YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 14:39

KARAMAN VALİLİОİ`NDE AÇIK KAPI UYGULAMASI

A
A
A
KARAMAN VALİLİОİ`NDE AÇIK KAPI UYGULAMASI

Karaman Valisi Süleyman Kahraman, "Açık Kapı" uygulamasında vatandaşlarla bir araya geldi. Valilik makamında her hafta Salı günleri öğleden sonra yapılan uygulamada İl Sağlık Müdürü Nuriye Ulu, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hasan Erkan, İşkur İl Müdürü Kenan Ateş, Mahalli İdareler İl Müdürü Abdullah Şahiner, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanı Hamdi Pehlivan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Selmani Karaçam da hazır bulundu. Vali Kahraman, vatandaşların sorunlarını dinleyerek, bunların çözümü noktasında ilgili kurumlarla fikir alışverişinde bulundu. Uygulamayla ilgili bir açıklama yapan Vali Kahraman, vatandaşın devlete kolayca ulaşabilmesini, sorunlarını, dertlerini paylaşabilmesini amaçladıklarını söyledi. Vali Kahraman, "Hayatın bin türlü hali var. Eğer biz kapılarımızı kapatırsak, herkes birbirine kapısını kapatırsa kim kimin derdinden haberdar olabilir. Unutmayalım ki bir toplumda dertler paylaşılmıyorsa o toplumda sağlıklı bir ilişkiden söz edilemez. Bugün ilgili daire müdürlerimiz de bu uygulamamızda hazır bulundular. İstiyoruz ki demokrasi sözde kalmasın, vatandaşımız bize gelip rahatça derdini anlatabilsin ve biz de en kısa sürede onun derdine derman olmaya çalışalım" dedi. Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkinin sağlıklı yürümesi için gerçek bir demokrasinin olması gerektiğini, demokrasinin de devlet-millet arasındaki sınırları ortadan kaldıran bir yönetim anlayışı olduğuna dikkat çeken Kahraman, "Demokrasiye gönülden inanmak gerekiyor. Demokrasiyi sözde bırakmamak gerekiyor. Vatandaşımız bize gelip derdini anlatabilmeli ki devletin samimiyetini hissedebilsin. Amacımız insanların derdine derman olabilmek. Açık kapı uygulamamızı bu inançla yapıyoruz. Karamanoğlu İbrahim Bey İmareti`nde yer alan `Kapımız açıktır girene; lokmamız helaldir yiyene` sözü aslında devlet-millet arasındaki ilişkinin hangi boyutlarda olması gerektiğini belirten önemli bir ipucudur. Biz bu medeniyetin varisleri olarak bugün de aynı inançla çalışıyoruz. Tabi önce buna inanmak gerekiyor, bu kapıları önce gönül dünyamızda açmak gerekiyor ki kimse kapıda kalmasın" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de üreticiye B-Reçete eğitimi verildi Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde üreticilere yönelik Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) Uygulayıcı Eğitimi düzenlendi. Eğitimde, bitki koruma ürünlerinin bilinçli, kontrollü ve izlenebilir kullanımını hedefleyen B-Reçete Sistemi hakkında bilgilendirme yapıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) Uygulayıcı Eğitimi’nde, bitki koruma ürünlerinin bilinçli ve kontrollü kullanımını amaçlayan B-Reçete Sistemi üreticilere anlatıldı. Toplantıda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, 13 Aralık 2025’te yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte bitki koruma ürünlerinin satış, uygulama ve denetiminde önemli düzenlemeler yapıldığını belirtti. Uygulamanın 4 pilot ilde başladığını söyleyen Köse, Ankara, Samsun, Kırklareli ve Mersin illerinde 1 Ocak itibarıyla uygulanma başladığını ve Edirne’nin de 1 Temmuz itibarıyla sisteme dahil olacağını vurguladı. B-Reçete uygulamasının 1 Temmuz itibarıyla Edirne’de de hayata geçeceğini söyleyen Köse, Şubat ayı boyunca 37 köyde düzenlenen eğitimlerle yaklaşık bin 600 üreticiye ulaşıldığını aktardı. Köse, bu uygulama ile çevre ve insan sağlığının korunmasının yanı sıra tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin hedeflendiğini vurguladı. Köse, B-Reçete Sistemi’nin 1 Temmuz itibarıyla Edirne’de zorunlu olacağını, üreticilerin yalnızca ÇKS’ye kayıtlı ürün ve alanlarına uygun miktarda ilaç temin edebileceğini vurguladı. Köse, B-Reçete Sistemi sayesinde ilaçların artık reçeteli ve kayıtlı şekilde temin edileceğini, gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önüne geçileceğini vurguladı. Köse, sistemle birlikte gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önüne geçileceğini, çevre ve insan sağlığının korunacağını ifade etti. Eğitimde yeni sistem ve mevzuata ilişkin teknik sunumu yapan Ziraat Mühendisi Önder Baytekin ise üreticilerin sistemde kayıtlı telefon numaralarının büyük önem taşıdığını, ilaç temininin SMS doğrulama kodu ile yapılacağını anlattı. Baytekin, reçetelerin yetkili ziraat mühendisleri tarafından düzenleneceğini ve sistemin izlenebilirliği artıracağını kaydetti. Baytekin, Tarım il ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan mühendislerin reçete yazabileceği gibi, bitki koruma ürünü satan bayilerin bünyesinde çalışan ve gerekli belgeye sahip ziraat mühendislerinin de reçete düzenleyebileceğini belirtti. Baytekin, Bu sistemle birlikte asıl amacın eğitim sonrasında üreticilere verilecek belgeyle, bitki koruma ürünlerinin yalnızca yetkili uygulayıcılara, yani üreticilere satılmasının sağlanması olduğunu ifade etti. Eğitimde ayrıca, SMS doğrulama ile ilaç temini, reçete düzenleme yetkileri ve uygulayıcı belgelendirme süreçleri anlatıldı. Eğitim sonunda katılımcılara yetki belgelerinin verileceği bildirildi.
Van Prof. Dr. Kaya: "Kediler hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır" Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, kedilerin toplumsal yaşamın önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Kediler sokağımızın bir rengi, hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. Dünya genelinde farklı tarihlerde kutlamalar yapılsa da 17 Şubat, birçok ülkede Dünya Kediler Günü olarak anılıyor. Bu özel günle, kedilerin korunması, yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve toplumda hayvan sevgisinin artırılması amaçlanıyor. Uzmanlar, özellikle sokak kedilerinin sağlıklı beslenme, barınma ve tedavi imkanlarına erişiminin önemine dikkat çekiyor. İHA muhabirine konuşan Merkez Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, kedilerin insan hayatındaki yerinin sadece ev ortamıyla sınırlı olmadığını belirtti. Prof. Dr. Kaya, "Dünya Kediler Günü olarak 17 Şubat genellikle kutlanıyor. Dünyada farklı tarihlerde yapılan kutlamalar da var. Bu kutlamaların temel amacı, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak; kedilerin sokağımızın bir rengi olduğunu hatırlatmak ve onlara sevgiyle yaklaşılması gerektiğini vurgulamaktır. Aynı zamanda bu günün, yerel yönetimlerin kedilerin refahı ve daha sağlıklı ortamlarda yaşamaları için gerekli şartları sağlamasına vesile olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yönüyle 17 Şubat Dünya Kediler Günü’nün kutlanmasını doğru buluyoruz" dedi. "Sokaktaki hayvanlara yönelik şiddet kesinlikle kabul edilemez" Kedi denildiğinde akla sevgi ve dostluk geldiğini dile getiren Kaya, "Ev ortamında herkesle iletişim kurabilen, sevgi paylaşabilen bir canlıdan söz ediyoruz. Sokaktaki bir kedi bile ilkokula giden bir çocuğun yanına yaklaşarak kendini sevdirmeye çalışıyor. Dolayısıyla kedi, huzurun, refahın, mutluluğun ve güzelliğin bir sembolü olarak görülmeli. Bu gün vesilesiyle özellikle şunu da ifade etmek gerekiyor; sokaktaki hayvanlara yönelik şiddet kesinlikle kabul edilemez. Bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi, şiddet uygulayanların uyarılması ve çocukların bu anlayışla yetiştirilmemesi büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Ankara Eğitim-Bir-Sen: "Yılbaşı kutlamalarını hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ikiyüzlülük sergilemektedirler" Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda ramazan etkinlikleri düzenlenmesine ilişkin kararına karşı çıkan Eğitim Sen ve Eğitim-İş’e sert tepki göstererek, "Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler" açıklamasında bulundu. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda ramazan etkinlikleri gerçekleştirilmesi kararına karşı üyelerine görevleri yerine getirmeme çağrısı yapan sendikalara yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, her ramazan öncesi benzer reflekslerin devreye sokulduğu belirtilerek, "İdeolojik tutumu saplantı haline getiren malum sendikaların, daha ramazan gelmeden eski alışkanlığı depreşmiştir" ifadesi kullanıldı. Eğitim-İş’in ramazan etkinliklerine katılmama ve görevleri yapmama yönünde eylem kararı aldığı, Eğitim Sen’in ise söz konusu düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı olduğu iddiasında bulunduğu hatırlatılan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi: "Bu sendikaların tavrı, toplumumuzun inanç ve değerlerine ne kadar uzak ve İslamiyete ne denli tahammülsüz olduklarının açık bir göstergesidir. İdeolojik körlükle malul bu mezkûr yapıların, dinî eğitim ve kurumlara duydukları nefretin nedeni, taşeronluğunu yaptıkları batılı misyonlardır. Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler. Bu ikiyüzlülükleri, milletimizin tarihine ve inancına yönelik gizleyemedikleri bir karşıtlığın tezahürüdür. İslam haricindeki tüm dinî inanışların korunması için rahatça cümle kuranların, milletimizin dinî değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen laiklik söylemine sarılarak yasakçı bir tutum benimsemeleri gerçek niyetlerini ortaya koymaktadır. ‘Bilimsellik, laiklik ve çağdaşlık’ gibi kavramlar, bu niyetlerini gizleyen bir paravan işlevi görmektedir. Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir. Üyelerini, milletimizin beklentisi doğrultusunda yapılan bir çalışmanın karşısında eyleme sevk edenler, ilkel ve sorumsuz sendikacılık anlayışına sahip olduklarını bir kez daha göstermişlerdir. Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana eğitimi, köhnemiş zihniyetin kısır tartışmalarından çıkarmanın, sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz. İslami değer ve kavramlara olan tahammülsüzlük ve nefretlerini buldukları her fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz."
Kahramanmaraş Kahramanmaraş Ramazan Sokağı’nda bir araya gelecek Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi yanında Ramazan Sokağı oluşturuyor. Sokak, her akşam iftarda binlerce kişiyi ağırlayacak. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini şehir genelinde hep birlikte yaşamak amacıyla hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Bu kapsamda Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi yanına özel olarak kurulan Ramazan Sokağı, vatandaşların Ramazan boyunca bir araya geleceği sıcak ve samimi bir yaşam alanı olacak. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından alanda hummalı bir çalışma yürütülürken; süslemeler, stant kurulumları ve etkinlik alanları büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. Ramazan’a sayılı günler kala yapılan son düzenlemelerle birlikte sokak hem görsel zenginliği hem de sosyal içeriğiyle dikkat çekiyor. İftar sofraları, etkinlikler ve yöresel lezzetler bir arada Ramazan Sokağı’nda her akşam kurulacak iftar sofralarıyla binlerce vatandaş aynı sofrada oruç açmanın manevi huzurunu paylaşacak. Bunun yanı sıra alanda oluşturulan stantlarda Kahramanmaraş’a özgü lezzetler ve el emeği ürünler ziyaretçilerle buluşacak. Çocuklar için oyun alanları, geleneksel gösteriler ve eğitici aktiviteler hazırlanırken; yetişkinlere yönelik söyleşiler ve kültürel programlar da Ramazan gecelerine ayrı bir renk katacak. Böylece Ramazan Sokağı, her yaştan vatandaş için dolu dolu bir sosyal yaşam alanı sunacak.
Ankara Başkent Ampute Futbol Gücü’nün, EAFF Avrupa Ligi’deki rakipleri belli oldu Başkent Ampute Futbol Gücü Spor Kulübü, European Amputee Football Federation (EAFF) Avrupa Ligi’nde Olympigue de Marseille (Fransa) ve Footbal Club Crusaders (Ukrayna) ile yarışacak. Başkent Ampute Futbol Gücü Spor Kulübü EAFF Avrupa Ligi lansmanı ve fikstür çekimi öncesi bir araya geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda 22-26 Nisan arasında yapılacak EAFF Avrupa Ligi öncesi fikstür çekimi yapıldı ve takımın hazırlıkları değerlendirildi. Avrupa Ampute Futbol Federasyonunun (EAFF) ilk kez düzenleyeceği Avrupa Ligi, 2026 yılında Başkent Ampute Futbol Gücü Kulübünün ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilecek. EAFF Avrupa Ligi’nde Türkiye’yi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’nin desteklediği Başkent Ampute Futbol Gücü temsil edecek. Turnuvada Türkiye, İspanya, Fransa, Polonya, İngiltere ve İtalya’dan olmak üzere toplam 6 takım mücadele edecek. Başkent Ampute Futbol Gücü Spor Kulübü, bugün çekilen kurada A Grubunda Olympigue de Marseille (Fransa) ve Footbal Club Crusaders (Ukrayna) ile yarışacak. Rahmi Özcan: "Ülkemizi temsil etmekten dolayı gururluyuz" Düzenlenecek organizasyonda Türkiye’yi temsil etmekten dolayı mutlu olduğunu belirten Türk Ampute futbolcu Rahmi Özcan, "Burada bulunmaktan ve ülkemizi temsil etmekten dolayı mutlu ve gururluyuz. Takım arkadaşlarımızla beraber bir yola çıktık. Başlangıç seviyesinde olmamıza rağmen 3 tane kupayla karşınızdayız. Öncelikle Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve Süper Kupayı başkentimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Engelsiz, başarıyla dolu yolculuğumuz esnasında Avrupa Kupası serüvenini bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde olduğu gibi Avrupa Ligi’nde de şampiyonluğu başkentimize getirebilmenin mutluluğunu yaşamak istiyoruz" diye konuştu. Düzenlenen kura çekimine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Başkent Ampute Futbol Gücü Spor Kulübü sporcuları katılım sağladı.