaydetti. Vatandaşlar ve çocuklar Hacivat-Karagöz oyununu izlerken, Ramazan geleneği macun ve pamuk şekerler de renkli görüntüler oluşturdu.
Siirt Vali Kızılkaya iftarda genç çiftlerle buluştu Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya, evlilik kredisinden yararlanan genç çiftlerle Valilik himayelerinde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Kızlar Tepesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen iftar programına Vali Kızılkaya, eşi Nurten Kızılkaya, Vali Yardımcısı Rabia Naçar Çanakcıoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar ile genç çiftler katıldı. Burada konuşan Vali Kızılkaya, yeni evli çiftlerle bir arada bulunmaktan eşimle son derece mutlu olduğunu söyledi. Vali Kızılkaya, "Biliyorsunuz 2025 yılı ülkemizde Cumhurbaşkanımız tarafından Aile Yılı olarak ilan edildi. Fakat bu 1 yılla gelip geçecek bir husus değil, dolayısıyla cumhurbaşkanımız bunun 10 yıla yayılmasını ifade etti. Ve böylece toplumumuzun temel kültürü olan ‘Aile’ konusundaki faaliyetlerimiz, desteklerimiz yıllar içerisinde artarak devam edecek. İnsalah Aile temelli bir toplum olarak, bağlarımızı güçlendirdiğimiz günler, aylar, yıllar bizleri takip edecek. Hükümetimiz yeni evlenecek gençlere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir paket açtı. Burada bulunan tüm genç çiftimiz bu maddi destekten faydalandı ya da faydalanmak üzere. Bu çerçevede ilimizde de 270‘i geçen genç çift bu maddi destekten istifade etmiş oluyor" dedi. Siirt Aile ve Sosyal Hizmetler bünyesinde psikolojik danışman ve rehber öğretmeni Nevruz Altıntop ise 2025 senesi ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, "Aile yılı kapsamında bakanlığımızın da öncülük ettiği Evlenenecek Gençlerin Desteklenme Projesi faaliyete geçti. Evlenmek isteyen 18-29 yaş arasındaki gençlere gençlik fonu aracılığıyla evlilik kredisi verildi. Bugün bir iftar akşamı yaklaşık 70 çiftimizi Siirt Belediyesi Sosyal Tesislerinde ağırladık" diye konuştu. Abdullah Çakır da, eşiyle birlikte iftara geldiğini ifade etti.